Üsküdar Minyatür Yarışması başladı

gazete üsküdar

Üsküdar Belediyesi tarafından düzenlenen yarışma önemli bir sanat ve tarih merkezi olan Üsküdar’ın geçmiş ve kültürel yanının aktarılabileceği, basılı ya da dijital tüm mecralarda Üsküdar Belediyesi tarafından kullanılabilecek eserleri seçilecek.

Üsküdar’da gerçekleştiren Minyatür Yarışmasının amacı, amatör yada profesyonel sanatçıların özgün eserlerini üretilmesi amacı taşıyor. 7 Ekim 2020 tarihinde duyurulan yarışma için 15-30 Aralık 2020 tarihleri arasında eserler gönderilecek. 12 Şubat 2021’de açıklanacak sonuçlar için yarışmaya katılım şartları açıklandı;

  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışma her yaştan katılımcıya açıktır. 18 yaşın altında olan katılımcılar yarışmaya veli iznini içeren muvafakatname ile katılabilir.
  • Yarışmaya seçici kurul üyeleri ve Üsküdar Belediyesi çalışanları katılamazlar.
  • Daha önce sergilenmiş, sosyal medya da dâhil olmak üzere herhangi bir mecrada yayınlanmış, taklit veya kopya eserler yarışmaya katılamaz.
  • Üsküdar Minyatür Yarışması, minyatür sanatının desteklenmesi, Üsküdar’a dair özgün sanatsal eserlerin üretilmesi ve bu eserlerin Üsküdar Belediyesi tarafından güncel formlarda basılı ya da dijital ortamlarda kullanılması amacıyla tertip edildiğinden derecelendirmeye girmeye hak kazanan eserler katılımcılara iade edilmez.
  • Katılımcılar, Üsküdar Belediyesi’nin yarışma sonucunda derecelendirmeye girmeye hak kazanan eserleri kitap, broşür, el ilanı, katalog, logo, afiş, billboard, tanıtım materyalleri, turizm dökümleri, sosyal medya gibi baskılı ve dijital ortamlarda yapılacak olan çalışmalar ve sair çalışmalarda süresiz ve sınırsız olarak kullanılabileceğini kabul eder.
  • Yarışma sonucunda derecelendirmeye girmeye hak kazanan eserler mülkiyet ve telif hakları ile birlikte Üsküdar Belediyesi’nde kalacaktır. Dereceye giren katılımcılardan telif haklarının kullanımı için taahhütname alınacaktır.
  • Yarışmaya katılan tüm yarışmacılar Üsküdar Belediyesi tarafından belirlenen yarışma şartlarını okumuş ve onaylamış kabul edilirler.
  • Üsküdar Belediyesi, yarışma koşullarında değişiklik yapma, yarışmayı erteleme ve yarışmayı iptal etme hakkına sahiptir.

• Yarışmacılar en az 25 cm, en fazla ise 75 cm ebatlarına sahip olan eserler ile yarışmaya katılabilirler.

• Yarışmaya katılacak olan eser üzerinde herhangi bir isim, unvan, mühür vb. tanıtıcı bir sembol veya ibare bulunmamalıdır.

• Eserin arka bölümüne eserin görünümüne zarar vermeyecek bir şekilde 4 rakam ve 2 harfe sahip 6 karakterli bir rumuz yazılmalıdır.

Ödüller;

A. Derece
İlk üçe giren her bir yarışmacıya dereceleri açıklanmayacak şekilde aşağıdaki ödüller verilecektir.

A: 6000 TL (Altıbintürklirası)

B: 6000 TL (Altıbintürklirası)

C: 6000 TL (Altıbintürklirası)

B. Mansiyon

D: 2000 TL (İkibintürklirası)

Türk sineması emektarlarından Sırrı Elitaş’ın Üsküdar hatıraları

gazete üsküdar

  Yeşilçam’da kötü adam rolleriyle unutulmaz filmlere imza atan Sırrı Elitaş, sinema hayatı boyunca yaklaşık 600’den fazla yapımda, 40’ın üzerinde televizyon dizisinde ve birçok tiyatro oyununda rol aldıç Kemal Sunal ile oynadığı “Davaro” ve “Deli Deli Küpeli” filmlerinde aldığı rollerle tanınan, Türk sinemasının emektar isimlerinden Sırrı Elitaş’ın vefatının ardından 5 yıl geçti.

