Üsküdar Kısıklı’da 19 milyon TL’ye arsa satışı

İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü, Üsküdar Kısıklı’da bulunan 1.645 metrekarelik arazisini 18 milyon 950 bin TL tahmini bedelle satışa çıkardı. 

Üsküdar Kısıklı Mahallesi 785 ada, 82 parselde bulunan, 1645 metrekare yüzölçümüne sahip arsa, İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü tarafından “gayrimenkul karşılığı trampa” yöntemiyle satışa çıkardı. Cumhuriyet’te yer alan habere göre; taşınmaz için 18 milyon 950 bin TL tahmini bedel belirlendi. Satış duyurusunda ihalenin açık teklif usulü ile 25 Aralık 2020 Cuma günü saat 10.30’da yapılacağı, dosyaların aynı gün saat 16.00’ya kadar teslim edilebileceği bildirildi. İhaleye yabancılar da katılım sağlayabilecek. 

TAKAS EDİLECEK ARAZİ DE İSTANBUL’DA OLACAK 

Trampaya teklif edilecek gayrimenkulün İstanbul sınırları içinde yer alması, imarının bulunması, tapusunda şerh ve vergi/harç borcu olmaması, üzerinde işgal bulunmaması şartı koşuldu. Ayrıca, teklif edilecek arazinin değerinin, aynen satılacak olan gibi belediye emlak değerinin yüzde 20 fazlası ederinde olması gerektiği aktarıldı.

Boğaziçi öngörünüm alanını imar barışı kapsamına alan düzenlemenin iptali Resmi Gazete’de yayınlandı

Anayasa Mahkemesinin, Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesindeki bazı alanların imar barışından yararlandırılmasına, bu bölgelerde daha önce alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen para cezalarının iptal edilmesine olanak tanıyan kanun hükmünün iptaline ilişkin kararının gerekçesi Resmi Gazetede yayımlandı.

TBMM’de 27 Aralık 2018’de çıkarılan 7159 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile İmar Kanununa ekleme yapılmış, Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içerisinde belirlenen alanlarda yer alan taşınmazların maliklerinin yapı kayıt belgesinden yararlanmasının önü açılmıştı. Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait kroki ile sınır ve koordinat listesinde değişiklik yapan kanun ile Sarıyer, Beykoz ve Üsküdar‘daki bazı bölgeler bu kapsama dahil edilmişti. Düzenlemeyle bu bölgelerde daha önce alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen para cezaları da iptal edilmişti.

CHP, kanunun buna olanak tanıyan hükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı. Anayasa Mahkemesi, düzenlemeyi oy birliğiyle iptal etti. Yüksek Mahkemenin gerekçesi Resmi Gazetede yayımlandı. 

Gerekçede, teklif sahibinin TBMM Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında, “imar barışı uygulamasıyla hem vatandaşın mağduriyetinin giderildiği hem de yapıların kayıt altına alındığı, Boğaziçi bölgesinin sadece yapılaşmanın olduğu bir kısmının imar barışı kapsamına alındığı” şeklinde açıklama yaptığı hatırlatıldı. 

Düzenleme ile afet risklerine hazırlık gerekçesiyle ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31 Aralık 2017’den önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesinin verilmesinin öngörüldüğü belirtilen gerekçede, bu belgenin ruhsata aykırı yapıya, su, elektrik, doğal gaz bağlayabilme imkanı ile yapıyı kullanabilme hakkı sağladığı aktarıldı. Gerekçede, düzenleme ile ayrıca bu bölgelerde daha önce alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen para cezalarının iptal edilmesinin de öngörüldüğü hatırlatıldı.

– “Düzenleme yapılırken çevre ile kültür ve tabiat varlıklarına vereceği zarar da gözetilmeli” 

Kanun koyucunun, Anayasadaki görevlerini yerine getirmek amacıyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu vurgulanan gerekçede ancak bu yapılırken düzenlemeyi gerekli kılan kamu yararı ile bölgedeki doğal güzellikler, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesi biçimindeki kamu yararı arasındaki makul dengenin kurulması gerektiği ifade edildi.

