İYİ Parti Genel Başkanı Akşener Üsküdar’da esnafı ziyaret etti

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener 27 Ağustos Perşembe günü Üsküdar’da esnafı ziyaret etti. Üsküdar Selmani Pak Caddesi Atlas Sokak’a gelen Akşener, burada partililer tarafından karşılandı. Sokaktaki esnafı tek tek ziyaret ederek ihtiyaç ve beklentilerini dinleyen, pandemi öncesinde ve sonrasındaki satış durumlarını öğrenen Akşener, esnafa katkıda bulunmak için alışveriş de yaptı.

Bir kuyumcunun sorunlarına çözüm önerisi istemesi üzerine, Akşener, esnaftan önerileri ve tavsiyeleri aldığını, sonrasında kamuoyuyla paylaştığını anlattı.

“Siz de müşteri velinimet, geçmişte seçmen de velinimetti. Bunu sağlayan şey, siyasi rekabetti.” diyen Akşener, şöyle devam etti:

“Şimdi siyasi rekabet kalmadı. Değerler üzerinden iki kutuplu bir Türkiye’de yaşıyoruz. En fazla istihdamı sağlayan esnaftır ama maalesef esnafı kimse görmüyor. O nedenle ben bayağı zamandır esnaf üzerine yoğunlaştım. Gördüğüm şey, çok dert var, elektrik, doğal gaz parası, kirası, stopajı, çalışanların sigortasına ödenen katkı payı, girdilerin pahalılaşması, vatandaşın alım gücünün düşmesi gibi. Şimdi pandemiyle beraber bir de müşteri azalması var. Buralardan insan çıkarılmaya başlandığı zaman ülkenin işsizliği tavan yapar. O nedenle, ben size dikkat çekebilmek, açılan paketlerin, yapılan yardımların ana unsurunun esnaf olabilmesi için bir mücadele veriyorum.”

“30 Ağustos bir kutuplaştırma aracı olmamalı”

Esnaf ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Akşener, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:

“30 Ağustos için bize Cumhurbaşkanlığından, sanıyorum Meclis’te grubu olan diğer siyasi partilere davetiye geldi. 10.45’te Anıtkabir’de 30 Ağustos’ta anma ve kutlama olacak. Diğer yerlerle ilgili olarak topluluk açısından yasaklanmasını doğru bulmuyorum. Çünkü dini bayramlar, milli bayramlar birbirinden ayrılamaz. Birbirinden ayırmaya kalktığınız zaman bu esnafı duymazsınız işte. Hep neyi konuştuk biz bugün; değerler üzerinden bir kavga, herkes çok rahat ediyor ama dert sahiplerinin derdini de kimse duymuyor. Halbuki Ayasofya üzerinden kavga çıkarılmaya çalışıldı. Ayasofya’nın ibadete açılmasının kimseyi rahatsız etmediğini cümbür cemaat herkes anladı. Şimdi Ayasofya meselesinin bir kutuplaştırma aracı olmadığı anlaşıldı. 30 Ağustos da bir kutuplaştırma aracı olmamalı. İsteyen gitsin kutlasın, şehirlerde organize olsunlar. Valilikler bunu organize etsin. Canı istemeyen de katılmayabilir, ona bir şey diyemeyiz ama iş yasak boyutuna gittiği zaman o insanları birbirinin karşısına dikiyorsunuz. Doğru bir şey değil.”

“İllerde valilerin başkanlığındaki resmi kutlamalar mutlaka olmalı”

Bir gazetecinin “kutlamaların yapılmamasına salgının gerekçe gösterildiğini” belirtmesi üzerine Akşener, şunları kaydetti:

“Salgının gerekçe gösterilmesini anlıyorum ben de… Salgının gerekçe gösterilmediği bir sürü toplantı oldu. Oralarda salgın geçerli değil, 30 Ağustos için salgın geçerli. Kurallara uyulsun ama bırakın insanlar nasıl bir yol yöntem bulacaksa bulsunlar. İllerde valilerin başkanlığındaki resmi kutlamalar mutlaka olmak zorundadır. Kalabalık yapmadan yapın. Mülki erkan denir adına, o ilin milletvekilleri gelir, siyasi partiler ayırt etmeden, il başkanları gelir bir kutlama yapılır. Değerler üzerinden kutuplaştırma anlaşılmalıdır ki artık kimsenin işine yaramıyor, yaramaz. Gençlerin derdi işsizlik, tepedeki muhteremlerin derdi acaba biz bunları karşı karşıya getirebilir miyiz olunca vatandaş artık yemiyor, inciniyor.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Mali İşler Başkanı Ümit Dikbayır, Gençlik Politikaları Başkanı Berna Sukas, İYİ Parti İstanbul Milletvekilleri Ahmet Çelik, Hayrettin Nuhoğlu, Ümit Beyaz ve Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs de eşlik etti.

Üsküdar’da elektrikli scooter rekabeti: BinBin açılış ücretini sıfırladı, Martı indirime gitti

Elektrikli scooter uygulamaları Martı ve rakibi BinBin, yoğun kullanımın olduğu Üsküdar’da müşteri yarışına girdi. Rekabet kullanıcılara ücret avantajı olarak yansıdı.

Dünya’dan Selenay Yağcı’nın haberine göre, micro-mobility sektörü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yaygınlaşıyor. Pazarın büyümesi rekabeti de beraberinde getirdi. Türkiye’de elektrikli scooter uygulamaları Martı ve rakibi BinBin, Üsküdar’da müşteri yarışına girdi. Üsküdar sahilinde son günlerde genci, yaşlısı, birçok insan elektrikli scooter kiralıyor. Scooter’lılar sahil şeridinde yol boyunca kendi trafiğini bile yaratıyor. Buradaki yoğun kullanım, elektrikli scooter kiralama uygulamaları arasında rekabet doğurdu. BinBin, üniversite kampüslerinden ilk kez Üsküdar’da caddeye çıktı ve yarışa başladı. Başlangıçta BinBin Üsküdar’a özel olarak ‘Bulunduğunuz bölgede açılış ücreti yok’ uyarısı verirken, Martı da buna karşılık açılış ücretini düşürdü.

Kullanıcılar trafiğe alternatif olarak seçiyor

Üsküdar’da bıraktığınız bir elektrikli scooter’ı 2-3 dakikada bir başkası alıyor. Kullanıcıların çoğu vapur iskelesinden Kuzguncuk ya da Salacak yönüne, trafikte alternatif bir ulaşım aracı olarak tercih ediyor. Martı’ya karşılık kullanıcıların BinBin’i tercih etme nedenlerinden biri, daha hızlı olduğu için toplam ücretin düşmesi. BinBin’in iki ayrı hız modu buluyor ve hızlı modunda 25 KM/h hıza ulaşıyor. Martı ise 18 KM/h hıza sabitlenmiş. BinBin, 10 dakikada 2 km. yol giderken, Martı ise 1 km. gidebiliyor. Martı, kendi yerli scooter’ını üretirken, BinBin Üsküdar’da yaklaşık 8 bin liralık ithal scooter tercih ediyor.

