Nail Kitabevi: Güzel kahve eşliğinde, güzel semtte, güzel edebiyat

Nail Kitabevi, Kuzguncuk’un müstesna bir köşesi. Semtin ruhuyla uyumlu bir çatı altında kitap ve kahve kokusu el ele. Nail’in sahibi Erhan Nailoğlu, kitabeviyle ilgili “Önündeki çınar ağacı eskiden insanların buluşma noktasıymış.” diyor.

Kuzguncuk’a göre yeni ama Kuzguncuk denince akla gelen ilk yerlerdensiniz. Bize biraz Nail’in tarihini anlatır mısınız?

19. yüzyıl sonlarında inşa edilen Çırağan Sarayı’nın yapımıyla aynı dönemle denk gelen binamızın Balyan ailesinin baş ustalarından biri tarafından yapıldığı düşünülüyor. Binamızın şu an kitabevi/kafe olarak işletilen zemin katı uzun süre Kuzguncuk’un meşhur sakinlerinden Berber Muzaffer’in dükkânı olarak hizmet vermiş. Muzaffer’in çayı içilmeden güne başlanmaz, akşam selamını almadan da eve gidilmezmiş. Yani Facebook’tan yıllar evvel bu sevimli dükkân sayesinde insanlar birbirlerine bağlanır, sohbet eder, güzel zaman geçirirlermiş. İşte biz de bu güzel geleneği keyifle sürdürmeyi amaçlıyoruz.

Kitap-Kahve konseptini başarılı bir şekilde uyguluyorsunuz. Bu fikir nereden çıktı?

Nail Kitabevi bir ticari proje ya da rant yatırımı değil. Tamamıyla sosyal sorumluluk tarafı baskın, kültürel bir proje. Yayınladığımız kitapların içerikleri, düzenlediğimiz etkinliklerin çerçevesi bu düşünceyle doğru orantılı. İçeride kaliteli kahve satan bir kafenin bulunması çağımızın beğenilerine ve eğilimlerine hitap edebilmek için kurgulandı. Sürükleyici bir romanın sayfalarını, keyifli bir cumbada çevirirken yanında içimizi ısıtacak sıcacık bir içecek iyi gider diye düşündük. Hatta bizim çok sevdiğimiz sloganımız zannedersem bu bakış açımızı dile getiriyor: “Güzel semtte, güzel edebiyat, güzel kahve eşliğinde!”

Böylesi tarihî bir binaya kitap-kahve açma süreci nasıl gelişti?

Kitabevi ve yayınevi projesi benim için aslında bir çocukluk hayaliydi. İstanbul’da çocuk ve gençken sık sık uğradığım Kuzguncuk’taki tarihi doku beni çok etkilerdi. Gelip gittiğim zamanlarda kimi binalardan esinlenir ve onların hikayelerini düşünürdüm. İleride bir kitapçı/kitabevi kurabilmek en büyük isteklerimden biriydi. İşte yine böyle bir Kuzguncuk gününde şu anki Nail Kitabevi’ni kurduğumuz binayı gördüm. Metruk hâldeydi. Başlamış ama yarım kalmış bir restorasyon projesiydi. Sonradan Berber Muzaffer’in dükkânı olarak anıldığını öğrendiğim bu güzel yapı, her yönüyle çok farklı ve ilgi çekiciydi. Mimari tasarımını ve zemine oturuşunu, ana caddeyle ve çevresiyle kurduğu mekân ilişkisini çok sevdim. Ardından da bir kitap ve sanatsever olarak hayallerini kurduğum mekânı bulduğumu hissettim.

“Kitabevinin önündeki çınar ağacı eskiden insanların buluşma noktasıymış”

Önündeki çınar ağacı size ne söylüyor peki?

Mahalle kültürünün devam ettiği, kozmopolit, kilise, cami ve sinagogun iç içe olduğu bir semt olan Kuzguncuk’ta Nail Kitabevi’nin önündeki çınar ağacı eskiden insanların buluşma noktasıymış.Çınar ağacı sağlamlığı, yıllar geçtikçe daha da büyümeyi ve güçlenmeyi simgeler bir yönüyle de. Biz de kitabevimize gelirken çınar ağacımızın yanından her geçişimizde kitabevimiz ve yayınevimizin çınar gibi uzun ömürlü olmasını ve yaş aldıkça büyüyüp güzelleşmesini diliyoruz.

