İstanbul’un en yaşlı konutları listesinde Üsküdar dördüncü sırada

gazete üsküdar5

İstanbul’da 1980 yılı ve öncesi yapılan bina sayısı 262 bin 665. İstanbul’un en yaşlı konutları listesinde Üsküdar 13 bin 864 konutla dördüncü sırada.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’nın (KENTSEV) Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün verilerinden derlediği rapora göre, İstanbul’da 1 milyon 164 bin bina, 4,5 milyon daire bulunuyor ve her dairede ortalama 3,3 kişi yaşıyor.

Son yaşanan depremler sonrası gözlerin bir kez daha çevrildiği, uzmanların 7 ve üzeri şiddette deprem beklediği İstanbul’da özellikle 1980 ve öncesinde yapılan binaların çokluğu dikkati çekiyor.

Kentte bulunan toplam 1 milyon 164 bin binanın yüzde 22,6’sı, yani 262 bin 665 adedi , 1980 ve öncesinde yapılmasıyla öne çıkıyor. Bu binalarda 1 milyon 51 bin adet daire bulunduğu öngörülüyor.

Bu alanda en çok binaya sahip ilçe olarak başı 31 bin 899 adetle Fatih çekiyor. Onu 17 bin 52 adetle Beyoğlu, 15 bin 981 adetle Beykoz, 13 bin 864 adetle Üsküdar, takip ediyor.

İstanbul’da 1980 ve öncesinde yapılmış binalarda 3,2 milyon kişi oturuyor

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı Haluk Sur, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, İstanbul’daki binaların yüzde 22,6’sının 1980 ve öncesinde yapıldığını belirterek, bu binalarda 1 milyon 51 bin adet daire bulunduğu söyledi.

Söz konusu dairelerde 3 milyon 152 bin kişinin oturduğunu öngördüklerini dile getiren Sur, bu binaların en gencinin dahi 40 yaşı aştığını, bazılarının 50-60 yaşında olduğunu anlattı.

Sur, bu konutlarda oturanların mutlaka yapı denetimi yaptırması gerektiğine dikkati çekerek, özellikle depreme dayanıksız olanların hemen tahliye edilmesinin önemini anlattı.

Kentsel dönüşümü hızlandırmak için son dönemde çok önemli iki kararın hayata geçirildiğini aktaran Sur, “Kendin yık kendin yap olarak da bilinen kentsel dönüşüm konutlarına ilişkin taahhüt işlerinde yüzde 18 olan KDV yüzde 1’e düşürüldü. Aynı zamanda devlet destekli kredi rakamında daire başı ödenen rakam 200 bin liraya yükseldi. Bir kişi kendisine ait 5 daire için de bu krediden faydalanabiliyor. Oldukça değerli bu teşvikler kentsel dönüşümü hızlandıracak. Binası çok eski olan vatandaşlarımızın bu teşviklerden yararlanmasını bekliyoruz.” yorumunu yaptı.

Sur, son 8 yılda 564 bin konutun dönüştüğünü, 700 bin konutun dönüşümünün sürdüğünü belirterek, İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 300 bin konut bulunduğunu sözlerine ekledi.

Haber Merkezi

Üsküdar’da kar etkisini göstermeye başladı

İstanbul’da beklenen kar yağışı Üsküdar’da etkisini göstermeye başladı.

Üsküdar’ın bir çok mahallesinde kar yağışı etkili oluyor. Kar yağışı Çamlıca’da ise tipi şeklinde görülüyor.

Üsküdar’da birçok mahallede çatılarda, parklarda, ağaçlık alanlarda ve yol kenarlarında beyaz örtü oluştu.

Kar yağışı İstanbul Boğazı’ndaki görüş mesafesini olumsuz etkiliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Üsküdar Belediyesi ekipleri, yollarda herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için tuzlama araçlarıyla çalışmalara başladı.

Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan son değerlendirmelerde, Marmara Bölgesi genelinde akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışının etkili olmasının beklendiği bildirilmişti.  