Rekabet için pandemide fiyatları düşüren Martı’da şu anda yolculuğa başlamak 1.99 TL. Her bir dakika için 0.59 TL ücret alınıyor. 10 dakikalık yolculuk için 8 TL ödeniyor. Daha önce yolculuğa başlama fiyatı 3 TL’ydi. Üsküdar’da ise Martı ve BinBin’in ücretleri aynı, yani başlangıç ücreti 1.75 TL ve dakikası 0.55 Kuruş…

Yaklaşık 1,5 ayda 400 TL’lik yolculuk yapan BinBin kullanıcısı Cevdet Kör, BinBin’i eğlenceden daha çok ulaşım olarak kullanabildiğini belirtiyor. Sedat Bağcı ise Üsküdar’da scooter kapmanın çok zorlu olduğunu, genellikle rezerve edilebildiği için Martı’nın da tercih edildiğini ifade etti.

BinBin de yerlileşecek

Geçen yıl Mart ayında İstanbul Kadıköy’den başlayarak kullanıma sunulan Martı, Ankara, İzmir, İskenderun, Kocaeli, Kahramanmaraş, Bodrum, Çeşme’nin aralarında bulunduğu 12 il ve ilçeye açıldı. Şu anda 3 milyon kullanıcıya sahip. BinBin, pandemi dönemindeki yoğun ilgiyi görerek, İstanbul’un Üsküdar, Beyoğlu ve Fatih ilçelerinde caddelere çıktı. Şu anda 50 binden fazla kullanıcısı olan girişimin, ulaşım ücreti ise 3 farklı kategoride fiyatlanıyor. BinBin CEO’su Kadir Abdik, kullanıcı deneyimlerine göre kaliteli ve birçok çeşit scooter kullandıklarını, kısa vadede hedeflerinin aynı kalitede yerli scooter üretmek olduğunu söyledi. Abdik, yıl sonuna kadar İstanbul’un tümüne, Samsun ve İzmir gibi illere de açılacaklarını kaydetti.

Asya Pasifik en büyük paya sahip olacak

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü Üyesi Dr. Öğr. Ayşe Bengi Özçelik, Grand View Research’e göre, 2030’da dünya çapında elektrikli scooter pazarının büyüklüğünün yaklaşık 42 milyar dolar olması beklendiğini ve Asya Pasifik bölgesinin bu pazardaki en büyük paya sahip olacağı tahmin edildiğini söyledi. ABD’nin batı yakasında başlayan hikayenin, bugün dünyada 100’den fazla şehre yayıldığını belirten Özçelik, “Özellikle karbon ve sera gazı emisyonu ve gürültü kirliliği gibi çevresel etkenler, yakıt maliyetleri, kalabalık şehirlerdeki zaman yönetimi faktörleri; bu kullanımı basit ve eğlenceli araçları çekici kılıyor. Türkiye’de yeni oyuncuların girişiyle pazar genişlemeye hızla devam ediyor. İstanbul’da BinBin de sokağa çıktı. Ankara’da Palm ve Martı rekabeti de dikkat çekiyor. Kullanıcıların yorumlarından anlaşıldığı üzere daha önce elektrikli scooter kullanıcıları, yeni markalarla da tanışarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapıyor” diye konuştu.

Hem tüketici, hem yatırımcı harekete geçti

Pazarı hızla büyüyen elektrikli scooterlar’ın hem tüketicileri hem yatırımcıları harekete geçirdiğinin altını çizen Startups.Watch Kurucusu Serkan Ünsal ise Türkiye’de şimdiye kadar mobility girişimlerine yaklaşık 14.5 milyon dolar yatırım yapıldığına dikkat çekti. Ünsal, özellikle pandemi etkisiyle kullanımların tüm ülkelerde daha da artacağının öngörüldüğünü ifade etti.

Yasal düzenleme 28 Ağustos’ta açıklanacak

Bisiklet yolu zorunlu olmayacak!

Elektrikli scooter ile ilgili yasal düzenlemenin 28 Ağustos’ta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından açıklanması bekleniyor. Trafik cezalarının gündeme geldiği bu dönemde e-scooter kullanıcılarının çok endişe ettiği bisiklet yolunda kullanma zorunluluğunu ise düzenlemede yer almayacak. Yasal boşluğu gidermesi beklenen düzenleme için bakanlık, sektör temsilcileriyle toplantı yaptı. Bakanlığın koordinasyonunda yapılan Mikro Hareketlilik Odak Grup Toplantısına BTK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Türkiye Belediyeler Birliği, İTÜ, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi ve TÜSİAD’ın yanı sıra sektörün önde gelen firmalarından Bin Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri AŞ, Hergele Electric Scooters, Martı Tech, Palm Tech, ETKU, HOP! Scooters, Bizero, DUCKT, Yapıdrom, Kumru Scooter ve Eşarj katıldı. Ayrıca yurtdışından da Technische Universitat Berlin, Bird, Voi Technology ve Wind Mobilty firmaları üst düzey katılım gösterdi.

Nasıl kullanılıyor?

GİRİŞİMLER sayesinde sokaklara yerleştirilmiş yüzlerce scooter’dan size en yakın olanını mobil uygulama üzerinden kiralayıp, varış noktanıza geldiğinizde de herhangi direğe bağlayıp ödemeyi gerçekleştirebiliyorsunuz. Tüketiciler, bu deneyimin ardından kendi scooter’larını da satın almaya yöneldi. Hatta bazı zincir marketler, indirimli e-scooter satışına başladı.

Avrupada regülasyonla kısıtlandı

Kullanım yaygınlaşıyor olsa da deneyimler güvenlik sebebiyle çeşitli regülasyonlarla kısıtlanıyor. Fransa’da scooter kullanımı, 2019’da sürüş alanları ve sürücülerle ilgili bir dizi kurallarla kontrol altına alındı. Almanya da aynı şekilde kaldırımlarda, bisiklet yollarında ve ana yollarda kullanımı ile ilgili düzenlemeler üzerinde çalışıyor. İngiltere, kamuya açık yollarda kullanımını yasal olarak sınırlamıştı ancak COVID-19 sebebiyle toplu taşımalarda oluşan bulaş riski sebebiyle bu sınırlamayı kaldırmayı planladı.

Şemşi Paşa Camii dolgu alan ile yeniden gündemde

Mimar Sinan’ın 1580 yılında inşa ettiği Üsküdar’da bulunan Şemsi Paşa Camii, dolgu alan ile yeniden gündemde. İddiaya göre Üsküdar Belediyesi, 2017 yılında gelen tepkiler nedeniyle iptal edilmiş olan cami önündeki alanın dolgu yapılması işleminin bugün yeniden başlatılması için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) baskı yapıyor.