Bazı kaynaklara göre Adıyaman, bazı kaynaklara göre ise Erzurum’da dünyaya gelen Elitaş’ın doğum tarihi de birçok yerde 1 Ocak 1944 olarak belirtilirken, SinemaTürk’te yazılan bilgiye göre sanatçı 2 Ağustos 1938 yılında doğdu.

Çocukluk yıllarını İstanbul Üsküdar‘da geçiren Elitaş’ın sinemaya girişinin de birçok kaynağa göre Öztürk Serengil’in kendisini keşfetmesiyle gerçekleştiği belirtiliyor.

Türk sinemasına 1956- 1957 yıllarında adım atan sanatçı, Yakup Sancı’ya verdiği röportajında ise beyazperdeye adım atış hikayesini şöyle anlatıyor:

“1956 model Chevrolet arabam ile Üsküdar‘da şoförlük yaparken bir akşamüstü bir adam geldi yanıma. Arabayı kiralamak istedi. 125 lira ücret istedim. Adam 60 lira teklif etti. Sonra ‘zaten bir saat işi var film çekiyoruz’ deyince yelkenleri indirdim. Film deyince adamı tanıdım. Eski oyunculardan Sadri Karan, hem oyunculuk yapıyor hem de prodüksiyon amiri olarak çalışıyordu. ‘Madem filmde kullanacaksınız o zaman 75 lira olsun’ dedim. Arabaya binip sete gittik. Akşamüstü ışıkları yakmışlar, her taraf alev alev yanıyor. Cennet gibi geldi gözüme. O zamana kadar hiç sete gitmemiştim. Hiç film çekimi görmemiştim. Bir de baktım rahmetli Ayhan Işık var orada, o zamanın ünlü oyuncularından Pola Morelli, Kadir Savun hepsi oradalar. 

Yemek paydosuydu. Bir adam geldi sen de yemeğini ye dedi. Sağ ol yemeyeceğim dedim. ‘Olur mu? Sabaha kadar buradayız. Siz de ekipten birisiniz gelin yemeğinizi yiyin” deyince ben de gidip Ayhan Işık’a yakın bir yere oturdum. Mahalleli balkonlardan, pencerelerden bizi seyrediyordu. O zamanlar benim gençlik yıllarım. Set bizim mahalledeydi. Seyredenlerin içinde benim sevdiğim kız da vardı. Sevdiğim kıza hava atmak için Ayhan Işık’ın arkasına yanaştım ceketini hafifçe tuttum. Ayhan abi görmüyor beni. Ayhan Abi’nin ceketini tutarken nefesim kesildi. Heyecandan ölecektim. 

Yemeğimizi yedik arabanın yanına geldim. Yanıma biri geldi. Filmde şoför olarak oynayacakmış ama araba kullanmasını bilmiyor. ‘Abi bana araba kullanmasını öğret yoksa işi kaçıracağım figüran olarak geldim filmde oynamak için benim sıram geliyormuş ne yapacağım şimdi?’ dedi. ‘Araba kullanmak hemen öğrenilmez ki’ dedim. Bir de baktım şoför arıyorlar. Şoför kaçmış. Rejisör arabanın yanında beni görüyor. ‘Şu uzun boylu, bıyıklı çocuk oynasın şoförü’ demiş. Sonra kabul ettim. Ne yapmam gerektiğini anlatıyor biri. Sahne başladı aynen dediklerini yaptım. Adama iyi bir yumruk attım. Ayhan abi nara atarak arkalardan geldi. Adamlar kaçtı. Sahne bitti. Rejisör Lütfü Akad, ‘Sen hiç filmde oynadın mı?’ dedi. ‘Hayır oynamadım ama Muammer Karaca Tiyatrosu’nda oynadım’ dedim. ‘Peki sinemada oynar mısın?’ diye sorunca, ‘Oynarım tabii niye oynamayım’ deyince ‘bana adresini ver’ dedi. Aradan bir iki ay geçti eve bir mektup geldi. ‘Sayın Sırrı Elitaş, şu gün şu saate Uğur Film de ol.’ diye…”