18 Ocak 2021’de yağan kar Üsküdar’da güzel görüntüler oluşturmuştu.

Haber Merkezi

Üsküdar’ın 16 mahallesindeki dönüşüm planına mahkemeden iptal kararı

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar’ın 16 mahallesini kapsayan kentsel dönüşüm planlarını iptal etti.

Mahkeme, dava konusu parsellerin konut ağırlıklı olarak imara açıldığını, Boğaziçi alanındaki koruma ve kullanma dengesinin bozulduğunu belirterek planlarda kamu yararı bulunmadığına hükmetti.

Üsküdar’ın Kandilli, Kuleli, Küçüksu, Çengelköy, Güzeltepe, Bahçelievler, Mehmet Akif Ersoy, Yavuztürk, Kirazlıtepe, Küplüce, Beylerbeyi, Burhaniye, Ferah, Kısıklı, Kuzguncuk ve İcadiye mahalleleriyle ilgili dönüşüm planları İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkeme, planların konut ağırlıklı olarak imara açıldığını, Boğaziçi alanındaki koruma ve kullanma dengesinin bozulduğunu belirterek dava konusu planlarda kamu yararı bulunmadığına hükmetti.

Üsküdar Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından Eylül 2016’da oy çokluğuyla kabul edilmişti. Üsküdar Belediyesi’nin 16 mahalleyi kapsayan planına göre yapılaşmanın yoğun olduğu alanlar yeşil alan, kamu hizmet alanı, park, bahçe alanına çevrilecek, yapılaşma olmayan alanlar da imara açılacaktı. Söz konusu plan tartışmaları da beraberinde getirmişti. Dönüşüme dahil edilen bölgelerde imar izni artırılmış, planlar askıya çıkarılmadan şirketlerin mahalle sakinleriyle sözleşme imzaladığı belirtilmişti. Planların Üsküdar’ı bir şantiye alanına çevireceği de eleştiriler arasındaydı.

gazete üsküdar5

Bilirkişi raporu: Kamu yararına aykırı

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi söz konusu planların iptali istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne karşı dava açmıştı. İstanbul 2. İdare Mahkemesi davayı Kasım 2020’de karara bağladı. Kararda, mahkeme tarafından yaptırılan keşif-bilirkişi incelemesine yer verildi. İnceleme sonucunda dava konusu parsellerin konut ağırlıklı imara açıldığı, bunun da kamu yararı ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu belirtildi. Söz konusu planda konut ağırlıklı imara açılan alanların artmasının, buna karşın kentsel, sosyal donatı alanlarının azaltılmasının Boğaziçi alanındaki koruma-kullanma dengesinin sürdürülebilirliği açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı vurgulandı.

Mahkeme de planın şehircilik esasları, planlama teknikleri ve kamu yararı yönünden hukuka uygun olmadığına hükmederek dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

Kaynak: Mimarlar Odası

TFF’nin Üsküdar Tesisleri’ndeki asırlık çınar ağacı rüzgar nedeniyle devrildi

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Üsküdar Beylerbeyi Tesisleri’nde bulunan ve en az yüzyıllık olduğu değerlendirilen çınar ağacı rüzgarın etkisiyle devrildi. 

İstanbul’da 8 Şubat’ta akşam saatlerinde başlayan kuvvetli rüzgar etkisini aralıklarla sürdürüyor.

TFF’nin Beylerbeyi Tesisi’nin içinde bulunan çınar ağacı kuvvetli rüzgar nedeniyle devrildi. Olay sırasında güvenlik kulübesinde, tesisin çitlerinde ve sokaktaki bir otomobilde hasar oluştu.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Üsküdar Belediyesi ekipleri ağaçtan kopan dalları sokaktan temizledi.

Çınar ağacının gündüz saatlerinde devrildiği yerden kaldırılacağı öğrenildi.