Baskı iddiasını Twitter hesabından dile getiren Mimar Ömer Yılmaz ”Yanlış olur Başkanım @hilmiturkmen34” ifadesini kullandı. Aynı paylaşımın altına Mimar Seda Özen Bilgili de ”Azapkapı Sokullu örneğimiz var. Cami, önüne yapılan dolgudan dolayı eğildi.” dedi.

Ne olmuştu?

Şemsi Paşa Camii 2017 yılında önüne deniz dolgusu yapılması için çakılan kazıklar nedeniyle tahribata uğramış, duvarlarında çatlaklar oluşmuştu. Üsküdarlılar yapılan dolgu alan çalışmasını protesto etmişti. Ardından dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, yapımına başlanmış olan yaya yolu projesini durdurduğunu, caminin önündeki kazıkların traşlanacağını ve projenin tekrar değerlendirileceğini açıklamıştı.

Kazık çakılacaksa Mimar Sinan’ın zamanında âlâsı çakılırdı.”

O dönem tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı Şemsi Ahmet Paşa Camii’ne gelerek incelemelerde bulunarak “Burayı genişletecekler, sonra oturup çay içecekler herhalde. Buraya kazık çakılacaksa Mimar Sinan’ın zamanında âlâsı çakılırdı. Niye Mimar Sinan denizi doldurmamış da sen dolduruyorsun?” sözleriyle tepkisini dile getirmişti.

Kazıklar traşlanmadı

Dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın kazıklar tıraşlanacak açıklamasına rağmen aradan geçen 3 yılın sonunda herhangi bir işlem yapılmadığı görülmekte.

Haber Merkezi

Üsküdar’ın çehresini değiştirecek Mimar Sinan Meydanı Projesi için uluslararası yarışma süreci başladı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 24 Ağustos 2020 tarihinde Üsküdar’da “Mimar Sinan Meydanı” güzergahını, düzenlenecek uluslararası yarışmanın jüri üyeleri ile birlikte inceledi. İmamoğlu’na Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar da eşlik etti.

Kuşkonmaz Camii’nden Mihrimah Sultan Camii’ne geçen İmamoğlu, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat’tan çalışmalar ve yarışmayla ilgili bilgiler aldı. Daha sonra beraberindeki jüri üyeleriyle birlikte Mimar Sinan’ın ilçedeki diğer eserlerini dolaştı. Yol boyu ilgi ile karşılanan İmamoğlu’nun son durağı Mimar Sinan Çarşısı oldu.


İmamoğlu, burada yaptığı değerlendirme konuşmasında şunları söyledi:

“Bir Mimar Sinan Meydanı kararının alındığını duyunca, dedim ki; ‘Mimar Sinan’ın anlatılması, hissettirilmesi lazım.’ Bunu, bu alanda nasıl canlandırırız? Aslında iş, çok güzel de genişlemiş. Baktığımızda, Mimar Sinan’ın geneliyle burada hissettirilmesinin çok daha güzel bir duygu olacağını görüyoruz. Genişleme düşüncesi için teşekkür ederim. Çok değerli bir jüri katılımı söz konusu. Az önce bir hocamız söyledi; ‘Yarışmacılardan daha zor işimiz.’ Gerçekten öyle. Çünkü, iyi tanımlamak lazım. Amacımız ne? Hep, ‘Mimar Sinan’ denir, ama sanki ‘denir’; öyle var. Muazzam bir insan ve muazzam bir iş; bize büyük bir miras. İyi anlatılması, hissettirilmesi lazım. Çünkü onun ortaya koyduğu bu eser kabiliyetinin, başkalarına ilham olması lazım. Onu da sağlamanın modeli, bu tür anıların ortaya konduğu alanlar. Burayla kalmaması, genişlemesi güzel ama bir belediye başkanının arzusu, her zaman bu işlerin bir an önce hayata geçmesidir. Bu bağlamda biz isteriz ki; bir an önce İstanbul’un bu köşesinden, güzel Üsküdar’ımızdan bütün İstanbul’a, bütün Türkiye’ye, bütün dünyaya anlatılan güzel anlatıların, güzel anıların, güzel simgelerin varlığıyla buranın olgunlaşması. Burada da meydan çalışmamız inşallah bu yıl sonu toparlanıyor. Hem burası hem camiler, eserleri, çarşısı ve bütün buradan tarihi yarımadaya baktığınızda görünen diğer eserleriyle, belki de Türkiye’nin birçok yerinde olan diğer eserlerini de içine katan bir anlayışla, inşallah iyi tariflerinize güzel karşılık verecek yarışmanın bir an önce hayata geçmesini umuyoruz. Başarılar dileriz.” sözlerini ifade etti.

Üsküdar’ın ve İstanbul’un çehresini değiştirecek jüride, Türkiye’nin alanında uzman akademisyenleri ve mimarları yer alacak.

Yarışmanın, “Danışman ve Asli Jüri Üyeleri” şu isimlerden oluştu:

Nurhan Atasoy: Sanat tarihi profesörü, akademisyen ve yazar.
Cemal Kafadar: Tarihçi, akademisyen, yazar. Osmanlı, Ortadoğu ve Doğu Avrupa tarihi alanında uzman.
Gülru Necipoğlu: Türk sanat ve mimarlık tarihi profesörü. İslam araştırmaları alanında çalışır ve uzmanlık alanı Osmanlı sanatı ve mimarisidir.
Baha Tanman: Sanat tarihçisi, akademisyen. Osmanlı mimarlığı üslupları ve Osmanlı dönemi tekke sanatı alanlarında çalışmalar yürütüyor.
Uğur Tanyeli: Mimar, mimarlık tarihçisi, akademisyen. Türkiye modernliğinin, Osmanlı’nın fiziksel çevre bağlamında irdelenmesi üzerine çalışmalar yürütüyor.
Rahmi Aksungur: Heykeltıraş, eski MSGSÜ rektörü. Türkiye’deki ilk büyük kapsamlı heykel düzenlemesini “Cumhuriyet Tarihi Düzenlemesi Sanat Eserleri Yarışması”nda birincilik alarak Ankara Devlet Mezarlığı’nda yapmıştır.
Emre Arolat: Mimar. Çeşitli mesleki yayınlarda makale ve deneme yazıları yayınlandı. Katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazandı.
Levent Çalıkoğlu: Sanat tarihçisi ve küratör. Türkiye Modern ve Çağdaş Sanatına dair yayınlanmış pek çok makalesi ve kitapları bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok serginin küratörlüğünü üstlenmiştir.
Nilüfer Ergin Doğruer: Heykeltıraş. Kentsel Alan Heykeli üzerine araştırmaları / çalışmaları bulunuyor. Kadıköy çarşı içi heykeli uygulamaları arasındadır.
Kerem Erginoğlu: Mimar. Türkiye ve yurt dışında birçok önemli projeye imza atmıştır.Katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazandı.
Neslihan Pala: Heykeltıraş, MSGSU Heykel Bölüm Başkanı. Beşiktaş Kartal Heykeli’ni yapmıştır.
Han Tümertekin: Mimar. Katıldığı ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödüller kazanmıştır.