Gerekçede, düzenleme yapılırken, kurallarla Boğaziçi Alanında yapılan imara aykırı yapıların yıkılmasının önlenmesinin ve bu alana yapılan imara aykırı yapılar nedeniyle verilen idari para cezalarının iptal edilmesinin, çevre ile kültür ve tabiat varlıklarına vereceği zararın da gözetilmesi gerektiği kaydedildi. 

Medeniyetlerin beşiği İstanbul’un Boğaziçi Alanının, içerdiği doğal güzellikler, tarihi, kültür ve tabiat varlıklarıyla önemli bir değer olduğu ve bu alana tarihin her döneminde büyük önem atfedildiği belirtilen gerekçede, bu eşsiz bölgenin, doğal güzelliğinin yanı sıra milli tarih ve kültür açısından da çok önemli eser ve değerleri barındırdığına işaret edildi. 

– Çevre, kültür ve tabiat varlıkları yönünden neden olunacak zarar ile sağlanacak yarar dengesi 

Türkiye’de en çok kayıtlı tescilli kültür varlığı bulunan şehir olan İstanbul’da Boğaziçi’nin, tescilli binaların en yaygın bulunduğu bölgelerin başında geldiği de belirtilen gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Bölge, insanlığın ortak mirasını oluşturan önemli kültür ve tabiat varlıklarına sahiptir. Bundan dolayı Boğaziçi sahil şeridi ve öngörüm bölgesinin korunması, hayatta olan bireylerin yanı sıra gelecek kuşakları da ilgilendirmektedir. Bütün bu nedenlerle Boğaziçi sahil şeridi ve öngörüm bölgesinin doğal güzellikleri ile kültürel ve tarihi değerlerinin korunması ve geliştirilmesinde önemli bir kamu yararı bulunduğu aşikardır. 

Bu çerçevede kurallarla öngörülen şehirlerin yeniden inşası ve imarı açısından kaynak temininin başka yöntemlerle elde edilmesinin mümkün olduğu, bunun için ender bir doğal güzellik ile tarihi ve kültürel değerlere sahip Boğaziçi Alanının korunmasıyla bağdaşmayacak düzenlemeler getirilmesinin menfaatler arasında makul bir denge kurulmasını engellediği anlaşılmaktadır. Çevre ile kültür ve tabiat varlıkları yönünden neden olunacak zarar ile sağlanacak yarar gözetildiğinde kurallarda çevre ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma ve geliştirmeye ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri arasındaki adil dengenin kurulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasanın 56 ve 63. maddelerine aykırıdır.”

Üsküdar, sokağa çıkma kısıtlamasında sakin bir hafta sonu geçirdi

İçişleri Bakanlığının genelgesi doğrultusunda Cuma günü saat 21.00’den itibaren başlayan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Üsküdar sakin bir hafta sonu geçirdi.

Vatandaşlar kısıtlamaya genel olarak uyarken, sokak ve caddelerde genelge doğrultusunda dışarı çıkmalarına izin verilen az sayıda kişinin olduğu gözlendi. Saat 10.00-17.00 saatleri arasında izin verilen iş yerlerinde mesai devam ederken, vatandaşların mağdur olmamaları için market, fırın, kasap, manav, kuruyemiş ve paket servis hizmeti veren lokantalar çalışmalarını sürdürdü.

Cadde ve sokakların sakin olduğu gözlenirken vatandaşların ekmek almak ve markete gitmek için dışarı çıktığı görüldü. Her zaman yoğunluğun yaşandığı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile D-100 karayolunda az sayıda araç görülürken, kent genelinde trafik sakin seyretti. Polis ekipleri trafiği kontrol ederken, belirli noktalarda denetim yaptı. Ekipler, durdurulan araçlardaki vatandaşların izin belgelerini kontrol etti. Ekipler ayrıca motorlu kuryelerin de izin belgelerine bakarak görevli olup olmadıklarını inceledi. Kentteki toplu taşıma araçları ile otobüs, metrobüs ve metro durakları da sakin olurken, çok az sayıda kişinin duraklarda beklediği görüldü.

Meydan ve sahilde sessizlik 

Kısıtlama nedeniyle Üsküdar meydanı ve sahil kesimi de sessizliğe büründü. Üsküdar belediyesi görevlileri sahildeki güvercinlere yem verdi.

