TFF’nin Üsküdar Tesisleri’ndeki asırlık çınar ağacı rüzgar nedeniyle devrildi

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Üsküdar Beylerbeyi Tesisleri’nde bulunan ve en az yüzyıllık olduğu değerlendirilen çınar ağacı rüzgarın etkisiyle devrildi. 

İstanbul’da 8 Şubat’ta akşam saatlerinde başlayan kuvvetli rüzgar etkisini aralıklarla sürdürüyor.

TFF’nin Beylerbeyi Tesisi’nin içinde bulunan çınar ağacı kuvvetli rüzgar nedeniyle devrildi. Olay sırasında güvenlik kulübesinde, tesisin çitlerinde ve sokaktaki bir otomobilde hasar oluştu.

Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Üsküdar Belediyesi ekipleri ağaçtan kopan dalları sokaktan temizledi.

Çınar ağacının gündüz saatlerinde devrildiği yerden kaldırılacağı öğrenildi.

Hasar oluşan aracın sahibi Ayşe Kırıcı, “Kendime geçmiş olsun dileğinde bulunuyorum. Çok fazla zarar vermemiş ama, bu saatte de böyle bir şey beklemiyordum açıkçası. Mala gelsin, cana gelmesin.” dedi.

Koronavirüs kısıtlamarında Üsküdar’daki kafelerin durumu

Koronavirüs’ün giderek artmasıyla ülke çapında önlemler genişletildi. Hafta sonu yasağı ve hafta içi devam eden saat kısıtlamaları elbette esnafı da etkiledi. Kimi çareyi dükkanını tamamen kapatmakta bulurken kimi de gel- al ve paket servis hizmetiyle mesaiye devam ediyor. 

“Yeni normal” yeme-içme mekanlarında geçirilen uzun saatleri geride bırakmamıza neden olsa da kısıtlamanın izin verdiği vakitlerde yapılan yürüyüşler hem esnafa hem de vatandaşa nefes aldırıyor. Üsküdar’daki işletmelere kısıtlamalardan nasıl etkilendiklerini sorduk.

Kitaplı Kahve – Bağlarbaşı

2012’de Altunizade’de açılan Kitaplı Kahve 2018’den bu yana Bağlarbaşı’ndaki yeni konumunda hizmet veriyor. Kalabalık gruplar veya ders çalışmak isteyen öğrenciler için de ideal mekanlardan biri. Kafenin sorumlusu Mustafa Ali Akyol’la konuştuk. 

“Mart’tan beri her şey çok değişti. Paket servis önceden hazırlık yapılması gereken bir alan. Paket servise uygun yiyecek içecek üretmek, bunları uygun şekilde paketlemek, kuryeyle taşınmasını sağlamak çok da kolay değil. Bizim gibi kahve ve diğer sıcak içeceklerin satışına odaklanmış kafeler için daha önceden tecrübesiz olduğumuz alanlar. Sonuç olarak ekonomik anlamda herkes gibi çok kötü etkilendik.”

Paket servisin göründüğü kadar kolay olmadığı aşikar. Bununla birlikte ekonomik sorunlar ne yazık ki yalnızca işletmeleri etkilemekle kalmıyor. Bağlı olarak çalıştıkları iş kolları da aynı durumdan muzdarip. 

“İnsanlar aylardır maddi anlamda sıkıntı yaşıyor. Sadece işletmeciler ve çalışanlar değil aynı zamanda tedarik zincirinde çalışan insanlar da zor durumda. Bu daha fazla sürdürülebilir bir durum değil. Kontrollü bir şekilde dahi olsa mekanların yeniden hizmet vermeye başlaması şart.”

Jest Cafe – Ahmediye

Erdoğan Yılmaz 1987’de hizmet vermeye başlayan Jest Cafe’nin sahibi. Kafe o yıl Üsküdar’da açılan ikinci kafe olma özelliğine de sahip.

Koronavirüs öncesi dönemde de paket servis sağlayan Jest Cafe kısıtlamalardan sonra personel sayısında değişikliğe gitme yolunu izlemiş.

