Üsküdar’ın kadın esnafları: Kadınlar isterse her şeyi başarabilir

Üsküdar’da esnaflık yapan kadınların hikâyelerini dinledik. Esnaf olmanın zorluklarını ve bu işe nasıl başladıklarını anlattılar. Hikayelerini anlatan esnaf kadınlar, diğer kadınlara tavsiyeler verirken kadınların aslında her işi yapabileceklerine de değindiler. Üsküdar’da sanat merkezi olarak bilinen Aşağı Yukarı Sanat’ın kurucularıyla da görüştük. Üsküdar’ın sanat anlayışını sorduğumuzda ”Burada geleneksel sanat anlayışı var, bizlerin de var olduğunu göstermek istedik.” dediler.

Emine Balcı ve Ailesi

Emine Balcı, 43 yaşındayım. Lise mezunu üç çocuk annesiyim. Bir kızım iki oğlum var. Kızım üniversiteyi bitirdi. Ortanca oğlum bu yıl üniversiteye başlayacak.  En küçük oğlum ise 8. sınıfa geçti. 2 yıldır açık olan bir işletmeye sahibiz. Açılışımıza Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’de geldi. Burayı açarken KOSGEB’den Kadın Girişimci Desteği aldım.

“Tam olarak hikayeniz nasıl başladı, kadın esnaf olmak nasıl?” sorusuna Emine Balcı şöyle cevap veriyor:

“Eşim eskiden taksiciydi, çok sıkıldığı için başka bir iş yapmak istedi. Ben de ona destek oldum ve burayı açtık. Aslında benim bu yola çıkmaktaki amacım organik ürünler satmaktı. Biraz piyasa araştırması yaptım ve bu araştırma sonucunda o işten para kazanılmayacağını düşündüm. Bu yüzden küçük küçük ev yemekleri yapmaya karar verdim. Kadın esnaf olmanın aslında çok bir zorluğu yok.  Belki de ben eşim ile birlikte çalıştığım için bana öyle geliyor.”

Çevrenizden herhangi bir tepki aldınız mı?

“Komşularımdan herhangi bir tepki almadım aksine beni bu işe girerken tadilat ve açılış aşamalarında desteklediler. 25 yıldır bu mahallede yaşadığım için tüm esnafları tanıyorum bu yüzden de hiç kötü bir tepki almadım. Akrabalarımdan bahsedecek olursam ‘yapamazsın, bu erkek işi’ gibi cümlelere maruz kaldım fakat insanların ne dediği benim için çok önemli değil. Bu yaşıma kadar yapabileceğimin en iyisini yapmaya gayret ettim. Eşim çok destek oldu burayı açarken bana ‘bu işin üstesinden biz kalkarız.’ dedi. Eşimin desteği ile burayı açtık.”

Çocuklarınız ile yeteri kadar ilgilenebiliyor musunuz?

“Benim çocuklarımın hepsi büyük olduğu için herhangi bir sorun yaşamadım. En küçüğü 14 yaşında bu yüzden onlar kendi başlarının çaresine bakabiliyorlar. Çocuklar küçük olsa gerçekten çok zor olurdu benim için. Şu anda ben çocuklarımla yeteri kadar ilgilenebiliyorum aslında sürekli benim yanımdalar sabah okula gidiyorlar gelince de burada yemeklerini yiyorlar. Depo kısmında da çocukların ders çalışabilmesi için bir alan var. Sonra da akşam hep birlikte eve gidiyoruz böylelikle aile bağlarımız kopmamış oluyor.”

’’Kadınlar eğer isterlerse her şeyi başarabilirler’’

Emine Balcı, Aşikar Kafe’nin sahibi

Pandemi sürecinde oldukça zorluk çektik’’

Çalışmak size ve hayatınıza ne kazandırdı, sorusuna Balcı şöyle açıklıyor:

“Ben aslında hobi maksatlı çalışmak istiyordum. Şu anda ise işler buraya kadar geldi. Çok yoruluyoruz, ek bir elemanımız yok, maddiyattan ötürü yeni birini de alamıyoruz. Kız kardeşim ile birlikte yemekleri yapıyoruz. Eşim de servis, bulaşık ve alışveriş gibi işlerde bizlere yardım ediyor. Bana kattığı şey ise ‘her zorluğun arkasında bir kolaylık vardır’ düşüncesi. Mücadele etmeyi öğretti. Sabırlı bir insandım bu iş sayesinde daha çok sabırlı olmayı öğrendim. Yeni insanlar tanımak çok güzel. Ben insanlara yardımcı olmayı çok severim. Hiç pişman olmadım iyi ki de bu işe girmişiz diyorum. Kadınlar eğer isterlerse her şeyi başarabilirler. Kimsenin ne dediğine bakmadan kendi doğrularında ilerlesinler. Ben şanslıyım çünkü benim eşim beni her konuda destekledi. Bizler dışarıda çok yemek yiyen bir aile değiliz. Evde biz nasılsak burada da aynıyız. Hatta daha çok özen gösteriyoruz çünkü başka insanlara hizmet veriyoruz. Evde sadece eşinden ve çocuklarından sorumlusun burada ise herkesten.’’