Üsküdar Sahili’nde olta balıkçılığına yönelik tedbirler denetlendi

İçişleri Bakanlığınca 81 ilin valiliğine gönderilen “Olta Balıkçılığına Yönelik Tedbirler” konulu genelge doğrultusunda zabıta ve polis ekipleri Üsküdar Sahili’nde denetim gerçekleştirildi.

Üsküdar Belediyesi Zabıta ekipleri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katıldığı denetimlerde, olta balıkçıları maske, mesafe ve hijyen tedbirleri ile sigara içmemeleri konusunda uyarıldı.
Zabıta ekipleri, Üsküdar Meydanı’ndaki sahil hattına da “Rast gele, 3 metre mesafe” yazılı çıkartmalar yapıştırdı.Üsküdar Belediyesi Zabıta Amiri Kubilay Ay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, denetim kapsamında olta balıkçılığı yapılan alanda 3 metre ölçümü yapılarak çıkartmalar yapıştırıldığını söyledi.Balıkçıların sağlığı için gün boyu denetimler gerçekleştirdiklerini belirten Ay, “Hem havadan drone ile hem de sahada devriye şeklinde denetimlerimizi yaptık. Denetimler genelgeye istinaden Kovid-19 tedbirleri kalkana kadar devam edecek.” diye konuştu.Üsküdar Sahili’nde denetimler gün boyu sürecek.

Üsküdar Belediyesi, gazeteci Nilay Örnek’in programını olduğu gibi kopyaladı

Gazeteci Nilay Örnek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla Üsküdar Belediyesine, kendisine ait program formatını ve program ismini “çaldıkları” gerekçesiyle tepki gösterdi. Üsküdar Belediyesi ise ‘çalıntı’ yorumlarını sildi.

Üsküdar Belediyesinin yapımcısı olduğu, Manga grubunun solisti Ferman Akgün’ün sunuculuğunu yaptığı “Nasıl Olunur” isimli programın Ömür Akkor’un konuk olduğu ilk bölümü ile geçtiğimiz günlerde internet üzerinden yayınlanmıştı. 

Program sosyal medyada büyük ilgi görmüş, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen de programla ilgili bir paylaşımda bulunmuştu.

Üsküdar Belediyesi tarafından yaptırılan programın isminin ve formatının çalıntı olduğu ortaya çıktı.

Gazeteci Nilay Örnek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla Üsküdar Belediyesine, kendisine ait program formatını ve program ismini “çaldıkları” gerekçesiyle tepki gösterdi.

Mart 2019’dan beri aynı isim ve aynı formatla program yapan Örnek, konuya ilişkin yaptığı paylaşımda “İnsanlar her şeyi, herkesi bilmek zorunda değil. Ha bir Google insana neler öğretiyor o ayrı, insan iş yaparken yapacağı formata, isme bir bakar bence.” ifadelerini kullandı.

Programın belediye tarafından Youtube’daki paylaşımının altına yazılan ve programın “çalıntı” olduğuna dair yorumlar ise belediye tarafından silindi.

Nilay Örnek de yapılanlar karşısında, “Edepli davranmaya çalışıyorum ama inanılmaz bu yapılan. Perşembe gününden beri bu programın sanatçısına, konuğuna, belediyeye durumu iletiyorum. İletildi, görüldü. Nasıl Olunur isminde aynı formatta iki yıldır yaptığım ve 100’üncü bölümüne az kalmış bir podcast yayınım var ve aynısını yapmak şart mıdır?” ifadelerini kullandı.

Örnek, ayrıca yapım şirketinden ise kendisine “Merhaba. Bilmiyorduk. Konuyla ilgileneceğiz. Teşekkürler bilgilendirme için.” yanıtının verildiğini açıkladı.

Üsküdar’daki bina yıkımı mahalleyi tedirgin etti

gazete üsküdar yıkım

Üsküdar’ın Selimiye ilçesinde Agahpaşa sokağında yer alan metruk bir binanın yıkılışı mahalleliyi tedirgin etti.

Sabah saatlerinde haber verilmeden başlayan yıkım, mahallede yasayanlarda ‘deprem mi oluyor?’ korkusu yarattı.