“Kısıtlamalardan dış siparişin artması dışında çok etkilenmedik diyebilirim. İçeriye müşteri alamıyoruz artık, tamamen kapatmak zorunda kaldık. Yine de ortalamayı tutturuyoruz bir şekilde. Kurye sayımızı artırdık, garson sayımızı azalttık. Mücadele veriyoruz.”

Yadsınamayacak gerçeklerden bir diğeriyse kuryelere duyulan ihtiyacın artmış olması.

“Paket servis yeni bir iş potansiyeli oluşturdu. Motorlu kuryelerin önemi çok arttı. Herkes evinde ya da iş yerinde yemek yediği için bu süreçte paket servisin daha hijyenik bir seçenek olduğunu düşünüyoruz.”

Müşteri memnuniyeti ve geri dönüşler hakkında, “Yorumlar ve puanlamaların daha önemli olduğu bir döneme giriş yaptık. Bizler de bu duruma dikkat ederek müşterilerimize layık hizmet verip bu krizde ayakta durmaya çalışıyoruz.” diyen Erdoğan Bey son olarak aldıkları önlemleri de ekliyor. 

“İçeriye müşteri alamamak işlerimizi tabi ki etkiliyor fakat kısıtlamalara riayet ederek müşterilerimizin sağlığını ön planda tutuyoruz. Kolonya ve dezenfektan artık ayrılmaz bir parçamız oldu. Elemanlarımız bütün gün maskeyle çalışıyor, kurye elemanlarımız da öyle. Paket serviste kuryelerimiz sosyal mesafeye çok dikkat ediyor. Bunlar dışında işçilerimizin sağlık durumlarına karşı da çok duyarlıyız.”

Kısıtlamalar gevşetilecek mi, yoksa yenileri mi eklenecek? Kafe ve restoranlar açılacak mı? Bu soruların yanıtı şimdilik belirsiz. Salgınla ilgili veriler de pek iç açıcı değil. Üsküdar esnafıysa herkes gibi umut ışığını dört gözle bekliyor. 

Neruda Coffee – Kuzguncuk

Gel-al hizmet vermeye devam eden işletmelerden biri de Üsküdar’ın gözde semtlerinden biri olan Kuzguncuk’taki Neruda Coffee. Kafenin sosyal medya sorumlusu Dilan Hanım ile konuştuk: “Biz Neruda Kafe olarak enerjimizi işimize katıyoruz. Kimi zaman arkadaşlarımızı, yakın çevremizi ağırlıyoruz, kimi zaman da yeni müdavimler kazanıyoruz. Kimma çekirdeği kullanıyoruz ve yalnızca bu özel kahvenin lezzeti için uzak mesafelerden gelen misafirlerimiz var.”

Daha çok genç kitleye hitap eden Neruda, 28 Kasım 2017’den bu yana hizmet vermekte ancak koronavirüsün hayatımıza getirdiği kısıtlamalar elbette onları da etkiledi. Covid-19 sonrası en büyük değişiklikse kuşkusuz çalışma şartlarına yansıdı. 

“Kafecilik sosyal bir iş, sadece severek yapılabilecek bir meslek. Misafirlerimiz bir süre sonra arkadaşımız oluyor. O yüzden çalışanlar olarak bir an önce eskisi gibi işimize ve arkadaşlarımıza kavuşmak istiyoruz.Tabi ki işin ekonomik boyutu da var. Neruda çalışanları aslında beş kişilik bir ekipken ikinci kısıtlamaların ardından tek bir arkadaşımızla devam etmeye çalışıyoruz.”

Üsküdar’da yangın: Çok sayıda itfaiye sevk edildi

Üsküdar Selami Ali Mahallesi’nde bir binanın 5. katında yangın çıktı. Yangın nedeniyle büyük panik yaşandı. Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi ve ambulans sevk edildi.

Üsküdar Fıstıkağacı Cumhuriyet Caddesi üzerinde bir apartmanın 5. katında saat 10.20’de henüz henüz bilinmeyen bir sebeple yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Yangın itfaiyenin müdahalesi sonucu kontrol altına alınırken yangında can kaybı ve yaralanmanın olmadığı öğrenildi.

Haber Merkezi

Validebağ Savunması’nın düzenlediği çevrimiçi seminerler devam ediyor

Validebağ Korusu’nun yapılaşmaya açılma tehdidine karşı uzun süredir hem mücadele hem de çeşitli kampanyalar örgütleyen Validebağ Savunması’nın düzenlediği çevrimiçi seminerler devam ediyor.

Kuş varlığı ve yeşil alan ilişkisinin peyzaj değerleri açısından irdelenceği seminerlerin haftaki konuğu yüksek peyzaj mimarı konuğu Canan Atay olacak.

30 Ocak Cumartesi saat 20.00’de zoom üzerinden gerçekleşecek etkinliğe kayıt yaptırmak ve daha fazla bilgi almak için buraya tıklayınız.

Haber Merkezi

Üsküdar’da 259 yıllık güneş saatinin üstüne badana yaptılar

Üsküdar’da bulunan Kısıklı Abdullahağa Camisi’nin minaresindeki 259 yıllık güneş saatinin üstüne badana yapıldı.

Üsküdar’da Kısıklı Mahallesi, Minare Sokak’ta bulunan Kısıklı Abdullahağa Camii, Bostancıbaşı Abdullah Ağa tarafından yaptırıldı. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen cami, 1892 yılındaki depremde büyük bir tahribata uğradı.

1927’de yeniden inşa edilen camide, 2014 yılında restorasyon çalışmaları başladı. Tek minareli ve iki şerefeli, duvarları kagir ve çatısı ahşap olan caminin açılışı, çalışmaların bitmesinin ardından 2016’da yapıldı.

Akademisyen tarihçi Dr. Fatih Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İnsan nereye boya badana yaptığına dikkat etmeli ya da başında bir uzman olup ona yol göstermeli. Cahilce bir müdahale. Yakından ve dikkatle bakarsanız bunun bir güneş saati olduğunu görebilir, Osmanlı Türkçesi biliyorsanız ve konuya aşinaysanız okuyup bilgi sahibi olabilirsiniz.” ifadelerine yer vererek duruma tepki gösterdi.

Haber Merkezi

Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi yangına ilişkin takipsizlik

Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi yangının çıkış sebebi ve sorumluların tespitine yönelik başlatılan savcılık soruşturması, takipsizlikle sonuçlandı. Takipsizlik kararında, tüm dosya kapsamına göre yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil ve emareye rastlanmadığı bildirildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, tarihi Vaniköy Camisi’nde 15 Kasım 2020 tarihinde çıkan yangına ilişkin “taksirle yangına neden olma” suçundan başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda verilen takipsizlik kararında, caminin imamı Mustafa Coşkun müşteki, Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam Vakfı yetkilisi Uğur Vanioğlu ise şüpheli olarak yer aldı. Takipsizlik kararında, Üsküdar’da bulunan Vaniköy Camisinde çıkan yangın sonucunda ciddi manada hasar meydana geldiği gibi aynı zamanda cami imamı olan müşteki Mustafa Coşkun’un evinde de zarar oluştuğu belirtildi. Yangının itfaiye tarafından söndürüldüğü bilgisine yer verilen takipsizlik kararında, itfaiyenin raporunda yangının elektrik tesisatından kaynaklandığı vurgulanarak, olay yerinde gerekli keşif işlemi yapıldığı, üçlü bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil, emare ya da iddianın bulunmadığı, caminin vakfa ait olduğu ve yangının çıkmasında vakıf yöneticilerinin sorumlu olacağının bildirildiği ifade edildi. Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam vakfının yöneticileri ve yetkililerinin kim olduklarının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden sorulduğu belirtilen kararda, gönderilen cevabi yazıda vakfın mülhak bir vakıf olduğu ve tek yetkilinin de şüpheli olduğunun ifade edildiği açıklandı.

Üsküdar’da tarihi Vaniköy Camisi’nde çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor (Adem Koç – Anadolu Ajansı)

Kasten yangın çıkarıldığına dair delil yok.

Takipsizlik kararında, dinlenen tanıkların olay yerinde ve olay saatinde şüpheli bir durumun olmadığını beyan ettikleri vurgulanarak, tüm dosya kapsamına göre yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil ve emareye rastlanmadığı gibi böyle bir iddianın da mevcut olmadığı anlatıldı. Türk Ceza Kanunu’nun 171/1. maddesinde belirtilen “taksirle yangına neden olma” suçunun oluştuğu belirtilen takipsizlik kararında, bu suçun unsurlarından olan başkalarının hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar görmesinin de, müşteki cami imamının oturduğu lojmanın zarar görmesiyle oluştuğu aktarıldı. Atılı suçun bu haliyle ön ödemelik bir suç olduğunun altı çizilen takipsizlik kararında, şüpheli Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam Vakfı yetkilisi olan şüpheli Uğur Vanioğlu’nun da yapılan ön ödeme ihtarına süresinde riayet ettiğinin Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün makbuzundan anlaşıldığı, bu nedenlerle şüpheli Uğur Vanioğlu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi.

Üsküdar Üniversitesi 43 akademik personel alacak

Üsküdar Üniversitesi Rektörlüğü, 36 öğretim üyesi ve 7 araştırma görevlisi olmak üzere toplam 43 akademik personel alımı yapacak.

Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan bilgiye göre, Üsküdar Üniversitesi Rektörlüğü, 2547 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince istihdam edilmek üzere 36 öğretim üyesi ve 7 araştırma görevlisi olmak üzere toplam 43 akademik personel alımı yapacak.

14 Ocak 2021 günü başlayan başvuru süresi ilanın yayım tarihinden 15 gün sonra sona erecek.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Üsküdar’da akılalmaz kaza

Üsküdar Acıbadem’de buzlanan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil demir bariyerleri parçalayarak apartmanın bahçesine uçtu. 3 metre yükseklikten düşen araç dik durdu. 

Kaza saat 09.30 sıralarında Üsküdar Acıbadem Mahallesi Başöğretmen Sokak’ta meydana geldi. Kar yağışı nedeniyle buzlanan yolda otomobil sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 10 metre kayarak kaldırıma çıktıktan sonra da demir bariyerleri kırıp apartmanın bahçesine düştü. 

3 metre yükseklikten düşen otomobil bahçede dik bir şekilde kaldı. Balkondan destek alarak dik duran otomobildeki sürücü kazayı gören vatandaşlar tarafından araç içinde çıkartıldı. Kazayı gören bina sakinleri polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa bir süre sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı sürücüyü hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri aracın düştüğü yerde dubalarla güvenlik önlemi aldı.

Yaralıyı araçtan çıkartanlardan biri olan Bekir Yeşer, “Sesi duydum. Hemen yardıma koştum. Kadın sürücüyü ben çıkardım. Çok korkmuştu. 15-20 metreden kayarak boşluğa düştü.” diye konuştu.

Kaynak: DHA

Üsküdar’da istinat duvarı çöktü

Üsküdar’da yoğun yağışın ardından Sultantepe Mahallesi’nde bir binanın istinat duvarı çöktü. Çöken duvarla birlikte yol kenarında park halindeki iki otomobilde hasar oluştu.

Olay saat 23.30 sıralarında Sultantepe Mahallesi Özbekler Tekkesi Sokak’ta meydana geldi. İstanbul’da günlerdir etkili olan yağış nedeniyle toprak yumuşayınca, bir binanın istinat duvarı çöktü. Büyük bir gürültü ile çöken duvar bina sakinlerinde paniğe neden oldu.

Herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmadığı çökme sırasında yolda duvarın dibinde park halinde bulunan iki otomobil hasar gördü. İstinat duvarı çöken binada oturan Kaan Köseoğlu olayla ilgili olarak; “Zaten dolgu yeri, ıslandı burası. Islanınca da, yağmur yağınca demek suyu çekti, ondan sonra düştü. Herhangi bir yaralı yok. İki tane araba vardı, çıkardılar” şeklinde konuştu. Belediye ekipleri istinat duvarının çöktüğü sokağı şerit çekerek trafiğe kapattı.

Haber Merkezi

Mustafa Ağa Namazgahı kıble taşı nerede?

