Validebağ Korusu’nda yapılaşma tehditi

Üsküdar Altunizade’de bulunan İstanbul’un kamu kullanımına açık üçüncü, Anadolu yakasının en büyük yeşil alanı olan birinci derece doğal sit alanı statüsündeki Validebağ Korusu ile ilgili imar planları oy çokluğuyla kabul edildi.

Üsküdar Altunizade Mahallesi’nde 354 dönümlük alana yayılan Validebağ Korusu’nun 17 dönümü Sağlık Bakanlığına, 76 dönümü Milli Eğitim Bakanlığı’na, kalan 261 dönüm ise Hazine’ye tahsis edilmiş durumda. Birinci derece doğal sit alanı olan Validebağ Korusu için 2013 yılında başlayan koruma amaçlı imar planları hazırlama çalışmalarında sona gelindi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, güncel kurum görüşleri alınmasını istemesi sonucu, 21 kurumdan plana ilişkin alınan görüşler doğrultusunda yapılan değişiklikler ile son hali verilen planlar, İBB Meclisi’nce 13 Şubat 2020 tarihli meclis oturumunda gündeme alındı. İmar planları CHP grubunun muhalefetine karşın Ak Parti grubunun oy çokluğu ile kabul edildi.

CHP grubu, plan notları arasında yer alan “planlama alanının tamamında toplam 100 metrekareyi geçmeyen takılabilir-sökülebilir müştemilat türü bir katlı yapılar yapılabilir” maddesi nedeniyle red oyu verdi.

Validebağ Gönüllüleri itiraz edecek

Konu ile ilgili Gazete Üsküdar’a konuşan Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin; ”KANİP’in (Koruma Amaclı Nazım ve Uygulama İmar Planı) tamamı göz önüne alındığında genel olarak olumsuz değil. Fakat ‘planlama alanının tamamında toplam 100 metrekareyi geçmeyen takılabilir-sökülebilir müştemilat türü 1 katlı yapılar yapılabilir’ maddesini kabul etmiyoruz. Bunu 2 sene kadar önce ilk duyduğumuzda da tepkimizi dile getirmiştik. Fakat o tarihte henüz plana işlenmemişti. Yapılaşmanın büyüklüğü ve biçimi ne olursa olsun kesinlikle karşısındayız. Plan askıya çıkınca itiraz edeceğiz. Bundan sonuç alamazsak dava açacağız. Hiçbir şekilde Validebağ Korusu’nda ek yapılaşma istemiyoruz” dedi.

Bazı kurumlardan gelen yapılaşma talepleri reddedildi

İBB Meclisi’nce 13 Şubat 2020 tarihli meclis oturumunda gündeme alınan planlarla ilgili Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Marmara Üniversitesi Rektörlüğü’nün koruda Kardiyovasküler Hastalıkları Hastanesi yapılması için istediği düzenleme, birinci derece doğal sit alanlarındaki kesin yapılaşma yasağı nedeniyle değerlendirmeye alınmadı.

İl Sağlık Müdürlüğü’nün plana, CHP’nin muhalefet etmesine neden olan “100 metrekarelik, tek katlı yapılara” ilişkin plan notunun, “kamu kullanımına ait olmak koşulu ile 500 metrekare ve 2 katlı takılabilir -sökülebilir yapılar” şeklinde değiştirilmesi önerisi de reddedildi.

Haber Merkezi

Acıbadem TİBAŞ Gönüllüleri, Üsküdar Belediyesi’ni protesto etti

Acıbadem TİBAŞ Parkı Gönüllüleri, Üsküdar Belediyesi’nin Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı’na yurt yapılmak üzere bedelsiz olarak tahsis ettiği tartışmalı inşaatın durdurulması için Üsküdar Belediyesi önünde toplanarak basın açıklamasında bulundu.