Siyah saçları, gür siyah bıyığı ve sert bakışı gibi dikkat çekici fiziksel özellikleriyle Türk sinemasının önemli figüran oyuncularından biri olarak gösterilen Elitaş, 1960’lı ve 1970’li yıllarda “Karacaoğlan”, “Kır Atlı Efe”, “Aslan Bey”, “Ana”, “Ezo Gelin”, “Susuz Yaz”, “Düğün”, “Avşar Beyi” ve Yılmaz Güney ile birlikte rol aldığı “Aç Kurtlar” gibi Anadolu’da geçen hikayelerin beyaz perdeye aktarıldığı Yeşilçam filmlerinde rol aldı.

Elitaş, 1961-1965 yıllarında da Öztürk Serengil’in hem şoförlüğünü hem de dublörlüğünü yaptı. 1981’de yönetmenliğini Kartal Tibet’in üstlendiği, başrollerinde ise Kemal Sunal, Şener Şen, Adile Naşit ve Ayşen Gruda gibi usta isimlerin yer aldığı “Davaro” adlı filmdeki performansıyla kariyerinde önemli bir noktaya ulaşan Elitaş, filmde yer almasının hikayesini ise şu ifadelerle aktarmıştı:

Eşkiya rolünün hikayesi

“Eşkiya rolü oynayacak birini arıyorlarmış. Bu adam hem sert hem de komik olacakmış. Ağayı oynayacak kişiler üzerinde konuşmuşlar. Biri Erol Taş olur demiş. Diğeri o çok sert olur. Sonra Hayati Hamzaoğlu üzerinde durmuşlar ondan da vazgeçilmiş. Sonra rahmetli İhsan Yüce demiş ki, ‘Sırrı Elitaş diye bir adam var, hem sert hem komik tam bu role göre biri’. Sonra bir mekana gittim. Yine rahmetli Kemal Sunal ile Kartal Tibet oturuyorlar. Kartal Tibet dedi ki, ‘Kemal’de çok güzel bir eşkıya rolü var oynar mısın?’, ‘Oynarım abi ne demek. Teşekkür ederim’ dedim. Kemal Sunal ile bu filmle başladık çalışmaya sonra 20 kadar film yaptık. Kartal abiden Allah razı olsun. Çok iyi bir insan. Kafa rolleri hep o oynattı bana.”

Kötü adam rolleriyle unutulmaz filmlere imza atan sanatçı, 1986 yılında Mesut Engin, Nilgün Bubikoğlu, Suna Pekuysal, İlhan Daner ve Kazım Kartal’ın oynadığı ve senaryosunu yazdığı “Yetimlerin Türküsü” adlı filmle ilk kez yönetmenliği denedi.

Yaklaşık 600’den fazla yapımda, 40’ın üzerinde de televizyon dizisinde ve birçok tiyatro oyununda rol alan sanatçı, yine bir röportajında Yeşilçam döneminde günde yaklaşık 2-3 filmde birden çalıştığını söyleyerek, “Yeşilçam’ın en iyi döneminde yılda yaklaşık 300 film çekiliyordu. Biri geliyor ‘yarın bendesin’, diğeri gelir ‘yarın bendesin’. Kapanın elinde kalıyorduk. Biz de şaşırıyorduk yarın hangi filme gideceğiz diye. Bazı prodüksiyon amirleri işi garantiye alıp bizi akşamdan ayarlardı. Günde iki üç filmde çalışırdık. Sokak çok hareketliydi. Geçti o günler. Ölüp tekrar dünyaya geldiğimde, vali, paşa amir memur değil yine sinemacı, yine oyuncu olmak isterim.” ifadelerini kullandı.