Salacak kıyısı kentsel tasarım yarışması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, “İstanbul Senin – Geleceğine Birlikte Karar Verelim” sloganıyla düzenlediği Salacak kıyısı kentsel tasarım yarışması başvurları devam ediyor. Son teslim tarihi 1 Eylül.

İstanbul Boğazı’ndaki eşsiz manzarasıyla büyük ilgi gören, İstanbul’un kimliğinin betimlenmesinde önemli bir yere sahip olan Üsküdar sahili Salacak kıyısı yeniden düzenlenecek. Salacak kıyısının bugününü anlamak, sorunlarını doğru tespit etmek ve potansiyellerini açığa çıkarmak için iki ucundaki kentsel odakların (Üsküdar ve Harem) kent makroformu ve ilişkiler ağı içindeki değişen / dönüşen pozisyonlarını ele alacak olan yarışma, Resmi Gazete’de yayınlanarak ilan edildi. Yarışmada ilk üçe girecek olan tasarım projelerine 150’şer bin TL ödül verilecek. Mansiyon alacak 5 tasarım proje ise 50’şer bin TL ile ödüllendirilecek.

Yarışmanın Şekli ve Türü

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 23. maddesi ile Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği doğrultusunda açılan yarışma; serbest ulusal, kentsel tasarım yarışmasıdır.

Yarışmanın Yeri ve Konusu

Yarışma alanı İstanbul ili Üsküdar ilçesi Aziz Mahmut Hüdayi, Salacak ve Selimiye mahalleleri içinde yer alan ve eklerde (halihazır dwg dosyasında) sınırları verilen alandır. Yarışmanın konusu verilen sınırlar içinde Salacak kıyısının tasarlanmasıdır. Yarışmaya Katılma Koşulları Yarışmaya katılacakların aşağıdaki koşulları yerine getirmesi zorunludur. Ekip olarak katılanların her birinin koşulların tamamına uymaları zorunludur. Ekip olarak katılanların idareyle ilişkilerin yürütülmesiyle sınırlı olmak üzere bir kişiyi ekip temsilcisi olarak belirtmesi gerekir. Yarışmaya ekip olarak katılan ortakların her biri idareye karşı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

Yarışmaya katılacaklarda aranacak koşullar şunlardır:

– TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın şehir plancısı, TMMOB Mimarlar Odası’nın mimar, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası’nın peyzaj mimarı ve meslekten men cezalısı durumunda olmayan en az birer üyesini ekipte bulundurmak.

– Jüri üyelerini ve raportörleri belirleyenler ve atayanlar arasında olmamak.

– Jüri üyeleri (danışman, asli, yedek) ve raportörlerle bunların 1. dereceden akrabaları, ortakları, yardımcıları ve çalışanları arasında olmamak.

-Jüri çalışmalarının herhangi bir bölümüne katılmamak.

– Şartname alıp isim ve adreslerini yarışma raportörlüğüne kaydettirmek (Ekipteki bir üyenin bu şartı yerine getirmesi yeterlidir).

– Yarışmayı açan idarede, yarışma ile ilgili her türlü işlemleri hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve onaylamakla görevli olmamak.

– Yarışmayı açan idare adına hareket eden danışmanlar ile bunların çalışanları arasında olmamak.

– 4734 ve 4735 sayılı kanunlar ile diğer kanunlardaki hükümler ve yönetmelikler gereğince geçici ve sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olmamak. Bu şartlara uymayanlar yarışmaya katılmış olsalar da tasarımları yarışmaya katılmamış sayılır ve isimleri yarışmaya kabul edilmeme gerekçeleriyle birlikte üyesi oldukları meslek odalarına bildirilir.

Yarışma Takvimi

Yarışmanın İlanı: 18 Haziran 2020, Perşembe
Son Soru Sorma Tarihi:
9 Temmuz 2020, Perşembe
Yanıtların İlanı:
13 Temmuz 2020, Pazartesi
Yer Görme için Son Tarih:
3 Ağustos 2020, Pazartesi
Projelerin Son Teslim Tarihi:
1 Eylül 2020, Salı
Posta ile Teslim Alım için Son Tarih:
3 Eylül 2020, Perşembe
Jüri Değerlendirmesi Başlangıç Tarihi:
11 Eylül 2020, Cuma
Kolokyum ve Ödül Töreni:
19 Eylül 2020, Cumartesi

Jüri Üyeleri

Danışman Jüri Üyeleri: Ekrem İmamoğlu (İBB Başkanı)ü Mehmet Çakılcıoğlu (İBB Genel Sekreter Yardımcısı)ü İhsan Yılmaz (İBB Etüd ve Projeler Daire Başkanı V.), Sunay Akın (Yazar – Müzeci – Tiyatro Oyuncusu), Ömer Yılmaz ( İPA Yarışmalar Koordinatörü)

Asli Jüri Üyeleri: Evren Başbuğ (Mimar), Can Çinici (Mimar), Ahmet Zekai Görgülü (Şehir Plancısı & Mimar), Ersen Gürsel (Mimar – Jüri Başkanı), Ceyda Özbilen (Peyzaj Mimarı)

Yedek Jüri Üyeleri: Cihan Sevindik (Mimar), Saadet Tuğçe Tezer Çılğın (Şehir Plancısı), Sibel Yılmazer (Peyzaj Mimarı)

Raportörler: Çetin Bayazit (İnşaat Mühendisi), Başak Çelik (Mimar – İPA Yarışmalar), Gökhan Gül (İnşaat Mühendisi)

Raportör Yardımcıları: Büşra Berişbilal (Mimar), Kübra Elif Durgun (Mimar – İPA Yarışmalar), Muhammed Alp Gürbüz (Mimar), Serhat Ersin Mutlu  (İnşaat Mühendisi), Melike Üresin (Peyzaj Mimarı), İzel Ece Yılmaz (İnşaat Mühendisi), Merve Nur Zeybel (Şehir Plancısı)

Ödüller

Eşdeğer Ödül (3 adet): 150.000 TL
Beş Adet Mansiyon (Eşdeğer):
50.000 TL

Ayrıca satın almalar için 100.000 TL ayrılmıştır. Jüri değerlendirme sonuçlarının ilanından sonra, yukarıda yazılı ödül, mansiyon ve satın alma tutarları, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 29. maddesine göre, yarışmacılara en geç 30 gün içinde net olarak ödenecektir.