Acıbadem TİBAŞ Parkı Gönüllüleri, Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı’nın kültür merkezi ve park alanı yapılmak üzere şartlı olarak terk ettiği arazinin Üsküdar Belediyesi tarafından kanuna aykırı bir şekilde bedelsiz olarak Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı’na yurt yapılması için tahsis edilmesini eleştiren ve Üsküdar Belediyesini kamu yararını gözetmeye çağıran bir basın açıklamasında bulundu.

ACIBADEM TİBAŞ PARKI GÖNÜLLÜLERİ BASIN AÇIKLAMASI:

Üsküdar Belediyesi gerçekleri kamuoyundan saklamaya ve suç işlemeye devam ediyor. Üsküdar Belediyesi’ni hukuku tanımaya ve görevini yaparak, Acıbadem’de TİBAŞ sitesinin şartlı terk ettiği arazide Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın kaçak inşaatının ardında durmaya değil, kamu yararını, yeşil alanı korumaya davet ediyoruz. 

Üsküdar Belediyesi tarafından Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na 49 yıllığına bedelsiz tahsis yoluyla peşkeş çekilen ve üzerine kaçak (imar planı ve hukuka aykırı) yurt binası yapılan arazimizin, terk şartına ve imar planına uygun şekilde kültür merkezi ve park/deprem alanı haline getirilmesini istiyoruz. Halkın oylarıyla seçilmiş Üsküdar Belediye Başkanı’nı, iş adamlarının vakfının değil, kamunun çıkarlarını savunmaya çağırıyoruz. 

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen 2017 yılında Üsküdar Kaymakamı’nın da katıldığı temel atma töreninde “TİBAŞ sitesi tarafından şartlı terk edilen bu alana bir kültür merkezi ve 15 Temmuz’da şehit verdiğimiz muhtarımız, Mete Sertbaş’ın adının konacağı bir park yapılacak” sözü verdi. İnşaat alanının önüne dikilen reklam panosunda da 3 yıl boyunca Acıbadem Caddesi’nden başlayan yemyeşil bir park resmedildi.

Bugünse burada yemyeşil reklam panoları yok. Tüm cephesi caddeyi kaplayan bir kaçak bina var. 

Bu binanın bir vakfa kız yurdu olarak verildiği açığa çıktı. Park alanının ise vakıf yurt binasının arka bahçesine dönüştürüldüğü görüldü. 

Temmuz 201 ‘da kültür merkezi yapılacak alanın üst hakkını aylık 4000 TL bedelle, 30 yıllığına, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na verdiğini öğrendiğimiz Türkmen, Mart 2017’de kamuoyuna yaptığı açıklamada, alana kültür merkezi yapılacağını duyurdu. Bir Belediye Başkanı’nın seçmenlerine açıkça yalan söylemesinin nedenini öğrenmek istiyoruz.

VE SORUYORUZ:

-Kültür merkezi olacak diye beyan ettiğiniz alanı, Üsküdar’ın manevi ve kültürel değerlerinden biri olan Aziz Mahmud Hüdayi’nin adını kullanan ama 1985’lerde iş adamları tarafından kurulmuş bir vakfa tahsis etmişsiniz.

NEDEN?

-15 Temmuz’da şehit olan muhtarımız Mete Sertbaş’ın adını kullanarak ve “Bu park ve kültür merkezi onun en çok istediği şeydi, hem vasiyetini yerine getireceğiz, hem adını yaşatacağız” diyerek o tarihte çoktan araziyi Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na yurt yapmak üzere tahsis ettiğiniz gerçeğini Acıbademlilerden sakladınız. NEDEN?

-1/1000 ölçekli imar planında açıkça Belediye Hizmet Alanı (söz verilen kültür merkezi) olarak tanımlı alana kanuna aykırı olarak “eğitim ve sosyal hizmet amaçlı”bina yapılmasına izin verdiniz. Neden? (3194 sayılı imar kanuna bağlı ilgili yönetmeliğin resmi gazetede yayınlanmış maddesi ektedir). 

– 1/1000 ölçekli imar planında en çok 4 kat, yani zemin+3 kat izni varken,3 Bodrum Kat + Zemin Kat + 3 Normal Kat + Çatı Katı olan bir projeye ruhsat verdiniz. Neden?