İki kez “Sinema Emek Ödülü”ne layık görülen Elitaş, aynı zamanda 30 yıl boyunca Oraloğlu Tiyatro Grubu’nda oyunculuk yaptı.

 Evli ve 5 kız çocuğu sahibi olan Elitaş, 24 Temmuz 2010 tarihinde “Madende Tuzak” filminin çekimleri için geldiği Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde beyin kanaması geçirdi. Yoğun bakıma alındıktan sonra tedavisine Üsküdar‘daki evinde devam edildi.

Daha sonra Üsküdar Çamlıca Erdem Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınan Elitaş, 9 Ekim 2015 tarihinde vefat etti.

Usta oyuncunun rol aldığı bazı film ve diziler şöyle:

“Yılan Hikayesi”, “Keloğlan”, “Kır Çiçekleri”, “Böyle mi Olacaktı”, “Çiçek Taksi”, “Talihsiz Bilo”, “Hangimiz Eşek”, “Gülcan”, “Muallim Bey”, “Karanlık Dünya”, “Bu Devrin Kadını”, “Beyaz Yaz”, “Ana Yüreği”, “Aile Pansiyonu”, “Kader Böyle Yazdı”, “Sosyete Şaban”, “Şabaniye”, “Zavallılar”, “Yabancı”, “Sonsuz Sokaklar”, “Ortadirek Şaban”, “Beş Kafadar”, “Şalvar Davası”, “Gecenin Sonu” 

“İstanbul’da Bir Sonbahar Kabaresi” Üsküdar Meydanı’nda

üsküdar sahil meydanı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Covid-19 tedbirleri kapsamında faaliyetlerine ara veren sanatçılara destek amaçlı “İstanbul’da Bir Sonbahar Kabaresi” etkinlikleri düzenliyor. Ektinlik kapsamında 4 Ekim Pazar günü Üsküdar Meydanı’nda da iki farklı oyun sahnelenecek.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında çalışmalarına ara veren tiyatrocular, maddi ve manevi zarara uğrarken İstanbul Büyükşehir Belediyesi destek amaçlı bir etkinlik takvimi düzenledi. “İstanbul’da Bir Sonbahar Kabaresi” etkinlikleri kapsamında Üsküdar Sahil Meydanı’nda 4 Ekim Pazar günü Kaplumbağa ve Tavşan Çocuk Oyunu (Saat: 17.00 – 17.40) ve Rulet (Saat: 18.00 – 19.30) oyunu sahnelenecek.

Üsküdar Sahil Meydanı’nda 4 Ekim Pazar günü için düzenlenen oyunlar:

Kaplumbağa ve Tavşan Çocuk Oyunu Saat: 17.00 – 17.40

Rulet Saat: 18.00 – 19.30

İBB Şehir Tiyatroları yeni sezonu 16 yeni oyunla açıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 29 Eylül Salı günü yeni sezon için perdelerini açtı. Üsküdar Kerem Yılmazer ve Musahipzade Celal Sahnesi’de 14 oyun sahne alacak.

İBB şehir tiyatroları eserlerini artık tek perde ve küçük oyuncu kadrolarıyla sahneleyecek. “Sezon Minimal” başlıklı yeni sezon, 16 yeni oyun prömiyeri yaparken, özel tiyatrolara destek amacıyla 50 ekip de İBB sahnelerine konuk olacak.

Üsküdar’da hangi oyunlar yer alacak?

Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde yer alacak oyunlar:

Kıyıya Oturmanın Böylesi

Lelio ve Flaminia’nın aşkını sahneleyecek oyunda, Merve Engin “Gabrielliano” stilinde anlatacak.

Tarih: 29 Eylül Salı 20.30

Şişman Güzeldir

İdeal beden algısı üzerinden tasarlanan oyunun başrolünde Füsun Demirel yer alıyor.