Şartname ve Eklerinin Temini

Şartname ve ekleri yarışma web adresinde yarışma süresince bulundurulacaktır. Yarışmaya katılmak isteyenler 80 TL (Seksen Türk Lirası) karşılığında yarışmaya kayıt yaptıracaklardır.

Banka hesap bilgisi: IBAN TR83 0001 5001 5800 7294 544045  VAKIFBANK Valide Sultan Şubesi  EDTS KODU 99010

Yer Görme

Bu yarışmada yer görmek zorunludur.

– Yer görme şehir plancısı, mimar ya da peyzaj mimarı müelliflerden birisi tarafından yapılmak zorundadır.

– Yarışmacılar yarışma alanını kendi olanakları ile gezecekler ve yer görme belgesini Üsküdar Meydanı’nda bulunan İBB Beyaz Masa danışma noktasından kimliklerini ibra ederek alacaklardır.

– Yer görme için son tarih yarışma takviminde belirtilmiştir.

– Yer görme için ödeme yapılmayacaktır.

Şartname ve detaylı bilgi için tıklayınız

Üsküdarlılar en çok Android telefonları tercih ediyor

Kuzey Virginia’da yaşayan veri bilimci Sasha Trubetskoy, kendi adıyla açtığı internet sitesinde şehirlere ilişkin ilginç verileri bir araya getirerek paylaşıyor. Trubetskoy İstanbul’da hangi lokasyonlarda hangi işletim sistemine sahip telefonların ağırlıklı olarak kullanıldığı ile ilgili bir harita paylaştı.

Trubetskoy’ın Türkiye ile ilgili bir paylaşımında İstanbul’da hangi lokasyonlarda hangi işletim sistemine sahip telefonların ağırlıklı olarak kullanıldığı ile ilgili ayrıntılı bir harita bulunuyor.

10,2 Milyon veri bir araya getirildi

Sasha Trubetskoy’ın arkadaşlık, burç yorumu, oyun, çalar saat, tarayıcı gibi binlerce uygulamadan ticari olarak sepetlendirilmiş yaklaşık 10,2 adet kullanıcı koordinatını veri olarak kullanarak hazırladığı haritaya göre Üsküdar’da Android işletim sistemine sahip telefon kullanıcıları, IOS işletim sistemine sahip telefon kullanıcılarına göre daha fazla sayıda.

Haritada pembe ile işaretlenen noktalarda iPhone kullanıcısı çoğunluktayken, mavi ile işaretlenen noktalarda ise Android kullanıcılarının çoğunlukta olduğu belirtilmiş.

Haber Merkezi

Bir parkın yok edilme hikayesi

Gazete Üsküdar olarak Üsküdar’da İmam Nasır ve Eski Keresteciler sokaklarının kesişimi ve Yalı Kahvesi ile Mihrimah Kahve’nin tam karşısında yer alan küçük bir park alanının 2015’ten bu yana uğradığı usulsüz değişimin izini sürdük.

Bir kent suçunu ortaya çıkardık

Üsküdar Mimar Sinan Mahallesi İmam Nasır ve Eski Keresteciler sokaklarının kesişiminde bulunan bir parkın aşama aşama nasıl yok edildiğini araştırdık. Yaptığımız araştırma sonucu, Üsküdar merkezde bugün Kafe Suppa tarafından işgal edilen yerde 2015 yılında Üsküdar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelasının olduğu açık biçimde görülmekte. 2019 yılında ise çim alana söz konusu işletme tarafından masa ve sandalye koyması sonucu çimlerin kuruduğunu ve Park Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelasının da kaldırıldığını doğruladık. Bu alanı araştırırken imar planlarında park alanı olarak işlendiğini ve mevcut halinde park alanının işgal edildiğini gördük.

Üsküdar Merkez, Mimar Sinan Mahallesi, 422 Ada, 3. Parselin Batısında Bulunan Yeşil Alan

İsmini vermek istemeyen bir bölge sakini, 24 Haziran 2020’de parkta bulunan toprak alanın taşlar ile kaplanması ile ilgili şikayette bulunduğunu, belediye ekiplerinin olay yerine gelerek toprak alanı kaplayan taşları sökmeye başladığı bilgisini bizimle paylaştı. Bölge sakininin ifadelerine göre, işletme sahibinin telefon görüşmelerinden sonra belediyeden gelen ekipler taşları yerine koyup olay yerinden uzaklaşıyor.

Google Street View‘in sunduğu hizmetten faydalanarak ve imar planlarını inceleyerek ilgili alanın hangi aşamalardan geçtiğini takip ettik ve süregelen bir kent suçunu ortaya çıkardık.

Yeşil alanların taş ile kaplanarak adım adım nasıl yok edildiğine dikkat çeken bu araştırmayı siz okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz

İmar planlarına göre Üsküdar merkezdeki tek yeşil alan olan parkın 2015 yılındaki Google Street View görüntülerine baktığımızda Üsküdar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelası yer almakta. Fakat aşağıdaki görselde görüldüğü üzere imar planlarına göre yeşil alan olması gereken parselde kafenin kaçak inşaatı görülüyor.

2019 yılında çim alana kafenin usulsüz olarak masa sandalye koyması sonucu çimler kuruyor ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelası kaldırılıyor.

2020 yılı 23 Haziran günü toprak alanın üzeri taş ile kapatılıyor.

Tüm bu bilgileri Google Street View ve imar planları üzerinden doğruladık.

  • Şikayet üzerine Üsküdar Belediyesi ekipleri alana gidip taşları sökmeye başlıyor ve kafe sahibi telefon görüşmeleri yaparak belediye ekiplerini geri gönderiyor.
  • Alanı araştırdığımızda söz konusu bölgenin imar planlarında da park olarak işlendiğini öğrendik.
  • Dahası imar planlarını incelediğimizde bugün Kafe Suppa’nın ve işgal edilen parkın içinde bulunduğu parselin tamamının yeşil alan olduğunu öğrendik. Dolayısıyla imar planlarına göre Kafe Suppa’nın olduğu alanda herhangi bir yapı olmaması gerekiyor.
  • Sonuç olarak Kafe Suppa’nın kapalı alanının ve eskiden park olan ve bugün işgal edilen açık alanın aslında yeşil alan olduğu görülmektedir. Bu durum hem imar planlarından hem de Google Street View’in görüntülerinde yer alan Park ve Bahçeler Müdürlüğü tabelasından ispat edilmektedir.

Yasa park işgaline izin vermiyor

Yasada görüldüğü üzere sosyal donatı alanı olan park ve bahçelerin işgal edilmesi mümkün değil. Buna göre Üsküdar Belediyesi’nin parkı işgal eden özel işletmeyi derhal yıkarak parkı eski haline getirmesi gerekiyor.

