Yeşilçam filmlerinde Üsküdar

Yeşilçam filmleri İstanbul’un geçmişinin seyir terasıdır. Oturduğunuz yerden İstanbul’un dört bir yanını izletir size. Mecidiyeköy’ün köy olduğu zamanları, Sarıyer’deki konakları, Arnavutköy’de sokaklarda gezen satıcıları tanırız İstanbul’da. Bir de Üsküdar vardır… Üsküdar’ın incisi Kız Kulesi’ne de sahip olan Salacak, ağaçlarının gölgesinde gazoz içilen Çamlıca, güzel konaklarıyla Altunizade. Kent hafızasını her geçen gün biraz daha kaybeden İstanbul’da biraz da olsa eskisi gibi kalabilmiş yerlerden biridir Üsküdar. Birçok film çekilmiştir burada.

Size şimdi biraz Üsküdar’da çekilen filmlerden ve o filmlerle aklımıza kazınmış mekanların şu an neye dönüştüğünden bahsedeceğiz.

1961, Salacak

Bir Bahar Akşamı– 1961 – Yönetmen: Orhan Elmas, Salacak

Orhan Elmas tarafından 1961 yılında çekilen Bir Bahar Akşamı’nda, Salacak sahili birçok karede filmin karakteri Suat’ın (Göksel Arsoy) üzüntülü ve aşık yürüyüşlerini yaptığı yerdir. Suat karakteri her akşam Salacak sahilinde yürüyüşe çıkan ve hayaller kuran biridir. Yalnızlığını Salacak sahilde yaşar Suat. Aşık olma hayalleri kurar ama kimseye aşık değildir. Filmin devamında aşkı bulduğunda ise onu Ortaköy sahilinde görürüz. Bir zengin kızına aşık olduğundan yürüdükleri sahil de değişir. Artık o eski, yalnız ve memur hayatı yoktur. Üsküdar sahili burada bir ekonomik sınıfı datemsil eder. Zengin kız ile birlikte Ortaköy’dedir artık. Ancak zengin kız Oya’nın başka birini tercih etmesiyle Suatyeniden Salacak’a döner. Yine ait olduğu yerdedir. Salacak sahili o günlerde taşlıktır. Sakindir. Deniz ise girilebilir durumdadır. Film yaz mevsiminde geçmediği için plaj kapalıdır. Şimdilerde Salacak sahilinde filmde gördüğümüz karenin olduğu yerler ise çay ocaklarıyla dolmuştur.

Salacak, Günümüz

Bizim Aile – 1975 – Yönetmen: Ergin Orbey, Altunizade

”Konak güzellik merkezi olarak kullanılıyor”

Yaşar Usta’nın fabrika arkadaşı, eşiyle birlikte Yaşar Usta ile Melek Hanım’ı evlendirmeye çalışmaktadır. Bu çabaları başarılı olur fakat Yaşar Usta’nın dört, Melek Hanım’ın üç çocuğu vardır. Melek Hanım’ın evi ise Altunizade’dedir. Yaşar Usta ve dört oğlu bu eve taşınır. Filmin başında Adile Naşit’i bir at arabasıyla evine dönerken görürüz. Altunizade’deki bu konak (fotoğraf) o dönemlerde köy benzeri bir yerdir. Çevresi ise yeşil alanlardan oluşur. Konak şimdilerde ise bir güzellik merkezi olarak kullanılıyor. Konağın içerisinde o meşhur merdiven sahnesinin çekildiği yer hala mevcut. Konağın şimdiki alanı ise başka evler ve yollar tarafından çevrilmiş durumda.

1975, Altunizade

Filmin geneli bu konakta geçerken, film geniş açılara sahip olmadığından Üsküdar’a ait çok fazla görüntü mevcut değil.

Altunizade, Günümüz

Hababam Sınıfı – Seri Film – Ertem Eğilmez, Validebağ

Rıfat Ilgaz’ın unutulmaz kitabı, Ertem Eğilmez’in efsane filmi Hababam Sınıfı’nın tüm serisinin çekildiği okul Üsküdar’da Validebağ korusunda bulunuyor. Şimdilerde de dizilerin çekildiği bu yer aynı zamanda Adile Sultan Kasrı olarak biliniyor. Hababam Sınıfı’nın tüm filmlerinin geçtiği bu yer aynı zamanda Hababam Sınıfı Tatilde filminde de kullanılmış. Bilindiği üzere Hababam Sınıfı Tatilde filminde ormana kamp yapmaya giden öğrenciler, aslında korunun bahçesindedirler. O yıllarda korunun daha geniş ve ormanlık olmasından dolayı bu sahneler kolayca çekilmiştir. Etrafında şimdi bulunan evlerin ve yolların olmaması bu sahneleri kolaylaştırmıştır.

Bu sahnelerin bir kısmının Sarıyer’de çekildiği de söylenmektedir. Ancak bu konuda net bir bilgi bulunmuyor.

Hababam Sınıfı filmi ile özdeşleşen bu yer, şimdilerde Hababam Sınıfı müzesi olarak hizmet veriyor. Ayrıca bahçesi halka açık bir şekilde kullanılıyor.

class/uploads/2020/08/d.jpg

Adile Sultan Kasrı, Günümüz

Orta Direk Şaban – 1984 – Kartal Tibet, Salacak

Başrolünü yine Kemal Sunal’ın oynadığı bir film daha çıkıyor karşımıza. Orta Direk Şaban dönemin zamlarını eleştirirken bir yandan da Salacak’ın eski halinden manzaralar sunuyor. Filmin en önemli sahnelerinden biri olan, Kemal Sunal’ın çaya gelen zammı duyduğunda bayıldığı, sevdiği kadına hava atmak için sörf yaptığı hatta sokaklarında gezdiği sahneler Salacak’ta çekiliyor. Dönemine göre pek fazla mekan kullanan filmin en fazla sahneyi barındıran yerlerinden biri Üsküdar.

Şimdilerde Üsküdar’da özel bir işletmenin, hemen yanında Balıkçıları Koruma Derneği’nin bulunduğu sahilde geçiyor sahneler. Kemal Sunal’ın daimi olarak gittiği kahve o günlerde sahilin hemen yanında. Aradan geçen yıllar denizi doldurtuyor. Kahvehane sahilden uzaklaşıyor. Yerine arabaların vızır vızır aktığı bir yol bırakıyor.

Sahilde ise Kemal Sunal’ın sörf yaptığı sahneden görünen yerlerde o zamanlarda da denize girilebildiğini ve sahil boyunca balıkçı teknelerinin olduğunu anlıyoruz.

class/uploads/2020/08/d.jpg

Şimdilerde yerinde özel bir işletmenin bulunduğu, o günlerde denize sıfır olan kahvehane

İnek Şaban – Yönetmen: Osman Fahri Seden, Salacak

”Türkiye’nin en büyük isimlerinden birinin Üsküdar’ın sokaklarından geçmiş olması bir ayrı güzelleştiriyor Üsküdar’ı”

Filmlerinde Üsküdar’ı en çok gördüğümüz oyunculardan biri Kemal Sunal. Hiç şüphe yok ki, Türkiye’nin en büyük isimlerinden birinin Üsküdar’ın sokaklarından geçmiş olması bir ayrı güzelleştiriyor Üsküdar’ı. İnek Şaban filmi, Üsküdar’da bir konakta çekildi ve şimdi filmin geçtiği konak, eski görünümünü korusa da yeniden düzenlenerek bir apartman haline getirilmiş. Salacak’taki bu eski konak o yıllarda tek bir kişiye aitmiş.