Tarih: 1 Ekim Perşembe 20.30

Gölge Veri

Dans ve hafıza arasındaki ilişkiyi irdeleyen oyun geçmiş ve gelecek belleği ele alıyor.

Tarih: 3 Ekim Cumartesi 20.30

Mağrur Fil Ölüleri

Semaver Kumpanya’nın romantik oyunu “Mağrur Fil Ölüleri” akıcı rejisi ve temposu yüksek oyunculuklarıyla izleyenleri nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.

Tarih: 6 Ekim Salı 20.30

Joko’nun Doğum Günü

Oyun, sistemin insan bedenini ve aklını kontrol altına alma hırsını, ezen-ezilen ilişkisi üzerinden absürd bir anlatım biçimi ile ele alıyor.

Tarih: 8 Ekim Perşembe 20.30

Less Than No Time

Kareografi ve performansını Mustafa Kaplan ve Filiz Sızanlı’nın sergilediği oyun Türkçe çevirisiyle “Andan Daha Kısa” anlamına geliyor.

Tarih: 10 Ekim Cumartesi 20.30

Kısraklı Kadın

Terk ettiği Anadolu toprakıyla Batı arasında bocalama yaşayan bir kadının hikayesini anlatan oyun, daha önce İngiltere, Almanya, İsveç ve Hollanda gibi ülkelerde sahnelendi.

Tarih: 27 Ekim Salı 20.30( Prömiyer) 29 Ekim Perşembe 20.30 31 Ekim Cumartesi 20.30

Musahipzade Celal Sahnesi

Ay Carmela!

İç savaş dönemini anlatan oyunda,  iki varyete oyuncusu  Carmela ve Paulino, Franco önderliğindeki Milliyetçiler tarafından rehin alındıktan sonra istemedikleri bir gösteriye zorlanıyorlar. Peki bu savaşı nasıl sahneleyecekler?

Tarih: 29 Eylül Salı 20.30 1 Ekim Perşembe 20.30 3 Ekim Cumartesi 20.30 13 Ekim Salı 20.30 15 Ekim Perşembe 20.30 17 Ekim Cumartesi 20.30

Sevdadır

Arkadaş Z. Özger, 1960’lı yıllarda şiir yazmaya başlamıştır. Düşünsel birikimin özümsendiği ve toplumsal hareketliliğin oluştuğu dönemlerdir. İkinci Yeni’nin olanaklarını kullansa da aynı zamanda eleştirir. Toplumla sürekli bir çatışma halindedir. İçtenlikle anlatır. 1973 Yılında henüz 25 yaşında yitirdiğimiz Arkadaş Z. Özger’in şiirleri çeşitli dergilerde yayınlanır. Ancak ölümünden sonra kitap haline getirilir.  Çok erken yaşta yitirdiğimiz şairin bugüne aslında ne kadar fazla şey söylediğine tanık oluyoruz.

Tarih: 6 Ekim 20.30

Kral

Eugene Ionesco’nun “Kral Ölüyor” adlı komedisini yeni bir dramaturji ve metin çalışmasıyla “Kral” adıyla sahneliyor.

Tarih: 8 Ekim 20.30

Lanet Olası Lanet Kuş

Martı’nın uyarlamasını ele alan oyun martı’nın kendisinin değil ama yıllarca yapılan karamsar, depresif, huysuz, uyumsuz, mutsuz gösterimlerinin parodisini anlatıyor.

Tarih: 10 Ekim Cumartesi 20.30

Ahududu

Şiddetli ve adaleti sorgulayan oyun, . İçinde birçok tenhası olan, aynı zamanda tek bir espri üzerine gidebilen bir kara komedi.

Tarih: 20 Ekim Cumartesi 20.30

Şatonun Altında

William Shakespeare’in Macbeth oyunundan yola çıkılarak uyarlanan metin, Lecoq pedagojisinin en özgün stillerinden biri olan Bufonlar oyunun temel yapısını oluşturuyor.