Hasar oluşan aracın sahibi Ayşe Kırıcı, “Kendime geçmiş olsun dileğinde bulunuyorum. Çok fazla zarar vermemiş ama, bu saatte de böyle bir şey beklemiyordum açıkçası. Mala gelsin, cana gelmesin.” dedi.

Koronavirüs kısıtlamarında Üsküdar’daki kafelerin durumu

Koronavirüs’ün giderek artmasıyla ülke çapında önlemler genişletildi. Hafta sonu yasağı ve hafta içi devam eden saat kısıtlamaları elbette esnafı da etkiledi. Kimi çareyi dükkanını tamamen kapatmakta bulurken kimi de gel- al ve paket servis hizmetiyle mesaiye devam ediyor. 

“Yeni normal” yeme-içme mekanlarında geçirilen uzun saatleri geride bırakmamıza neden olsa da kısıtlamanın izin verdiği vakitlerde yapılan yürüyüşler hem esnafa hem de vatandaşa nefes aldırıyor. Üsküdar’daki işletmelere kısıtlamalardan nasıl etkilendiklerini sorduk.

Kitaplı Kahve – Bağlarbaşı

2012’de Altunizade’de açılan Kitaplı Kahve 2018’den bu yana Bağlarbaşı’ndaki yeni konumunda hizmet veriyor. Kalabalık gruplar veya ders çalışmak isteyen öğrenciler için de ideal mekanlardan biri. Kafenin sorumlusu Mustafa Ali Akyol’la konuştuk. 

“Mart’tan beri her şey çok değişti. Paket servis önceden hazırlık yapılması gereken bir alan. Paket servise uygun yiyecek içecek üretmek, bunları uygun şekilde paketlemek, kuryeyle taşınmasını sağlamak çok da kolay değil. Bizim gibi kahve ve diğer sıcak içeceklerin satışına odaklanmış kafeler için daha önceden tecrübesiz olduğumuz alanlar. Sonuç olarak ekonomik anlamda herkes gibi çok kötü etkilendik.”

Paket servisin göründüğü kadar kolay olmadığı aşikar. Bununla birlikte ekonomik sorunlar ne yazık ki yalnızca işletmeleri etkilemekle kalmıyor. Bağlı olarak çalıştıkları iş kolları da aynı durumdan muzdarip. 

“İnsanlar aylardır maddi anlamda sıkıntı yaşıyor. Sadece işletmeciler ve çalışanlar değil aynı zamanda tedarik zincirinde çalışan insanlar da zor durumda. Bu daha fazla sürdürülebilir bir durum değil. Kontrollü bir şekilde dahi olsa mekanların yeniden hizmet vermeye başlaması şart.”

Jest Cafe – Ahmediye

Erdoğan Yılmaz 1987’de hizmet vermeye başlayan Jest Cafe’nin sahibi. Kafe o yıl Üsküdar’da açılan ikinci kafe olma özelliğine de sahip.

Koronavirüs öncesi dönemde de paket servis sağlayan Jest Cafe kısıtlamalardan sonra personel sayısında değişikliğe gitme yolunu izlemiş.

“Kısıtlamalardan dış siparişin artması dışında çok etkilenmedik diyebilirim. İçeriye müşteri alamıyoruz artık, tamamen kapatmak zorunda kaldık. Yine de ortalamayı tutturuyoruz bir şekilde. Kurye sayımızı artırdık, garson sayımızı azalttık. Mücadele veriyoruz.”

Yadsınamayacak gerçeklerden bir diğeriyse kuryelere duyulan ihtiyacın artmış olması.

“Paket servis yeni bir iş potansiyeli oluşturdu. Motorlu kuryelerin önemi çok arttı. Herkes evinde ya da iş yerinde yemek yediği için bu süreçte paket servisin daha hijyenik bir seçenek olduğunu düşünüyoruz.”

Müşteri memnuniyeti ve geri dönüşler hakkında, “Yorumlar ve puanlamaların daha önemli olduğu bir döneme giriş yaptık. Bizler de bu duruma dikkat ederek müşterilerimize layık hizmet verip bu krizde ayakta durmaya çalışıyoruz.” diyen Erdoğan Bey son olarak aldıkları önlemleri de ekliyor. 