İnek Şaban filmi kısaca Manavda çıraklık yapmakta olan bir karakterin bir gün sevdiği kızla evlenebilmesi için para kazanmaya Almanya’ya gitmek üzere havalimanına giderken, kaleci Bülent ile karıştırılmasını anlatıyor. Şaban, mafya tarafından kaçırılıyor ve kaleci Bülent’in başına gelecekler onun başına geliyor. İşte Şaban karakterinin kaçırıldığı o konak da Salacak sahilinde bulunan bu apartman:

class/uploads/2020/08/d.jpg

Konağın önünde gerçekleşen sahnelerden biri ise rakip mafya adamlarının İnek Şaban’ı kaçırmaya çalıştığı bu sahne

class/uploads/2020/08/d.jpg

Baba Bizi Evversene – 1975 – Altunizade

Bizim Aile filminin geçtiği konak başka bir filmin setine daha açılmış eski zamanlarda. Şimdilerde güzellik merkezi olan konak o dönemlerde filmlerde kullanılıyormuş. Barış Manço’nun başrolünde oynadığı film, yine o konağı günümüzde anlamlı hale getiren filmlerden biri olmuş.

class/uploads/2020/08/d.jpg

Üsküdar İskelesi – 1960 – Yönetmen: Suphi Kaner, Salacak

Üsküdar İskelesi, filmin neredeyse tamamında Üsküdar’ı göreceğimiz bir film olmakla beraber, içerisinde Üsküdar’a Gider iken şarkısını duyacağımız bir filmdir. Film boyunca ara ara eski Üsküdar’ı ve eski birtakım başka yerleri görürüz. Kız Kulesi olmasa yeşil alanların, kayıkların yanaştığı balıkçı kulübesinin ve şimdilerde her yanına araba park edilmiş dar yokuşların Üsküdar olduğunu anlamayamazsınız.  Film boyunca Üsküdar sahilini, Tarık ve Leyla’nın buluştuklarında oturdukları İstanbul manzaralı çay bahçesiniSalacak sahilinden Kız Kulesi’ni, vapurları ve Boğaz Manzarasını görürüz.

alt=

Neşeli Günler – 1978 – Yönetmen: Ertem Eğilmez, İcadiye

Başrollerini, Türk sinemasının iki büyük emektarı Münir Özkul ve Adile Naşit’in turşucu rolünde oynadığı film, geçimsiz bir çiftin ayrılmasını ve gelişen olayları komik bir dille anlatırken klasikleşmiştir. Filmin çoğu sahnesi Beşiktaş ve Taksim’de geçer. Ancak filmde Adile Naşit’e ait olan ve Sarıyer Turşucusu olarak geçen yer aslında Üsküdar İcadiye’de çekildi. O dönemlerde gerçekten turşucu olan bu yer şimdilerde çiğ köfteci olarak kullanılıyor.

class/uploads/2020/08/d.jpg

Üsküdar uzun yıllar Yeşilçam filmlerinin merkezi olarak romantik bir bakışla akıllara kazındı. Şimdi o mirasın korunmadığını görmek üzücü olsa da o günleri hatırlamak mutluluk veriyor. Yeşilçam’da Üsküdar yazısı bu hatıraları yaşatmak için bir hatırlatıcı olur belki, kim bilir?

Bir kahveden daha fazlası: Tebessüm Kahvesi

Üsküdar Altunizade’de 2016 yılında 21 Mart Down Sendromlular Günü’nde açılan Tebessüm Kahvesi down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama katılmasını amaçlıyor. Projede onların gündelik sosyal yaşama ayak uydurmalarına ve toplumda da sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlanması bekleniyor. Tebessüm Kahvesi’nin hikayesini ve down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerini Tebessüm Kahvesi Proje Koordinatörü Şermin Çoban anlattı.

Biz, downlu arkadaşlarımızın hayatın içinde var olduklarını herkesin görmesini istedik ’’


– Projenin ortaya çıkış hikayesinden bahseder misiniz?


Tebessüm kahvesi, Üsküdar Belediyesi sosyal işler biriminin bir sosyal sorumluluk projesi,  hedef olarak biz, downlu arkadaşlarımızın hayatın içinde var olduklarını herkesin görmesini istedik.Onlara bir fırsat verelim istedik ,fırsat verildiğinde neler yapabildiklerini gösterelim istedik.Burada bizim, on tane arkadaşımız var sabah beş arkadaşımız sabah grubunda beş  arkadaşımız ise öğleden sonra olmak üzere vardiyalı olarak altı saat çalışıyorlar.Tebessüm kahvesi okul gibi düşünülmüş bir proje burada ki on arkadaşımızı eğitip hizmet sektöründe nasıl davranmaları gerektiğini öğretip farklı işletmelerde onların istihdamlarını sağlayacağız ki yeni arkadaşlarımıza yer açılsın istiyoruz.

Projenin ilk faaliyete geçtiği zamanlarda insanların gösterdiği tutumla şimdi sergilenen tutumlar arasında bir değişiklik var mı ?


Buraya çok bilinçli bir profil geliyor ama ilk başlarda buraya gelen misafirlerimiz sanki bebek sever gibi daha insancıl duygularla yaklaşıyorlardı. Arkadaşlarımıza ” canım cicim”, ”hadi gelin oynayalım” şeklinde bir hitap tarzları vardı ama bizim amacımız down sendromlu arkadaşlarımızın toplumun içinde bir birey olarak var olmaları, müşteri profilimizden beklentimiz bana nasıl davranıyorsanız burada ki Cem arkadaşımıza da Emrah arkadaşımıza da aynı şekilde davranılması.. Burada hitap şekillerimizde öyle zaten iş yerinde Cem Bey, Emre Bey gibi hitap şekilleri kullanıyoruz.

Projenin girişim aşamasında karşılaştığınız olumsuzluklardan biraz bahseder misiniz?


Tebessüm kahvesi Üsküdar Belediyesi’nin bir projesi dediğim gibi Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen projeyi her anlamda çok sahiplendi. Siz de görmüşsünüzdür zaten çok nezih çok güzel bir yer Üsküdar’ın en değerli yerlerinden Burhan Felek köşkünün bahçesinde bir mekan. Hiçbir zorlukla karşılaşmadık, hep kolaylıklarla karşılaştık.


– Kafede kaç çalışanınız var?

Kafede şu an profesyonel olarak garson olan üç arkadaşımız var. Mutfakta iki personelimiz var Down sendromlu arkadaşlarımız ise on kişiler ve sadece servis kısmında varlar.Garson arkadaşlarımız onlara nasıl servis yapacaklarını nasıl davranmaları gerektiğini nasıl dükkan açılır, nasıl kapatılır gibi öğretileri öğretiyorlar.

Burası bir okul, sıfırdan geliyorlar buraya ve burada eğitim alıyorlar’’


– İşe başlamadan önce herhangi bir eğitimden geçiyorlar mı ?

Başta da değindiğim gibi burası bir okul,sıfırdan geliyorlar buraya ve burada eğitim alıyorlar. On arkadaşımız var. Hepsi farklı, birinin yapabildiğini diğeri yapamıyor o yüzden hep en bildiklerinden başladık. Bu özel eğitimde özgüvenlerini kaybetmemeleri açısından bu önemli bir şey. Mıntıka yapıyordur, mıntıka yaparak başlar. Daha sonra mendilleri doldurmayı yağdanlıkları doldurmayı öğrenir. Bu şekilde servise girme aşamasına kadar getirdik birçok arkadaşımızı.