Yazar etkinlikleriniz de kahveniz kadar meşhur. Bugüne kadar hangi yazarları ağırladınız, unutamadığınız bir anınız var mı? Bir de kahvenizin hikâyesini dinlemek isteriz?

Canan Karatay, Refika Birgül, Mario Levi, Mutlu Tönbekici, Tülin Kılıç, İsmail Aksoy, Selçuk Aydemir, Perihan Mağden, Noa Shabtai, Pierre Mejlak ve daha ismini hatırlayamadığım birçok yazar misafirimiz oldu. Gerek söyleşi- imza günü etkinlikleri gerek fotoğraf/resim sergilerimiz keyifli geçmekte, ziyaretçilerimiz de beğenilerini dile getirmektedirler. Etkinlikler arasında ilk aklımıza gelen Canan Karatay’ın imza günü etkinliğinde kendisiyle yüz yüze tanışmayıp kitapları sayesinde zayıflayan okurlarının deneyimlerini anlatmalarından bahsedebiliriz. Kahvelerimize gelince, İtalya’dan getirilen özel kahve makinesiyle yapılıyor. Çekirdekler ise son dönemde epey moda olan Avusturya’nın ünlü markası Julius Meinl. Latte’den Americano’ya, Espresso’dan Mocha’ya, Cortado’dan Flat White’a kadar farklı çeşitleri tadabilirsiniz.

Kuzguncuk’u üç kelimeyle anlatır mısınız?

Çok kültürlülük, mahalle, komşuluk.

Bu Boğaziçi köyünün hangi köşesi sizin için özel?

Tarihî dokusuyla birçok kişinin ortak buluşma noktası olan kitabevimizin bulunduğu binamız.

Erhan Nailoğlu bize biraz kendinden bahsedebilir mi?

Ben uzun yıllar tekstil sektöründe hem üretim hem de yurtiçi ve yurtdışı ticaret alanlarında çalışmış ve hâlâ da bu işi sürdüren biriyim. Nail Kitabevi&Yayınevi&Kafe ise benim hayallerimin gerçekleştiği nokta.

Kuzguncuklular her geçen gün artan kafe sayısı ve insan yoğunluğundan rahatsız

Üsküdar Kuzguncuk uzun zamandır set ve kafe mekanı haline dönüşmüş durumda. Durumdan şikayetçi olan mahalle sakinleri change.org’da ”Kuzguncuk’ta mahallelinin yaşam alanlarının uzun saatler işgaline bir dur de.” diyerek kampanya başlattı.

Gazete Üsküdar olarak change.org’da kampanyayayı başlatan Gül Büyükbay, Kuzguncuklular Derneği Başkanı Tülay Atabey ve Kuzguncuk Mahalle Muhtarı Ali Faik Kaptan‘a şikayetlerini sorduk.

Change.org’da kampanyayı başlatan Gül Büyükbay: On iki yılda ivmelenen insan ve araç trafiği inanılmaz boyutta.

11 yıldır Üsküdar’da yaşayan Gül Büyükbay, sessizliği ve yeşil havası için Kuzguncuk’ta oturmayı tercih ettiğini, fakat giderek artan insan trafiğinin bu ortamı bozduğunu belirttiyor.

Gül Büyükbay, Kuzguncuk’un kalabalıkla birlikte değişen halini şu şekilde özetliyor: “Eşim ağır bir rahatsızlık geçirdi. Gerek hastalık sırasında arabamızla sokağımıza ulaşamamız, gerekse bağışıklığının düşük olduğu dönemlerde COVID 19 riski sebebiyle sokağa çıkamamamız bizi o iyileştikten sonra da mahalle halkı ile empati yapmaya itti. Tüm bunların dışında Kuzguncuk elbette ziyaret edilecek bir yer fakat son iki yılda ivmelenen insan ve araç trafiği inanılmaz boyutta. Kuzguncuk halkı dışarıya çıkamıyor kaldırımda yürüyemiyor. Sokaklara trafikten ulaşılamıyor. Buna en büyük katkıyı kontrolsüzce ve aslında ruhsat şartlarına da pek uygun olduğunu düşünmediğimiz hızla çoğalan kafe çay ocağı vb işletmeler yapıyor. Kafelerin kapanış saati Üsküdar Belediye meclisi kararıyla saat gece 12’den  2’ ye kadar uzatıldı. Aslında imza kampanyamızdaki yorumlarda da insanların nasıl çaresiz olduğunu görebilirsiniz. Kuzguncuk nüfusu 4000 ve 3000’ e yakın insan imzaladı ki internet erişimi olmayanlar var.”

