Acıbadem Gülistan Sitesi sakinleri: Kentsel dönüşümü rantsal dönüşüme çevirdiler

Üsküdar Acıbadem’de kentsel dönüşümle ilgili davaları devam eden ve hakkında yürütmenin durdurulması kararı bulunan Gülistan Sitesi sakinleriyle Üsküdar Belediyesi zabıtaları arasında gündüz saatlerinde arbede yaşandı. Site sakinleri akşam düzenledikleri basın açıklamasıyla seslerini duyurmaya çalıştı.

Kentsel dönüşüm mağduru olduklarını ifade eden site sakinlerine göre kentsel dönüşüm rantsal dönüşüme çevirilmiş durumda. Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’e site ile ilgili davalar sonuçlanıncaya kadar yıkım kararından vazgeçme çağrısında bulunan vatandaşlar çadır kurarak nöbet tutmaya başladılar.

Alanda konuşma yapan CHP Üsküdar İlçe Başkanı ve Acıbadem Mahalle Sakini Suat Özçağdaş:
”Üsküdar’da yine kamu yararına olmayan bir mesele ile karşı karşıyayız. Acıbadem’in tam merkezinde yer alan bu konutta 1500’den fazla insan 225 daire bulunmakta. Sabah saatlerinde buraya baskın ile gelindi, savaş koşullarında bile olmayacak bir durum. Buradaki birçok insan darp edildi. Bunu, bu halka neden reva görüyorlar? Kentsel dönüşüm burada yaşayan herkesin isteği, insanlar da sağlıklı koşullarda yaşamak istiyorlar. Burada yapılan şey kentsel dönüşüm değil, alanı gasp etmek.” dedi.

Acıbadem Gülistan Sitesi Sakini Neval Cansever ise:
”Biz bu sitede 30 yıldır yaşayan ev sahipleriyiz. Sabah saat 6-7 gibi kapılarımıza dayandılar ve neye uğradığımızı şaşırdık. Düşmana saldırır gibi buraya geldiler ve evlerimizi bu hale getirdiler. Annelerimiz, babalarımız bu evleri ne emekler ile yaptılar. Bizim amacımız evlerimizi yaptırmamak değil, doğru koşullarda bizlerin haklarını da koruyarak evlerimizi yaptırmak ama amaç bu değil, büyük bir rant içindeyiz. Bu yapılanlar korkunç. Bizim gayemiz evlerimizi yaptırıp tüm site sakinleri ile birlikte tekrardan buralarda oturmak.” dedi.


Bir başka site sakini Saadet Aksu :
”Buraya gelen dolandırıcı müteahhit maalesef bizleri oyalayarak kandırdı. 2014 yılından beri süren bir kentsel dönüşüm süreci var. Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’i biz bu konu ile alakalı ziyaret ettik. Türkmen, bizlere yardım edeceğini iddia etti. Bizlere destek değil köstek oluyorlar, 6 yıl sonra geldiğimiz duruma bak! ‘’Benim görevim yıkmak. ‘’ sözlerini biz site sakinlerine söyledi. Bizzat şahit oldum, buraya polisler ile gelip bizleri merdivenden sürüklediler.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi


Üsküdar’da Boğaz’a bakan asırlık fıstık çamı usulsüz şekilde kesildi

11 Ağustos 2020 Salı günü Üsküdar’ın ve İstanbul Boğazı’nın simgelerinden olan ve zamanında müdahale edilmediği için yok edilen asırlık fıstık çamının usulsüz kesimiyle ilgili ayrıntılara ulaştık.

Üsküdar Belediyesi zamanında sorumluluk almadı

Üsküdar Belediyesi ağaç henüz kesilmeden önce saat 11.00 civarında şikayet almasına karşın, ancak konu sosyal medyada gündem olduktan 6,5 saat sonra olay yerine gidip tutanak tuttu.