Özlem Teker, Labella Butiğin sahibi

Özlem Teker, 38 yaşındayım. Butiği 5 senedir işletiyorum. Bekarım ve 11 yaşında bir oğlum var. Oğlumla beraber yaşıyorum. Daha öncesinde ise kurumsal firmalarda çalıştım. Şu anda da kendi işimi yapıyorum. Kendi birikimimle ve ailemin desteği ile burayı açtım.

Özlem Teker’e yaşadığı zorlukları sorduğumuzda yaşadığı zorlukları şöyle açıklıyor:

“Tadilat gibi erkeğin yapacağı bazı işlerde zorluk çekebiliyorsunuz ama kadınlar da erkekler gibi aslında her işi yapabilir. Burası benim babamın yeriydi. Babam artık işletmek istemediğini söyleyince ben bu dükkanı devralarak butiğe çevirmeye karar verdim. Ailem butiği açma kararını alınca beni destekledi. Onların desteği ve kendi birikimim de sayesinde burayı açtım. Şu anda da her işi kendim yapıyorum. Bir gün mal almaya gidiyorum, diğer gün bankaya gidip işlerimi hallediyorum.”

Özlem Teker’in Bağlarbaşı’ndaki Butiği

Bulunduğunuz çevre tarafından nasıl karşılanıyorsunuz?” diye sorduğumuzda ise şöyle açıklama yapıyor:

“Kadın esnaf olduğumuz için erkeklerin bakış açısı bazen değişebiliyor ama verdiğiniz tepki ile bu değişebilir tabii ki. Esnaf olmak çok iyi bir şey birinin başı sıkışsa diğer esnaflar ona koşuyor. Bağlarbaşı’nın esnaflık anlayışını bu yüzden seviyorum.”

Çocuğunuzla yeteri kadar ilgilenme fırsatınız oluyor mu?

“Ben ilgili bir anneyim her şeyi plan ve program çerçevesinde yürüttüğüm için oğlum ile bir sıkıntı yaşamadım. Daha önce yönetici asistanlığı yaptığım için oradan gelen bir disiplin alışkanlığı var.”

“Hür ve özgür hissediyorum

 “Başkasının işinde çalıştığın zaman belli saatleri var. Ve o saatlerde çalışmak zorunda kalıyorsun. Sevmediğin bir ortamda çalışmak zorunda kalabilirsin veya yöneticini sevmeyebilirsin ama çalışmak zorundasındır. Kendi işine ise severek geliyorsun saat 8.30 da işte olacağım diye bir kural yok çünkü kendi işin. Bu yüzden de kendimi hür ve özgür hissediyorum. Herkes kendi işini kendi imkânları doğrultusunda yapmalı. Ufaktan da olsa bir yerden başlamalı.” sözlerini ifade ediyor.

Pandemi süreciniz nasıl geçti, ne gibi sorunlar yaşadınız ve insanların pandemi sürecinde alışveriş etme oranı ne düzeyde arttı veya azaldı? Kısaca anlatabilir misiniz?

 “Pandemi sürecinden dolayı 17 Mart’ta mağazayı kapattım. 2 Haziran’da açtım. Yasaklar bitince o süreçte maddi ve manevi olarak zor geçti. Alışveriş olarak Instagram’dan satış yaptık tabii ki. Ödemeler konusunda sıkıntı yaşadık ama bir şekilde atlattım. Esnaf kredisi ile biraz daha rahatladık.”

Milli Sporcu Seda Kaya

Selin Kaya, 29 yaşındayım. İstanbul Okan Üniversitesi’nde Mimarlık ve Turizm işletmecilik okudum. İstanbul’da tek yaşıyorum. Ailem ise İzmir’de yaşıyor. 14 aydır burayı işletiyorum. Milli sporcuyum, satranç oynuyorum.

 “Benim burayı açmamdaki temel sebep tecrübe edinmekti.
Selin Kaya’ya kadın esnaf olmak nasıl?” diye sorduğumuzda aldığımız cevap şöyle oluyor:

“Kadın esnaf olmanın artıları da var eksileri de var. O da bu yolda rastladığınız insanlara bağlı. İyi tarafı kadın olduğunuz için bazı noktalarda yardımcı olmak isteyenler oluyor. Bir dükkân açtığınızda her gün aslında farklı bir sıkıntı ile karşı karşıya kalırsınız örneğin bir gün elaman kaçar ya da dükkânı su basar gibi… Kadın olarak ve tek başına bir yer işletmek zor. Onun dışında çok cinsiyetçi bir yaklaşımda bulunmuyorum. Herkes her şeyi yapabilir düşüncesindeyim.”