-% 25 olan imara göre 481 m2 taban alanı olması gerekirken, 1123m2 taban alanı olan bir projeye ruhsat verdiniz. Neden? 

– 2018’de mahkemenin bu imara aykırı durumu tespit ederek durdurma kararı vermesi üzerine, yapılan uygunsuzluğu imarı yüzde 25’den, yüzde 40’a çıkarttırarak yasayı fiili duruma uydurmaya çalıştınız, yani uygunsuzluğa meşruluk kılıfı oluşturdunuz. Neden? 

-Bu artışa rağmen İmar kanununu ihlal ettiği 26 Aralık 2019’da mahkeme kararı ile bir kere daha teyit edilen, dolayısıyla kaçak inşaat statüsünde olan bu yapıyı mahkeme kararına uyup, görevinizi yapıp mühürlemediniz. Neden? 

-İBB’nin mühürlediği kaçak yapıda, inşaat faaliyetlerine devam edilmesine ” ufak tefek elektrik işleri yapılıyor, büyütmeyelim ” diyerek göz yumdunuz ve bu yasadışılığı savundunuz. Neden?

-Mahkeme 26 Aralık 2019’da durdurma kararı verdiği halde kaçak inşaata yasal statü kazandırmak için alelacele 28 Aralık 2019’da iskan verdiniz. Neden?

-Acıbadem sakinlerinin park ve deprem toplanma alanının bir vakfın arka bahçesi olmasına izin verdiniz. Neden?

-2016’da vakfa 30 yıllığına aylık 4000 TL bedelle verdiği üst hakkını, 11 Mart 2019’da  49 yıllığına ve bedelsiz tahsise çevirdiniz. Neden? 

Özetle merak ediyor ve soruyoruz:

-Neden Üsküdar Belediyesi, Üsküdar’ın saygın tarihi, kültürel manevi kişiliğinin adını hukuksuzluklara dokunulmazlık kılıfı olarak suistimal eden Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı yararına, kamu zararına çalışılıyor? 

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’i yurttaş sorumluluğumuz gereği bir kez daha hukuka ve yasalara uygun hareket etmeye, kaçak inşaatı durdurmaya, yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.

İmar planında Belediye Hizmet Alanı olarak tanımlanan ve bu doğrultuda verilen Kültür Merkezi yapılma taahhüdüne uymaya, kız yurdunun arka bahçesi olarak öngörülen parkımızın imar planına uygun, yıllarca inşaatın önündeki reklam panolarında gösterildiği şekilde bizlere geri verilmesini talep ediyoruz.

Hukukun ve yasaların üstünlüğünün tesisi için aralıksız mücadele edeceğimizi ve mutlaka kazanacağımızı duyuruyoruz.

Parklar, yeşil alanlar hepimizindir, parklardaki kullanım alanlarımız işgal edilemez. 

Semtimize, İstanbul’umuza, ülkemize ve yeşil alanlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Üsküdar’da yer gök kitap!

6. Üsküdar Kitap Fuarı Cumartesi günü başlıyor. 8-16 Şubat tarihleri arasında Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek fuarı 10.00 – 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

ONUR YAZARI TEOMAN DURALI, ONUR KONUĞU SAADETTİN ÖKTEN

“Üsküdar’da Yer Gök Kitap” sloganıyla duyurulan 6. Üsküdar Kitap Fuarı, 8 Şubat Cumartesi günü saat 11.00’da gerçekleşecek tören ile kapılarını kitapseverlere açacak. Açılış töreni iki önemli ismi ağırlayacak, fuarın bu yılki onur yazarı Prof. Dr. Teoman Duralı ve fuarın onur konuğu Prof.Dr. Sadettin Ökten. Duralı, aynı gün, saat 15.00’da İmza Salonu’nda kitaplarını imzalayacak. Ökten ise yine 8 Şubat Cumartesi günü, saat 15.00’da Avrasya Salonu’nda düzenlenecek “Kitap Üzerine” adlı söyleşide okurlarıyla buluşacak.