Sürece tanıklık eden bir mahalle sakini olayın detaylarını Gazete Üsküdar’a anlattı:

”Ağacın kesildiği yerin adresi Salacak Mah. Bestekar Selahattin Pınar Sok. No: 116, Üsküdar Belediyesi’ni sabah 11 civarında arayıp durumu bildirdim. Henüz kesim yapılmamıştı. Acil müdahale etmelerini, aksi takdirde çok kısa süre içinde ağacın kesileceğini, asırlık bir çam olduğunu, denize ön görünümde bulunduğunu aktardım. Şikayet numaram 798010. Saat 11:16’da sisteme kaydedilmiş. Durumun acil olduğunu belirttiğim için beni Park ve Bahçeler Müdürlüğüne aktardılar. Oradaki memura da durumu anlatınca hemen bir görevli göndereceklerini söyledi, kapattım. 
Kimse gelmedi, sanırım bir 20-25 dakika sonra ağaç kesildi.”

Orman İşletmesi Müdürlüğüne göre kesim usulsüz

”Birkaç saat sonra takip etmek için Park ve Bahçeler Müdürlüğünü tekrar aradım. Görevli göndermemişler, çünkü özel mülk onların alanına girmiyormuş. Bu sefer konuştuğum memurla biraz tartıştık, zira eğer bunu ilk telefonda bana söyleseler başka yerleri arayacağımı, belki de ağacı kurtarabileceğimizi söyledim. Beni Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğüne yönlendirdiler. Orayı aradım, en azından bir ceza uygulanması beklentisiyle. Ancak adres onların yetki alanına girmiyormuş. Beni Alemdağ Orman İşletmesine yönlendirdiler, orayı aradım. Çıkan memura durumu baştan anlattım. Memur kendilerine izin başvurusu yapılmadığını, dolayısıyla bu kesimden haberdar olmadıklarını, ekibin sahada olduğunu, döndüklerinde adrese yönlendireceğini, ancak en fazla 350 TL idari para cezası uygulanabileceğini, ellerinden daha fazlasının gelmeyeceğini belirtti. Ardından çektiğim videoyu Twitter’a koydum. Video yayınlandıktan sonra belediye görevlileri harekete geçti. Saat 17:46’da tutanak tuttuklarını belirten fotoğrafı paylaştılar. Yani benim şikayetimden tam 6,5 saat sonra.”

Fıstık çamları Üsküdar için neden önemli

Fıstık çamları tarih boyunca Üsküdar için önemli bir simge haline gelmişlerdir. Hatta ilçe sınırları içerisinde çok sayıda anıt ağaç niteliğinde fıstık çamı vardır. Fıstıkağacı semti de ismini fıstık çamından almaktadır.

1858 yılına Üsküdar’da doğan ve hayatı boyunca Üsküdar’da yaşayan ressam Hoca Ali Rıza fıstık çamlarını ve boğazı şöyle resmetmiştir:

Haber Merkezi

Üsküdar’da pazar yerleri ve alışveriş merkezlerinde Kovid-19 denetimleri

İçişleri Bakanlığı genelgesine göre yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek ve Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in katılımı, zabıta ekipleri ve sağlık işleri müdürlüğü görevlileri eşliğinde Kovid-19 denetimi gerçekleştirildi.

Pazar yerleri ve alışveriş merkezlerini denetleyen Demiryürek ve Türkmen, esnafa maske kullanımı, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına özen gösterilmesi konusunda uyarıda bulundu. Demiryürek ve Türkmen denetimler sırasında vatandaşa ve esnafa maske dağıttı.

Kaymakam Demiryürek, halk pazarındaki denetimin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, vatandaşların genel anlamda kurallara uyduğunu, aksayan noktaları düzeltmenin de görevleri olduğunu dile getirdi.

Maske kullanımına vatandaşın büyük oranda riayet ettiğini gözlemlediklerini aktaran Demiryürek, pazar esnafının da gün içerisinde maskeyi düzenli kullanması yönünde sahadaki zabıtalara görev düştüğünü söyledi.

Demiryürek, denetimlerin daha ne kadar süreceğine ilişkin soru üzerine, “Sayın Bakanımızın açıkladığı 10 günlük bir periyodumuz var. Biz bu süreçte daha doğrusu bu sıkıntı olduğu sürece bütün kurumlarımızla sahada olacağız.” yanıtını verdi.

“Sosyal mesafe konusunda hassasiyetimizde sıkıntı var”

Üsküdar Belediye Başkanı Türkmen de İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda illerde valiler, ilçelerde kaymakamların koordinasyonunda yoğunluklu denetimlerinin ikincisinin yapıldığını hatırlattı. 