Tarih: 22 Ekim Perşembe 20.30

Nihayet Makamı

İşgal altındaki İstanbul’da, bir zamanların şöhretli şairesi Şehvar Hanım’ın yalnız hayatı, bir ziyaretle değişir. 

Tarih: 24 Ekim Cumartesi 20.30

Üsküdar Tekel Sahnesi’nde bu hafta!

Gazete Üsküdar Aksesuvarcı

İlk gösterimini 1 Eylül 2020 tarihinde Üsküdar Tekel Sahnesi’nde gerçekleştiren Aksesuvarcı oyunu, tekrar seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Eberhard Streul tarafından kaleme alınan, yönetmenliği Ali İpin üstlendiği “Josef Bieder’in Yıldızının Parladığı An (Aksesuvarcı)” adlı oyun, mesleğine ve sanata aşık aksesuvarcı Josef Bieder’in hayatına odaklanıyor. İlk gösterim öncesinde pandemi tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulunan İpin, seyirci sayısının yarıya düşürüldüğünü ve girişlerde ateş ölçülerek salona giriş yapılacağını belirtmişti.

Tekrar gösterime girecek oyun, bu akşam ve 1-3 Ekim tarihlerinde seyirciyle buluşacak.

Sergi: Su Altında Nefes

Üsküdar Nevmekan Bağlarbaşı Galeri ‘Su Altında Nefes’ Sergisi ile sanatseverleri ve sualtı tutkunlarını buluşturdu.

Su Altında Nefes Sergisi 1982 yılında sualtı fotoğrafçılığına başlayan ve günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde sualtı fotoğrafçılığına devam eden Ateş Evirgen imzalı. Pandemi tedbirlerine uygun olarak açılışı yapılan sergiye Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de katılım sağladı.

Image

Kuzey Kutbu ve Antarktika sularını fotoğraflayan ilk Türk olan Evirgen’in, sergide Dünya denizlerinde çektiği birbirinden ilginç canlıları yansıtan fotoğrafları bulunuyor. 33 fotoğrafın yer aldığı sergi 8 Kasım’a kadar ziyaretçilerini bekliyor.

“Şişman Güzeldir” Üsküdar Kerem Yılmazer sahnesinde

şişman güzeldir füsun demirel

İdeal beden algısı üzerinden tasarlanan oyun, 1 Ekim 2020 tarihinde Üsküdar Kerem Yılmazer sahnesinde seyirciyle buluşacak. Komedi türündeki oyunun 90 dakikadan oluşacağı biliniyor.

Sistemin insanlara dayattığı “ideal beden algısını” bir “Meta” olarak gören ideolojiyi, eleştirel bir bakış açısıyla ele alan oyun; kilolu olduğu için kocası tarafından terk edilen ve kızı tarafından yalnızlaştırılan Mattea’nın gözünden absürt bir ironiyle seyirciye aktarılıyor. Oyuncu kadrosunda Füsun Demirel, Demet Ergün, Mert Küçülmez ve Ayşegül Sağlam yer alırken, oyunun yönetmenliğini Füsun Demirel yapıyor.

Biletleri tükenen oyuna yoğun talep olduğu aşikarken, seyirci 1 Ekim tarihini bekliyor.

Üsküdar’da Bekir Sıdkı Sezgin’i anma konseri

Bekir Sıtkı Sezgin

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği “Besteleriyle Bekir Sıdkı Sezgin’i Anma Konseri” 23 Eylül 2020 tarihinde Üsküdar Altunizade Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek.

Solistliğini Bekir Sıdkı Sezgin’in oğlu Hüseyin Kudsi Sezgin yapacak. Üsküdar Altunizade Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek olan konserin 75 dakikadan oluşması bekleniyor.