Yasanın ayrıntıları şöyle:

  • 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52. maddesi belediye sınırları içinde bulunan aşağıdaki yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla ve yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınarak geçici olarak işgal edilmesi işgal harcına tabi.
  • Pazar veya panayır kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin her türlü mal ve hayvan satıcıları tarafından işgali, yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için geçici işgali durumunda işgal harcı alınır.

Bir kahveden daha fazlası: Tebessüm Kahvesi

Üsküdar Altunizade’de 2016 yılında 21 Mart Down Sendromlular Günü’nde açılan Tebessüm Kahvesi down sendromlu bireylerin toplumsal yaşama katılmasını amaçlıyor. Projede onların gündelik sosyal yaşama ayak uydurmalarına ve toplumda da sorumluluk bilincinin gelişmesine katkı sağlanması bekleniyor. Tebessüm Kahvesi’nin hikayesini ve down sendromlu bireylerin eğitim süreçlerini Tebessüm Kahvesi Proje Koordinatörü Şermin Çoban anlattı.

Biz, downlu arkadaşlarımızın hayatın içinde var olduklarını herkesin görmesini istedik ’’


– Projenin ortaya çıkış hikayesinden bahseder misiniz?


Tebessüm kahvesi, Üsküdar Belediyesi sosyal işler biriminin bir sosyal sorumluluk projesi,  hedef olarak biz, downlu arkadaşlarımızın hayatın içinde var olduklarını herkesin görmesini istedik.Onlara bir fırsat verelim istedik ,fırsat verildiğinde neler yapabildiklerini gösterelim istedik.Burada bizim, on tane arkadaşımız var sabah beş arkadaşımız sabah grubunda beş  arkadaşımız ise öğleden sonra olmak üzere vardiyalı olarak altı saat çalışıyorlar.Tebessüm kahvesi okul gibi düşünülmüş bir proje burada ki on arkadaşımızı eğitip hizmet sektöründe nasıl davranmaları gerektiğini öğretip farklı işletmelerde onların istihdamlarını sağlayacağız ki yeni arkadaşlarımıza yer açılsın istiyoruz.

Projenin ilk faaliyete geçtiği zamanlarda insanların gösterdiği tutumla şimdi sergilenen tutumlar arasında bir değişiklik var mı ?


Buraya çok bilinçli bir profil geliyor ama ilk başlarda buraya gelen misafirlerimiz sanki bebek sever gibi daha insancıl duygularla yaklaşıyorlardı. Arkadaşlarımıza ” canım cicim”, ”hadi gelin oynayalım” şeklinde bir hitap tarzları vardı ama bizim amacımız down sendromlu arkadaşlarımızın toplumun içinde bir birey olarak var olmaları, müşteri profilimizden beklentimiz bana nasıl davranıyorsanız burada ki Cem arkadaşımıza da Emrah arkadaşımıza da aynı şekilde davranılması.. Burada hitap şekillerimizde öyle zaten iş yerinde Cem Bey, Emre Bey gibi hitap şekilleri kullanıyoruz.

Projenin girişim aşamasında karşılaştığınız olumsuzluklardan biraz bahseder misiniz?


Tebessüm kahvesi Üsküdar Belediyesi’nin bir projesi dediğim gibi Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen projeyi her anlamda çok sahiplendi. Siz de görmüşsünüzdür zaten çok nezih çok güzel bir yer Üsküdar’ın en değerli yerlerinden Burhan Felek köşkünün bahçesinde bir mekan. Hiçbir zorlukla karşılaşmadık, hep kolaylıklarla karşılaştık.


– Kafede kaç çalışanınız var?

Kafede şu an profesyonel olarak garson olan üç arkadaşımız var. Mutfakta iki personelimiz var Down sendromlu arkadaşlarımız ise on kişiler ve sadece servis kısmında varlar.Garson arkadaşlarımız onlara nasıl servis yapacaklarını nasıl davranmaları gerektiğini nasıl dükkan açılır, nasıl kapatılır gibi öğretileri öğretiyorlar.

Burası bir okul, sıfırdan geliyorlar buraya ve burada eğitim alıyorlar’’


– İşe başlamadan önce herhangi bir eğitimden geçiyorlar mı ?

Başta da değindiğim gibi burası bir okul,sıfırdan geliyorlar buraya ve burada eğitim alıyorlar. On arkadaşımız var. Hepsi farklı, birinin yapabildiğini diğeri yapamıyor o yüzden hep en bildiklerinden başladık. Bu özel eğitimde özgüvenlerini kaybetmemeleri açısından bu önemli bir şey. Mıntıka yapıyordur, mıntıka yaparak başlar. Daha sonra mendilleri doldurmayı yağdanlıkları doldurmayı öğrenir. Bu şekilde servise girme aşamasına kadar getirdik birçok arkadaşımızı.

– İnsanlar burada olmayı sizce neden tercih ediyorlar ?

Burası çok pozitif bir yer. Manen insanlar burada çok mutlu ve huzur doluyorlar. Bu da projenin amaçlarından biriydi zaten. Yine yeniliyorum ama müşteri profilimizin de bu arkadaşlarımıza fırsat verildiğinde neler yapabildiğini görmesini istedik. Geçmişte, ‘‘yapabilirler mi?’’ düşüncesi vardı insanlarda. Bu arkadaşlarımıza fırsat tanınmıyor. Oysaki benden hiçbir farkları yok. Onlar da bir birey ama tabii ki de özeller duygusal iniş çıkışları fazla biliyoruz ama yaptıkları işi çok güzel sahipleniyorlar.

– Benzer bir girişimde bulunmak isteyenlere öneriniz var mı ?

Bu, insanı çok iyileştiren bir şey mesela kendimden örnek vereyim; İyi niyetiniz inanılmaz gelişiyor. Çünkü karşınızda hep iyi insanlar var hiç kötülük gütmüyorlar. Dünya’ya gelmiş melekler, biz burada on tane melekle çalışıyoruz. Herkesin elini taşın altına sokması lazım belki zor bir iş olduğu düşünülüyordur ama asla değil nasıl baktığınıza bağlı. Onlar paralarını kazanıyorlar, çok mutlular, değer görüyorlar. Bu bir gerçek siz maddi olarak tatmin olduğunuzda çevrenizdeki insanları da tatmin ettiğinizde pek çok şey sizin için kolaylaşabiliyor fırsat verilsin böyle arkadaşlarımıza onlar çünkü her şeyi en iyi şekilde yapıyorlar.

– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

Sadece Downlu değil tüm engel gruplarındaki arkadaşlarımıza fırsat verilmeli çünkü fırsat verildiğinde doğru ellerde, doğru kimliklerle buluştuklarında gerçekten güzel işler yapıyorlar.