“Kadınların daha temiz ticaret yaptığını düşünüyorum

Kadın esnaf olmak ile erkek esnaf olmanın farkları nedir?” sorusuna şöyle diyor:

“Benim burayı açmamdaki temel sebep tecrübe edinmekti. Kendimi denemek istedim.  Çok büyük sorumluluklarım olmadığı için bu güç bende vardı. İşin içine sorumluk girince işler değişiyor tabii ki. Benim bir korkum yok çünkü herhangi bir sorumluluğum yok. Aslında benim buradaki amacım ticaret ile uğraşmak. Bence bunun kadını erkeği olmaz ve erkeklere göre daha iyi idari edebildiğimizi düşünüyorum. Genelde erkek esnafların kadın esnaflara göre daha çok borcu olur. Kadınların ise daha sistemli çalıştıklarını düşünüyorum. Kadınların beyin ve işleyiş yapısı erkeklere göre farklı. Kadın olarak daha titiz ticaret yaptığımızı düşünüyorum.”

Seda Kaya, Üsküdar’daki bi’boyoz’un sahibi

Esnaflık yaparken yaşadığınız herhangi bir zorluk var mı?

“Konuşmak için ya da iki muhabbet etmek için gelen gidenler zamanında oluyordu. Bunun gibi şeyler oldu ama hiçbiri ciddi bir boyuta taşınmadı. İlk zamanlar daha çok oluyordu şimdiler de ise burada artık belli bir arkadaş çevrem olduğu için yaşamıyorum.” sözlerini ifade etti.

Diğer kadınlara tavsiye olarak ne söylemek istersiniz?

“İnsanlık ölmedi

“Bir insan bir şeyler yapmak ve denemek istiyorsa mutlaka denemeli çünkü hayat kısa. Kadınların korkusu yersiz bir korku aslında bakarsanız esnaflıkta çok güzel dostluklar da kurabilirsiniz. Türkiye’de kadın cinayetleri artmış olabilir ama bu olaylar bir şeyleri yapmaya engel değil. İnsanlık henüz ölmedi.”

Pandemi sürecinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

“2 ay kapalıydık. Bu yüzden sıkıntı çektik Devletten’de gerekli desteği görmedim. 1 Haziran tarihinde burayı tekrar açtık. İnsanların açıldığımızı anlaması temmuzun sonuna doğru oldu.”

Hayrunnisa İstekli

Hayrunnisa İstekli, 52 yaşındayım. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuyum. 4 çocuk annesiyim. Acıbadem’de yaşıyorum. Üsküdar’da ise Sahhaf dükkanım var. Burayı 2 senedir işletiyorum.

Burayı açmaya nasıl karar verdiniz, kadın esnaf olmak nasıl?

“Çocukluk hayalimdi’’

“Benim eşim Sahaf neredeyse 30 yıllık mazisi var. Eşimin Sahaf olmasının verdiği bir cesaretle hem de kitapları çok sevmemin verdiği cesaret ile burayı açtım. Kitapları çocukluğumdan bu yana hep çok sevmişimdir. Sahhaflar’daki o büyülü dünya beni bir hayli cezbederdi. Kadın esnaf olmak veya kadın girişimci olmak gözüyle bakmadım bu olaya benim neslimin tabiri ile biz buna daha çok, ekmek parasının peşinde ve çocukluk hayalini birleştirip böyle bir işe cesaret etmiş olan insan diyoruz.”

Hayrunnisa İstekli, Üsküdar’daki Hezarfen Sahaf’ın sahibi

Çevreniz Sahaf olmanızı nasıl karşılıyor, dediğimizde şunları dedi:

“Hiç olumsuz bir tepki almadım her şey olması gerektiği gibi. Aksine ‘Ne hoş kadın bir sahaf ile karşılaşmak’ gibi güzel tepkiler aldım. Benim çocuklarım büyüdüğü ve kendi başlarının çaresine bakabildikleri için burayı açmamda hiçbir engel yoktu. Eğer tavsiye vermem gerekecekse çocukları ihmal etmek pahasına bir yer açılmasını doğru bulmuyorum. Ben şu anda yaptığım işi çocuklarım küçükken yapmak istemezdim netice itibariyle bana ihtiyaçları vardı. Çocuklarım belli bir mecraya girdiler bağımlılık oranı da ortadan kalktı.”

Çocuklarınız bu durumu nasıl karşılıyor?

“Kadınlara tavsiyem kaliteli kitaplar okusunlar

“Çocuklarım da oldukça memnunlar annelerinin böyle bir yeri işletiyor olmasından. Çocuklarım için burası onları geliştirmek açısından büyük önem taşıyor. Kadınlara tavsiyem kaliteli kitaplar okusunlar kendini geliştirsinler.”

Pandemi süreciniz nasıl geçti, ne gibi sorunlar yaşadınız ve insanların pandemi sürecinde kitaplara olan ilgisi arttı mı, biraz anlatabilir misiniz?

“Karantina süresince dükkanı açamadım. Hatta tedbir amaçlı yasak kalktığında da açmadım. Yani mart ortasından haziran ortasına kadar 3 ay kapalıydık. Sonra ilk zamanlar birkaç saatliğine açtım, şimdi de öğleden akşam yediye kadar açıyorum dükkanı. Dolayısıyla elden satış imkanı olmadı ama İnternet üzerinden önceki dönemlere kıyasla daha fazla satış yaptım. Çok tatmin edici oranda olmasa da evde kalan insanımız bir nebze daha fazla kitaba yöneldi diye düşünüyorum.”