Bilet almak için; https://biletinial.com/muzik/besteleriyle-bekir-sitki-ittmt

Nevmekan Sahil’de bakır ve tombak ustası Kaya Kalaycı ile konuştuk

Nevmekan Sahil’de, “Madenin İhtişamı” sergisinde 70’ten fazla eserinin yer aldığı bakır ve tombak ustası Kaya Kalaycı, Osmanlı motiflerini madenle buluşturdu. Açılışını Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in yaptığı sergi, 18 Ekim’e kadar ziyaretçilerini bekliyor.

“Ben de bu işin içinde büyüdüğüm için bu işi yapmaya başladım.”

1959 doğumlu olan bakır ve tombak ustası Kaya Kalaycı, İstanbullu. Büyük dedesi ve babasının da bakır işiyle uğraştığını belirten Kalaycı, zamanla bulunduğu ortam içerisinde bu işe yöneldiğini belirtti. Saraylardaki ve kitaplardaki tombak eserlerini günümüze aktarabilmek için birebir aynısını yaptıklarını ifade ederken bu fikrin Çiğdem Simavi’ye ait olduğunu ve yabancı devlet büyüklerine hediye olarak verildiğini ifade ediyor. Şimdiki gençlerin bunları bilmediğini ve onlara da ithaf ettiklerini belirtiyor.

“Tombak, belli başlı bakır objelerin motiflerle altın amalgamla üstünün sıvanmasına verilen bir ad.”

Tombak hakkında detaylı bilgiler veren Kalaycı, aslında bunun biraz riskli olduğunu, bunun nedenini yapıştırma fiilini Osmanlı döneminde cıvayla yaptıkları için ustaların genç yaşta bundan etkilenip öldüklerini ve hatta daha sonra yasaklandığını belirtiyor.

”Benim amacım bu güzel eserleri yeni yapılan camilerimizde tarihi eser ve bazı restorasyon işlerinde kullanmak. Gelecek nesile aktarabilmek, o yüzden biz bu sergiyi açtık.”

Tombaklamanın sabır gerektiren bir iş olduğunu söyleyen Kalaycı, bu işlemi kızının yaptığını ifade ediyor. Bu işin sırrının altını ziyan etmeden yapmak olduğunu söylerken, kendisinin 10 ₺’ye mâl ederken kızının ise 5-6 ₺’ye mal ettiğini söylüyor.

Babam hiç istemedi dükkanda çalışmamı.

Alman Lisesinde okuyan Kalaycı, babasının dükkanda çalışmasını istemediğini belirtiyor. Okuldan sonra yine de dükkanlarına gittiğini ifade eden Kalaycı o zamanlarda turist yoğunluğunun fazla olduğunu belirterek turistlere satış yaptığını söylüyor. O zamandan beri bu mesleğin içinde olduğunu ve bu işi öğrendikten sonra sergi açmayı çok istediğini belirtiyor. Hayallerinin gerçekleştiğini söyleyen Kalaycı, cümlelerinde Çiğdem Simavi, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve danışmanı Gülsüm Hasbal İsmailoğlu’na yer vererek teşekkür ediyor.

Üsküdar Tekel Sahnesi “Bir Nefes Dede Korkut” oyunu ile buluşuyor

Dede Korkut Masallarının yer aldığı oyun, Gökçe Kurt Elitez’in yönetmenliğinde Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyircilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Oyun yönetmeni Gökçe Kurt Elitez’in derlediği oyun, 15-17-19-22-24 ve 26 Eylül 20.00 tarihlerinde Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyircilerle buluşacak. 1 perdenin 1 saat 10 dakikadan oluştuğu oyun, Dede Korkut Masallarını barındırıyor. Oyunda aynı zamanda Ziya Serkan Doğan, Fuat Yıldız ve Bahri Çakır da yer alıyor.

7. Art Ordo Uluslararası Tiyatro Festivali’nde En İyi 3. Oyun ödülünü kazanan sahneye bilet bulmak pek mümkün değilken, pandemi dolasıyla şu an çok kolay bilet bulunuyor.

Bilet ve iletişim bilgileri için http://www.devtiyatro.gov.tr/DevletTiyatro/tr adresini ziyaret edebilirsiniz.