Kültür Envanteri Atlası Üsküdar’daki 400 kültür varlığını haritada tanımladı

Bilirsek koruruz” söylemiyle hareket eden Kültür Envanteri Atlası, Üsküdar’daki 400 kültür varlığını, isim, konum ve mahalleleriyle haritada tanımladı. Platformun kurucularından Caner Cangül’le hem proje hakkında konuştuk hem de Üsküdar özelinde değerlendirmelerini aldık. Cangül’e göre Üsküdar, kültür varlıklarını inceleyen kitapları bakımından oldukça zengin olaması itibariyle diğer ilçelere göre çok daha şanslı.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben Caner Cangül, Endüstri Mühendisiyim. Yedi yıldır Ukrayna, Kiev’de yaşıyorum. Öncesinde İstanbul ve Ankara’da yaşadım.

Caner Cangül

Bilmeyenler için bize Kültür Envanteri Atlası’nı anlatır mısınız?

Türkiye ve yakın coğrafyada, Türkiye dışındaysa Osmanlı, Selçuklu ve Karahanlı gibi Türk dünyasını ilgilendiren kültür varlıklarının harita üzerinde işaretlenmesi ve hakkındaki bilgilerin paylaşılmasını amaçlıyoruz.

İnternet sitemizde detaylı arama imkanı sağlıyoruz. Öncelikle, anasayfadaki harita bölümünden bölge, ilçe gibi alt başlıklara gidiliyor. Türkiye, Marmara bölgesi, İstanbul, Üsküdar ve hatta mahalle bazına kadar inebiliyoruz. Uzun açıklamalardansa yapının kimin tarafından yaptırıldığı, ne olduğu, kaçıncı yüzyıla ait olduğu, ne zaman onarıldığı gibi bilgilere kolaylıkla ulaşılmasını istiyoruz. “Etrafta” bölümümüzden konum bazlı olarak bulunduğunuz yerde ve çevresinde neler olduğunu görebiliyorsunuz. Kilometreyi artırıp daha geniş kapsamlı da inceleyebilirsiniz. Örneğin Üsküdar’dan Sarıyer’e gitmek isterseniz orada bir noktayı belirleyerek ne gibi eserler olduğunu önceden görebilirsiniz. Aynı işlemi Türkiye içinde herhangi bir noktada, Balkanlar ve İran’da da yapabilirsiniz. Tamamı olmasa da İran’daki Türk eserlerini de işaretlemeye başladık. 

Proje nasıl ortaya çıktı?

Ben ve benim gibilerin ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıktı diyebiliriz. Gideceğiniz ya da bulunduğunuz bölgede hangi tür kültür varlıkları ya da tarihi eser bulunuyor sorusunun cevabı her zaman yanıtsızdı. Son yıllarda tabelalar eklense de çoğu zaman “Bu nedir?” sorusunun cevabı yok ya da yeterli değil. Bunu özellikle İstanbul’da yaşarken çok hissediyordum. Projenin başlangıcı da o döneme, on küsür sene öncesine dayanıyor. Bir çeşme gördüğünüzde adını, kimin çeşmesi olduğunu, kitabesinde ne yazdığını bilmek güç olabiliyor. Süleymaniye Camii gibi temel yerler için böyle değil elbette ama özellikle Anadolu’da gezerken ne olduğuna dair fikrinizin olmadığı tarihi kalıntılar var. Belki sanat tarihçileri gibi eğitimli kişiler sorun yaşamayacaktır ama bu projede bizim gibi normal vatandaşı hedefliyoruz. 

Daha detaylı anlatacak olursam, çalışmamız harita konumunu temel alıyor. İlk olarak grup parametresi var, sivil yapı mı askeri yapı mı, antik yapı mı bunu ayırıyor. Daha sonra türler var; çeşme, camii, medrese, antik tiyatro, heykeller… Sürekli olarak yeni türler eklenmeye devam ediyor. Sonrasında kültür dönemleri var; Hitit, Memlük, Osmanlı, Selçuklu gibi. Bunları konum ve “Mimar Sinan Eserleri”, “Çanakkale 1915” gibi tematik haritalar takip ediyor. Mimar Sinan eserlerinin oluşturduğu gezi yolu, Üsküdar merkezde Mihrimah Sultan Külliyesi’yle başlayıp sahilden Şemsi Paşa Külliyesi’ne doğru devam ediyor. Yeniden Üsküdar içine girerek tekrar Valide-i Atik Camii’nin orada bitiyor. Böylece toplamda yaklaşık 20 Mimar Sinan eserini görmüş oluyoruz. Valide-i Atik’e ilk gittiğimde içerisindeki yapıları gördüm ama ne olduğunu bilmiyordum. Şimdiyse külliyenin imaret, medrese, tekke, darüşşifa, gibi yapılarını tanımlamak da mümkün.

Üsküdar için farklı gezi yolları da hazırlamak isteriz. Bunun için kültür elçilerinin çalışmalarını ya da Üsküdar Belediyesi’nin hazır gezi yollarını da kullanabiliriz. Haritaya işlediğimiz zaman konumunuza göre hangi yöne gideceğinizi görebiliyorsunuz. Yol boyunca karşılaşacağınız eserler hakkında bilgi de alabiliyorsunuz.

Kaç kişilik bir ekipsiniz?

Aslında başlangıçta iki kişiydik. İlk açıldığımızda yaklaşık yedi bin nokta, çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere, zaten işaretliydi. Projenin çıkış noktası da İstanbul’du.

Kültür elçileri diye tanımladığımız bir grubumuz var, bize katılmak isteyen herkesi içimize katıyoruz. Şu ana kadar ellinin üzerinde kişiye yetki verdik. Beklentimiz her katılımcının daima aktif olması değil elbette. Mümkün oldukça her türlü güncellemeyi yapabilirler. 

Siteyi aralık ayında açtık, üzerinden yaklaşık yedi ay geçti. Ayda ortalama bin tane yeni varlık tanımlaması yaptık. Bununla birlikte mevcut varlıklar üzerinde sık sık güncelleme oluyor. Fotoğraflar ekleniyor. Elbette noktaların tespit edilip doğru fotoğrafların bulunması yorucu olabiliyor. Bu yüzden kültür elçilerimizin zaman ayırabilecek kişiler olması da önemli.

Üsküdar Kültür Envanteri haritası için tıklayınız.

Biraz Üsküdar’dan konuşalım istiyoruz. Üsküdar Kültür Envanteri Atlası hakkında neler söylersiniz?