Yıkılan binanın tam yanında yaşayan işler apartmanı sakinleri ise yıkımın binanın temeline zarar verip vermeyeceği konusunda endişeli.

İşler apartmanı sakini Özlem Meral, “Sabah yıkımın başlamasıyla birlikte yataktan deprem oluyor korkusuyla uyandıklarını.” söyledi.

Ruhsat araştırılması yaparken neyin göze alındığını soran Meral, “İstanbul’da büyük bir deprem bekleniyor, üstelik birçok binanın yapı denetimi yapılmıyor. şu anda evimin yanında gerçekleşen yıkımla birlikte evim adeta deprem varmışçasına sarsılıyor. Bu yıkımın evimin temeline zarar verip vermediğini bile bilmiyorum. Hangi çevresel koşulların göz önüne alınarak ruhsat verilmiş merak ediyorum” diye konuştu.

Daha önce Üsküdar Belediyesi’ne şikayette bulunduğunu ancak belediyenin sadece uyarmakla yetindiğini de söyleyen Meral, ” küçük bir ara sokakta iki tane inşaat devam ediyor. Bu bina ile ilgili daha önce Üsküdar belediyesi’ne şikayette bulundum. Ancak sadece uyarı yapıp gittiler. İşler apartmanı’nın acil olarak temeli kontrol edilmeli. Ayrıca yıkım sırasında çıkan toz duman da mahallelerinin sağlığını tehdit ediyor.” diye konuştu.

‘Gülistan Sitesi sakinleri kış günü ve pandemi koşullarında evlerinden tahliye edildi’

gazete üsküdar gülistan sitesi

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılacak olan Acıbadem Gülistan Sitesi’nde dün tahliye işlemleri başladı. Alınan karara tepki gösteren site sakinleri tahliye için zaman tanınmaması nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını” söyledi.

Üsküdar’ın Acıbadem semti Gülistan Sitesi sakinleri, güne ‘tahliye’ kararıyla başladı. Kış aylarında ve pandemi döneminde ellerine geçen tahliye kararıyla büyük mağduriyet yaşayan site sakinleri, evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Kimi sakinler son dakika ayarladıkları nakliye firmalarıyla eşyalarını kurtarmaya çalışırken kimileri de salgın nedeniyle evde kalması gerekenler için geçici yer aramaya çalıştı.
Gülistan Sitesi sakinleri Avukatı Onur Cingil, nihai tahliye kararının verilmemesine rağmen uygulamaya geçilmesine tepki gösterdi.

“KIŞ GÜNÜ İNSANLAR ZORLA EVLERİNDEN ÇIKARILDI

‘Üsküdar Belediyesi’nin site sakinlerini mağdur ettiğine’ vurgu yapan Cingil sabah saatlerinde yaşananları şöyle anlattı;

“Dün tahliyesi yapılan binanın yürütmeyi durdurma kararı kaldırıldı. Yargı süreci devam ederken, Üsküdar Belediyesi sabahın beş buçuğunda kış ve pandemi koşullarında vatandaşlara yer göstermeden, insanları zorla evlerinden çıkardı. Ertesi gün taşınacak insanları bile beklemediler. Nihai karar daha verilmedi. Bugün binanın yarısını yıktılar, içerde insanlar da vardı. Diğer blokların davaları devam ediyor. Bu tamamen insanları mağdur etmek için yapıldı. Kaldı ki biz sadece tahliyenin yapılıp yıkım yapılmamasını talep etmiştik. Müteahhit mağduriyetinden sonra şimdi de Üsküdar Belediyesi kaynaklı bir problem var. Normalde belediye böyle bir şey olsa bile maddi ya da manevi yardım yapar, insanları mağdur edecek şartlarda bırakmaz.”

“İNSANLARI KAPININ ÖNÜNE KOYMAK ÇÖZÜM DEĞİLDİR

‘İnsanları kapının önene koymak rant değildir’ diyen Avukat Cingil “Üsküdar Belediyesi bugün gözümüzün önünde insanların kombilerini peteklerini para karşılığında sattı. Bizim hukuki süreç anlamında mücadelemiz devam edecek. Yeni müteahhitlerle görüşmeler yapıyoruz, bu insanların evlerine kavuşması için elimizden geleni yapacağız. İnsanları kapının önüne koymak bir dönüşüm değildir.” diye konuştu.
Avukat Onur Cingil mahkeme sürecine ilişkin şu bilgileri de paylaştı;
“2014 yılından beri burada bir kentsel dönüşüm projesi var, önce iptal edildi olmadı sonrasında 2017 yılında tekrar müteahhit bir sözleşme daha imzalattı. Burada 2019 sonlarında doğru Üsküdar Belediyesi tarafından sorunu çözme üzerine, TOKİ’nin sağlaması vb. durumlar gibi müteahhitin önünü açar şekilde oldu. Bu alan, terk edilmiş alan olarak belirlendi. O tarihte sorun kangrenleşti ve insanlar binalarının yıkılması sebebiyle mağduriyet yaşarken aynı zamanda arsaya döndürülmesiyle de bir mağduriyet yaşayacaklardı.”

Avukat Onur Cingil mahkeme sürecine ilişkin şunları da söyledi: “Tahliye kararı Üsküdar Belediyesi’nin 1 yıl önceki tahliye ve yıkım kararına istinaden yürütmenin durdurulması kararı kalkınca dün işlemler yapıldı. Mahkeme süreci tamamlanmadı. İdare mahkemesinde işlemlerin karara kadar durması için yürütmenin durdurulması kararı verilebiliyor. Bizim de 1 yıldır kararımız vardı. 11 bloktan burada karar kalktığı için buraya yıkıma geldiler. Daha yargılama sürüyor. Yargılama sürerken bu yıkımın yapılması hukuksuz zira mahkeme belki de yıkım yapılmamalı diyecek ama artık bir blok yok.”

Mağduriyet yaşayan site sakinlerinden Saadet Aksun, yaşadıklarını Gazete Üsküdar’a anlattı.

“BURASI METRUK DEĞİL, BURADA BİR YAŞAM VAR

‘Karar verilen alanın metruk gösterildiğini söyleyen’ Aksun şöyle devam etti; “2014 yılında özel bir firma buraya gelerek insanlarla sözleşme imzaladı fakat kanuna uygun değildi. Altı yıldır hiçbir şey yapılmadı, her aradığımızda 15 gün sonra diyerek ertelediler durumu. Tabii bu sırada buradan temsilciler seçti kendilerine, bu sayede karotlar alındı. En son imar kanunun 39. maddesine göre burayı meçru olarak nitelendirdiler fakat burası metruk değil burada yaşam var. Biz mahkemeye giderek buranın meşru olmadığını tescilledik. 12 Ağustos tarihinde yürütmenin durdurulması kararı çıktı. Bu karar UYAP’a düşmeden sabah 07.00 saatinde gelerek burayı kırdılar. Sonrasında saat 09.00 civarlarında bu karar UYAP’a düştü fakat burayı kırarak metruk hale getirdiler.”

“SOKAĞA ÇIKMASI YASAK OLAN İNSANLAR EVDEN ATTILAR

‘Evlerin boşaltılmadan yıkılmaya çalışıldığını söylen Aksu, ‘Pandemi nedeniyle sokağa çıkması yasaklananlar var, onlar nasıl ev arasın’ dedi.

Aksu, ‘İnsanların üzerine tuğlalar düşüyordu’ diyerek şöyle devam etti;

“O binada 80 yaşında insanlar var, yürüyemeyen insanlar var. Biz yardımcı olup onlara da ev baktık, çünkü 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı vardı. O insanlar varken binaları yıkmaya çalıştılar. Biz zar zor evlere gidip büyüklerimize yardım ederken az önce bahsettiğimiz 80 yaşındaki insanın tepesinden tuğlalar düşüyordu. Nakliyatçılar geliyor ev taşımak için, bu insanlar işini yapamıyor. Daha sonra burada hurdalar toplandı, kapı, pencere, kalorifer petekleri vs. gibi şeyleri sökerek hurdacıya verdiler. Biz de bunları istedik en azından taşınma paramızı çıkartırız diye. Fakat izin vermediler.”

Yığınlardan çıkan pencere gibi eşyaları Üsküdar Belediyesi ekiplerinin aldığını ve onların sattığını söyleyen Aksu belediyeye de tepki gösterdi.

Üsküdar e-spor merkezi yakında açılıyor

gazete üsküdar espor

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen Twitter üzerinden paylaştığı tweet ile e-spor merkezinin bittiğini duyurdu.

İnşa aşamaları biten e-spor merkezi yakında Üsküdarlılarla buluşacak. Türkmen, paylaştığı twette spor merkezinden görseller paylaşırken online bir turnuva yapacaklarını da duyurdu. Spor merkezi, belediye tarafından yapılan ilk e-spor merkezi olma özelliğini de taşıyor.

Üsküdar’ın koronavirüs kırılganlık haritası

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki BİMTAŞ’ın İstanbul Kalkınma Ajansı‘nın desteğiyle yürüttüğü “COVID-19 ile Mücadele Kapsamında İstanbul Kırılganlık Haritası” projesi sonuçlandı. 

Proje kapsamında, İBB İstanbul İstatistik Ofisi, 961 mahalleden toplanan verileri derleyerek mahallelerin mekansal yayılma riskine bağlı kırılganlık, sosyo-ekonomik kırılganlık, ulaşıma bağlı kırılganlık ve kentsel yoğunluğa bağlı kırılganlık haritalarını çıkardı.

İBB’nin raporuna göre, kırsal nitelikli mahalleler olarak tanımlanan bölgeler ve kentin ana ulaşım akslarında yer alan yerleşimlerin Covid-19 riski daha yüksek. Nüfusun yoğunlaştığı, kentsel hareketliliğin fazla olduğu veya ticaret akışının bulunduğu semtler de diğerlerine göre çok daha kırılgan. 

Araştırmanın sonuçlarına göre Üsküdar’daki Aziz Mahmut Hüdayi ve Ahmediye Mahallesi çok yüksek riskli mahalleler grubunda. Mimar Sinan, Salacak, Ünalan, Cumhuri̇yet, Bulgurlu, Ferah, Mehmet Akif Ersoy, Küplüce ve Kirazlıtepe ise yüksek riskli mahalleler grubunda.

Ulaşımın yoğun olduğu bölgelerde risk artıyor

İBB’nin yaptığı araştırmaya göre Üsküdar’da Mimar Sinan ve Ünalan Mahallesinde ulaşıma bağlı olarak kırılganlığın yüksek olduğu görülüyor.

İstanbul İtfaiyesi, Vaniköy Camisi’ndeki yangının elektrik tesisatından kaynaklandığını bildirdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiyesi, Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi’nde çıkan yangının elektrik tesisatından kaynaklandığını bildirdi.

İBB’den yapılan açıklamaya göre, tarihi Vaniköy Camisi’ndeki yangının çıkış nedenine ilişkin İstanbul İtfaiyesi raporu tamamlandı.
İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekiplerin yaptığı incelemeler sonucunda hazırlanan raporda, yangının elektrik tesisatından kaynaklandığı belirtildi.

Yangının, tesisat kablolarında oluşan elektriksel ısınmadan kaynaklandığı aktarılan raporda, şu ifadelere yer verildi:
“Yangının seyri ve söndürülmesini müteakip yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, cami dahilinde bulunan lojman sakinleri tarafından bir koku hissedilerek güney cephedeki yalının teknik personeli ile cami dahili kontrol edilerek elektrik sigortalarının kapatıldığı öğrenilmiştir. Mahallinde yapılan araştırmada yangın başlangıç ve ağırlık sebebinin camiye girişe göre sol asma kat 2. pencere civarı olduğu tespit edilmiştir. Bu bölümde yapılan araştırmada, camiye girişe göre sol duvarda elektrik dağıtım panosunun olduğu, devamındaki pencere boşluğunda elektronik ses sistemi, kamera kayıt cihazı ve klima ünite tesisatı bulunduğu görülmüştür. Bu bölgeden dağılan ve ahşap kaplamaların arasından geçen çoklu elektrik tesisat kablolarında oluşan elektriksel ısınma sonucu izolasyonlarının tutuşmasıyla yanmanın başladığı, ahşap döşeme malzemeleri ve çatıya sirayet ederek binanın tamamına yayılması neticesinde yangın olayının meydana geldiği kanaatine varılmıştır.”