6. Üsküdar Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı Teoman Duralı

120 YAYINEVİ, 250 YAZAR

6. Üsküdar Kitap Fuarı’na 120 yayınevi, 250 yazar katılacak. Bu yıl gerçekleşecek imza günü ve söyleşi programlarına Beşir Ayvazoğlu, Uğur Derman, İlber Ortaylı, Cihan Aktaş, Emrah Sefa Gürkan, Acar Baltaş, Kemal Sayar, Sadık Yalsızuçanlar, Ali Ural, Leyla İpekçi gibi nice ismin katılacağı duyuruldu. Fuar, Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde 8-16 Şubat tarihlerinde 10.00 – 20.00 saatleri arasında açık olacak. Etkinlik takvimine göz atmak ve fuara katılacak yazarların sıralı tam listesine ulaşıp programları hakkında bilgi almak için uskudarkitapfuari.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

İBB: Üsküdar Acıbadem’deki kaçak yapıya ilişkin tüm yasal haklarımızı kullanacağız

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada (İBB) deprem tehdidi altındaki kentte, kaçak yapılaşmaya göz açtırmamak için denetimlerini büyük bir hassasiyetle yürütüyor. Son olarak, Üsküdar Acıbadem’de mülkiyeti ilçe belediyesine ait olan ve 49 yıllığına Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na tahsis edilen parseldeki inşaatta planlara aykırılıklar tespit edildi.

Konuya ilişkin inceleme tutanaklarını ilçe belediyesi ile paylaşan İBB, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca tüm bilgi ve belgelerin İBB Başkanlığı’na gönderilmesini talep etti.

İLÇE BELEDİYESİ 3 KAT DEDİ, YAPI 4 KAT ÇIKTI

İlçe belediyesinin 30 Eylül 2019 tarihli yazısında, inşaata 3 bodrum kat + zemin kat + 3 normal kat + çatı katı olarak yapı ruhsatının verildiği, inşaatın onaylı projesi doğrultusunda devam ettiği ifade edildi.

Ancak İBB İmar Müdürlüğü ekiplerinin yerinde incelemesinde yapının, 3 bodrum kat +  zemin kat +  4 normal kat + çatı seviyesinde betonarme karkasın tamamlandığı, ince işlerin de devam ettiği tespit edildi.

KAÇAK YAPILAŞMAYA İZİN VERİLMEYECEK

İBB, inşaatın 4. normal katının, 1/1000 ölçekli Üsküdar ilçesi Acıbadem Mahallesi 1093 Ada, 28 Parsel ve Doğusundaki Tescil Dışı Alana ait Uygulama İmar Planına ve 23.06.2007 tarihli İstanbul İmar Yönetmeliğine aykırı olduğundan yapı ruhsatının iptal edilmesi; inşai faaliyetin durdurulması ve ruhsata bağlanması mümkün olmayan son katın yıkımına ilişkin encümen kararı alınması yönündeki yazısını ilçe belediyesine iletti. İBB ekipleri, ilçe belediyesinden yanıt alınamaması üzerine, gerekli yasal süre tanındıktan sonra, 10 Ocak 2020 tarihinde yapıyı mühürledi.

Ancak mührün sökülerek inşaata yeniden devam edildiğinin tespiti üzerine, 31 Ocak 2020 tarihinde İBB tarafından tutanak düzenlendi. İBB Başkanlığı, kaçak yapılaşmaya izin verilmeyeceğini, bu konuda tüm yasal hakların kullanılacağını bildirdi.

Haber Merkezi

Tibaş Parkı Gönüllüleri nöbet çağrısı yaptı

Mahkeme kararı sonrasında inşaatın mühürlenmesine karşın Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı inşaata devam etti. Bunun üzerine mahalle halkı, inşaatın önünde nöbete başladı.

Ne Olmuştu?

Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı (TİBAŞ), park ve bitişiğindeki araziyi, kamu yararına, park ve kültür merkezi olarak kullanmak üzere 1993 yılında Üsküdar Belediyesi’ne bağışladı. Üsküdar Belediyesi 2017 yılında, önce araziyi Aziz Hüdayi Vakfı’na bedelsiz olarak 49 yıllığına tahsis etti sonrasında da araziye yurt inşaatı yapılmaya başlandı. Bunun üzerine Acıbadem halkı konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme, belediye aleyhine sonuçlanınca inşaatın bulunduğu yere ilişkin imar planı değişikliği yapıldı. Değişiklikler, önceki dönem İBB Meclisi’nin kararı ile onandı ve yapıya ilişkin yapı ruhsatı oluşturuldu. Bunun üzerine Acıbadem halkı konuyu bir kez daha yargıya taşıdı. 

Mahkeme, bir kez daha belediye aleyhine karar verdi. 

İstanbul 7. İdare Mahkemesi 25 Aralık tarihli mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı: “Davalı idare ve müdahil tarafından uyuşmazlık konusu yapı için 16.09.2019 tarihli yeni bir yapı ruhsatının düzenlendiği ve davanın konusuz kaldığı ileri sürülse de, tadilat ruhsatı niteliğinde olan söz konusu ruhsatın iş bu davayı konusuz bırakmadığı açıktır. Hukuka aykırı olduğu Mahkememizce tespit edilen dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar meydana geleceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.”

Üsküdar Belediyesi mühürlenmesi gereken inşaatı mühürlemeyince devreye İBB girdi ve inşaatı mühürledi. 

Acıbadem Tibaş Parkı Gönüllüleri tarafından 25 Ocak’ta düzenlenen basın açıklamasında; Kent ve imar suçu olan “kaçak inşaat” bir an evvel yıkılmalı, park ve kültür merkezi bağışlanmalı ve imar koşullarına uygun bir şekilde  yeniden yapılarak  Acıbadem halkının kullanımına açılmalıdır denildi.

Acıbadem Muhtarı Semra Aydın: “Mahallemizin en büyük ihtiyacı deprem toplanma alanı, söz konusu alanın bağışlanma şartı da göz önünde bulundurularak buna göre düzenlenmesini ve parkın hizmete açılmasını istiyoruz.” dedi.

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş: “Yıllardır burada mücadele veriliyor. Biz yerel yöneticiler doğruyu anlatmak için bu kadar mücadele vermek zorunda kalmamalıyız. Bu bina hukuksuz ve kaçak bir binadır. Bu binanın yıkılması gerekiyor.” dedi. 

Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin: ‘‘Burası deprem toplanma alanıydı. Fakat şu an burada koca bir bina var bu kaçak binanın derhal yıkılması gerekiyor. Bu benim kişisel fikrim ayrıca mahkemenin kararı da bu yönde. Validebağ’ın da Tibaş’ın da yeşil olarak kalmasını istiyoruz, buralarda yapılaşma istemiyoruz.’’ dedi.

Kandilli Rasathanesi’nde deprem eğitimi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde 4 Şubat Salı günü saat 14.00’da “ABCD Temel Afet Bilinci Eğitimi” verilecek. Ücretsiz eğitime katılmak isteyenler aheb@boun.edu.tr adresine mail atarak başvurabilirler.

BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ: DEPREMLER

Türkiye, 24 Ocak Cuma akşam saatlerinde meydana gelen, en az 41 kişinin hayatını kaybettiği, binlerce vatandaşın yaralandığı Elazığ depremi başta olmak üzere, son haftalarda üst üste gelen depremlerin korku ve kederini yaşıyor. Özellikle Manisa ve çevresinde sıklaşan depremler İstanbul’un çeşitli yerlerinden de hissedildi ve olası İstanbul depremine dair tartışmalar yine gündemin üst sıralarına çıktı. İstanbul şehri, İstanbul’da yaşayanlar, yapılar ve kurumlar depreme ne kadar hazırlıklı, 1999’dan bu yana neler değişti gibi sorular, bu tartışmaların odağında yer alıyor. Türkiye’de deprem deyince ilk akla gelen kurumlardan biri olan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, bir temel afet eğitimiyle depreme hazır olmaya yönelik bilinci arttırmayı hedefliyor.

KANDİLLİ RASATHANESİ’NDEN ÜCRETSİZ AFET EĞİTİMİ

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde 4 Şubat Salı günü saat 14.00’da gerçekleşecek olan “ABCD Temel Afet Bilinci Eğitimi” ücretsiz olacak. Eğitime katılmak isteyenler aheb@boun.edu.tr adresine mail atarak başvurabilirler.

Üsküdar’daki Tarihi Harem Otel 56 milyon TL’ye satışa çıkarıldı

1965’ten beri Üsküdar Selimiye Mahallesi’nde konuklarını ağırlayan ve 2016’da kapanan tarihi Harem Otel, İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu tarafından 56 milyon TL’ye satışa çıkarıldı.

Satış ihalesi 25 Mart 2020 tarihinde saat 10:20’de gerçekleşecek.

İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu tarafından İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, Selimiye Mahallesi, 1335 ada 92-123 parselde yer alan 1.473,20 metrekarelik 209 yataklı otel, 56 milyon 35 bin 252 TL’ye satışa çıkarıldı. Otelin satış ihalesi 25 Mart saat 10.20’de İstanbul Anadolu Adalet Sarayı B Blok -4. kattaki mezat salonunda gerçekleştirilecek. İhale açık arttırma usulüyle yapılacak.

2016’da kapanmıştı 

İstanbul’daki otelcilerin oluşturduğu TÜROB (Türkiye Otelciler Birliği) eski Başkanı Timur Bayındır ailesinin sahibi olduğu Harem Otel 17 Haziran 1965’te açılmıştı. Aile büyüğü baba Bayındır’ın yaşamını yitirmesinden sonra dört kardeş arasında anlaşmazlık çıkması üzerine otel 2016 yılında kapanmıştı. Otelin kapanışıyla ilgili yayınlanan mesajda “Yarım asırlık hizmet hayatımızda bizleri yalnız bırakmamış tüm değerli misafirlerimize, tedarikçilerimize ve çalışanlarımıza teşekkür ederiz.” denilmişti.

Acıbadem Tibaş Parkı Gönüllüleri: Kaçak inşaat derhal yıkılsın

Acıbadem TİBAŞ Parkı’ndaki tartışmalı inşaatın ruhsatının yürütmesi geçtiğimiz günlerde mahkeme tarafından durdurulmuştu. 

Acıbadem Tibaş Parkı Gönüllüleri tarafından bugün düzenlenen basın açıklamasında, Kent ve imar suçu olan “kaçak inşaat” bir an evvel yıkılmalı, park ve kültür merkezi bağışlanmalı ve imar koşullarına uygun bir şekilde  yeniden yapılarak  Acıbadem halkının kullanımına açılmalıdır denildi.

Acıbadem Muhtarı Semra Aydın: “Mahallemizin en büyük ihtiyacı deprem toplanma alanı, söz konusu alanın bağışlanma şartı da göz önünde bulundurularak buna göre düzenlenmesini ve parkın hizmete açılmasını istiyoruz.” dedi.

CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş: “Yıllardır burada mücadele veriliyor. Biz yerel yöneticiler doğruyu anlatmak için bu kadar mücadele vermek zorunda kalmamalıyız. Bu bina hukuksuz ve kaçak bir binadır. Bu binanın yıkılması gerekiyor.” dedi. 

Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Arif Belgin: ‘‘Burası deprem toplama alanıydı. Fakat şu an burada koca bir bina var bu kaçak binanın derhal yıkılması gerekiyor. Bu benim kişisel fikrim ayrıca mahkemenin kararı da bu yönde. Validebağ’ın da Tibaş’ın da yeşil olarak kalmasını istiyoruz, buralarda yapılaşma istemiyoruz’’ dedi.

Ne Olmuştu?

Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı (TİBAŞ), park ve bitişiğindeki araziyi kamu yararına, park ve kültür merkezi olarak kullanmak üzere 1993 yılında Üsküdar Belediyesi’ne bağışladı. Üsküdar Belediyesi 2017 yılında, önce araziyi Aziz Hüdayi Vakfı’na bedelsiz olarak 49 yıllığına tahsis etti sonrasında da araziye yurt inşaatı yapılmaya başlandı. Bunun üzerine Acıbadem halkı konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme, belediye aleyhine sonuçlanınca inşaatın bulunduğu yere ilişkin imar planı değişikliği yapıldı. Değişiklikler, önceki donem İBB Meclisi’nin kararı ile onandı ve yapıya ilişkin yapı ruhsatı oluşturuldu. Bunun üzerine Acıbadem halkı, konuyu bir kez daha yargıya taşıdı. 

Mahkeme, bir kez daha belediye aleyhine karar verdi. 

İstanbul 7. İdare Mahkemesi 25 Aralık tarihli mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı: “Davalı idare ve müdahil tarafından uyuşmazlık konusu yapı için 16.09.2019 tarihli yeni bir yapı ruhsatının düzenlendiği ve davanın konusuz kaldığı ileri sürülse de, tadilat ruhsatı niteliğinde olan söz konusu ruhsatın iş bu davayı konusuz bırakmadığı açıktır. Hukuka aykırı olduğu Mahkememizce tespit edilen dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar meydana geleceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.”

Üsküdar Belediyesi mühürlenmesi gereken inşaatı mühürlemeyince devreye İBB girdi ve inşaatı mühürledi. 

Haber Merkezi

Geçmişe yolculuk: Üsküdar Antikacılar Çarşısı

Eski zamanlara ait, nadir bulunan ve yıllar geçtikçe değeri artan eşyalar onları toplayan ve ticaretini yapan antikacılar sayesinde koleksiyonerlerle buluşuyor. İşte bu buluşma yerlerinden biri de Üsküdar Meydanı’na yürüme mesafesinde bulunan Üsküdar Antikacılar Çarşısı. Mimar Sinan Mahallesi’nde geçmişin ruhunu canlı tutan onlarca dükkân asıl olarak Büyükhamam Sokak’taki Kıroğlu Hanı’nda yer alıyor. Devamındaki sokakta da çeşitli dükkânlar görmek mümkün. Bu dükkânlara spotçular ve ikinci el mobilyacılar eşlik ediyor.

Burada geçmiş, kapının önüne taşıyor sanki. Madeni paralar, kartpostallar ve daha nicesi yanından geçenleri adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Eğer pasajın içine adım atarsanız hem maddi hem manevi pek çok kıymetli eşyayla karşılaşabilirsiniz. 

Üsküdarlılar için kuşkusuz ayrı bir yeri olan Antikacılar Çarşısı’nda birçok kıymetli eşya var. Bunlardan bazıları Osmanlı dönemine ait olsa da, aralarında Avrupa’dan getirilmiş olanları bulmak mümkün. Çarşının müdavimleri pek çok eşya arasında kaybolup kendine uygun olan parçayı arıyor. Özellikle meraklıları için bu rutinin önemi büyük. Onlar nadide eşyaları koleksiyonlarına katmak üzere araştırma yapıyorlar. Bir beyefendi alıcı gözle oyma ağaç sandalyenin kıvrımlarını incelerken, diğer yandan göz ucuyla bakan biri de ilgisini çekecek eşyalar bulabiliyor. Büyük annelerimizden kalma dikiş makinesi, hemen hepimizin evini ısıtmış soba, merdaneli çamaşır makinesi, belki de bir hevesle alınıp sonra yüzüne bakılmamış bisiklet, envaiçeşit porselen bardaklar, tabaklar ziyaret eden herkesi bir an bile olsa gülümsetiyor. 

Eski olan her şey antika değil. Antika incelikli ve ustasının kıymet biçtiği oranda ender bulunan parçalardır

Binbir Çeşit Antika’dan Mustafa Eroğlu 1977 yılından beri bu işle uğraşıyor. Geçmişe kıyasla yoğunluk azalmış olsa da bu işin bir devir daim işi olduğunu ve ilgilisi olduğu sürece devam edeceğini söylüyor. Ziyaretçi skalası meraklı gençlerden eski günleri yâd eden büyüklere kadar değişiyor. Özellikle bahsetmek istediği bir parça olup olmadığını sorduğumda Mustafa Bey öncelikle antikanın anlamına dikkat çekmek istiyor. “Eski olan her şey antika değil. Antika incelikli ve ustasının kıymet biçtiği oranda ender bulunan parçalardır. Ama ne yazık ki artık o mühim parçaları yapan ustaların çoğu hayatta bile değil. Aile yadigârı olan, ancak çeşitli sebeplerle elden çıkarılan, alıcıya göre değeri değişebilen pek çok parça bulmak mümkün,” diyerek anlatıyor. Binbir Çeşit’teki eşyalar porselen ağırlıklı.  “Porselenin kalitesini eline alınca anlarsın, ağırlığından belli eder kendini, canlıymış gibi hissedersin.” diyen Mustafa Eroğlu müşterilerinden birinin yakınlarda porselen fincan takımının tamamını bağışladığını ama son ziyaretinde dayanamayıp bir fincan aldığını da söylüyor.

 “Antika meraklısı için hastalık derecesine ulaşabiliyor. Şimdilerde gençler daha sade yaşamak istiyor. Şehir hayatının kalabalığından bunalan birçok insan evlerinde az eşyayla yaşamayı tercih ediyor. Ancak yine de meraklılarının teneke araba, saat, oyuncak, gemi maketi, kumbara, biblo, radyo, plak gibi birçok eşyayı bu çarşıda bulmaları mümkün.” diyor Mustafa Eroğlu.

Zaman geçtikçe ihtiyaçlarımız ve isteklerimiz değişse de eskiye duyulan merak ve özlem devam ediyor. Yaşanmışlıklara şahitlik eden her bir kıymetli parça bu çarşıda yeni sahiplerini bekliyor. 

Berrak Ertörer

“Robin Hood” bu kez de Üsküdar’da ortaya çıktı: 15 bin kitap hediye etti

Daha önce İstanbul’un Beyoğlu, Başakşehir ve Tuzla ilçelerinde ihtiyaç sahiplerine yardım eden ve kendisini “Robin Hood” olarak tanıtan kişi, bu kez de Üsküdar’da çocuklara ücretsiz kitap vermesi ile bilinen bakkal Kamber Bozan’a 15 bin kitap hediye etti.

İstanbul’un çeşitli ilçelerindeki gecekondu mahallelerinde, zarf içerisinde para dağıtan gizemli hayırsever, Üsküdar’da ortaya çıktı.

Dar gelirli semtlerinde para dağıtan ve “Robin Hood” olarak adlandırılan hayırsever, bu kez Üsküdar’da belirdi. Hayırsever çalışanları aracılığıyla, kitap dostu olarak bilinen ve çocuklara sürekli kitap hediye eden Bakkal Kamber Bozan’a 15 bin adet kitap hediye etti.

Olayın nasıl gerçekleştiğini anlatan Kamber Bozan, “Akşam bakkalda oturuyordum. Saat 21.30 civarında kapı çalındı. 3 genç arabayla gelerek koliler ile elinde kitap getirdiler. ‘Bu kitaplar nereden geliyor?’ diye sordum. Kitapları Robin Hood’un gönderdiğini söylediler. 15 bin kitaba yerim olmadığı için bir kısmını bakkala aldım, bir kısmını benim adıma köylere gönderecekler. Kitapların hangi okullara gideceklerini tespit ederek bana haber verecekler.” dedi. 

Öte yandan Bakkal, “Biz burada çocuklarımıza kitapları ücretsiz veriyoruz daha sonra bana gelip özetini anlattıklarında onlara çikolatalar hediye ediyorum.” diyerek vatandaşlara sosyal yardımlaşma konusunda mesaj verdi. 

Kaynak: Sputnik Türkiye