Üsküdar’da halen eksiğimiz çok fazla ama yavaş yavaş tamamlamaya devam ediyoruz. İstanbul’da ağırlıklı olarak Tarihi Yarımada’yı çalıştık. Geçmişte benim çalışmalarım da bu yönde olmuştu. Şu anda Üsküdar’da yaklaşık bin tane kültür varlığı vardır diye düşünüyorum. “Üsküdar” olarak arattığımızda 418 tane kültür varlığı işaretli gözüküyor. Ayrıca Acıbadem, Ahmediye, Aziz Mahmud Hüdayi gibi mahalle bazında da görüntüleyebiliyoruz. Elbette eksiklerimiz var, özellikle mahalle kısmında. Bu noktada da kültür elçileri devreye giriyor. Örnek verecek olursak, Şehzade Seyfettin Çeşmesi, Üsküdar’da Mimar Sinan Mahallesi’nde ve Osmanlı dönemine ait. Şimdilik elimizdeki tek bilgi bu. Daha detaylı bilgiyi başka biri sağlayabilir. Aynı şekilde hatalı bir bilgiye rastlanırsa bunun düzeltmesi de yapılabilir.

Zaten en önem verdiğimiz nokta enlem boylam olarak konumun belirlenmesi çünkü konumun aksine sokak, mahalle bilgisi çok değişken. Üsküdar’da da mahalle değişikliği yaşandı. Eski bir kaynakta aradığınız mahalleyi artık bulamayabilirsiniz. O yüzden şu an güncel, Büyükşehir ya da Üsküdar Belediyesi’nin sınırlarını çizdiği mahalle isimlerini kullanıyoruz.

Emetullah Gülnuş Valide Sultan Çeşmesi
(3. Ahmet Çeşmesi)
Ali Osman Dilekoğlu/2019

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Türkiye içinde ve dışında her türlü kültür varlığını ve kaybolan eserleri işaretliyoruz. Örneğin İstanbul’da 208 tane kaybolan eser var. Üsküdar’daysa kayıtlı 5 tane gözüküyor. Bu eserleri işaretlerken genelde eski fotoğraflarını da ekliyoruz. Geçmişte ve günümüzde mevcut olanların hepsini işaretlemek istiyoruz. “Bilirsek koruruz!” diyoruz, sloganımız bu. Özellikle daha genç kuşakların çevresinde ne olduğunu öğrenmesini istiyoruz. İnsanlar isimlendiremedikleri şeyi korumuyor. Bu merak duygusunu kaşımak ve daha detaylı bilgiye ulaşmanın yolunu açmak istiyoruz. Çıkış noktamız da çabuk ulaşılıp fayda sağlamaktı. Amacımız sitede fazla ziyaretçi olmasından ziyade kişilerin ihtiyacının karşılanması. Elbette başka kanallardan, ansiklopedilerden bu bilgilere ulaşılabilir ama günümüzde telefon kullanmayan neredeyse kalmadı. Anlık bilginin kitaba ulaşamayacağımız zamanlarda da bulunmasını istiyoruz. Bir yapıyı internette araştırabilmek için önce yapının ne olduğunu bilmek gerekiyor. Bunu sağlamak istiyoruz. 

Üsküdar kültür varlıklarını inceleyen kitaplar bakımından zengin, ulaşılabilecek pek çok kaynak mevcut. Bizim isteğimiz Üsküdar’daki eksik kültür varlıklarının da nokta nokta tanımlanması. 

Kültür Elçileri sayımızı olabildiğince artırmayı, hatta mümkünse yıl sonuna kadar iki yüz kişiye ulaşmayı umuyoruz. Eksik parametre kalmadan, geçmişten günümüze dek fotoğraflarla birlikte tamamlamak istiyoruz. Uzun soluklu bir proje. Yanlış bilgiye sebebiyet vermemek adına bilgi girişi halka açık değil ama kültür elçisi olmak isteyen herkes destek olabilir. Özellikle Üsküdar’ı bilen arkadaşların bize katılmasını isteriz. Bize ulaşırlarsa Üsküdar Belediyesi’yle de ortak çalışabiliriz. 

Acıbadem Gülistan Sitesi sakinleri: Kentsel dönüşümü rantsal dönüşüme çevirdiler

Üsküdar Acıbadem’de kentsel dönüşümle ilgili davaları devam eden ve hakkında yürütmenin durdurulması kararı bulunan Gülistan Sitesi sakinleriyle Üsküdar Belediyesi zabıtaları arasında gündüz saatlerinde arbede yaşandı. Site sakinleri akşam düzenledikleri basın açıklamasıyla seslerini duyurmaya çalıştı.

Kentsel dönüşüm mağduru olduklarını ifade eden site sakinlerine göre kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme çevirilmiş durumda. Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’e site ile ilgili davalar sonuçlanıncaya kadar yıkım kararından vazgeçme çağrısında bulunan vatandaşlar çadır kurarak nöbet tutmaya başladılar.

Alanda konuşma yapan CHP Üsküdar İlçe Başkanı ve Acıbadem Mahalle Sakini Suat Özçağdaş:
”Üsküdar’da yine kamu yararına olmayan bir mesele ile karşı karşıyayız. Acıbadem’in tam merkezinde yer alan bu konutta 1500’den fazla insan 225 daire bulunmakta. Sabah saatlerinde buraya baskın ile gelindi, savaş koşullarında bile olmayacak bir durum. Buradaki birçok insan darp edildi. Bunu, bu halka neden reva görüyorlar? Kentsel dönüşüm burada yaşayan herkesin isteği, insanlar da sağlıklı koşullarda yaşamak istiyorlar. Burada yapılan şey kentsel dönüşüm değil, alanı gasp etmek.” dedi.

Acıbadem Gülistan Sitesi Sakini Neval Cansever ise:
”Biz bu sitede 30 yıldır yaşayan ev sahipleriyiz. Sabah saat 6-7 gibi kapılarımıza dayandılar ve neye uğradığımızı şaşırdık. Düşmana saldırır gibi buraya geldiler ve evlerimizi bu hale getirdiler. Annelerimiz, babalarımız bu evleri ne emekler ile yaptılar. Bizim amacımız evlerimizi yaptırmamak değil, doğru koşullarda bizlerin haklarını da koruyarak evlerimizi yaptırmak ama amaç bu değil, büyük bir rant içindeyiz. Bu yapılanlar korkunç. Bizim gayemiz evlerimizi yaptırıp tüm site sakinleri ile birlikte tekrardan buralarda oturmak.” dedi.


Bir başka site sakini Saadet Aksu :
”Buraya gelen dolandırıcı müteahhit maalesef bizleri oyalayarak kandırdı. 2014 yılından beri süren bir kentsel dönüşüm süreci var. Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’i biz bu konu ile alakalı ziyaret ettik. Türkmen, bizlere yardım edeceğini iddia etti. Bizlere destek değil köstek oluyorlar, 6 yıl sonra geldiğimiz duruma bak! ‘’Benim görevim yıkmak. ‘’ sözlerini biz site sakinlerine söyledi. Bizzat şahit oldum, buraya polisler ile gelip bizleri merdivenden sürüklediler.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi