Tibaş Parkı Gönüllüleri nöbet çağrısı yaptı

Mahkeme kararı sonrasında inşaatın mühürlenmesine karşın Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı inşaata devam etti. Bunun üzerine mahalle halkı, inşaatın önünde nöbete başladı.

Ne Olmuştu?

Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı (TİBAŞ), park ve bitişiğindeki araziyi, kamu yararına, park ve kültür merkezi olarak kullanmak üzere 1993 yılında Üsküdar Belediyesi’ne bağışladı. Üsküdar Belediyesi 2017 yılında, önce araziyi Aziz Hüdayi Vakfı’na bedelsiz olarak 49 yıllığına tahsis etti sonrasında da araziye yurt inşaatı yapılmaya başlandı. Bunun üzerine Acıbadem halkı konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme, belediye aleyhine sonuçlanınca inşaatın bulunduğu yere ilişkin imar planı değişikliği yapıldı. Değişiklikler, önceki dönem İBB Meclisi’nin kararı ile onandı ve yapıya ilişkin yapı ruhsatı oluşturuldu. Bunun üzerine Acıbadem halkı konuyu bir kez daha yargıya taşıdı. 

Mahkeme, bir kez daha belediye aleyhine karar verdi. 

İstanbul 7. İdare Mahkemesi 25 Aralık tarihli mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı: “Davalı idare ve müdahil tarafından uyuşmazlık konusu yapı için 16.09.2019 tarihli yeni bir yapı ruhsatının düzenlendiği ve davanın konusuz kaldığı ileri sürülse de, tadilat ruhsatı niteliğinde olan söz konusu ruhsatın iş bu davayı konusuz bırakmadığı açıktır. Hukuka aykırı olduğu Mahkememizce tespit edilen dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar meydana geleceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.”

Üsküdar Belediyesi mühürlenmesi gereken inşaatı mühürlemeyince devreye İBB girdi ve inşaatı mühürledi. 

Acıbadem Tibaş Parkı Gönüllüleri tarafından 25 Ocak’ta düzenlenen basın açıklamasında; Kent ve imar suçu olan “kaçak inşaat” bir an evvel yıkılmalı, park ve kültür merkezi bağışlanmalı ve imar koşullarına uygun bir şekilde  yeniden yapılarak  Acıbadem halkının kullanımına açılmalıdır denildi.

Acıbadem Muhtarı Semra Aydın: “Mahallemizin en büyük ihtiyacı deprem toplanma alanı, söz konusu alanın bağışlanma şartı da göz önünde bulundurularak buna göre düzenlenmesini ve parkın hizmete açılmasını istiyoruz.” dedi.

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş: “Yıllardır burada mücadele veriliyor. Biz yerel yöneticiler doğruyu anlatmak için bu kadar mücadele vermek zorunda kalmamalıyız. Bu bina hukuksuz ve kaçak bir binadır. Bu binanın yıkılması gerekiyor.” dedi. 

Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin: ‘‘Burası deprem toplanma alanıydı. Fakat şu an burada koca bir bina var bu kaçak binanın derhal yıkılması gerekiyor. Bu benim kişisel fikrim ayrıca mahkemenin kararı da bu yönde. Validebağ’ın da Tibaş’ın da yeşil olarak kalmasını istiyoruz, buralarda yapılaşma istemiyoruz.’’ dedi.

Kandilli Rasathanesi’nde deprem eğitimi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde 4 Şubat Salı günü saat 14.00’da “ABCD Temel Afet Bilinci Eğitimi” verilecek. Ücretsiz eğitime katılmak isteyenler aheb@boun.edu.tr adresine mail atarak başvurabilirler.

BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ: DEPREMLER

Türkiye, 24 Ocak Cuma akşam saatlerinde meydana gelen, en az 41 kişinin hayatını kaybettiği, binlerce vatandaşın yaralandığı Elazığ depremi başta olmak üzere, son haftalarda üst üste gelen depremlerin korku ve kederini yaşıyor. Özellikle Manisa ve çevresinde sıklaşan depremler İstanbul’un çeşitli yerlerinden de hissedildi ve olası İstanbul depremine dair tartışmalar yine gündemin üst sıralarına çıktı. İstanbul şehri, İstanbul’da yaşayanlar, yapılar ve kurumlar depreme ne kadar hazırlıklı, 1999’dan bu yana neler değişti gibi sorular, bu tartışmaların odağında yer alıyor. Türkiye’de deprem deyince ilk akla gelen kurumlardan biri olan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, bir temel afet eğitimiyle depreme hazır olmaya yönelik bilinci arttırmayı hedefliyor.

KANDİLLİ RASATHANESİ’NDEN ÜCRETSİZ AFET EĞİTİMİ

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde 4 Şubat Salı günü saat 14.00’da gerçekleşecek olan “ABCD Temel Afet Bilinci Eğitimi” ücretsiz olacak. Eğitime katılmak isteyenler aheb@boun.edu.tr adresine mail atarak başvurabilirler.

Üsküdar’daki Tarihi Harem Otel 56 milyon TL’ye satışa çıkarıldı

1965’ten beri Üsküdar Selimiye Mahallesi’nde konuklarını ağırlayan ve 2016’da kapanan tarihi Harem Otel, İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu tarafından 56 milyon TL’ye satışa çıkarıldı.

Satış ihalesi 25 Mart 2020 tarihinde saat 10:20’de gerçekleşecek.

İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu tarafından İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Selimiye Mahallesi, 1335 ada 92-123 parselde yer alan 1.473,20 metrekarelik 209 yataklı otel, 56 milyon 35 bin 252 TL’ye satışa çıkarıldı. Otelin satış ihalesi 25 Mart saat 10.20’de İstanbul Anadolu Adalet Sarayı B Blok -4. kattaki mezat salonunda gerçekleştirilecek. İhale açık arttırma usulüyle yapılacak.

2016’da kapanmıştı 

İstanbul’daki otelcilerin oluşturduğu TÜROB (Türkiye Otelciler Birliği) eski Başkanı Timur Bayındır ailesinin sahibi olduğu Harem Otel 17 Haziran 1965’te açılmıştı. Aile büyüğü baba Bayındır’ın yaşamını yitirmesinden sonra dört kardeş arasında anlaşmazlık çıkması üzerine otel 2016 yılında kapanmıştı. Otelin kapanışıyla ilgili yayınlanan mesajda “Yarım asırlık hizmet hayatımızda bizleri yalnız bırakmamış tüm değerli misafirlerimize, tedarikçilerimize ve çalışanlarımıza teşekkür ederiz.” denilmişti.

Acıbadem Tibaş Parkı Gönüllüleri: Kaçak inşaat derhal yıkılsın

Acıbadem TİBAŞ Parkı’ndaki tartışmalı inşaatın ruhsatının yürütmesi geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından durdurulmuştu. 

Acıbadem Tibaş Parkı Gönüllüleri tarafından bugün düzenlenen basın açıklamasında, Kent ve imar suçu olan “kaçak inşaat” bir an evvel yıkılmalı, park ve kültür merkezi bağışlanmalı ve imar koşullarına uygun bir şekilde  yeniden yapılarak  Acıbadem halkının kullanımına açılmalıdır denildi.

Acıbadem Muhtarı Semra Aydın: “Mahallemizin en büyük ihtiyacı deprem toplanma alanı, söz konusu alanın bağışlanma şartı da göz önünde bulundurularak buna göre düzenlenmesini ve parkın hizmete açılmasını istiyoruz.” dedi.

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş: “Yıllardır burada mücadele veriliyor. Biz yerel yöneticiler doğruyu anlatmak için bu kadar mücadele vermek zorunda kalmamalıyız. Bu bina hukuksuz ve kaçak bir binadır. Bu binanın yıkılması gerekiyor.” dedi. 

Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin: ‘‘Burası deprem toplama alanıydı. Fakat şu an burada koca bir bina var bu kaçak binanın derhal yıkılması gerekiyor. Bu benim kişisel fikrim ayrıca mahkemenin kararı da bu yönde. Validebağ’ın da Tibaş’ın da yeşil olarak kalmasını istiyoruz, buralarda yapılaşma istemiyoruz’’ dedi.

Ne Olmuştu?

Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı (TİBAŞ), park ve bitişiğindeki araziyi kamu yararına, park ve kültür merkezi olarak kullanmak üzere 1993 yılında Üsküdar Belediyesi’ne bağışladı. Üsküdar Belediyesi 2017 yılında, önce araziyi Aziz Hüdayi Vakfı’na bedelsiz olarak 49 yıllığına tahsis etti sonrasında da araziye yurt inşaatı yapılmaya başlandı. Bunun üzerine Acıbadem halkı konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme, belediye aleyhine sonuçlanınca inşaatın bulunduğu yere ilişkin imar planı değişikliği yapıldı. Değişiklikler, önceki donem İBB Meclisi’nin kararı ile onandı ve yapıya ilişkin yapı ruhsatı oluşturuldu. Bunun üzerine Acıbadem halkı, konuyu bir kez daha yargıya taşıdı. 

Mahkeme, bir kez daha belediye aleyhine karar verdi. 

İstanbul 7. İdare Mahkemesi 25 Aralık tarihli mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı: “Davalı idare ve müdahil tarafından uyuşmazlık konusu yapı için 16.09.2019 tarihli yeni bir yapı ruhsatının düzenlendiği ve davanın konusuz kaldığı ileri sürülse de, tadilat ruhsatı niteliğinde olan söz konusu ruhsatın iş bu davayı konusuz bırakmadığı açıktır. Hukuka aykırı olduğu Mahkememizce tespit edilen dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar meydana geleceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.”

Üsküdar Belediyesi mühürlenmesi gereken inşaatı mühürlemeyince devreye İBB girdi ve inşaatı mühürledi. 

Haber Merkezi

Geçmişe yolculuk: Üsküdar Antikacılar Çarşısı

Eski zamanlara ait, nadir bulunan ve yıllar geçtikçe değeri artan eşyalar onları toplayan ve ticaretini yapan antikacılar sayesinde koleksiyonerlerle buluşuyor. İşte bu buluşma yerlerinden biri de Üsküdar Meydanı’na yürüme mesafesinde bulunan Üsküdar Antikacılar Çarşısı. Mimar Sinan Mahallesi’nde geçmişin ruhunu canlı tutan onlarca dükkân asıl olarak Büyükhamam Sokak’taki Kıroğlu Hanı’nda yer alıyor. Devamındaki sokakta da çeşitli dükkânlar görmek mümkün. Bu dükkânlara spotçular ve ikinci el mobilyacılar eşlik ediyor.

Burada geçmiş, kapının önüne taşıyor sanki. Madeni paralar, kartpostallar ve daha nicesi yanından geçenleri adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Eğer pasajın içine adım atarsanız hem maddi hem manevi pek çok kıymetli eşyayla karşılaşabilirsiniz. 

Üsküdarlılar için kuşkusuz ayrı bir yeri olan Antikacılar Çarşısı’nda birçok kıymetli eşya var. Bunlardan bazıları Osmanlı dönemine ait olsa da, aralarında Avrupa’dan getirilmiş olanları bulmak mümkün. Çarşının müdavimleri pek çok eşya arasında kaybolup kendine uygun olan parçayı arıyor. Özellikle meraklıları için bu rutinin önemi büyük. Onlar nadide eşyaları koleksiyonlarına katmak üzere araştırma yapıyorlar. Bir beyefendi alıcı gözle oyma ağaç sandalyenin kıvrımlarını incelerken, diğer yandan göz ucuyla bakan biri de ilgisini çekecek eşyalar bulabiliyor. Büyük annelerimizden kalma dikiş makinesi, hemen hepimizin evini ısıtmış soba, merdaneli çamaşır makinesi, belki de bir hevesle alınıp sonra yüzüne bakılmamış bisiklet, envaiçeşit porselen bardaklar, tabaklar ziyaret eden herkesi bir an bile olsa gülümsetiyor. 

Eski olan her şey antika değil. Antika incelikli ve ustasının kıymet biçtiği oranda ender bulunan parçalardır

Binbir Çeşit Antika’dan Mustafa Eroğlu 1977 yılından beri bu işle uğraşıyor. Geçmişe kıyasla yoğunluk azalmış olsa da bu işin bir devir daim işi olduğunu ve ilgilisi olduğu sürece devam edeceğini söylüyor. Ziyaretçi skalası meraklı gençlerden eski günleri yâd eden büyüklere kadar değişiyor. Özellikle bahsetmek istediği bir parça olup olmadığını sorduğumda Mustafa Bey öncelikle antikanın anlamına dikkat çekmek istiyor. “Eski olan her şey antika değil. Antika incelikli ve ustasının kıymet biçtiği oranda ender bulunan parçalardır. Ama ne yazık ki artık o mühim parçaları yapan ustaların çoğu hayatta bile değil. Aile yadigârı olan, ancak çeşitli sebeplerle elden çıkarılan, alıcıya göre değeri değişebilen pek çok parça bulmak mümkün,” diyerek anlatıyor. Binbir Çeşit’teki eşyalar porselen ağırlıklı.  “Porselenin kalitesini eline alınca anlarsın, ağırlığından belli eder kendini, canlıymış gibi hissedersin.” diyen Mustafa Eroğlu müşterilerinden birinin yakınlarda porselen fincan takımının tamamını bağışladığını ama son ziyaretinde dayanamayıp bir fincan aldığını da söylüyor.

 “Antika meraklısı için hastalık derecesine ulaşabiliyor. Şimdilerde gençler daha sade yaşamak istiyor. Şehir hayatının kalabalığından bunalan birçok insan evlerinde az eşyayla yaşamayı tercih ediyor. Ancak yine de meraklılarının teneke araba, saat, oyuncak, gemi maketi, kumbara, biblo, radyo, plak gibi birçok eşyayı bu çarşıda bulmaları mümkün.” diyor Mustafa Eroğlu.

Zaman geçtikçe ihtiyaçlarımız ve isteklerimiz değişse de eskiye duyulan merak ve özlem devam ediyor. Yaşanmışlıklara şahitlik eden her bir kıymetli parça bu çarşıda yeni sahiplerini bekliyor. 

Berrak Ertörer

“Robin Hood” bu kez de Üsküdar’da ortaya çıktı: 15 bin kitap hediye etti

Daha önce İstanbul’un Beyoğlu, Başakşehir ve Tuzla ilçelerinde ihtiyaç sahiplerine yardım eden ve kendisini “Robin Hood” olarak tanıtan kişi, bu kez de Üsküdar’da çocuklara ücretsiz kitap vermesi ile bilinen bakkal Kamber Bozan’a 15 bin kitap hediye etti.

İstanbul’un çeşitli ilçelerindeki gecekondu mahallelerinde, zarf içerisinde para dağıtan gizemli hayırsever, Üsküdar’da ortaya çıktı.

Dar gelirli semtlerinde para dağıtan ve “Robin Hood” olarak adlandırılan hayırsever, bu kez Üsküdar’da belirdi. Hayırsever çalışanları aracılığıyla, kitap dostu olarak bilinen ve çocuklara sürekli kitap hediye eden Bakkal Kamber Bozan’a 15 bin adet kitap hediye etti.

Olayın nasıl gerçekleştiğini anlatan Kamber Bozan, “Akşam bakkalda oturuyordum. Saat 21.30 civarında kapı çalındı. 3 genç arabayla gelerek koliler ile elinde kitap getirdiler. ‘Bu kitaplar nereden geliyor?’ diye sordum. Kitapları Robin Hood’un gönderdiğini söylediler. 15 bin kitaba yerim olmadığı için bir kısmını bakkala aldım, bir kısmını benim adıma köylere gönderecekler. Kitapların hangi okullara gideceklerini tespit ederek bana haber verecekler.” dedi. 

Öte yandan Bakkal, “Biz burada çocuklarımıza kitapları ücretsiz veriyoruz daha sonra bana gelip özetini anlattıklarında onlara çikolatalar hediye ediyorum.” diyerek vatandaşlara sosyal yardımlaşma konusunda mesaj verdi. 

Kaynak: Sputnik Türkiye

Michael Douglas Catherina Jones çifti Kuzguncuk Sinagogu’nda

Hollywood’un ünlü çifti Michael Douglas ve Catherina Jones çocukları ile çıktıkları dünya turunda İstanbul’da Kuzguncuk Sinagogu’nu ziyaret etti.

Şalom Gazetesi’nin haberine göre, çift ve çocukları Dylan (19) ve Carys (16) ile birlikte THY’nin tarifeli uçağı ile Tanzanya’nın Darüsselam kentinden İstanbul Havaalanı’na geldi.  Bavullarını beklerken, basının ilgisinden rahatsız olan çift, daha sonra kendilerini karşılayan koruma eskortunun eşliğinde Nişantaşı’ndaki bir otele yerleşti.

İstanbul’un Sultanahmet semtindeki turistik mekanları ziyaret eden çift, Kuzguncuk Sinagogu’nu da gezdi. Çift ayrıca özel izinle Ayasofya ziyaretinde bulundu.

Kaynak: Şalom Gazetesi

Bir dizi platosu olarak Üsküdar

Üsküdar, İstanbul’un en güzide ve gözde ilçelerinden biri. Üsküdar, daima merak edilen, insanların gezmek, görmek, tanımak istediği, farklı düşünce ve dünya görüşlerine sahip insanları biraraya getiren bir yer aynı zamanda. Bu merakı besleyen, Üsküdar’ın geçmişini bugüne taşıyan; sokaklarını, tarihi yapılarını, eski evlerini ve nice güzelliklerini görme arzusu yaratan sebeplerden biri de televizyon dizileri… Üsküdar ve semtleri, çok uzun yıllardır televizyon ekranlarına diziler aracılığı ile yansımıştır ve yansımaya devam etmektedir. Üsküdar’ı mekân edinen diziler arasında hemen hepimizin aklına ilk gelecek olanlar Ekmek Teknesi, Perihan Abla, Kurtlar Vadisi, Deli Yürek, Yaprak Dökümü, Kuzey Güney, Süper Baba gibi ses getiren, bir zamanların en çok izlenen yapımları.

Süper Baba

90’lı yılların efsane televizyon dizisi Süper Baba anlattığı sıcak aile hikâyesi ve gündelik hayata yakın gerçekliği ile çok sevilmişti. Dizi, başrolündeki Şevket Altuğ’un canlandırdığı Fiko karakteri, çocukları ve sevdiği kadın arasında geçen olay örgüsü ve zengin yan karakterleri ile dikkatleri üstüne çeken bir yapım olmuştu. Hem öyküsünün sahiciliği hem de başarılı oyunculukları ile dönemin efsane yapımlarından biri olan dizinin ve müziklerinin etkisi bugün dahi sürüyor. Çekim yeri Üsküdar olan dizide hikâye yoğun olarak Çengelköy’de geçiyordu. Çengelköy’ün samimi mahalle havası dizinin karakterine işlemişti.

Ekmek Teknesi

2002’de Atv’de yayınlanmaya başlayan dizi, dönemin en çok izlenen yapımlarından biriydi. Fırıncı Nusret Usta ve ailesi etrafında şekillenen yapım, mahalle sakinlerinin öyküleriyle çeşitlenen senaryosuyla samimi bir aile dizisiydi. Yapımcılar, diziye set olarak Kuzguncuk’u seçmişti. Ekmek Teknesi ismi, halen Kuzguncuk’ta bir mekânda yaşıyor.

Perihan Abla

Üsküdar’da çekilen dizilerden bir diğeri başrollerini Perran Kutman, Şevket Altuğ ve Cihat Tamer’in oynadığı, Türk televizyonculuğunun efsane yapımlarından Perihan Abla idi. Bir mahalle komedisi olan Perihan Abla, Perihan ve Şakir’in aşkını, mahallede geçen ilginç olaylar eşliğinde sıcak ve samimi bir dille anlatıyordu. Kuzguncuk’ta çekilen dizi, o kadar çok sevilmişti ki Perihan Abla’nın oturduğu evin bulunduğu sokağa diziden ilhamla Perihan Abla Sokağı adı verildi. 1986-88 yılları arasında çekilen dizi, hâlâ unutulmadı ve Perihan Abla Sokağı hâlâ ziyaret edilen, fotoğrafı çekilen bir Üsküdar mekânı haline haline geldi.

Deli Yürek

Bir dönemin ses getiren yapımlarından Deli Yürek de Üsküdar’da çekilen dizilerden biriydi. Başrollerini Kenan İmirzalıoğlu ve Zeynep Tokuş’un paylaştığı yapımın çekim mekânları Üsküdar’dan seçilmişti. Miroğlu karakterinin oturduğu evin yerinde bugün bir apartman yükselse de karakterin adı halkın talebi üzerine Atik Valide Mahallesi’nde bir sokağa  verildi ve dizi o çevrede hâlâ yaşıyor.

Kuzey Güney

Başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Buğra Gülsoy’un yer aldığı, iki kardeşin iktidar çatışmasını konu edinen Kuzey Güney dizisi de Üsküdar’ı mekân olarak seçen dizilerden.

Hikâyenin merkezinde yer alan Tekinoğlu ailesinin evi ve fırını Üsküdar, Doğancılar’da bulunuyor. Daha sonra senaryo gereği fırının ikinci şubesi açılınca çekimler Kışla Caddesi’ne taşınıyor. Harem civarı da yine diziye mekân olarak seçilen yerlerden.

Kurtlar Vadisi

Bir dönemin büyük yapımlarından olan, yayınlandığı saatlerde sokakların boşaldığı dizi olarak ünlenen Kurtlar Vadisi, Üsküdar’ı mekân edinen dizilerden.

Dizide konsey toplantılarının yapıldığı boğaz manzaralı salon, Üsküdar’daki Sözbir Otel’de çekiliyordu. Dizi karakterlerinden Mehmet Karahanlı ve konsey üyelerinin sık sık bir araya geldiği otel Üsküdar’ın merkezinden Kuzguncuk’a doğru ilerlerken sağ tarafta kalır. Dizinin kahve sahneleri, Emmi’nin ve Seyfo Dayı’nın mekânı olan Üsküdar sahilindeki Korcan Aile Çay Bahçesi’nde kayda alınıyordu.

Yaprak Dökümü

Reşat Nuri Güntekin’in aynı isimli romanından uyarlanan Yaprak Dökümü, yayınlandığı dönemde başarılı bir performans göstererek en çok izlenen diziler arasında yer aldı. Yaprak Dökümü denince ilk akla gelen ve diziyle adeta bütünleşen köşk İstanbul Beylerbeyi’nde bulunuyor. Köşk dışında Üsküdar’ın farklı semt ve mahallerini de dizide görmek mümkündü.

Bunların dışında Yedi Numara, İşler Güçler, Aynalı Tahir, Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz da Üsküdar’da çekimleri yapılmış ve  Üsküdar’ı mekan edinmiş diğer yapımlar.

 

Haluk Levent’ten Üsküdar’a şart: İki çocuğa medikal cihaz alınsın

Haluk Levent, Üsküdar’da söyleşi yapmak için şart koydu: İki çocuğa medikal cihaz alınsın

Haluk Levent geçtiğimiz günlerde Üsküdar’da gençlerle bir araya geldi. Levent, Üsküdar Belediyesi’nin söyleşi davetini yardıma muhtaç iki çocuğa medikal cihaz yardımı karşılığında kabul etti.

Üsküdar Belediyesi, kültür- sanat dünyasının beğenilen isimlerini Üsküdarlılarla buluşturmaya devam ediyor. Üsküdar’ın konuğu bu kez Haluk Levent oldu. Levent, “Nevmekan Sahil’de Gençlerle Söyleşi ” temasıyla gençlerle bir araya getirildi.

Yaptığı yardımlarla her daim adından söz ettiren şarkıcı, söyleşiye katılmak için muhtaç iki çocuğa medikal cihaz yardımı yapılmasını istedi. Üsküdar Belediyesi, geri dönüşüm projesi kapsamında elde ettiği kazanç ile çocuklara ihtiyaçları olan cihazların alındığını belirtti.