Üsküdar Selimiye Parkı’nın içerisinde bulunan 1823 yılında Hacı Mustafa Ağa tarafından vakfedilen Mustafa Ağa Namazgahı (Selimiye Namazgahı) kıble taşının ‘‘mezar taşı” zannedilerek Üsküdar Belediyesi ekiplerince Karacaahmet Mezarlığı’na götürüldüğü düşünülüyor.

Altın Şehir Üsküdar Kitabı yazarı tarihçi Sinan Yılmaz geçtiğimiz günlerde Mustafa Ağa Namazgahı kıble taşının yakınına yerleştirilen Üsküdar Belediyesi uyarı tabelası ile ilgili yaptığı uyarı sonrası tarihi kıble taşının yerinden alınarak Karacaahmet Mezarlığı’na götürüldüğünü yazdı.

Yılmaz, Twitter hesabından 3 Ocak tarihinde yaptığı paylaşımda: ‘‘Selimiye Parkı içinde, Mustafa Ağa tarafından yaptırılan namazgâhın kıble taşı. Yanındaki tabela için seçilen yer yanlış olmuş. Rica etsek, parkın daha uygun bir tarafına taşıyabilir misiniz bunu @uskudarbld?” ifadelerini kullandı. Üsküdar belediyesi cevaben tabelanın kaldırıldığını gösteren bir fotoğrafla şu mesajı paylaştı: ‘‘Sinan Bey, talebiniz doğrultusunda saha ekiplerimiz tarafından gerekli kontroller sağlanmıştır.”

Dün Selimiye Parkına giden Sinan Yılmaz yaşadığı şoku şöyle anlattı:

‘‘Dün Selimiye’deydim. Parka geldim ve gördüğüm manzara ile başımdan aşağı kaynar suların döküldüğünü hissettim. Kıble taşı yerinde değildi. Hemen aynı parkın içinde yer alan muhtarlık binasına gittim. Kapanmıştı. Çevredeki esnaflar ile konuştum. İçlerinde taşın varlığından hiç haberi olmayanlar da vardı, aslı astarı olmayan bazı yanlış bilgilerle mukabele edenler de. Bugün yeniden gittim ve muhtarla görüşmeyi başardım. Muhtar, bu taşın aslında bir mezar taşı olduğunu, bu parka Karacaahmet’ten getirildiğini söyledi. Şaşırdım ve kendisine işin doğrusunu anlattım. Hatta yanımda taşıdığım kitabı açıp ilgili sayfayı gösterdim. İkna edemedim. Muhtar, ısrarla taşın Karacaahmet’ten getirildiğini, getiren kişiyi yanımıza çağırabileceğini söyledi. Telefon açtı ve bahsettiği kişi geldi. Kendince bir şeyler anlattı. Uydurmuş, uydurduğuna da şimdiye dek hiç itiraz gelmediği için zamanla kendisi de inanmış. Taşın 1965 yılında yine bu noktada olduğundan İstanbul Ansiklopedisi sayesinde eminiz. Mezarlıktan buraya taşıdığını iddia eden kişi, bu işi 1977 yılında yaptığını iddia ediyor. Bu bir mezar taşı değil zaten, üzerinde mihrap ayetinin de olduğunu bildiğimiz namazgâh (kıble) taşı. 1239 (1823-24) tarihli bir taştan söz ediyoruz. Yaklaşık iki yüz yıl öncesine ait bir namazgahtan günümüze intikal edebilmiş tek hatıra. O gittikten sonra muhtarla biraz daha konuştum, Sanırım biraz olsun fikirleri değişti. Ya da ben öyle ümit etim. Öyle anlaşılıyor ki bu işte bana anlatılmayan şeyler de var, bilemiyorum. Muhtarın bana söylediği şu: ‘Taş, @uskudarbld Park ve Bahçeler Belediyesi ekipleri tarafından Karacaahmet’e götürüldü.’ Evet, bana söylenen bu.”

Mezar taşı sanılan namazgah taşında şu ibare yer almaktadır:

KÜLLEMA DEHALE ALEYHA ZEKERİYYA-L MİHRAB SENE 1239 H.(1823) SAHİB-UL HAYRAT MERHUM EL HAC MUSTAFA AĞA RUHU İÇİN FATİHA

Haber Merkezi