“İçeriye müşteri alamamak işlerimizi tabi ki etkiliyor fakat kısıtlamalara riayet ederek müşterilerimizin sağlığını ön planda tutuyoruz. Kolonya ve dezenfektan artık ayrılmaz bir parçamız oldu. Elemanlarımız bütün gün maskeyle çalışıyor, kurye elemanlarımız da öyle. Paket serviste kuryelerimiz sosyal mesafeye çok dikkat ediyor. Bunlar dışında işçilerimizin sağlık durumlarına karşı da çok duyarlıyız.”

Kısıtlamalar gevşetilecek mi, yoksa yenileri mi eklenecek? Kafe ve restoranlar açılacak mı? Bu soruların yanıtı şimdilik belirsiz. Salgınla ilgili veriler de pek iç açıcı değil. Üsküdar esnafıysa herkes gibi umut ışığını dört gözle bekliyor. 

Neruda Coffee – Kuzguncuk

Gel-al hizmet vermeye devam eden işletmelerden biri de Üsküdar’ın gözde semtlerinden biri olan Kuzguncuk’taki Neruda Coffee. Kafenin sosyal medya sorumlusu Dilan Hanım ile konuştuk: “Biz Neruda Kafe olarak enerjimizi işimize katıyoruz. Kimi zaman arkadaşlarımızı, yakın çevremizi ağırlıyoruz, kimi zaman da yeni müdavimler kazanıyoruz. Kimma çekirdeği kullanıyoruz ve yalnızca bu özel kahvenin lezzeti için uzak mesafelerden gelen misafirlerimiz var.”

Daha çok genç kitleye hitap eden Neruda, 28 Kasım 2017’den bu yana hizmet vermekte ancak koronavirüsün hayatımıza getirdiği kısıtlamalar elbette onları da etkiledi. Covid-19 sonrası en büyük değişiklikse kuşkusuz çalışma şartlarına yansıdı. 

“Kafecilik sosyal bir iş, sadece severek yapılabilecek bir meslek. Misafirlerimiz bir süre sonra arkadaşımız oluyor. O yüzden çalışanlar olarak bir an önce eskisi gibi işimize ve arkadaşlarımıza kavuşmak istiyoruz.Tabi ki işin ekonomik boyutu da var. Neruda çalışanları aslında beş kişilik bir ekipken ikinci kısıtlamaların ardından tek bir arkadaşımızla devam etmeye çalışıyoruz.”

Üsküdar’da yangın: Çok sayıda itfaiye sevk edildi

Üsküdar Selami Ali Mahallesi’nde bir binanın 5. katında yangın çıktı. Yangın nedeniyle büyük panik yaşandı. Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi ve ambulans sevk edildi.

Üsküdar Fıstıkağacı Cumhuriyet Caddesi üzerinde bir apartmanın 5. katında saat 10.20’de henüz henüz bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Yangın itfaiyenin müdahalesi sonucu kontrol altına alınırken yangında can kaybı ve yaralanmanın olmadığı öğrenildi.

Haber Merkezi

Geçmişten bugüne Üsküdar’da sinema anıları

Üsküdar tarihi yapısını muhafaza etmesiyle biliniyor. Lakin Üsküdar bir şeye karşı oldukça hoyrat davranıyor: Sinema. Üsküdar’da geçmişte açılmış birçok sinema olsa da günümüzde alışveriş merkezi haricinde Üsküdar’da sinema bulunmuyor.