Üsküdar‘da pazar yerleri, alış veriş merkezleri, güzellik salonlarında, bakkal ve marketlerde denetimlerin gerçekleştirildiğini aktaran Türkmen, “Burada amaç şudur; vatandaşımızın ve esnafın dikkatini arttırmak, farkındalığı oluşturmak. Bu konuda özellikle pazar esnafı duyarlı. Biz buradayız diye değil, genel olarak maske konusuna dikkat ediyorlar. Ben hem tebrik ediyorum hem de zaten maskesiz satış yapan esnaf varsa yasal müeyyidesini uyguluyoruz. Bu işin affı yok zaten taviz de veremeyiz. Maalesef bu salgın bitmedi hala devam ediyor ve çok fırsatçı bir virüs bu virüs. En ufak bir ihmali anında fırsata çeviriyor.” dedi.

Pazar girişlerinde vatandaşın ateşini ölçtüklerini, maskesiz girişlerine izin vermediklerini belirten Türkmen, denetimlerde maske, sosyal mesafe ve hijyen konusundaki hassasiyeti arttırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkmen, bu salgın sürecinin ancak böyle aşılabileceğini ifade ederek, bu denetimleri sıklıkla yapmakla bu sorunu aşacaklarına inandıklarını belirtti.

Bir gazetecinin, “Vatandaşın koronavirüse yaklaşımına ilişkin gözleminiz nasıl?” sorusu üzerine Türkmen, “Vatandaşımızın bu virüsün ciddiyetini tam manasıyla kavradığını söyleyemem. Özellikle sosyal mesafe konusunda hassasiyetimizde sıkıntı var. Eğer maskesiz birbirinize çok yakınsanız, virüsün istediği ortamı oluşturmuşsunuz demektir. Zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyen görüntüleri görüyoruz. Gençlerin, çarşı ve pazarda dolaşanların, toplu taşıma kullananların bu kuralları ihlal ettiklerini görüyoruz. Son zamanlarda görüldüğü üzere vaka sayısı maalesef binin üzerinde seyretmeye başladı. Demek ki sosyal mesafe konusunda gerekli duyarlılığı ihmal ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Üsküdar’da bağışlanan arazi uygunsuz kullanım nedeniyle davalık oldu

Üsküdar Çamlıca’da bir ailenin yıllar önce okul yapılması şartı ile bağışladığı arazi, usulüne uygun kullanılmadığı gerekçesiyle dava açılarak geri talep edildi.

Bigün Gazetesinden İsmail ARI‘nın haberine göre Üsküdar’da 1994 yılında ‘okul yapılması’ şartıyla bağışlanan arazi Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Medipol Hastanesi tarafından otopark olarak kullanıyor. Olay yargıya taşındı, Ş.E. arsanın 2016’nın sonuna kadar atıl bırakıldığını söyledi ve kendilerine iade edilmesini talep etti. Bilirkişi arsayı bağışlayanı haklı bularak davacının geri alma hakkını kullanabileceğini ifade etti.

Ş.E., Üsküdar Bulgurlu Mahallesi 79 ada ve 32 parsel numaralı arsanın, babası tarafından okul yapılması için bağışlandığını söyledi ve amacına uygun kullanılmadığı gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı ile Maliye Hazinesi adına İstanbul Muhakemat Müdürlüğü’ne dava açtı.

Bilirkişi haklı buldu

İstanbul Anadolu 31’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davada, arsanın durumunun tespit edilmesi için bir inşaat mühendisiyle bir hukukçu tarafından arazide keşif yapılarak bilirkişi raporu hazırlandı. 12 Mayıs tarihli raporda, Milli Eğitim Müdürlüğü arsanın okul bahçesi olarak kullanıldığını ve üzerine derslik inşa edileceğini açıklamasına rağmen otopark olarak kullanıldığı için söz konusu açıklamanın gerçeği yansımadığına dikkat çekildi. Raporda, arsanın sahibi tarafından 1994’te ortaokul alanı olarak kullanılmak üzere Maliye Hazinesi’ne bağışlandığı ancak arsanın amacına uygun kullanılmadığı vurgulandı.
Bilirkişi raporunda, bağışlanan arazinin 79 ada, 34, 48 ve 51 no’lu taşınmazlarla birleştirildiği kaydedildi. Ardından da 79 ada 52 no’lun taşınmazın birleştirme sonrası bir kısmının Medipol Üniversitesi’nin kurucu vakfı Türkiye Eğitim Sağlık ve Araştırma Vakfı (TESA) ile Maliye Hazinesi adına tescillendiğini aktarıldı. Bilirkişi arsanın fiilen hastanenin otoparkı olarak kullandığını vurguladı.