– İnsanlar burada olmayı sizce neden tercih ediyorlar ?

Burası çok pozitif bir yer. Manen insanlar burada çok mutlu ve huzur doluyorlar. Bu da projenin amaçlarından biriydi zaten. Yine yeniliyorum ama müşteri profilimizin de bu arkadaşlarımıza fırsat verildiğinde neler yapabildiğini görmesini istedik. Geçmişte, ‘‘yapabilirler mi?’’ düşüncesi vardı insanlarda. Bu arkadaşlarımıza fırsat tanınmıyor. Oysaki benden hiçbir farkları yok. Onlar da bir birey ama tabii ki de özeller duygusal iniş çıkışları fazla biliyoruz ama yaptıkları işi çok güzel sahipleniyorlar.

– Benzer bir girişimde bulunmak isteyenlere öneriniz var mı ?

Bu, insanı çok iyileştiren bir şey mesela kendimden örnek vereyim; İyi niyetiniz inanılmaz gelişiyor. Çünkü karşınızda hep iyi insanlar var hiç kötülük gütmüyorlar. Dünya’ya gelmiş melekler, biz burada on tane melekle çalışıyoruz. Herkesin elini taşın altına sokması lazım belki zor bir iş olduğu düşünülüyordur ama asla değil nasıl baktığınıza bağlı. Onlar paralarını kazanıyorlar, çok mutlular, değer görüyorlar. Bu bir gerçek siz maddi olarak tatmin olduğunuzda çevrenizdeki insanları da tatmin ettiğinizde pek çok şey sizin için kolaylaşabiliyor fırsat verilsin böyle arkadaşlarımıza onlar çünkü her şeyi en iyi şekilde yapıyorlar.

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

Sadece Downlu değil tüm engel gruplarındaki arkadaşlarımıza fırsat verilmeli çünkü fırsat verildiğinde doğru ellerde, doğru kimliklerle buluştuklarında gerçekten güzel işler yapıyorlar.




Üsküdar’da pazar yerleri ve alışveriş merkezlerinde Kovid-19 denetimleri

İçişleri Bakanlığı genelgesine göre yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek ve Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in katılımı, zabıta ekipleri ve sağlık işleri müdürlüğü görevlileri eşliğinde Kovid-19 denetimi gerçekleştirildi.

Pazar yerleri ve alışveriş merkezlerini denetleyen Demiryürek ve Türkmen, esnafa maske kullanımı, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına özen gösterilmesi konusunda uyarıda bulundu. Demiryürek ve Türkmen denetimler sırasında vatandaşa ve esnafa maske dağıttı.

Kaymakam Demiryürek, halk pazarındaki denetimin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, vatandaşların genel anlamda kurallara uyduğunu, aksayan noktaları düzeltmenin de görevleri olduğunu dile getirdi.

Maske kullanımına vatandaşın büyük oranda riayet ettiğini gözlemlediklerini aktaran Demiryürek, pazar esnafının da gün içerisinde maskeyi düzenli kullanması yönünde sahadaki zabıtalara görev düştüğünü söyledi.

Demiryürek, denetimlerin daha ne kadar süreceğine ilişkin soru üzerine, “Sayın Bakanımızın açıkladığı 10 günlük bir periyodumuz var. Biz bu süreçte daha doğrusu bu sıkıntı olduğu sürece bütün kurumlarımızla sahada olacağız.” yanıtını verdi.

“Sosyal mesafe konusunda hassasiyetimizde sıkıntı var”

Üsküdar Belediye Başkanı Türkmen de İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda illerde valiler, ilçelerde kaymakamların koordinasyonunda yoğunluklu denetimlerinin ikincisinin yapıldığını hatırlattı. 

Üsküdar‘da pazar yerleri, alış veriş merkezleri, güzellik salonlarında, bakkal ve marketlerde denetimlerin gerçekleştirildiğini aktaran Türkmen, “Burada amaç şudur; vatandaşımızın ve esnafın dikkatini arttırmak, farkındalığı oluşturmak. Bu konuda özellikle pazar esnafı duyarlı. Biz buradayız diye değil, genel olarak maske konusuna dikkat ediyorlar. Ben hem tebrik ediyorum hem de zaten maskesiz satış yapan esnaf varsa yasal müeyyidesini uyguluyoruz. Bu işin affı yok zaten taviz de veremeyiz. Maalesef bu salgın bitmedi hala devam ediyor ve çok fırsatçı bir virüs bu virüs. En ufak bir ihmali anında fırsata çeviriyor.” dedi.

Pazar girişlerinde vatandaşın ateşini ölçtüklerini, maskesiz girişlerine izin vermediklerini belirten Türkmen, denetimlerde maske, sosyal mesafe ve hijyen konusundaki hassasiyeti arttırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkmen, bu salgın sürecinin ancak böyle aşılabileceğini ifade ederek, bu denetimleri sıklıkla yapmakla bu sorunu aşacaklarına inandıklarını belirtti.

Bir gazetecinin, “Vatandaşın koronavirüse yaklaşımına ilişkin gözleminiz nasıl?” sorusu üzerine Türkmen, “Vatandaşımızın bu virüsün ciddiyetini tam manasıyla kavradığını söyleyemem. Özellikle sosyal mesafe konusunda hassasiyetimizde sıkıntı var. Eğer maskesiz birbirinize çok yakınsanız, virüsün istediği ortamı oluşturmuşsunuz demektir. Zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyen görüntüleri görüyoruz. Gençlerin, çarşı ve pazarda dolaşanların, toplu taşıma kullananların bu kuralları ihlal ettiklerini görüyoruz. Son zamanlarda görüldüğü üzere vaka sayısı maalesef binin üzerinde seyretmeye başladı. Demek ki sosyal mesafe konusunda gerekli duyarlılığı ihmal ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Koronavirüs: Üsküdar esnafı kaygılı, toparlanamadık şu anda zararına çalışıyoruz

Korona virüs salgını tedbirleri kapsamında 16 Mart’ta işyerleri kapatılan sonra normalleşme adımları ile yeniden dükkanlarını açan Üsküdar esnafı, “Toparlanamadık, şu anda zararına çalışıyoruz.” diyor

Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart’ta görüldü. 16 Mart’ta kapanan kafe ve restoranlar normalleşme süreci ile 1 Haziran’da açıldı. Pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında yeme-içme sektörü geliyor. Vatandaşlar, kafe, restoran ve lokantaların açılmasından dolayı şüpheli ve tedirgin. Mekan sahipleriyse gerekli tedbirleri aldıklarını ve maddi olarak zorluk çektiklerini ifade ediyor. 

Peki kafe ve restoranlara salgın süresince tedirgin olmadan gidilebilir mi? Mekan sahipleri ne gibi zorluklarla karşılaştılar ve bu süreçle nasıl baş ettiler? Vatandaşlar bu mekanları güvenli buluyor mu? Psikologlar, vatandaşların yeni normale adaptasyon süreci hakkında ne düşünüyor ve ne gibi tavsiyelerde bulunuyor? Bu soruların cevaplarını uzmanlarla ve ilçe sakinlerimizle aradık. 

Ozan Çankaya – Münire: Ekonomik olarak bir hayli yorulduk

MÜNİRE, eskici, kahveci, gazozcu. Çengelköy’ün yeni ama bir o kadar da tanıdık mekanı. Bu mekanda İzmir’de harmanlanmış kahve, pikaptan çalan güzel müzikler eşliğinde kırkın üzerinde yerel gazozla buluşuyor. Münire, İstanbul karşı yakadan, şehir dışından gelen müdavimlerini anne evi sıcaklığıyla karşılıyor.

Münire’nin sahibi Ozan Çankaya üç aylık ara sürecinde çocuklarıyla daha yakından vakit geçirdiğini, evde olma halinin ona iyi geldiğini söylüyor. Fakat ekonomik olarak bir hayli yorulduğunu ve normalleşme süreciyle birlikte mekanın açılmasının kaygılarını devam ettirdiğini belirtiyor.

“Allahtan eşim evden çalışmaya başladı, onun maaşıyla evi geçindirdik. Pandemi döneminde iki bankadan kredi almaya başladık. Tüm giderlerimi aldığım kredilerle karşılıyorum ve belli bir miktar zarara girmiş durumdayım. Vergilerimi, kiramı, elektriğimi ödediğim zaman elime bir şey geçmiyor,” diyor.

Münire’nin sahibi Ozan Çankaya

“Kısa Çalışma Ödeneği yeterli olmadı”

Ozan Bey’e devletten yeterli desteği gördünüz mü, diye soruyorum. Devletin yeterli destek vermediğini söylerek durumu şöyle açıklıyor: “ Çalışan bir personelim var, onu işten çıkarmadım. Devlet, ‘Kısa Çalışma Ödeneği’ni 15 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınladı. O yüzden devletten bir ay yarım, bir ay tam olmak üzere toplamda 1500 lira yardım aldık. Haziran ayında dükkanımızı açmamızla birlikte ödeneği almaya devam etmedik.”

Koronavirüs’ün Çengelköy’e etkisi ağır oldu

Çengelköy’ün her mevsimde çok ziyaret edilen, rağbet gören bir semt olduğunu ve kendisi dahil olmak üzere birçok esnafın olumsuz etkilendiğini söyleyen Çankaya, “Çengelköy gece-gündüz yaşayan bir semttir. Pandemi olmasaydı ben şu anda çok para kazanıyordum. Bahar aylarında bahçemi değerlendiremedim. Şu anda her gün Instagram üzerinden tanıtıma çıkıyorum. Yaklaşık üç bin takipçim var. Fakat şu anda üçte bir performansla çalışıyoruz. Şunu belirtmeliyim, üçte bir dediğiniz zaman, ki bu tarz işlerde aslında bu oran kar olarak alınır, üçte iki ise giderlere harcanır. Şu anda zarara çalışıyoruz. Ama yapacak bir şey yok. Bu bizim ekmek paramız. Her gün işyerine bu sefer çok müşteri olacak umuduyla geliyoruz. Bir ümit bekliyoruz,” diyerek durumu gözler önüne seriyor.

“Elimizden gelen önlemi aldık”

Çankaya, aldığı önlemleri şöyle sıralıyor: “Her gelen müşterinin masasına küçük bir dezenfektan bırakıyoruz. Maskesiz müşteri kesinlikle almıyoruz. Şüphelendiğimiz kişilerin ateşini ölçüyoruz. Üç günde bir cihazla dezenfektan yapıyoruz. Bu normalde ayda bir yapılması gereken bir ilaç fakat risk almak istemiyoruz. Müşterinin isteğine göre karton çatal, bıçak, bardak kullanıyoruz. Maskesiz personel çalıştırmıyoruz.”

“Gerekli tedbirleri alan vatandaşlar dışarıda yeme içmeden çekinmesinler”

Ozan Bey bir işletme sahibi olarak vatandaşlara “Gerekli tedbirleri alan herkes istediği zaman istediği yere gidebilir. Otobüse, metroya binebiliyorlarsa gelip arkadaşlarıyla burada oturabilirler. Bunun hiçbir zararı yok. Tedbirli olarak mekanlara güvensinler,” diyerek onları mesafeli yaklaşımla rahatlıkla oturabileceklerini söylüyor ve negatif düşüncelerini kırmaya çağırıyor.

Safa Morgül – Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi: Gafil avlandık

Tarih boyunca çınar ağaçlarının altları sohbet ortamlarının simgesi haline gelmiştir. Tarihi ÇINARALTI Çay Bahçesi bu geleneği sürdüren, her gün yurdumuzun farklı yerlerinden binlerce misafir ağırlayan meşhur bir çay bahçesi. Aynı zamanda bir aile işletmesi. Dededen toruna kalan bu tarihi mekan yeni neslin de uğrak noktası haline gelmiş.

Mekanın yeni nesil sahibi Safa Morgül “17 Mart’tan 1 Haziran’a kadar kapalıydık. Gafil avlandık. İşsiz kaldık. Dükkanımızın kapalı oluşunun sıkıntısını çok yaşadık. Bir anda dükkanının kapanması ölüm gibi bir şey. Dükkan kapalı, gelirin yok, ailenle görüşemiyorsun. Bu bizi psikolojik olarak da zorladı. Biz yine de bir biçimde kendi hayatımızı sürmeye devam ederiz fakat seksen kişi çalıştırıyoruz. Onlar için neler yapabiliriz diye düşündük. Kısa çalışma ödeneği bize çok yardımcı oldu. Burada zaten emekliler dışında kimseyi asgari ücret ile çalıştırmıyoruz. Emeklilere ayrı bir maaş ödüyoruz. Dolayısıyla tüm personelin maaşlarının %60’ını devlet bize ödedi,” diyerek biraz da olsa hafiflediğini anlatıyor. 

Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’nin sahibi Safa Morgül

“İş hayatında bir dayanışma oldu”

Esnaf arasında dayanışmasının olduğunu söyleyen Morgül “Mart ayının yarısında kapandık. Esnafa, tedarikçilere olan borçlarımız kaldı. Genelde kurumsal yerlere çalışıyoruz. Büyüklüklerini gösterdiler. Kimse beş kuruş almadı. Biz de aynı şekilde kiracılarımızdan para istemedik. Bu dönem bir şekilde atlatıldı,”dedi.

“Masaların %50’si kaldırıldı!”

“Bakanlığın koyduğu kuralları işletmemize uygulayarak masalarımızın %50’sini kaldırdık. İşlerimiz de ona göre. Durmaktansa çalışıyoruz. Yüksek miktarda maddi kaybımız var. Etrafımızdan bulup personel maaşlarını ödedik. Toparlanamadık. Zaten toparlanmak da kolay değil. Belli bir seviyenin üstündeki mekanlar kendi kendine masraf üretiyor. Bununla baş etmek kolay değil.”

 “Temizlik alışkanlıkları değişti”

Eskiden temizliğe çok detaylı dikkat edemediklerini söyleyen Morgül bunu şöyle açıklıyor. “Bu dükkan eskiden 24 saat açıktı. Sürekli sirkülasyon olduğu için sadece yüzeysel temizlik yapıyorduk. Şu anda hizmet saatlerimiz daha düzenli ve kısa olduğu için detaylı temizliğe vaktimiz oluyor.”

“Her mekan bizim kadar tedbirli değil…”

“Biz gelen misafirlerimizin ateşini ölçüyoruz. Maskeniz var mı diye soruyoruz. Maskesi yoksa hemen temin ediyoruz. Şu ana kadar 38 derecenin üstünde ateşle kimse gelmedi. Gelse de içeri alınmaz zaten. Her müşteri gittikten sonra masaları Borel ile siliyoruz. Biz zaten 2000’li yıllardan beri endüstriyel bulaşık makineleri kullanıyoruz. Kaliteli deterjan kullanmaya özen gösteriyoruz. Günde maddi olarak zararımız oluyor ama yeter ki bir sorun olmasın. Bazı mekanlar sadece bardakları çalkalıyor. Bu tarz mekanları da biliyoruz ama biz öyle değiliz,” diyerek titiz ve disiplinli tutumunu ortaya koyuyor.

“Çalışanlarımızın sağlığına önem veriyoruz”

Çalışanların sağlığına önem verdiklerini ve onları sürekli teftiş ettiklerini söylüyor: “Maalesef elemanlar siperlikleri çok zor taktılar. Biz sadece müşterinin değil sizin de sağlığınız için gerekli diyerek ikna ettik. Elemanları sürekli teftiş ediyoruz. Örneğin, birinin eşinde korona şüphesi çıktı. Kendisi ise negatif ama biz yine de 14 gün gelme dedik. İşe başlarken de tekrardan test yapmasını istedik,” diyor.

Vatandaşlar yeme içme mekanlarına mesafeli

Lokanta ve kafelerin açılmasına vatandaşlar mesafeli bir tutum sergiliyor. Birçok ilçe sakinimiz durumdan tedirgin ve artık lokanta ve kafelerin güvenli olmadığını düşünüyor. İşte Üsküdar sakinlerimizin gözlemleri ve görüşleri:

Atilla Katlar: Yeme-içme mekanlarına genel olarak hiç güvenmiyorum. Günlük hayatta bu tür yerlere gitmeyi tercih eden biri değilim. Eşim ve kızımın isteği üzerine arada gidiyorum. Korona sonrası bu mekanlara karşı güvenim sıfırlandı diyebilirim. Bunun nedeni ise gittiğim mekanlarda yaptığım izlenimler. Koronavirüs döneminde gittiğim mekanlarda şu gözlemlerde bulundum:

*Lokantada kullanılan çatal, kaşık, bardak, tabakların temizliğinden emin olamıyorum. Esnafın yarısı bulaşığı elle yıkıyor. Bu mikrop elle durulanınca yok olup gidiyor mu?

*Pizza, börek, tost gibi yiyeceklerin sunumunda kullanılan tahta servis tabakları yıkanmıyor. İnsanlar ağzını silip peçetesini bunun üzerine atıyor. Bir süre sonra gelen müşteriye aynı tabaktan servis veriliyor.

*Kurumsal mekanlar dışında çoğu lokantada, kafede, restoranda ateş ölçülmüyor. Şunu da belirtmek istiyorum ki uzmanlar ateş olmayan vakalar olabilir diyor. Ağzın kapalı yemek yiyebiliyor musun? 

*Yan yana masalarda insanlar yemek yiyor. Bulaşma riski oldukça yüksek. 

*Çengelköyde bazı çay bahçelerinde verilen bardaklar elle yıkanıp servise veriliyor ve denetimi yapılmıyor.

*Masalarda servis örtüsü yok. Talep edilmediği takdirde masalar silinmiyor. Benden önceki kişi koronalı ise oraya bulaş olma ihtimalini göz ardı etmemek gerek.

*Çoğu mekanda tuvaletlerde havalandırma yok. İnsanlar aynı havayı teneffüs ediyor.

*Maske takmayan garsonlar gördüm. Sadece ağzını kapatıp burnunu kapatmayan garsonlar da var. Güven vermiyor. 

Sağlık Bakanlığı tarafından restoran sahip ve çalışanlarına yönelik test uygulanıp bir belge verilmiyor. Şu güne kadar bir yeme-içme mekanında koronalı çalışan yoktur ibaresi görmedim. Bu uygulamanın yürürlüğe girmesini istiyorum.

Zeynep Bölükbaşı: Pandemi dönemi başlangıcında dışarıda yeme içmeyi kestim. Normalleşme süresine girildiğinde bildiğim yerlere sadece çay içmek ve teftiş etmek için gittim. Masalar ilk günler uygundu ama on gün sonra eski tas eski hamam. Eğer işletme vatandaşa örnek olmazsa bu problemi nasıl aşarız? Ekonomik olarak problem yaşayan kuruluşlar maalesef kurallara uymuyor. Devlet mekan girişlerinde dezenfektan olmalı diye kural koymuş. Ne zaman gitsem yeni bitti deniyor. Yani dezenfektan yok. Bundan anladığım kadarıyla halka ve kendimize saygımız yok. Bunları gördükten sonra tekrar aynı yere gitmek yanlış olur. Ben ikaz ederim mutlaka. Yaşça olgun olduğumdan dolayı dinliyorlar ve uyguluyorlar genelde. Bir de masaları silerlerken çok rahatsız oluyorum. Yan masayı sildiği bez masa masa dolaşıyor, ben hijyenden ne anladım o zaman. Kurallar yönetmeliğinde sandalye arası 60 cm mesafe olması gerekli denilmiş, aile gelmiş masaya ölçerek mi oturacak? Kim itiraz edecek? Küçük bir kafe düşünün zaten en fazla 3-4 masası var. Mesafe kuralı ile bu sayı 1’e iniyor. Şimdi bu işletme kurala uyacak mı? Tabi ki hayır. Kısacası kendi kendinden sorumlusun. Hava almak için tedbir sende olmalı. Benim anladığım bu… Bu arada tam kurallı işletmeleri de kutlarım, şahit olduklarım var.

Dila Günhan: Açıkçası bu süreçte ortak kullanılan hiçbir yeri güvenli bulmuyorum. Her ne kadar kafe vb. yerlere girişte ateş ölçülse ve dezenfektanlar her masada bulunsa da bu önlemlerin virüsün yayılmasını engellemeyeceği aşikar. Örnek vermek gerekirse ben çalıştığım kafeye gitmek için en az üç farklı vasıtaya binmek zorundayım, trafiğin en yoğun olduğu zamanlarda toplu taşıma araçlarına binmek zorunda kalıyoruz. Haliyle o kalabalıkta hiç kimse sosyal mesafeye dikkat edemiyor maalesef. Bu şekilde kalabalık ortamlara girdikten sonra ateş ölçülmesi veya elleri dezenfekte etmenin bir anlamı kalmıyor bence. Sırf ekonomi daha kötü duruma gitmesin diye ve devletin vatandaşlarına karantinada yeterli desteği verememesi yüzünden bu kadar erken normalleşmeye gidilmesinin yanlış bir karar olduğunu düşünüyorum.

Zehra Ekinci : Zorunlu bir durum yoksa kafeye veya benzeri yerlere gitmeyi tercih etmiyorum çünkü bu gibi yerlerin mutfak çalışanları da insan ve yiyecekleri hazırlarken veya çalışırken maske ve eldiven takıp takmadıklarını göremiyoruz.

Klinik Psikolog Bahar Erdoğan

“Pandemi sonrası adaptasyon süreci kolay olmayacak”

Klinik Psikolog Bahar Erdoğan, salgın sonrasında adaptasyon sürecinin kolay olmayacağını söyledi.

Erdoğan “Küresel pandemi salgını sonrasında toplumsal davranışlar, sosyal hayat ve adaptasyon süreci elbette kolay olmayacaktır. Bu salgın, insanlığı hiç alışık olmadığı zorunlu sosyal izolasyon sürecine sokarak, hayatımızın kendi insiyatifimizin dışına çıkmasına neden oldu. Böylesi potansiyel değişimlere paralel olarak, bu sürecin ortaya çıkarmış olduğu durum yaşamın her alanında sosyal ilişkilerin yeniden düzenlenmesini gerektirdi. Bu durumda sosyal hayatımızı gerekli tedbirlilerle kontrollü bir şekilde yönetmemizi gerektiren bir sürece dönüştürdü,” ifadelerini kullandı.

Dikkat etmemiz gereken en önemli iki faktör hijyen ve izolasyon


Erdoğan, “Pandemi sürecinde dikkat etmemiz gereken en önemli faktör hijyen ve izolasyon,” diyerek tedbir almanın önemini vurguladı. “Salgın nedeniyle kapanan ve kontrollü normalleşme süreciyle tekrar aktif hale gelen restoran ve kafelere gerekmedikçe gitmemek, mesafeyi korumak ve gerekli hijyen tedbirlerini hassasiyetle alan mekanları tercih etmek daha güvenli bir sosyallik olacaktır. Sosyalleşmek için kapalı mekanlar yerine açık alanlar ve az sayıda insanların olduğu yerleri tercih ederek virüse karşı önlem almış ve psikolojik sağlamlığımızı arttırmış oluruz,” dedi.

Tarih kadar futbol da kokan semt: Üsküdar

İstanbul’un tarihi semtlerinden Üsküdar, spor ve futbol tarihi olarak da bağrında onlarca hatta yüzlerce anı ve hikaye barındırıyor. İlçenin sokaklarında yürürken bugün pek çoğu yerinde olmasa da onlarca kulüp, futbol sahası ve ülke sporuna büyük katkılar yapmış isimlerin varlığı hissediliyor. Elbette bugün var olanları daha iyi anlamak için biraz geçmişe inmek gerekiyor. 

Cumhuriyet’in gençlik yıllarından bugüne kullandığımız ve bildiğimiz adıyla İstanbul şehri, içinde üç ayrı vilayete bölünüyor. Bunlardan biri tarihi yarımada olarak bildiğimiz ve esas İstanbul olan bölge. İkincisi Beyoğlu, üçüncüsü de Üsküdar olarak belirleniyor. Bu durumda Anadolu yakasının her anlamda cazibe merkezi Üsküdar oluyor. Üsküdar tarihinde en önemli spor kulüplerinden biri, Burhan Felek’in de kurucusu olduğu Anadolu olarak biliniyor. Hatta Burhan Felek’in rakiplerine karşı en fazla “kulübün arkasında şehzade, paşalar olmadığı, onların destek ve himayesine ihtiyaç duymayan bir kulüp yaratmış olmakla” övündüğü anlatılıyor. Üsküdar bünyesinde teşkil edilen Anadolu, Beylerbeyi ve Anadolu Hisarı kulüpleri, kendi aralarında çeşitli spor branşlarında turnuvalar düzenliyor ve gençleri de spora teşvik etmeyi amaçlıyor. Anadolu Kulübü denizcilikte çok ileri gitmişken, Anadolu Hisarı İstanbul’da Galatasaray ile beraber çim hokeyi oynayan 2 kulüpten biri olarak anılıyor. Yine de sportif çeşitlilik ve kaliteli kulüp sayısı o kadar fazla ki Üsküdar kulüpleri sadece birbirileriyle rekabet halinde değiller. Kadıköy’ün Fenerbahçe’si, Altınordu’su ve Hilal’i de ezeli rakipleri arasında sayılıyor. 

Bugün Küçüksu Mesire Alanı olarak bilinen yerde o zamanlar Anadolu Hisarı Er Meydanı adıyla anılan çayır düzlükte Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Anadolu Hisarı, Anadolu Üsküdar gibi pek çok kulüp maç yapıyor. Yani bir dönem sporun kalbi resmen Üsküdar’da atıyor. Şimdi aynı alanda İstanbullular hafta sonu piknik yapıyor, çoluk, çocuk, genç, yaşlı yıllar önce bugünkü profesyonel futbol ligimizin temellerinin atıldığı sahada plastik topla bilmeden geçmişine saygı duruşunda bulunuyor. 

Üsküdar’ın en kıdemli kulüplerinden bir diğeri olan Üsküdar Kulübü, Beşiktaş önderliğinde kurulan “İstanbul Türk İdman Birliği Ligi’nin” 1919-20 ve 1920-21 sezonlarının ikisinde de yer alıyor. Beylerbeyi de aynı yıllarda aynı ligde mücadele ediyor.  Anadolu ve A.Hisarı ise Fenerbahçe ve Galatasaray’la birlikte “İstanbul Futbol Birliği Ligi”nde mücadele ediyorlar. Görüldüğü gibi birden fazla birlik var ve aslında bu takımlar sadece kurdukları birlikler içindeki takımlarla maçlar yapıyorlar. 

Üsküdar tarihiyle ilgili az bilinen gerçeklerden biri de işte tam bu noktada ortaya çıkıyor. Aslen Beyoğlu takımı olarak bilinen ve elbette Mekteb-i Sultani içinde teşkil edilen Galatasaray’ın Ali Sami Yen başta olmak üzere tüm kurucuları, Anadolu yakasında ikamet ediyorlar. Kadıköy ilçesinin Göztepe, Erenköy gibi mahallelerinde oturan bu kulübün ileri gelenleri, Galatasaray’ı, Üsküdar’da kayıt ettiriyorlar. Kim bilir belki de Ali Sami Yen ve arkadaşları kendilerini Kadıköylü hatta o zamanlar Üsküdarlı gördükleri için böyle bir tercihte bulunuyor. 

“Üsküdar, ülke futbolunun mihenk taşıdır.”

Bugün hala Üsküdar’da faaliyetlerine devam eden Selimiye Spor Kulübü, Üsküdar Anadolu 1908, Salacakspor gibi kulüpler var. Ayrıca Anadolu Hisarı İdmanyurdu Kulübü de varlığını sürdürüyor. Üsküdar semti, tarihten aldığı birikim ile bugün İstanbul futbolunda belki söz sahibi değil ancak bugün gelinen noktada ülke futbolu, Üsküdar’a çok şey borçlu. Avrupa yakasında bulunan 100 yılı aşkın kulübün bir dönem Üsküdar sınırlarında top koşturmuş olması, Beşiktaş maçının olduğu bir gün Üsküdar’dan motorlarla Vodafone Stadı’na giden binlerce Beşiktaş taraftarına; kulüplerinin aslında Üsküdar’da hayat bulmuş olması gerçeği Üsküdar’dan Karaköy’e, oradan da Beyoğlu’na ulaşan Galatasaray taraftarına nasıl hissettiriyordur acaba? Üsküdar, ülke futbolunun mihenk taşıdır. Her konuda olduğu gibi futbol ve sporda da ülkeye boyundan, yüz ölçümünden yüzlerce kat daha büyük hizmetlerde bulunmuştur. O nedenle Üsküdar, mümkün olduğu kadar çok takımla profesyonel liglerde temsil edilmeyi hak ediyor. 

Üsküdar mahalle muhtarlıkları

muhtar

Mahallelerin muhtarlık bilgilerine ulaşmak için, oluşturduğumuz detaylı verileri inceleyebilirsiniz.

Acıbadem Mahallesi MuhtarıSemra AydınAdres: 
İlkbahar Sk. No:1
Telefon 1:
02163267821
Ahmediye Mahallesi MuhtarıOsman AktaşAdres:
Şair Nabi Sk. No:40
Telefon 1:
02165321602
Aziz Mahmut Hüday
Mahallesi
Muhtarı
Rıza Şener Adres: Doğancılar Cd. Oyma Saray Çık. Abdulvahap Yıldırım Park İçiTelefon 1:
02164743410
Bahçelievler Mahallesi MuhtarıZekiye HocaAdres:
Sultan Murat Caddesi No:2
Telefon 1:
02163325454
Barbaros Mahallesi MuhtarıTamer Erdem Adres: 
Mareşak Sk. No: 14
Telefon 1:
02166515614
Altunizade Mahallesi MuhtarıRıza ŞenerAdres:
Haluk Türksoy Sk. No: 6/1
Telefon 1:
02164743410
Beylerbeyi Mahallesi MuhtarıAli Kaya İpekAdres: 
Eski Çınar Sk. No: 4/B
Telefon 1:
02163216198
Bulgurlu Mahallesi Muhtarıİrfan GünerAdres: 
Yukarı Bulgurlu Cd. Shell Karşısı No: 91
Telefon 1:
02163352696
Burhaniye Mahallesi Muhtarı
Kadir Uğurtay
Adres:
Genç Osman Sk. No: 9
Telefon 1:
021642260010
Cumhuriyet Mahallesi MuhtarıHasan OcakAdres: 
Esatpaşa Cd. No: 12/A
Telefon 1:
02164122106
Çengelköy Mahallesi MuhtarıCan CumurcuAdres: Tanrıverdi Sk. No: 16Telefon 1:
02163210727
Ferah Mahallesi MuhtarıŞefik GültenAdres:
Ferah Yolu, No:3
Telefon 1:
02164619644
Güzeltepe Mahallesi MuhtarıYıldırım YazıcıoğluAdres:Namazgah Cd. No: 14Telefon 1:
02163214298
İcadiye Mahallesi MuhtarıMehmet Faruk GüllüAdres:
İcadiye, Cemil Meriç Sk. No:2, 34674 Üsküdar/İstanbul 
Telefon 1:
02163917544
Kandilli Mahallesi MuhtarıZeynep Esma OkanAdres:Göksu Cd. No:3Telefon 1:
02163324737
Kısıklı MahallesiErkan KalkanAdres: Ferah Cd. No: 32Telefon 1:
02165315908
Kirazlıtepe MahallesiNazmi YamaçAdres: Semt Pazarı Durağı No: 1Telefon 1:
02163214545
Kuleli Mahallesi MuhtarıKenan BirinciAdres: Vaniköy Cd. No: 103Telefon 1:
02163080243
Kuzguncuk Mahallesi MuhtarıAli Faik KaptanAdres: İcadiye Cd. No: 23/ATelefon 1:
02164952060
Küçük çamlıca Mahallesi MuhtarıCemil TolakAdres: Sabırtaşı Sk. No: 12Telefon 1:
02163402868
Küçüksu Mahallesi MuhtarıNilgül Atasoy Adres:Rasathane Cd. Ömürtepe Yokuşu 
No: 99
Telefon 1:
021644622210
Küplüce Mahallesi MuhtarıEsat İriAdres: Mehmet Aktif Ersoy Cd. No: 17Telefon 1:
02163211537
Mehmet Akif Ersoy Mahalle MuhtarıNevzat AyAdres:Ayışığı Sk. No: 8Telefon 1:
02164224430
Mimar Sinan Mahalle MuhtarıAtilla Selçuk ŞenerAdres: 
Selami Ali Efendi Cd. No: 44/D
Telefon 1:
02163101122
Murat Reis Mahalle Muhtarıİsa KökçüAdres:
Duduoğlu Sk. No: 19
Telefon 1:
02163439975
Salacak Mahalle MuhtarıNaciye YanatAdres:
Harem İskele Cd. No: 2
Telefon 1:
02165534733
Selamiali Mahalle MuhtarıZeki HacıosmanoğluAdres: 
Gazi Cd. No: 39
Telefon 1:
02165327953
Selimiye Mahalle MuhtarıHaluk YegeAdres: 
Selimiye Kışla Cd. Park İçi
Telefon 1:
02164953099
Sultantepe Mahalle MuhtarıGönül UzunAdres:
Selvilik Cd. No: 71
Telefon 1:
02163109444
Ünalan Mahalle MuhtarıMezengül ŞimşekAdres: 
Soyak Cami Sk. No: 4/A
Telefon 1:
02163247878
Valide-i atik Mahalle MuhtarıKenan NalbantoğluAdres: 
Çinili Cami Sk. No: 24
Telefon 1:
02165326464
Yavuztürk Mahalle MuhtarıErdem KavalcıAdres:
Karadeniz Cd. No: 22/2
Telefon 1:
02165201190
Zeynep Kamil Mahalle MuhtarıHayrettin KahyaAdres:
Körbakkal Sk. No: 7/C
Telefon 1:
02165326250

Üsküdar Amirlikleri

Üsküdar ilçesinde yer alan Emniyet Müdürlüğü ve amirliklere listeden erişebilirsiniz.

Üsküdar Emniyet MüdürlüğüAdres: Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cd. No: 21Email: istanbuluskudar@egm.gov.trMüracat:
02162012036
02162012036-37
02162012039
Santral: 02162012035
Üsküdar İlçe Emniyet EKKM BüroAdres: 
Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cad.No:21 (Hükümet Konağı C Blok) Üsküdar
Email:
istanbuluskudar@egm.gov.tr
Telefon 1:
0212162012035-1120-11
Telefon 2:
02162012039
Çengelköy Sabancı Polis Merkezi AmirliğiAdres: 
Çengelköy, Çengelköy Cd. No:10, 34684 Üsküdar
Telefon 1:
02163217206
Telefon 2:  05053579408
Fax: 
02163215818
Doğancılar Şehit Tuncer Mustafaoğlu Polis MerkeziAdres: Salacak Mah. Bestekar Selahattin Pınar Sokak No: 2 ÜsküdarTelefon 1:
 02165531128
Telefon 2:  02165530367
Fax:
 02165530184
Asayiş Büro AmirliğiAdres: 
Selami Ali Mah. Bakkal Adem Sok. No: 1 Üsküdar
Telefon 1:
 02164955700-5633
Fax: 
02164955635
Çocuk Büro Amirliği /
Çocuk Şube Müdürlüğü
Adres: 
Selami Ali Mah. Bakkal Ademi Sok. No: 1 Üsküdar
Adres: 
Selami Ali Mah. Gazi Cd. 119 Üsküdar
Telefon 1:
 02164955705-5551
Fax: 
02163396001
Güvenlik Büro AmirliğiAdres: 
Selami Ali Mah. Bakkal Adem Sok. No: 1 Üsküdar
Telefon 1: 
02164955653-5654
Fax: 
02164955654
Trafik Tescil Büro AmirliğiAdres:
 Mimar Sinan Mah.Dr.Fahri Atabey Cad. No:21 (Hükümet Konağı C Blok) Üsküdar
Telefon 1: 
02162012035 – 1149
Fax: 
02162012042
Pasaport Büro AmirliğiAdres: 
Mimarsinan Mah.
Dr.
Fahri Atabey Cad. No:21 
(Hükümet Konağı C Blok) Üsküdar
Email: istanbuluskudar@egm.gov.trTelefon 1: 
02162012035 -11 40
Yabancılar Büro AmirliğiAdres: 
Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cad. No:21 (Hükümet Konağı C Blok) Üsküdar
Telefon 1:  02162012035 -1140
Silah ve Patlayıcı Maddeler Büro AmirliğiAdres:  Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cad. No:21 (Hükümet Konağı C Blok) ÜsküdarTelefon 1: 
021620120 35
Pasaport MüracaatAdres: 
Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cad.No:21 (Hükümet Konağı C Blok) Üsküdar
Telefon 1: 
02162012035
Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Büro AmirliğiAdres:  Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cad. No:21 (Hükümet Konağı C Blok) ÜsküdarTelefon 1:
02164955678
MOBESE Büro Amirliği

Telefon 1:
05053579403
Sivil Savunma Büro Amirliği

Telefon 1:
02164955699
Kıyı Emniyet Genel MüdürlüğüAdres: Beylerbeyi Mah. Abdullahağa Cad. 16/A ÜsküdarTelefon 1:  02166314000
Personel Büro AmirliğiAdres: Mimarsinan Mah. Dr. Fahri Atabey Cd. 21 C Blok ÜsküdarTelefon 1:  02162012036
Çevik Kuvvet Şube MüdürlüğüAdres: Selami Ali Mah. Gazi Cd. Bakkal Adem Sok. 1 ÜsküdarTelefon 1:  021649551100
Doğancılar Şehit Tuncer 
Mustafaoğlu Polis Karakolu
Adres: Salacak Mah. Bestekar SelahattinPınar Sok. 2 ÜsküdarTelefon 1:  02165531128

Pelin Batu “Güçlü kadınların mekanı” Üsküdar’ı anlattı

Youtube kanalı +90’ın “Semt bizim” başlığı altında, Pelin Batu ile yaptığı Üsküdar videosu, Üsküdar’ın herkes tarafından bilinmeyen yönelerine dikkat çekiyor. Duygu Demirbağ’ın hazırladığı videoda Pelin Batu, Üsküdar’ı “Güçlü kadınların mekanı” olarak nitelendiriyor.

Demirdağ’ın Pelin Batu ile Üsküdar’ı gezdiği videoda, Mimar Sinan’ın nadide eseri Mihrimah Sultan Camii, Kız Kulesi ve Selimiye Kışlası tarihte iz bırakan kadınları hatırlamamız açısından uğranılması gereken esas duraklar. Bunun sebebi, söylentiye göre Mihrimah Sultan Camii’nin Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a olan aşkının bir göstergesi olması, Kız Kulesi’nin bir kadın hikayesini anlatması ve Selimiye Kışlası’nın modern hemşireliği başlatan Florence Nightingale’in tıp tarihini değiştirmesine ev sahipliği yapması.

Üsküdar; tutucu, konservatif ve kapalı bir yer değil

17 yıllık Üsküdarlı olan Pelin Batu, Üsküdar’ın güçlü kadınlar ile hatırlanması gerektiğine dikkat çekiyor ve “zaten tarihte doğru dürüst kadın yok, olanları da silme teşebbüsü var” diyerek, tarihten kadınların silinme çabasını eleştiriyor. Pelin Batu, bir kadın olarak kendi Üsküdar deneyimini şu ifadelerle anlatıyor: “Üsküdar’ı her zaman daha tutucu, daha konservatif ve daha böyle kapalı bir yer olarak hep adandırılırdı ama ben hayatım boyunca burada hiç bir problem yaşamadım.”

Evliya Çelebi’den Karacaahmet’e, Hazerfen Çelebi’den Kırkambar Sahaf’a kadar Üsküdar’la ilgili pek çok bilgiyi bulabileceğiniz videoyu Üsküdar’la ilgilenenlere tavsiye ederiz.

Üsküdar’daki postaneler

Üsküdar PTT şubeleri iletişim ve ulaşım bilgilerine listeden ulaşabilirsiniz.

PTT
Kuzguncuk
Adres: 
Tenekeci Musa Sok. 34674 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri: 
08.30-17.00
Telefon 1:
02165531389
PTTAdres:
 Selamiali, Şht. Asteğmen Halil Ögel Sk. Pk: 34664, 34692 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-12.30
13.30-17.00
Telefon 1: 
02163413496
PTT
Üsküdar
Adres: 
Aziz Mahmut Hüdayi, Hakimiyeti Milliye Cd. No:86, 34672 Üsküdar/İstanbu
Çalışma Saatleri:
08.30-17.00
Telefon 1:
02163414646
PTT
Altunizade Merkez Müdürlüğü
Adres:
Altunizade, Nuhkuyusu Cd 98 A, 34662 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-12.30
13.30-17.00
Telefon 1:
44 1 788
PTT
Selimiye
Adres: 
Salacak, Neyzenbaşı Halil Can Sk. No:75 D:C, 34672 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-12.30
13.30-17.00
Telefon 1: 
02163425439
PTT
Burhaniye
Adres:
Burhaniye, Kağıtcıbaşı Sk. 74A, 34676 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-12.30
13.30-17.00
Telefon 1:
 02163180978
PTT
Kuzguncuk Şubesi
Adres:
Kuzguncuk, Tenekeci Musa Sk. No: 2, 34674 Üsküdar/İstanbul
PTT
Üsküdar Acıbadem Şubesi
Adres:
Acıbadem, Acıbadem Cd. No: 133, 34660 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-17.00
Telefon 1:
 02163245531
PTT
Üsküdar Acıbadem Şubesi
Adres:
Acıbadem, Acıbadem Cd. No:133, 34660 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-17.00
Telefon 1:
 02163245531
PTT
Selimiye
Adres:
Salacak, Neyzenbaşı Halil Can Sk. No:75 D:C, 34672 Üsküdar/İstanbul
Çalışma Saatleri:
08.30-12.30
13.30-17.00
Telefon 1:
02163425439
PTT
Küplüce
Adres:
Küplüce, Mehmet Akif Ersoy Cd. No:1/d, 34676 Üsküdar/İstanbul
Çalışma
Saatleri:
09.30-18.30
Telefon 1: 
02163188840
Ptt
Acıbadem
Posta Dağıtım
Merkez
Adres:
Acıbadem, Acıbadem Cd. No:133, 34660 Üsküdar/İstanbul
Çalışma 
Saatleri:

08.30-12.30 13.30-16.30
Telefon 1:
02165773882
PTTAdres:
Aziz Mahmut 
Hüdayi, Hakimiyeti Milliye Cd. No:88, 34672 Üsküdar/İstanbul
Kargo İşletme Merkez Müdürülüğü Üsküdar Posta Dağıtım MüdürlüğüAdres:
Acıbadem, Acıbadem Cd. No:133, 34660 Üsküdar/İstanbul
Çalışma 
Saatleri:

08.30-17.30
 Telefon 1:
02167002525

Üsküdar’daki Patso Burger, Food Insider’a konuk oldu

Üsküdar İcadiye Mahallesi’nde yer alan Patso Burger, dünyaca ünlü Food Insider’a konuk oldu. Food Insider’ın Twitter’da paylaştığı video kısa sürede yoğun ilgi gördü.

Food Insider’ın Twitter’da paylaştığı videoda patsonun genelde ekmek ve patates kızartması ile yapıldığını ancak Üsküdar’daki Patso Burger’de bunun yanı sıra tavuklu, peynirli ve sosisli gibi farklı seçeneklerin de bulunabileceği belirtiliyor. Videoda Türk mutfağına özgü bir içecek olan ayranın tanıtımı da yapılıyor. Patso Burger önünde oluşan kalabalığın özellikle geceleri arttığına vurgu yapan videoda, ürünlerin fiyatlarına da yer veriliyor.

2.3 milyon kişi izledi

Food Insider’ın yayınladığı video, kısa sürede Twitter’da 2.3 milyon kişi tarafından görüntülendi . Üsküdar sakinlerinin vazgeçilmez mekanlardan biri olan Patso Burger ile ilgili videoya pek çok yorum yapıldı. Yorumlardan bazılarında patsonun türk mutfağına ait bir yemek olmadığı iddia edildi.