Aşağı Yukarı Sanat Ekibi

Birazcık kendinizden bahseder misiniz?

Deniz Aslan, 36 yaşındayım Görsel iletişim Tasarımı mezunuyum. 20 yıldır resim yapıyorum. Çocuk kitaplarının resimlerini çiziyorum. Aşağı Yukarı Sanat kurucularından bir tanesiyim. Burayı arkadaşım ile birlikte kurduk.

Aşağı Yukarı Sanatı nasıl kurdunuz, burada neler yapıyorsunuz, Üsküdar’ı terci etme sebepleriniz nedir açıklayabilir misiniz?

Deniz Aslan

“Biz burayı geçen yıl Ağustos ayında kurduk. Buranın amacı farklı alanlarda olsan insanlar ile bir şeyler yapabilmek, üretmek ve paylaşmaktı. Burası bu şekilde kuruldu. Tiyatro, sineme, psikoloji, el sanatları, geleneksel sanatlar, müzik gibi farklı alanlarda burada çalışmalar yaptık. Burada çocuklar için de çalışmalar yapmaktayız. Bizler Üsküdarlıyız bu yüzden Üsküdar’ı tercih ettik. Ben 2008 yılında ilk atölyemi Üsküdar’da açtım.”

Kadın olarak bir zorluk yaşıyor musunuz sorusuna:

“Bir kadın olarak herhangi bir zorluk yaşamıyorum.”

Fatma Yücel

Fatma Yücel, 30 yaşındayım 22 yaşından bu yana Üsküdar’da esnaflık yapmaktayım. Arkadaşım Deniz ile birlikte kendi markamızı yarattık.

Buraya ağırlık olarak hangi kesim geliyor sorusuna şöyle söylüyor:

“Ağırlık olarak buraya genç kesim geliyor. Üniversite ve lise ağırlıklı, fakat 40-45 yaş kesimimiz de mevcut.”

Fatma Yücel ise Kadın olarak bir zorluk yaşıyor musunuz sorusuna:

“Kadın olarak avantajlarımız ve dezavantajlarımız var. Biz buraya gelirken belli eşit şartlarda geliyoruz, fakat eve gidince yemek yapmak gibi sorumluluklarımız var.”

Sizce neden Üsküdar sorusuna da şöyle diyor:

“Üsküdar’da çok köklü bir gelenek var. Üsküdar zor bir yer ve Üsküdar’ın çok fazla kodu var. Geleneksel anlayışını yıkmak için biz de burada olduğumuzu belirtik bu çalışmayla. Burada yaşadığımız için yatırımı kendi mahallemize yapmak istedik.”

Pandemi sürecini nasıl geçirdiniz, eğitimlere devam edebildiniz mi?

“İlk hastanın açıklandığında biz hızlı bir toplantı yaptık ve yüz yüze faaliyetlerini durdurma kararı aldık. Modelimizi değiştirdik ve online geçiş yaptık.”

Ebrar Kılınç

Ebrar Kılınç, 25 yaşındayım Felsefe mezunuyum. Fotoğrafçıyım ve müzik ile uğraşıyorum. Aşağı yukarı sanatta 2 haftadır çalışıyorum.

Bu proje hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Üsküdar’da böyle bir merkez olduğunu duyunca buraya eğitimleri almaya geldim. Daha sonrasında ise burada çalışma fırsatını elde ettim. Üsküdar’da bu merkezin olması çok kıymetli çünkü geleneksel sanat anlayışı var. Alternatif bir sanat üretilemez gibi bir algı söz konusu.”


Üsküdar Zeynep Kamil Hastanesi’nde çıkan yangın söndürüldü

Üsküdar Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bir binasında çıkan yangın söndürülürken, hastalar başka binaya nakledildi. 

Alınan bilgiye göre, Üsküdar’da bulunan hastanenin bir binasında elektrik kablolarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.

Durumun bildirilmesi üzerine itfaiye ve polis ekipleri olay yerine sevk edildi.

Hastalar başka bir binaya nakledildi.

Yangını söndüren itfaiye ekiplerinin duman tahliyesi çalışmaları sürüyor.

Kaynak: AA

CHP Üsküdar’da istifa eden belediye meclis üyeleri Ak Parti’ye geçti

Geçtiğimiz aylarda CHP’den istifa eden Üsküdar Belediyesi Meclis Üyeleri Köksal Durmuş ve Selahattin Kamışoğlu Ak Parti’ye geçti.

Köksal Durmuş ve Selahattin Kamışoğlu’nun Ak Parti’ye katıldığını duyuran Ak Parti Üsküdar İlçe Başkanı Erdem Demir şunları söyledi:

“CHP’den istifa eden, Üsküdar Belediyesi Meclis üyeleri Köksal DURMUŞ ve Selahattin KAMIŞOĞLU’nun AK Parti ailemize katılımlarını gerçekleştirdik. Millete hizmetin adresi olmuş AK Parti’mizi tercih eden ve aramıza katılan meclis üyelerimizi tebrik ediyorum. Hayırlı olsun.”