Üsküdar’daki 472 yıllık Mimar Sinan eserine klima ünitesi takıldı

Üsküdar’da bulunan 472 yıllık geçmişe sahip Mihrimah Sultan Külliyesi bir bölümüne takılan klima üniteleri nedeniyle dikkatleri üzerinde çekti. Tarihe yapıya zarar verildiği gerekçesiyle sosyal medyada tepkiler oluştu. Yetkiler ünitelerin kaldırılacağını açıkladı.

İstanbul Üsküdar’da, 1548 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından kızı Mihrimah Sultan adına, Mimar Sinan’a yaptırdığı Mihrimah Sultan Camii’nin Tıp Merkezi bölümünün bacalarına asılan klima üniteleri, tarihi dokuya zarar verdiği ve görüntü kirliliğine neden olması sebebiyle sosyal medya üzerinde tepkiye yol açtı.

Klima üniteleri kaldırılacak

Konuyla ilgili İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz sosyal medya hesabından “Kültürel miras ecdadın hatırası, evlatlarımızın emanetidir. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Sümela Manastırı gibi tarihi eserlerde dünyaya örnek çalışmalara imza attığımız bir dönemde Mimar Sinan’ın hatırasını mı koruyamayacağız. Kurullarımız ve ilgililerle görüştük. O klima oradan kaldırılacak” diye paylaşımda bulundu.

Güncelleme: Klima üniteleri kaldırıldı

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: 

“Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Külliyesi’nin bir bölümünde Tıp Merkezi olarak hizmet veren tarihi yapının bacalarındaki klimalar kaldırıldı. İstanbul’un kültürel ve tarihi emanetlerini, gelecek nesillere aktarmak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

Üsküdar’daki Sultan Abdülhamit Han Hastanesinde yangın

Üsküdar Selimiye Mahallesi Tıbbiye Caddesi üzerinde bulunan Sultan Abdülhamit Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi içerisinde bulunan 2 katlı idari binanın çatısında çıkan yangın söndürüldü.

Alınan bilgiye göre, Üsküdar’daki Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yerleşkesinde bulunan iki katlı idari binanın çatısında, henüz bilinmeyen nedenle küçük çaplı yangın çıktı.

Haber verilmesi üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede söndürüldü.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yangının saat 21.30 sıralarında çatı tadilatı yapıldığı sırada meydana geldiği belirtildi

Açıklamada, “Çatı tadilatı sırasında ufak çaplı bir yangın çıkmış olup maddi hasar oluşmadan, kısa sürede söndürülmüştür. Olaydan herhangi bir hasta ya da personel etkilenmemiştir. Sağlık hizmetleri sunumunda herhangi bir aksama olmamıştır.” denildi.  

Üsküdar-Karaköy-Eminönü vapur hattının sefer saatleri değişti

Üsküdar-Karaköy-Eminönü vapur hattının sefer saatleri değişti. Şehir Hatları A.Ş. güncel sefer saatlerini sosyal medya hesaplarından duyurdu.

4 Ağustos 2020 Salı itibarıyla Üsküdar-Karaköy-Eminönü hattında uygulanan güncel sefer tarifeleri aşağıdaki gibidir:

Üsküdar ve olası deprem senaryoları

Yıllardır dillendirilen ve beklenen büyük İstanbul depremi, bölgenin jeolojik yapısına ve deprem riskine göre depreme karşı önlem almamız konusunda bizi uyarıyor. Biz de Üsküdar’ı olası bir İstanbul depreminde nelerin beklediğini Jeolog/akademisyen Prof. Dr. Okan Tüysüz ile konuştuk.

Tüysüz; İstanbul Avrupa yakasına oranla daha sağlam olarak addedilen Anadolu yakasında yer alan ilçemiz Üsküdar’ın jeolojik olarak sağlam bir bölgede konumlandığını söylüyor ve ekliyor: “Üsküdar İstanbulun güneyinde yer alması nedeniyle Marmara Denizi içerisinde bulunan ve olası büyük İstanbul depreminin kaynağı olan Kuzey Anadolu Fayı’na en yakın ilçelerden biri.”