“Üsküdar Belediyesinin bizi duymak istemediğini düşünüyorum artık.”

Gül Büyükbay başlattığı kampanyanın gelişim sürecini şöyle anlatıyor: ” Bu aslında kollektif bir haykırıştan doğdu. Komşularımla konuştukça bu konuda herkesin sıkıntı yaşadığını gördüm ve sesimizi duyurmak için bu meseleyi dijtal ortama taşıdık. Bu biraz duygusal bir başlangıç oldu fakat işin devamında belediye ile gerekli görüşmeleri yaptık. Üsküdar Belediyesinin bizi duymak istemediğini düşünüyorum artık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizi bir toplantıda dinledi ancak ben Üsküdar Belediyesi tarafından da anlaşılmayı bekliyorum yoksa bir değer göz göre göre yitip gidiyor.”

Mahalle sakini olarak Kuzguncukluların saygı istediğini belirttiyor. Kimi zaman kaldırımda yürümekte dahi zorlanan yerliler kafe oranının azalmasını ve daha fazla kafe açılmamasını istiyor. Kuzguncuk’un işletme ruhuyla ilgili yorum yapan Büyükbay: “Mahallede elbette benim de severek gittiğim, yemek yediğim yerler var fakat mahalle kültürüne saygısı olan, on metrekarelik yeri için tüm kaldırımı 50 m kaplayanlar değil. Her şeyin bir ölçüsü kuralı olmalı.” diyor.

Kuzguncuklular Derneği başkanı Tülay Atabey: “Kuzguncuk günübirlik turizme kurban ediliyor.”

1987 yılından bu yana Kuzguncuk’ta ikamet eden Tülay Atabey İTÜ Mimarlık fakültesi mezunu. Atabey Kuzguncuk İlya’nın Bostanı Projesinin müelliflerinden biri, 3 dönemdir de Kuzguncuklular Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı yapıyor. Derneğin 1997 yılında Bostan mücadelesinde daha etkin olabilmek için kurulduğunu belirtiyor.

Kuzguncuk’ta hızla artan kafe işletmeciliği konusunu yorumlayan dernek başkanı Tülay Atabey: Bu artışın son 5 yılda olduğunu söyleyebiliriz. Bu artış bir mahallenin kimliğini bozmakla birlikte Kuzguncuk’un günübirlik turizme kurban edilmesine yol açıyor. Sosyal, kültürel, kentsel ve tarihi özellikleri, kimliği yok sayılıyor. Sadece kedi, kapı, kafe, gelin-damat, sosyal medya kelimelerinin içinde var olabildiği geçici bir dekor gibi davranılıyor buraya.”

Dernek başkanlığı kimliğinin dışında da bu durumu mahalle sakini olarak değerlendiren Tülay Atabey Kuzguncuk’a herkesin gelebileceğini, sadece mahalle sakinine ait olmadığını ifade ederken tek istediklerinin saygı olduğunu belirtiyor.

Kuzguncuk mahalle muhtarı Ali Faik Kaptan: “Kuzguncuk’un dokusunu bozan hiçbir şeye müsade etmeyeceğiz

Ali Faik Kaptan 1999 yılından beri Kuzguncuk mahallesinin muhtarlığını yapıyor.

Mahalle muhtarı olarak Kuzguncuk’un değersizleştirilmesini yorumlayan Ali Faik Kaptan özellikle kafe işletmeciliği hakkında durumu şöyle değerlendiriyor: “Kafelerde masa ve sandalye artışı son iki senedir çok fazla; caddelerin genişlemesi çok söz konusu değil, biz caddeler için alanı yapısal olarak düşürdük ve bu daralmayı biraz önledik. Ama tabii kafelere kamusal alan verilmesi çok yanlış, bu yanlışla ilgili belediye ile görüş halindeyiz. Kuzguncuk’un dokusunu bozan hiçbir şeye müsade etmeyeceğiz. Aynı zamanda buraya gelen insanlar için hiçbir zaman gelmesinler gibi bir görüşümüz olmadı. Tabii ki gelsinler fakat bu mahalle dokusuna zarar vermesinler. Kuzguncuk neden değerli? Çünkü tarihi yapısını koruyor. Biz de bunun herhangi bir şekilde değişmesine, zarar verilmesine müsade etmeyeceğiz.”

Kuzguncuk’un geçmişte birçok düğün fotoğrafçısı tarafından kullanılmasını değerlendiren mahalle muhtarı: “Bu durum da bir şekilde ticarete kapı açarak Kuzguncuk’un tabiatının bozulmasına yol açacaktı fakat biz bunu bir şekilde çözdük.” diyor.

Üsküdar’da 11 saatlik su kesintisi

gazete üsküdar

Elmalı–Üsküdar İsale Hattı’nda zorunlu olarak yapılacak deplase bağlantı ve vana değişimi sebebiyle İski, 20 Ekim Salı günü ve 21 Ekim Çarşamba günleri arasında su kesintisi olacağını bildirdi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden paylaştığı bir duyuru ile Üsküdarlıları uyardı. Elmalı-Üsküdar İsale Hattı’nda yapılacak olan bağlantı ve vana değişimi çalışmasının, 11 saat süreceği belirtildi.

Hangi mahallelerde su kesintisi olacak?

Ahmediye, Beylerbeyi, Çengelköy, Kandilli, Kuleli, Kuzguncuk, Küçüksu, Mimar Sinan, Selami Ali, Sultantepe ve Validei Atik mahallerininde yaşanacak olan su kesintisinin 20 Ekim Salı 10.00 ile 21 Ekim Çarşamba 02.00 saatleri arasında olacağı duyuruldu.

Kuzguncuk Ermeni Kilisesi’ne saldırı

Üsküdar Kuzguncuk’ta bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin kapısındaki haç kimliği belirsiz bir kişi tarafından yerinden söküldü. Kopartılan haç yerine yerleştirilirken, kilise nefret saldırısıyla ilgili şikayette bulundu.

5 Mayıs’ta meydana gelen olayın görüntülerinde saldırganın kilisenin kapıya tırmanarak kapının üzerinde bulunan haçı kırıp yere attığı görülüyor. Görüntülerde şahsın daha sonra olay yerinden ayrıldığı görülüyor.

Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nden yapılan açıklama şöyle:

“26 Mayıs 2020 Salı günü saat 21.17 de Kuzguncuk Muhtarı Ali Faik Kaptan Vakıf Başkanımız Edvart Ayvazyan’ı arayarak kilisenin dış sokak kapısının üstündeki haçın yerde olduğu ve kapıya dayandığı haberini vermiştir. 27.05.2020 Çarşamba sabahı erkenden kiliseye giden Vakıf Başkanı Edvart Ayvazyan önce fırından haçı almış, olay yeri tespitlerini yapmış resimleri çekmiş sonrasında kamera kayıtlarını tarayarak 23.05.2020 Cuma günü saat 19.20 civarında kimliği bilinmeyen yeşil montlu, beyaz gömlekli, kot pantolon giydiği anlaşılan bir kişinin Beylerbeyi istikametinden gelip, kilisenin karşı tarafında bir süre kiliseye baktığını, kameralara bakıp hatta poz verdiğini sonra ani hareketle kapıya tırmanıp saniyeler içinde haçı koparıp iskele tarafına gittiğini tespit etmiştir. Kuzguncuk Muhtarı kiliseye gelerek kamera kaydını seyretmiş güvenlik şubeye olayı bildirmiştir. Vakıf Başkanı, Patrik II. Sahak ve ERVAB Başkanı Bedros Şirinoğlu’nu arayarak durumu bildirmiş ve gerekli yerlere şikâyet bildirimi yapılmıştır. Kopartılan haç yine yerine monte edilmiştir. Üsküdar Emniyet Müdür Mehmet Baykara ve Üsküdar Güvenlik Büro Amiri Emin Aydos konuyla ilgilenmektedir.”