Ne olmuştu?

Üsküdar Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri Hüseyin Kazan, Selahattin Kamışoğlu, Köksal Durmuş ve Ahmet Başbaydar 28 Eylül 2020 tarihinde partilerinden istifa etmişti. O dönem konuyla ilgili irtibat kurduğumuz Hüseyin Kazan ve Ahmet Başbaydar Gazete Üsküdar’a istifalarıyla ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Köksal Durmuş ve Selahattin Kamışoğlu ise telefonlarımıza cevap vermemişti. 

Konuyla ilgili 29 Eylül 2020 tarihli haberimiz:

Gazete Üsküdar olarak Ahmet Başbaydar’a ve Hüseyin Kazan’a ulaştık. İstifa durumları hakkında yönelttiğimiz sorulara, Ahmet Başbaydar istifa durumunu doğrulayarak istifası ile ilgili neden belirtmek istemediğini ifade etti. Başbaydar başka bir partiye geçme durumunun olmadığını vurgularken Hüseyin Kazan istifası için İBB’yi işaret etti.

“Bu durum büyükşehirle alakalı, meclis üyelerini kâle almadılar!”

İstifa süreçleri hakkında açıklama yapan Hüseyin Kazan: ”Biz 4 kişi istifa ettik bu durum büyükşehirle alakalı, meclis üyelerini kâle almadılar! Üsküdarlıların şikayetlerini ileteceğimiz bir mecra yok, 1977’den beri Üsküdar’da ikamet ediyorum, Üsküdarlıların talepleri var fakat Ekrem İmamoğlu bunları dikkate almıyor. Bizleri dış kapının dış mandalı gibi gördüler. Bizler atama ile gelmedik, seçimle geldik. Büyükşehir Belediyesi daire başkanlarıyla değil danışmanlarla yönetiliyor. Ekrem İmamoğlu Üsküdar’a geliyor fakat biz bunu basından görüyoruz. Vatandaşa cevap veremedik. İleride olacak projeleri, bizler basından duyuyoruz. Başka partiye geçme durumum yok fakat mücadelemiz Üsküdar, biz yine Üsküdarlılar için çalışacağız.” dedi. 

Hüseyin Kazan’a çeşitli medya organlarında çıkan, Canan Kaftancıoğlu’na ait söylemler sonrası istifa ettikleri iddiasını sorduğumuzda ”Canan Kaftancıoğlu’nun sözleri ile istifamızın bir alakası yok.” diyerek sözlerini noktaladı.

İstifa eden 4 ismin belediye meclisi üyeliğine ise devam ediyor. 

Haber Merkezi

Çengelköy ve Beylerbeyi’nde son durum: Restoranlar ne zaman açılacak?

İstanbul’un en popüler yeme-içme semtlerinden biri olan Çengelköy ve Beylerbeyi’nde Koronavirüs nedeniyle kapalı olan kafe, bar, restoran ve meyhaneler yeniden kapılarını açmak için gün sayıyor. 17 Kasım’dan bu yana yalnızca paket servis ve gel-al şeklinde hizmet veren yeme-içme mekanları sahipleri, bu süreçte günah keçisi ilan edildiklerini söylüyor. 1 Mart’ta %25 kapasiteyle açılması beklenen restoranların nabzını tuttuk. 

Çengelköy meydanında civardaki mekanlardan çay, kahve alıp banklarda içenlerin yanı sıra, yemek yiyenleri de görmek mümkün. Paket servisle satışlarını sürdüren restoranlar genelde döner, kokoreç, hamburger, balık ekmek, kumpir, waffle gibi ürünlerin siparişinin geldiğini belirtiyor. Paket servis yapamayan kafe ve meyhanelerse kapalı durumda. 

Çengelköy’ün ara sokaklarında yer alan kafelerin tümü kapalı olurken, yol üstünde bulunan işletmelerden çay, kahve gibi içeceklerin satışı çok sınırlı olsa da mümkün. 

Özellikle siyasi partilerin kongrelerinden, otellerin ve camilerin açık olmasından dolayı hayıflanan esnaf, cirolarının yarı yarıya azaldığını, aldıkları desteklerinse çok “komik” miktarlarda olduğunu vurguluyor. 

Çengelköy’de kapalı olan kafe ve restoranların bir kısmı bir daha açılmamak üzere kilit vurmuş durumda. 

Kandilli ile Beylerbeyi arasında bulunan yaklaşık 30-40 kadar restoran, kafe, bar ve meyhane istihdama da ciddi oranda katkı sağlıyordu. 

Çengelköy’de en çok tercih edilen ürünlerden olan waffle, midye ve kokoreç dükkanları sahipleri sektörün geleceğiyle ilgili oldukça karamsar. 

Üsküdar’ın tarihi semtlerinden bir diğeri olan Beylerbeyi’nde de durum farksız. Açık restoran sayısı Çengelköy’e kıyasla daha az. Beylerbeyi İskelesi ve çarşısı İstanbul’un meyhane kültürünün ve Boğaz balıkçılığının simgesel yerlerinden biriydi. 

Beylerbeyi’nin tarihi meyhane ve balık restoranları 2,5 aydır kapalı durumda. Türkiye-Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) verilerine göre 2019 yılında 30 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan Türkiye’de yeme-içme sektörünün %40’ı İstanbul’da gerçekleşiyor. 

TAVAK Vakfı Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen kamuoyuna duyurduğu araştırmada sektörün 2020 yılında %50 daraldığını vurgularken Türkiye’nin Avrupa ile karşılaştırıldığında sektöre en az yardım yapan ülkelerden biri olduğunun altını çiziyor. 

Erdoğan’a Üsküdar’daki pastane çalışanlarından doğum günü sürprizi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar Kısıklı’daki evinin yakınındaki pastane çalışanlarının kendisinin doğum günü için hazırladığı pastayı kesti.  

Cuma namazına gitmek üzere Kısıklı’daki konutundan çıkan Erdoğan, evinin yakınlarındaki bir pastane çalışanlarının kendisinin 67. doğum günü dolayısıyla hazırladığı pastayla beklediğini görmesi üzerine konvoyunu durdurdu. 

Pastanenin sahibi hazırlanan pastayla Erdoğan’ı karşılayarak, “Nice seneleriniz olsun, Allah size uzun ömürler versin.” dedi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Hep birlikte nice yıllara inşallah. Ülkemizi ileri seviyelere tırmandırarak o günleri hep birlikte yaşamayı Allah bizlere nasip eder inşallah.” ifadeleriyle karşılık verdi.

Basın mensuplarının da doğum gününü kutladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im inşallah sağlık, sıhhat, afiyet içerisinde daha nice yıllar ülkemize, milletimize hizmet etmeyi bizlere nasip etsin. Hep birlikte… Çok teşekkür ediyorum. Bugün aynı zamanda Selimiye Camisi’nin yanındaki mevcut hamamı Üsküdar Belediyemiz, aynen Üsküdar sahildeki Nevmekan gibi gençlerin gelip ders çalışacağı, oturacağı ve oradan inşallah hayatı yeniden şekillendireceği bir mekan haline dönüştürdüler. Bugün hem onun açılışını yapacağız hem cumayı da Büyük Selimiye Camisi’nde kılacağız.” ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından kestiği pastanın basın mensuplarına da ikram edilmesini istedi. Erdoğan, basın mensuplarına çikolata ikramında da bulundu.  

Daha sonra Erdoğan, cuma namazını kılmak üzere Üsküdar’daki Büyük Selimiye Camisi’ne geçti. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Üsküdar’daki Büyük Selimiye Camisi’nde kıldı

Erdoğan’a, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Mustafa Demir ve Ahmet Hamdi Çamlı, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ileÜsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen eşlik etti.

Cuma namazının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan, Üsküdar’daki Nevmekan Selimiye’yi ziyaret etti.

Kaynak: AA

Üsküdar Belediyesi’nin “dönüşüm” planına mahkemeden kısmen iptal

Üsküdar’da 2009 yılında başlatılan ve 2016’da üç ayrı etaba bölünen Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı’nın 3’üncü etabıyla ilgili İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesi oybirliğiyle kısmen iptal kararı verdi.

Mahkeme kararında, etabın kapsadığı Burhaniye, Kısıklı, Kuzguncuk, Beylerbeyi ve İcadiye mahallelerinin bir kısmıyla ilgili plan notlarında sosyal altyapı alanları, açık ve yeşil alanlar ve teknik altyapı alanlarının neler olabileceği, nerede olacağı konularının belirsiz ve keyfi bir yönlendirmeye bırakıldığı ifade edildi.

Ne olmuştu?

Üsküdar Geri Görünüm ve Etkilenme planları ilk olarak 9 Ekim 2009’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Bu plana TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi itiraz etti. Hukuki süreç 30 Ocak 2015 tarihinde İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin dava konusu işlemin iptaline yönelik kararı ile sonuçlandı. Yapılan itirazların sonunda aynı mahkeme 30 Kasım 2020’de yine dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

9 Ekim 2009 tarihli imar planının dava süreci devam ederken İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Üsküdar Belediyesi eş zamanlı olarak 26 Eylül 2016 tarihinde planları revize etti ve “Üsküdar Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Plan Revizyonu ile 1/1000 ölçekli Koruma ve Uygulama Amaçlı Revizyon İmar Planı” onaylanarak yürürlüğe girdi. Bu planlara da Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından aynı ayrı dava açıldı.

Revize edilen planlara göre imar planı üç etaba ayrıldı. Yeni planlara göre yapılaşmanın yoğun olduğu alanlar yeşil alan, kamu hizmet alanı, park, bahçe alanına çevrilecek, yapılaşma olmayan alanlar da imara açılacaktı. Dönüşüme dahil edilen bölgelerde imar izni artırılmış, planlar askıya çıkarılmadan şirketlerin mahalle sakinleriyle sözleşme imzaladığı belirtilmişti. Planların Üsküdar’ı bir şantiye alanına çevireceği eleştiriler arasındaydı.

1’inci etap: Sit alanı yönünden eksik

Yavuztürk ve Bahçelievler mahallelerinin tamamı ile Küçüksu ve Hekimbaşı mahallelerinin bir kısmını kapsayan 1’inci etaba ilişkin İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nde açılan dava kapsamında revize edilen imar planıyla ilgili iki bilirkişi raporu alındı. İkisi de planın şehircilik ilkelerine, planlama tekniğine, kamu yararına ve hukuka aykırılığını saptamasına karşın mahkeme üçüncü bir bilirkişi raporu daha aldırdı ve buna dayanarak davayı reddetti. Ancak bu karar İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 17 Aralık 2020 tarihli kararıyla kaldırıldı. Mahkeme, alanın sit alanı özelliği yönünden eksiklik bulunduğunu belirtti.

2’inci etap planı iptal edildi

Mehmet Akif Ersoy ve Güzeltepe mahallelerinin tamamı ile Ferah, Çengelköy, Kirazlıtepe, Küplüce, Kandilli ve Kuleli mahallelerinin bir kısmını kapsayan 2’nci etaba ilişkin revize edilen planlarla ilgili İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, 14 Kasım 2019 tarihli kararıyla planı iptal etti.

3’üncü etap planı kısmen iptal

Burhaniye, Kısıklı, Kuzguncuk ve İcadiye mahallelerinin bir kısmını kapsayan 3’üncü etaba ilişkin revize edilen planın iptali ilgili davaya ise İstanbul 11. İdare Mahkemesi baktı. Mahkeme, planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu gerekçesiyle iptal istemini reddetti. Mimarlar Odası’nın itirazı üzerine dosya Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesi’ne taşındı. Daire, imar planının şeffaf ve anlaşılır olma ilkelerine aykırı olduğunu, plan notlarında sosyal altyapı alanları, açık ve yeşil alanlar ve teknik altyapı alanlarının neler olabileceği, nerede olacağı konularının belirsiz ve keyfi bir yönlendirmeye bırakıldığını belirterek planın kısmen iptaline karar verdi.

Kaynak: Mimarlar Odası

İstanbul’un en yaşlı konutları listesinde Üsküdar dördüncü sırada

gazete üsküdar5

İstanbul’da 1980 yılı ve öncesi yapılan bina sayısı 262 bin 665. İstanbul’un en yaşlı konutları listesinde Üsküdar 13 bin 864 konutla dördüncü sırada.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’nın (KENTSEV) Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün verilerinden derlediği rapora göre, İstanbul’da 1 milyon 164 bin bina, 4,5 milyon daire bulunuyor ve her dairede ortalama 3,3 kişi yaşıyor.

Son yaşanan depremler sonrası gözlerin bir kez daha çevrildiği, uzmanların 7 ve üzeri şiddette deprem beklediği İstanbul’da özellikle 1980 ve öncesinde yapılan binaların çokluğu dikkati çekiyor.

Kentte bulunan toplam 1 milyon 164 bin binanın yüzde 22,6’sı, yani 262 bin 665 adedi , 1980 ve öncesinde yapılmasıyla öne çıkıyor. Bu binalarda 1 milyon 51 bin adet daire bulunduğu öngörülüyor.

Bu alanda en çok binaya sahip ilçe olarak başı 31 bin 899 adetle Fatih çekiyor. Onu 17 bin 52 adetle Beyoğlu, 15 bin 981 adetle Beykoz, 13 bin 864 adetle Üsküdar, takip ediyor.

İstanbul’da 1980 ve öncesinde yapılmış binalarda 3,2 milyon kişi oturuyor

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı Haluk Sur, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, İstanbul’daki binaların yüzde 22,6’sının 1980 ve öncesinde yapıldığını belirterek, bu binalarda 1 milyon 51 bin adet daire bulunduğu söyledi.

Söz konusu dairelerde 3 milyon 152 bin kişinin oturduğunu öngördüklerini dile getiren Sur, bu binaların en gencinin dahi 40 yaşı aştığını, bazılarının 50-60 yaşında olduğunu anlattı.

Sur, bu konutlarda oturanların mutlaka yapı denetimi yaptırması gerektiğine dikkati çekerek, özellikle depreme dayanıksız olanların hemen tahliye edilmesinin önemini anlattı.

Kentsel dönüşümü hızlandırmak için son dönemde çok önemli iki kararın hayata geçirildiğini aktaran Sur, “Kendin yık kendin yap olarak da bilinen kentsel dönüşüm konutlarına ilişkin taahhüt işlerinde yüzde 18 olan KDV yüzde 1’e düşürüldü. Aynı zamanda devlet destekli kredi rakamında daire başı ödenen rakam 200 bin liraya yükseldi. Bir kişi kendisine ait 5 daire için de bu krediden faydalanabiliyor. Oldukça değerli bu teşvikler kentsel dönüşümü hızlandıracak. Binası çok eski olan vatandaşlarımızın bu teşviklerden yararlanmasını bekliyoruz.” yorumunu yaptı.

Sur, son 8 yılda 564 bin konutun dönüştüğünü, 700 bin konutun dönüşümünün sürdüğünü belirterek, İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 300 bin konut bulunduğunu sözlerine ekledi.

Haber Merkezi

Atölye Üsküdar’dan yapay zeka ve yaşam bilimleri webinarı

İstanbul Kalkınma Ajansı, Üsküdar Üniversitesi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle Üsküdar Belediyesi tarafından genç girişimcilerin hizmetine sunulan Atölye Üsküdar Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde yapay zeka ve yaşam bilimleri webinarı düzenlenecek.

Ahmet Faruk Şenormancı’nın konuk olduğu webinar Dr. Nebiye Yaşar moderatörlüğünde 17 Şubat 2021 Çarşamba saat 20:00’de düzenlenecek. Atölye Üsküdar webinarına buraya tıklayarak kayıt yaptırabilirsiniz.

Üsküdar Belediyesi tarafından Ar-Ge, yenilik ve girişimcilik kültürünün toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması ve araştırma, yenilik bilinci, teknoloji ve bilim kültürünün uygulama düzeyinde gerçekleştirilmesi amacıyla bir ekosistem olarak hayata geçirilen Atölye Üsküdar, sürdürülebilir kalkınma amaçları teması ile hizmet vermektedir.

Haber Merkezi

Üsküdar’da kar etkisini göstermeye başladı

İstanbul’da beklenen kar yağışı Üsküdar’da etkisini göstermeye başladı.

Üsküdar’ın bir çok mahallesinde kar yağışı etkili oluyor. Kar yağışı Çamlıca’da ise tipi şeklinde görülüyor.

Üsküdar’da birçok mahallede çatılarda, parklarda, ağaçlık alanlarda ve yol kenarlarında beyaz örtü oluştu.

Kar yağışı İstanbul Boğazı’ndaki görüş mesafesini olumsuz etkiliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Üsküdar Belediyesi ekipleri, yollarda herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için tuzlama araçlarıyla çalışmalara başladı.

Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan son değerlendirmelerde, Marmara Bölgesi genelinde akşam saatlerinden itibaren karla karışık yağmur ve kar yağışının etkili olmasının beklendiği bildirilmişti.  

18 Ocak 2021’de yağan kar Üsküdar’da güzel görüntüler oluşturmuştu.

Haber Merkezi

Üsküdar’ın 16 mahallesindeki dönüşüm planına mahkemeden iptal kararı

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar’ın 16 mahallesini kapsayan kentsel dönüşüm planlarını iptal etti.

Mahkeme, dava konusu parsellerin konut ağırlıklı olarak imara açıldığını, Boğaziçi alanındaki koruma ve kullanma dengesinin bozulduğunu belirterek planlarda kamu yararı bulunmadığına hükmetti.

Üsküdar’ın Kandilli, Kuleli, Küçüksu, Çengelköy, Güzeltepe, Bahçelievler, Mehmet Akif Ersoy, Yavuztürk, Kirazlıtepe, Küplüce, Beylerbeyi, Burhaniye, Ferah, Kısıklı, Kuzguncuk ve İcadiye mahalleleriyle ilgili dönüşüm planları İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkeme, planların konut ağırlıklı olarak imara açıldığını, Boğaziçi alanındaki koruma ve kullanma dengesinin bozulduğunu belirterek dava konusu planlarda kamu yararı bulunmadığına hükmetti.

Üsküdar Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgeleri Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından Eylül 2016’da oy çokluğuyla kabul edilmişti. Üsküdar Belediyesi’nin 16 mahalleyi kapsayan planına göre yapılaşmanın yoğun olduğu alanlar yeşil alan, kamu hizmet alanı, park, bahçe alanına çevrilecek, yapılaşma olmayan alanlar da imara açılacaktı. Söz konusu plan tartışmaları da beraberinde getirmişti. Dönüşüme dahil edilen bölgelerde imar izni artırılmış, planlar askıya çıkarılmadan şirketlerin mahalle sakinleriyle sözleşme imzaladığı belirtilmişti. Planların Üsküdar’ı bir şantiye alanına çevireceği de eleştiriler arasındaydı.

gazete üsküdar5

Bilirkişi raporu: Kamu yararına aykırı

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi söz konusu planların iptali istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne karşı dava açmıştı. İstanbul 2. İdare Mahkemesi davayı Kasım 2020’de karara bağladı. Kararda, mahkeme tarafından yaptırılan keşif-bilirkişi incelemesine yer verildi. İnceleme sonucunda dava konusu parsellerin konut ağırlıklı imara açıldığı, bunun da kamu yararı ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu belirtildi. Söz konusu planda konut ağırlıklı imara açılan alanların artmasının, buna karşın kentsel, sosyal donatı alanlarının azaltılmasının Boğaziçi alanındaki koruma-kullanma dengesinin sürdürülebilirliği açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı vurgulandı.

Mahkeme de planın şehircilik esasları, planlama teknikleri ve kamu yararı yönünden hukuka uygun olmadığına hükmederek dava konusu işlemin iptaline karar verdi.

Kaynak: Mimarlar Odası