“İlçe sınırları içerisinde yumuşak zeminler son derece sınırlı.”


Jeolojik yapı olarak Üsküdar büyük ölçüde “İstanbul Paleozoyik İstifi” adı ile bilinen kayalar üzerinde oturuyor. İlçe sınırları içerisinde yumuşak zeminler son derece sınırlı. Bu nedenle bir deprem durumunda önemli bir heyelan ya da zemin sıvılaşması beklenmemekte. İlçe içerisinde aktif bir fay yok. İlçede sadece Istavroz Deresi, Bekar Deresi ve ilçenin Beykoz ile sınırını oluşturan Küçüksu deresi vadileri boyunda sınırlı alanda alüvyonlar bulunuyor.”

Jeolojik yapının önemi kadar aktif faylara yakınlığın da deprem riski hususunda büyük önem arz ettiğine değinen Tüysüz, Üsküdar’ın Kuzey Anadolu fayına ne kadar yakın olduğunu şekiller ile gösteriyor: “Bilindiği gibi kaya ortamları deprem dalgalarını özümsemekte ve hızını yavaşlatmakta, buna karşılık alüvyon gibi gevşek ve gözeneklerinde su olan zeminler deprem dalgalarını büyütmekte ve yüzeydeki sarsıntısının artmasına neden olmakta. Tüm bu olumlu durumlara rağmen Üsküdar İstanbulun güneyinde yer alması nedeniyle Marmara Denizi içerisinde bulunan ve olası büyük İstanbul depreminin kaynağı olan Kuzey Anadolu Fayı’na en yakın ilçelerden biri. İlçenin Kuzey Anadolu Fayı’na olan uzaklığı 17 ile 27 km civarında değişmekte. 

Solda-Üsküdar İlçesi kaya ve yumuşak zemin haritası: Kahverengi alanlar kaya, sarı alanlar ise yumuşak zemin (alüvyon) üzerinde oturmaktadır. Sağda- Marmara Denizi içerisinde Kuzey Anadolu Fayı’nın Üsküdara en yakın parçası olan Adalar segmenti.”

7.5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmesi durumunda Üsküdar için senaryo: 95 can kaybı, 42 ağır yaralı”

Büyük İstanbul depreminin neredeyse kaçınılmaz olduğunu belirten Tüysüz, depremin şiddetinin ve zamanlamasının tam olarak kestirilemediğini fakat hazırlık senaryolarının en kötü ihtimal olarak kabul edilen 7,5 şiddetinde bir depreme göre oluşturulduğunu belirtiyor ve Üsküdar için ortaya çıkan sonuçları bizimle paylaşıyor: “İstanbulda büyük bir deprem olasılığı olduğu bilim camiasında yıllardır bilinir, ancak bu olasılık 17 Ağustos 1999 depreminden sonra kamuoyunda da yakından takip edilmektedir. Bazı farklı görüşler olsa da Marmara Denizi içerisinde 7den büyük bir deprem olma olasılığı oldukça fazladır. Her ne kadar zamanı konusunda güvenilir bir yaklaşımda bulunmak mümkün değilse de bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda nerelerin ne şiddetle sarsılacağı ve bu sarsıntı durumunda ne tür hasarların meydana geleceği konusunda oldukça çok araştırma ve rapor bulunmaktadır. En kötüye hazır olmak gerektiğinden İstanbul ve Marmara çevresini etkilemesi olası depremin büyüklüğü M=7.5 olarak kabul edilmekte ve hazırlık senaryoları buna göre yapılmaktadır. Bunlardan en son senaryo Haziran 2020 de İBB Deprem ve Zemin Araştırma Birimi (DEZİM) tarafından ilçe bazında yayınlanmıştır. Her ne kadar senaryo depremi büyüklükleri aynı olsa da bu rapor kayıplar açısından 2002 de Japon International Cooperation Agency (JICA) tarafından hazırlanan çalışmaya göre çok daha iyimser bir senaryo içermektedir.

İBBnin bu raporuna göre (https://depremzemin.ibb.istanbul/calismalarimiz/tamamlanmis-calismalar/istanbul-ili-olasi-deprem-kayip-tahminlerinin-guncellenmesi-projesi/) İstanbul için en kötü senaryo olarak bilinen 7.5 büyüklüğünde bir deprem olması durumunda en çok sarsılması beklenen yerler ilçenin güney yarısında yer alır. Aşağıdaki harita böyle bir depremde beklenir en yüksek yer ivmesi dağılımını göstermektedir (ivme ne kadar büyük ise depremin yaratacağı sarsıntı da o kadar büyük olacaktır, ivmenin yer çekimi ile eşit olması durumunda ise (~1 g) taş üstünde taş kalmaz, nesneler havada uçar.” 

Bina ve altyapı durumu

İlçenin kentleşme karakterine bakıldığında, Üsküdar’da yapıların büyük oranda 1-4 kat aralığında yer aldığı görülmektedir. Bunda ilçenin çok eski yerleşim yerlerinden olması rol oynamaktadır. Yapı yaşları baz alındığında ise yapıların %85’inin 2000 ve öncesi yıllarda inşa edildiği tespit edilmiştir. Deprem kaynaklı riskin azaltılmasına yönelik eylemlerde, önceliğin bu yapı grupları olması gerektiği düşünülmektedir.



Kentlerde depremler; sadece can kaybına ya da bina, köprü vb. üstyapıda hasarlara neden olmazlar. Olası büyük depremler kentlerde kritik öneme sahip doğal gaz, içme suyu ve atık su şebekeleri gibi altyapıda da hasar oluşturma potansiyeline sahiptirler. 

İstanbul İGDAŞ doğal gaz şebekesi, İSKİ içme suyu ve atık su şebekelerinde senaryo depremi sonucu beklenen hasarların tahmini, bu şebekelerin, coğrafi ölçekte noktasal (dağıtım istasyonları) veya yayılan/uzayan (boru hatları) unsurları için başlıca iki grupta yapılmıştır. 

İGDAŞ boru hatlarında, Üsküdar ilçesinde 6 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği tahmin edilmektedir. Bu rakam, doğalgaz boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir. 3.980 civarında orta ve daha üst seviyedeki hasarlı binalarda bulunan doğal gaz servis kutusunu devre dışı kalması olasılık dahilindedir. İSKİ içme suyu şebekesinde senaryo depreminde 6 noktada, atık su şebekesinde ise 15 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği hesaplanmıştır. Bu değerler, içme suyu veya atık su boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir.

“Üsküdar’da yaşayanlar görece şanslı

“Aynı raporda M=7.5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmesi durumunda Üsküdar için tahmin edilen senaryo ise şöyle: 146 çok ağır hasarlı, 493 ağır hasarlı, 3341 orta hasarlı, 9610 hafif hasarlı bina; 95 can kaybı, 42 ağır yaralı, 365 hastanede tedaviye muhtaç, 849 hafif yaralı; 15.087 hane için geçici barınma ihtiyacı. Bu tahminler 2002 tarihli JICA raporunda ise 1301 ağır hasarlı bina, 3477 Ağır-Orta hasarlı bina, 10361 Hafif-Orta hasarlı bina, 1803 Ölü, 3516 ağır yaralı olarak verilmişti.” 

Prof. Dr. Okan Tüysüz yorumlarına bakılırsa büyük İstanbul depreminin kaçınılmaz olduğunu, Üsküdar’da yaşayanların görece şanslı olduğunu fakat bu muhtemel deprem için hazırlıklı olmamız gerektiğini görüyoruz. Bu hususta olası bir deprem senaryosunda Üsküdar bölgesindeki toplanma alanlarını, tahliye planlarını ve çadır alanlarını göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Üsküdar toplanma alanları

İBB tarafından hazırlanan Üsküdar Olası Deprem Kayıp Tahminleri Kitapçığı’na göre olası bir 7,5 şiddetinde depremde ortaya birçok sebepten dolayı barınma ihtiyacı çıkacaktır: “Deprem nedeni ile meydana gelen bina hasarlarının önemli bir etkisi de binaların barındırma özelliğini kaybetmesidir. Acil barınma ihtiyacının belirlenerek, bunun karşılanması için gerekli ön planlama ve çalışmaların yapılması, özellikle yoğun yapılaşmaya maruz metropol alanlarda beklenen depremler için kritik önemdedir. Deprem sonrası insanların, hasarlı olmasa da binalara girmeyip bir süre dışarda olmayı tercih etmeleri de genel resmi ağırlaştıran bir durumdur. Üsküdar’da Mw=7.5 senaryo depremi sonrasında yaklaşık 15.087 hanelik acil barınma ihtiyacının ortaya çıkacağı tahmin edilebilir. Hane başına 3 kişilik nüfus kabulüyle, yaklaşık 45.261 kişinin acil barınma ihtiyacı olacağı beklenmektedir. Bu tahminlerde de depremin oluş şekline göre, hasarlarda gördüğümüze benzer belirsizlikler bulunmakta olup, deprem sonrası gerçekleşen acil barınma ihtiyacı içindeki nüfus verilen değerin altında ya da üstünde gerçekleşebilir.” Bu gibi miktarlar göz önüne alındığında Üsküdar’daki toplanma/barınma alanlarının ne durumda olduğunu değerlendirmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda 2019 yılı sonlarında Üsküdar Belediyesi tarafından belirtildiği üzere tam 203 adet toplanma/çadır alanı mevcut. Toplanma alanlarının detaylı listesi aşağıdaki gibi: 

Olası tsunami riski ve tahliye planı

Marmara Denizi’nde sismik aktiviteye bağlı oluşabilecek bir tsunaminin Üsküdar İlçe sahillerindeki etkisinin genel olarak sınırlı kalacağı ancak deniz altı heyelan etkisine bağlı bir tsunamide farklı miktarda da olsa tüm sahil şeridinin etkilenebileceği hesaplanmıştır. Bununla birlikte ilçede tsunamiden etkileneceği hesaplanan alanların arazi kullanım türüne bakıldığında yalılar bölgesi ve sahil yolu kullanımı olmak üzere iki özellik ön plana çıkmaktadır.

Üsküdar Meydanı dahil olmak üzere Hacıbaba Parkı’ndan başlayarak Harem Otogarı’na kadar olan bölgeyi birbirine bağlayan tüm kıyı şeridi Harem Sahil Yolu Caddesi’nden oluşmaktadır. Bu bölgede, Salacak Balıkçı Barınağı ile Harem Otogar arası, Kız Kulesi önündeki burun, Üsküdar Evlendirme Dairesi önünden başlayarak Hacıbaba Parkı’na kadar olan alan ve özellikle Üsküdar Meydanı’nın tsunami etkisine maruz kalacağı hesaplanmıştır. Bununla birlikte karadaki su basma alanlarının sınırlı olacağı düşünüldüğünde riskin azaltılması için alınabilecek etkin ve öncelikli önlemlerden biri tehlike öncesinde kıyı şeridinin hızlıca tahliyesi olacaktır.

Üsküdar İlçesi sahilinin kuzey kesimini Küçüksu Deresi’nden başlayarak Hacıbaba Parkı’na kadar bu bölge oluşturmaktadır. Bu bölgeyi güney sahilinden ayıran önemli bir özellik tüm kıyı şeridinin devam eden yalılar, köşk ve saraylardan oluşuyor olmasıdır. Dolayısıyla bu bölgede gerçekleştirilecek tüm uygulamalarda özgün koşullara uygun yapısal önlemler geliştirilebileceği gibi, işletme sahipleri ve sorumlu kurum/kuruluşlar ile birlikte acil durumlarda alanı kullanan kişilerin güvenli bölgeye yönlendirilmeleri konusunda gerekli planlamaların yapılması sağlanmalıdır. Yine bu bölgede yer alan parklarda da uygulanabilecek en uygun ve pratik önlem tahliye çalışması olacaktır. Tüm parklar için güvenli bölge sınırı ve tahliye alanı parklara erişimin sağlandığı sahil yolu caddesi ve bu caddeye dik açılan tüm yollardır.