Haber Merkezi

Soruşturma açılan CHP Üsküdar İlçe Başkanı: Üsküdar’ın hiçbir noktasında kent suçlarına izin vermeyeceğim

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş, Kuzguncuk’ta kaçak yapılaşma haberleriyle gündeme gelen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin fotoğrafını çekmekle suçlandı. Özçağdaş iddiayı yalanlarken İstanbul Anadolu Başsavcılığı soruşturma başlattı.

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş’ın Vakıflar’a ait araziyi aylık 258 TL’ye kiralayarak yaptırdığı çardak ve şömine ile gündeme gelen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Kuzguncuk’taki evini fotoğraflamak istediği ve bu sırada koruma polislerine yakalandığı iddia edildi. Suat Özçağdaş fotoğraf çektiği iddiasını yalanlarken İstanbul Anadolu Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.

Altun’un evinin yanında Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi’ndeki Vakıflar’a ait araziye yaptırdığı çardak ve şömine İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yıkılmış, söz konusu ‘yapılaşma’ tartışma konusu olmuştu. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak imzalı habere önce ‘terör’ soruşturması açılmış, ardından erişim engeli getirilmişti.

Sabah gazetesinde yer alan bir habere göre dün, Fahrettin Altun’un evinin önünde araçtan inip fotoğraf çeken üç kişi koruma polisleri tarafından engellendi. Habere göre bu kişilerden biri olan CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş, koruma polislerinin ‘bekle’ uyarısını dinlemeden olay yerinden kaçtı.

Suat Özçağdaş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada fotoğraf çektiği iddiasını yalanlarken “Evin fotoğrafını çektiğim, uyarıldığım, kaçtığım, yakalandığım YALAN. O sokaktan geçen herkesin gördüğü yere baktığım DOĞRU. Kaçak inşaat yapılıp yapılmadığını kontrol ettiğim ve yeniden gidip bakacağım DOĞRU. Üsküdar’ın hiçbir noktasında kent suçlarına izin vermeyeceğim DOĞRU” ifadelerini kullandı.

Fahrettin Altun’un eşi Fatmanur Altun ise Sabah’ın haberini paylaşarak şu mesajı paylaştı: “Ben bir anneyim. Her anne gibi çocuklarımın ve ailemin güvende olduğunu hissederek yaşamak istiyorum. Evimin ve ailemin mahremine girerek, çocuklarımın en temel güven duygusunu paramparça ederek ne elde edeceksiniz?! Elde ettiklerinizin hayrını görecek misiniz?! Tarifsiz üzgünüm.”

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise Sabah’ın haberine tepki gösterdi: “Ahlaksızlığınız ve yalanlarınızda boğulacaksınız çok yakında. CHP ilçe başkanı görevini yaparak ve partisinin talimatıyla inşaatın yasak olduğu arsayı kontrol etmek için gitmiştir yine gidecektir. Saklayacak bir şeyleri olanlar panik yaparlar Sakin olun beyler.”

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı iddialarla ilgili soruşturma başlattı.

AK Partili çok sayıda ismin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da söz konusu haberi paylaşarak CHP’ye tepki gösterdi: Aile mahremiyetini hiçe sayan, bir devlet görevlisini ve ailesini açıkça hedef gösteren bu pervasız girişim suçtur, vicdansızlıktır, ahlaksızlıktır. Çamur siyasetinden medet umanlar sadece kendilerini kirletirler. Bu cürmün kanun önünde de kamu vicdanında da yeri bellidir.”

Kaynak: Gazete Duvar

Üsküdar sahilden ibaret değildir!

“Üsküdar’ın nesini beğeniyorsun ki?” – Böyle bir soruyla benim gibi Üsküdar’ı seven biri sık sık karşılaşır. Üsküdar’ın atmosferinden, sakinliğinden, tarihinden bahsetmeye başladığım an, cevap olarak şöyle denir: “Tamam, sahili güzel, eyvallah, Kız Kulesi falan. Bunlara bir lafım yok, ama sahili bile mahvettiler…” Bazıları da Üsküdar Meydanı’ndaki insanların tuhaflığından bahseder. Bunu tabi ki bir Üsküdarlı değil;  başka semtlerin, başka şehirlerin çocukları söyler. Sebebi ise onların doğru düzgün Üsküdar’ı gezmiş olmamaları. Zira biraz gezseler, kendi söylediklerinin ne kadar yanlış olduğunu anlayıp özür dilerler.

More to see inside!