1920’den bu yana Üsküdar’da birçok sinema faaliyet gösterdi. 1921 başlarında Sinemacı Abidin Bey; Üsküdar Belediyesinden kiraladığı bir mekânda ilk sinema faaliyetini başlatmıştı Abidin Bey, bu sinemada bastığı el ilanı broşürleri dağıtarak gösterimler düzenledi. Tek tük de olsa gösterme şansı yakaladığı filmlerle Üsküdar’da bilinen en eski sinemacı ünvanına sahip oldu. 1922 yılına gelindiğinde sinemacıların sayısı çoğalmıştı. Hatta o günlerde Üsküdar’da bir sinemada müdürlük yapan bir kişi, polis tarafından dövüldüğünü ve sinemasının kapatıldığını devlete bildirmişti. Bu kişinin ismi kayıtlara geçtiyse de bizim kaynaklarımızda yer almıyor. O günlerde, sinemalara gelen filmler sansür memurları tarafından onaylanır, filmlerin fiyatları devlet tarafından belirlenirdi.

Üçgen biçimli Çeşme Meydanı, Üsküdar’ın en şenlikli yeriydi.

Besim Çeçener’in Üsküdar Anıları’nda Cumhuriyet Dönemi yazılarında şu satırlar geçmektedir. “Üçgen biçimli Çeşme Meydanı, Üsküdar’ın en şenlikli yeri idi. Çünkü mevcut iki kapalı sinema da bu meydandaydı. Çeşme Meydanı denince bıçkın insanlar akla gelirdi. O devir, kabadayılar devri idi. Ün yapmış kabadayıların öyküleri dillerde dolaşırdı. Kabadayıların tayfaları da olurdu. Aynı Amerika’daki gençlerin kurduğu çeteler gibi. Bu ayrı bir öyküdür. Hale Sineması bugün Ziraat Bankası’nın bulunduğu parselde idi. Üsküdar’ın ilk sinemalarındandı. Üsküdar’ın köklü aileleri gündüzden çocuklarını yollayıp en iyi locaları tutmaya çalışırdı. Çeşme Meydanındaki ikinci kapalı sinemanın adı “Bizim Sinema” idi. 1940 yılında açılmıştı. Bu sinemanı eski araba atlarının barındırıldığı bir ahırdan bozma olduğu söylenirdi.” diye anlatmaktadır. Bu bilgilerin kesinliğinden emin olmasak da kitapta belirtilenler okuduğunuz bilgilerdir.

Lakin kitapta yer alan “Çeşme Meydanı” tabirinin geniş bir alanı kapsadığı, Halk Caddesi, Doğancılar gibi yerleri de anlattığını belirtelim.

Şüphesiz Üsküdar’ın sinema tarihi o günlerde başlamış ve kapalı sinemalarla devam etmişti. Üsküdar’ın diğer bir sineması 1950’lerde Doğancılar tarafında açılan Sunar Sineması’ydı. Çok geçmeden Hale Sineması kapandı ve yerine Lale Sineması açıldı. Onun kapanmasıyla yerine Ziraat Bankası açıldı.  Çırağan, Yeni Sinema, İnkilap Sineması yine o yıllardan 1960’lara kadar açılan sinemalardı. 

Lale Sineması, Üsküdar – 1960’lar.

1960’lara gelindiğinde sinemalar kışlık ve yazlık sinemalar olmak üzere açılıyordu. Kışın gidilen sinema Sunar, yazın gidilenlerin ilk açılanı ise Aypark sinemasıydı. Sunar sineması, o yıllarda diğer sinemalara göre daha farklı bir yerdi. Doğancılar’da bulunan Sunar, zellikle koltuklarının rahat olması sebebiyle, Hale sinemasından ayrılıyordu. Hale sineması demir sandalyelerle film gösterir, fareler bu sinemada cirit attığı söylenirdi. Bizim Sineması  ise o dönemlerde Hale’den daha iyi Sunar’dan daha kötü olduğundan, halk tarafından tercih edilirdi. 30 filmin hepsinin sırayla gösterildiği rivayetlerden biriydi. Sunar Sineması ise zenginler tarafından tercih edilirdi. Bu sinema o dönem Üsküdar’ın en zengin sinemasıydı. Başka yerlere gelmeyen filmler o sinemada oynatılırdı. Hatta o dönemlerde  Hale ve Bizim Sinemaları daha eski dönemlerde tiyatro olarak kullanılmış, İsmail Dümbüllü ve arkadaşları bu tiyatrolarda sahne almışlardı.