Her iki bölgede de başarılı bir tahliye için öncelikle bölgeyi kullanan kişilerin farkındalık düzeylerini arttırıcı bilgilendirmelerin yapılması, daha sonra ise belirli aralıklar ile bölgede tatbikatların düzenlenmesi gerekecektir. Farkındalık düzeyinin arttırılması için etkili yöntemlerden birisi uyarıcı, yönlendirici ve bilgilendirici amaçlar ile hazırlanmış tabelaların bölgede uygun alanlara yerleştirilmesidir. Sahil yolu üzerine ve park alanlarına uygun aralıklar ile bu tabela ve işaretçiler konulmalıdır. Bilgilendirici ve farkındalık sağlaması amaçlanan tabelalarda, olası tsunami riski hakkında bilgiler verilirken hangi durumlarda harekete geçileceği ve bölgenin hangi yollar kullanılarak hızlıca terk edilmesi gerektiği aktarılmalıdır. Oluşabilecek panik ortamı düşünülerek en yakın tahliye koridoruna doğru yönlendirici tabelalar yerleştirilmeli, tahliye koridorları üzerine güvenli bölgeye erişildiğini gösteren işaretler konulmalıdır.

***İstanbul Üsküdar İlçesi Tsunami Risk Analizi ve Eylem Planı Kitapçığı’ndan alıntılanmıştır.


Üsküdar’da bulunan dev iguana koruma altına alındı

Üsküdar’da bir arazide 125 santimetre uzunluğunda iguana bulundu.

İguanayı gören vatandaş durumu belediye ekiplerine haber verdi. Belediye ekipleri iguanayı kafese koyarak bulunduğu yerden aldı. Belediyenin veteriner hekimi tarafından sağlık kontrolünden geçirilen iguana koruma altına alındı.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de Twitter hesabından ilginç olayla ilgili bir paylaşım yaptı. Türkmen “Nat Geo Üsküdar!” notuyla paylaştığı tweet’te iguananın videosunu da yer verdi.

İki mahalle muhtarı Üsküdar Belediyesi’ne dava açtı

Üsküdar Belediyesi ilçedeki mahalle muhtarlıklarına giderlerini karşılaması için her ay 1500 TL nakdi destek veriyor ancak Acıbadem ve Ünalan mahalle muhtarlıklarının desteği 1,5 yıl önce kesildi. Acıbadem Mahalle Muhtarı Semra Aydın ve Ünalan Mahalle Muhtarı Mezengül Şimşek Üsküdar Belediyesi’nin anayasal hüküm olan ‘’EŞİTLİK- TARAFSIZLIK ve AYRIM GÖZETMEME’’ yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı.

Üsküdar Belediyesi muhtarlık hizmet binalarında kullanılmakta olan elektrik, su, doğalgaz ve kırtasiye giderlerinde kullanılmak üzere, her bir muhtarlık için aylık 1500 ₺ nakdi yardımda bulunuyor. Acıbadem ve Ünalan muhtarlıklarının ödeneği 1,5 yıl önce hiç bir gerekçe gösterilmeden kesildi. Her iki muhtarın konu ile ilgili belediyeye yaptığı yazılı ve sözlü başvurlara da herhangi bir şekilde cevap verilmedi. Bunun üzerine her iki muhtar da avukatları Onur Cingil aracılığıyla İstanbul İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Konu ile ilgili irtibat kurduğumuz mahalle muhtarları Gazete Üsküdar’a şu açıklamalarda bulundu:

Acıbadem Muhtarı Semra Aydın:

Kesinti hiçbir gerekçe gösterilmeden yapıldı. Fakat Şehit Mete Sertbaş (Tibaş) Parkı ve bitişik parseldeki bina ile ilgili mücadelede ve Validebağ Korusu’nun korunması noktasında halkın yanında olduğum için muhtarlığın cezalandırıldığını düşünüyorum. Tibaş Parkı’nın, halkın yani kamunun parkı kalması için yapılan mücadelede muhtarlık sadece bu şekilde ödenek kesilerek değil aynı zamanda muhtarlık binasına tahliye tebligatı gönderilerek de cezalandırılmak istenmişti, açtığımız dava ile yürütmeyi durdurma kararı almıştık. Yine bezer bir sonuç alacağımızı düşünüyorum.

Ünalan Mahalle Muhtarı Mezengül Şimşek:

Ünalan Mahallesi’nde deprem toplanma alanı olarak anılan bir alanın satışına karşı çıktığım ve bu konuda mahallelinin yanında yer aldığım için cezalandırıldığımızı düşünüyorum. 17 aydır mahallenin hizmetlerini aksatmadan, muhtarlığın masraflarını kendi olanaklarımız ile ödüyoruz.

Haber Merkezi