Yazlık sinemalar ise bu sinemalara rakip değildi. Ancak yazın, çok az kişiyle film gösterileri yapılırdı. Bu yazlık sinemaların en ünlüleri, Doğancılar Parkı’nın karşısındaki Aypark yazlık sineması ile Bizim Sinema, Ahmediye, Tunusbağı ve Duvardibi’ndeki yazlık sinemalardı. Yazlık sinemaların oturacak sandalyeleri tahta olduğundan evlerden sandalye yastığı götürülürdü.

Acıklı filmlerin iş yaptığı düşüncesiyle, yazlık sinemalar yalnızca acıklı filmleri oynatırlardı. Bu sinemalar arasında acıklı film rekabeti doğmuştu. Kapalı sinemalar yazlık sinemalarla rekabet etmese bile yazlık sinemaların sayısı arttıkça, en azından ikram servisi başlar olmuştu. Bu sebeple sinemalar müşterilerine içecek servisine başlamıştı. Bu fikri bulan ilk sinema Üsküdar’da Gazino sinemasıydı. Aypark ise Fruko dondurması adı verilen dondurmaları bedava dağıtmıştı. 

Ferah sineması ise Ferah sokağında bulunan, yazlık sinemalardandı. 

Yazlık sinema önlerinde seyyar el arabalarında külah içinde leblebi, çekirdek, koz helva, susam helva, kâğıt helva satan satıcılar bulunurdu. Aypark sineması Amerikan filmleri oynatırdı. Üsküdar’da açılmış bu sinemalarla ilgili farklı kaynaklarda bilgiler var. Yine de geçmişte Üsküdar’da birçok sinema olduğunu biliyoruz. Lakin bu eski ve tarih kokan semtte artık “gerçek bir sinema” bulunmuyor. Kesinliğinden emin olduğumuz sinema gerçeği artık hikayelere sahip güzel sinemaların çok geçmişte kaldığıdır…

Mustafa Gökmen’in Türk Sinema Tarihi kitabına göre Üsküdar’da açılan kapalı sinemalar yıllarına göre aşağıda belirtilmiştir:

BİZİM SİNEMASI – 1940

ÇIRAĞAN SİNEMASI – 1943 

YENİ SİNEMA – 1944

İNKİLAP – 1946

SUNAR SİNEMASI – 1947

ESER – 1949

Üsküdar’da 259 yıllık güneş saatinin üstüne badana yaptılar

Üsküdar’da bulunan Kısıklı Abdullahağa Camisi’nin minaresindeki 259 yıllık güneş saatinin üstüne badana yapıldı.

Üsküdar’da Kısıklı Mahallesi, Minare Sokak’ta bulunan Kısıklı Abdullahağa Camii, Bostancıbaşı Abdullah Ağa tarafından yaptırıldı. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen cami, 1892 yılındaki depremde büyük bir tahribata uğradı.

1927’de yeniden inşa edilen camide, 2014 yılında restorasyon çalışmaları başladı. Tek minareli ve iki şerefeli, duvarları kagir ve çatısı ahşap olan caminin açılışı, çalışmaların bitmesinin ardından 2016’da yapıldı.

Akademisyen tarihçi Dr. Fatih Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İnsan nereye boya badana yaptığına dikkat etmeli ya da başında bir uzman olup ona yol göstermeli. Cahilce bir müdahale. Yakından ve dikkatle bakarsanız bunun bir güneş saati olduğunu görebilir, Osmanlı Türkçesi biliyorsanız ve konuya aşinaysanız okuyup bilgi sahibi olabilirsiniz.” ifadelerine yer vererek duruma tepki gösterdi.

Haber Merkezi

Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi yangına ilişkin takipsizlik

Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi yangının çıkış sebebi ve sorumluların tespitine yönelik başlatılan savcılık soruşturması, takipsizlikle sonuçlandı. Takipsizlik kararında, tüm dosya kapsamına göre yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil ve emareye rastlanmadığı bildirildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, tarihi Vaniköy Camisi’nde 15 Kasım 2020 tarihinde çıkan yangına ilişkin “taksirle yangına neden olma” suçundan başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda verilen takipsizlik kararında, caminin imamı Mustafa Coşkun müşteki, Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam Vakfı yetkilisi Uğur Vanioğlu ise şüpheli olarak yer aldı. Takipsizlik kararında, Üsküdar’da bulunan Vaniköy Camisinde çıkan yangın sonucunda ciddi manada hasar meydana geldiği gibi aynı zamanda cami imamı olan müşteki Mustafa Coşkun’un evinde de zarar oluştuğu belirtildi. Yangının itfaiye tarafından söndürüldüğü bilgisine yer verilen takipsizlik kararında, itfaiyenin raporunda yangının elektrik tesisatından kaynaklandığı vurgulanarak, olay yerinde gerekli keşif işlemi yapıldığı, üçlü bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil, emare ya da iddianın bulunmadığı, caminin vakfa ait olduğu ve yangının çıkmasında vakıf yöneticilerinin sorumlu olacağının bildirildiği ifade edildi. Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam vakfının yöneticileri ve yetkililerinin kim olduklarının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden sorulduğu belirtilen kararda, gönderilen cevabi yazıda vakfın mülhak bir vakıf olduğu ve tek yetkilinin de şüpheli olduğunun ifade edildiği açıklandı.

Üsküdar’da tarihi Vaniköy Camisi’nde çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor (Adem Koç – Anadolu Ajansı)

Kasten yangın çıkarıldığına dair delil yok.

Takipsizlik kararında, dinlenen tanıkların olay yerinde ve olay saatinde şüpheli bir durumun olmadığını beyan ettikleri vurgulanarak, tüm dosya kapsamına göre yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil ve emareye rastlanmadığı gibi böyle bir iddianın da mevcut olmadığı anlatıldı. Türk Ceza Kanunu’nun 171/1. maddesinde belirtilen “taksirle yangına neden olma” suçunun oluştuğu belirtilen takipsizlik kararında, bu suçun unsurlarından olan başkalarının hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar görmesinin de, müşteki cami imamının oturduğu lojmanın zarar görmesiyle oluştuğu aktarıldı. Atılı suçun bu haliyle ön ödemelik bir suç olduğunun altı çizilen takipsizlik kararında, şüpheli Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam Vakfı yetkilisi olan şüpheli Uğur Vanioğlu’nun da yapılan ön ödeme ihtarına süresinde riayet ettiğinin Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün makbuzundan anlaşıldığı, bu nedenlerle şüpheli Uğur Vanioğlu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi.

Üsküdar’da akılalmaz kaza

Üsküdar Acıbadem’de buzlanan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil demir bariyerleri parçalayarak apartmanın bahçesine uçtu. 3 metre yükseklikten düşen araç dik durdu. 

Kaza saat 09.30 sıralarında Üsküdar Acıbadem Mahallesi Başöğretmen Sokak’ta meydana geldi. Kar yağışı nedeniyle buzlanan yolda otomobil sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 10 metre kayarak kaldırıma çıktıktan sonra da demir bariyerleri kırıp apartmanın bahçesine düştü. 

3 metre yükseklikten düşen otomobil bahçede dik bir şekilde kaldı. Balkondan destek alarak dik duran otomobildeki sürücü kazayı gören vatandaşlar tarafından araç içinde çıkartıldı. Kazayı gören bina sakinleri polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa bir süre sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı sürücüyü hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri aracın düştüğü yerde dubalarla güvenlik önlemi aldı.

Yaralıyı araçtan çıkartanlardan biri olan Bekir Yeşer, “Sesi duydum. Hemen yardıma koştum. Kadın sürücüyü ben çıkardım. Çok korkmuştu. 15-20 metreden kayarak boşluğa düştü.” diye konuştu.

Kaynak: DHA