Üsküdar’da 259 yıllık güneş saatinin üstüne badana yaptılar

Üsküdar’da bulunan Kısıklı Abdullahağa Camisi’nin minaresindeki 259 yıllık güneş saatinin üstüne badana yapıldı.

Üsküdar’da Kısıklı Mahallesi, Minare Sokak’ta bulunan Kısıklı Abdullahağa Camii, Bostancıbaşı Abdullah Ağa tarafından yaptırıldı. Yapım tarihi tam olarak bilinmeyen cami, 1892 yılındaki depremde büyük bir tahribata uğradı.

1927’de yeniden inşa edilen camide, 2014 yılında restorasyon çalışmaları başladı. Tek minareli ve iki şerefeli, duvarları kagir ve çatısı ahşap olan caminin açılışı, çalışmaların bitmesinin ardından 2016’da yapıldı.

Akademisyen tarihçi Dr. Fatih Köse, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İnsan nereye boya badana yaptığına dikkat etmeli ya da başında bir uzman olup ona yol göstermeli. Cahilce bir müdahale. Yakından ve dikkatle bakarsanız bunun bir güneş saati olduğunu görebilir, Osmanlı Türkçesi biliyorsanız ve konuya aşinaysanız okuyup bilgi sahibi olabilirsiniz.” ifadelerine yer vererek duruma tepki gösterdi.

Haber Merkezi

Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi yangına ilişkin takipsizlik

Üsküdar’daki tarihi Vaniköy Camisi yangının çıkış sebebi ve sorumluların tespitine yönelik başlatılan savcılık soruşturması, takipsizlikle sonuçlandı. Takipsizlik kararında, tüm dosya kapsamına göre yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil ve emareye rastlanmadığı bildirildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, tarihi Vaniköy Camisi’nde 15 Kasım 2020 tarihinde çıkan yangına ilişkin “taksirle yangına neden olma” suçundan başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda verilen takipsizlik kararında, caminin imamı Mustafa Coşkun müşteki, Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam Vakfı yetkilisi Uğur Vanioğlu ise şüpheli olarak yer aldı. Takipsizlik kararında, Üsküdar’da bulunan Vaniköy Camisinde çıkan yangın sonucunda ciddi manada hasar meydana geldiği gibi aynı zamanda cami imamı olan müşteki Mustafa Coşkun’un evinde de zarar oluştuğu belirtildi. Yangının itfaiye tarafından söndürüldüğü bilgisine yer verilen takipsizlik kararında, itfaiyenin raporunda yangının elektrik tesisatından kaynaklandığı vurgulanarak, olay yerinde gerekli keşif işlemi yapıldığı, üçlü bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil, emare ya da iddianın bulunmadığı, caminin vakfa ait olduğu ve yangının çıkmasında vakıf yöneticilerinin sorumlu olacağının bildirildiği ifade edildi. Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam vakfının yöneticileri ve yetkililerinin kim olduklarının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden sorulduğu belirtilen kararda, gönderilen cevabi yazıda vakfın mülhak bir vakıf olduğu ve tek yetkilinin de şüpheli olduğunun ifade edildiği açıklandı.

Üsküdar’da tarihi Vaniköy Camisi’nde çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor (Adem Koç – Anadolu Ajansı)

Kasten yangın çıkarıldığına dair delil yok.

Takipsizlik kararında, dinlenen tanıkların olay yerinde ve olay saatinde şüpheli bir durumun olmadığını beyan ettikleri vurgulanarak, tüm dosya kapsamına göre yangının kasten çıkarıldığına dair bir delil ve emareye rastlanmadığı gibi böyle bir iddianın da mevcut olmadığı anlatıldı. Türk Ceza Kanunu’nun 171/1. maddesinde belirtilen “taksirle yangına neden olma” suçunun oluştuğu belirtilen takipsizlik kararında, bu suçun unsurlarından olan başkalarının hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar görmesinin de, müşteki cami imamının oturduğu lojmanın zarar görmesiyle oluştuğu aktarıldı. Atılı suçun bu haliyle ön ödemelik bir suç olduğunun altı çizilen takipsizlik kararında, şüpheli Yeni Valide Vaizi Şeyh Vani Mehmed Efendi Bin Bestam Vakfı yetkilisi olan şüpheli Uğur Vanioğlu’nun da yapılan ön ödeme ihtarına süresinde riayet ettiğinin Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün makbuzundan anlaşıldığı, bu nedenlerle şüpheli Uğur Vanioğlu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi.

Üsküdar Üniversitesi 43 akademik personel alacak

Üsküdar Üniversitesi Rektörlüğü, 36 öğretim üyesi ve 7 araştırma görevlisi olmak üzere toplam 43 akademik personel alımı yapacak.

Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan bilgiye göre, Üsküdar Üniversitesi Rektörlüğü, 2547 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince istihdam edilmek üzere 36 öğretim üyesi ve 7 araştırma görevlisi olmak üzere toplam 43 akademik personel alımı yapacak.

14 Ocak 2021 günü başlayan başvuru süresi ilanın yayım tarihinden 15 gün sonra sona erecek.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Üsküdar’da akılalmaz kaza

Üsküdar Acıbadem’de buzlanan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil demir bariyerleri parçalayarak apartmanın bahçesine uçtu. 3 metre yükseklikten düşen araç dik durdu. 

Kaza saat 09.30 sıralarında Üsküdar Acıbadem Mahallesi Başöğretmen Sokak’ta meydana geldi. Kar yağışı nedeniyle buzlanan yolda otomobil sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 10 metre kayarak kaldırıma çıktıktan sonra da demir bariyerleri kırıp apartmanın bahçesine düştü. 

3 metre yükseklikten düşen otomobil bahçede dik bir şekilde kaldı. Balkondan destek alarak dik duran otomobildeki sürücü kazayı gören vatandaşlar tarafından araç içinde çıkartıldı. Kazayı gören bina sakinleri polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa bir süre sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı sürücüyü hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri aracın düştüğü yerde dubalarla güvenlik önlemi aldı.

Yaralıyı araçtan çıkartanlardan biri olan Bekir Yeşer, “Sesi duydum. Hemen yardıma koştum. Kadın sürücüyü ben çıkardım. Çok korkmuştu. 15-20 metreden kayarak boşluğa düştü.” diye konuştu.

Kaynak: DHA

Üsküdar’da istinat duvarı çöktü

Üsküdar’da yoğun yağışın ardından Sultantepe Mahallesi’nde bir binanın istinat duvarı çöktü. Çöken duvarla birlikte yol kenarında park halindeki iki otomobilde hasar oluştu.

Olay saat 23.30 sıralarında Sultantepe Mahallesi Özbekler Tekkesi Sokak’ta meydana geldi. İstanbul’da günlerdir etkili olan yağış nedeniyle toprak yumuşayınca, bir binanın istinat duvarı çöktü. Büyük bir gürültü ile çöken duvar bina sakinlerinde paniğe neden oldu.

Herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın olmadığı çökme sırasında yolda duvarın dibinde park halinde bulunan iki otomobil hasar gördü. İstinat duvarı çöken binada oturan Kaan Köseoğlu olayla ilgili olarak; “Zaten dolgu yeri, ıslandı burası. Islanınca da, yağmur yağınca demek suyu çekti, ondan sonra düştü. Herhangi bir yaralı yok. İki tane araba vardı, çıkardılar” şeklinde konuştu. Belediye ekipleri istinat duvarının çöktüğü sokağı şerit çekerek trafiğe kapattı.

Haber Merkezi

Mustafa Ağa Namazgahı kıble taşı nerede?

Üsküdar Selimiye Parkı’nın içerisinde bulunan 1823 yılında Hacı Mustafa Ağa tarafından vakfedilen Mustafa Ağa Namazgahı (Selimiye Namazgahı) kıble taşının ‘‘mezar taşı” zannedilerek Üsküdar Belediyesi ekiplerince Karacaahmet Mezarlığı’na götürüldüğü düşünülüyor.

Altın Şehir Üsküdar Kitabı yazarı tarihçi Sinan Yılmaz geçtiğimiz günlerde Mustafa Ağa Namazgahı kıble taşının yakınına yerleştirilen Üsküdar Belediyesi uyarı tabelası ile ilgili yaptığı uyarı sonrası tarihi kıble taşının yerinden alınarak Karacaahmet Mezarlığı’na götürüldüğünü yazdı.

Yılmaz, Twitter hesabından 3 Ocak tarihinde yaptığı paylaşımda: ‘‘Selimiye Parkı içinde, Mustafa Ağa tarafından yaptırılan namazgâhın kıble taşı. Yanındaki tabela için seçilen yer yanlış olmuş. Rica etsek, parkın daha uygun bir tarafına taşıyabilir misiniz bunu @uskudarbld?” ifadelerini kullandı. Üsküdar belediyesi cevaben tabelanın kaldırıldığını gösteren bir fotoğrafla şu mesajı paylaştı: ‘‘Sinan Bey, talebiniz doğrultusunda saha ekiplerimiz tarafından gerekli kontroller sağlanmıştır.”

Dün Selimiye Parkına giden Sinan Yılmaz yaşadığı şoku şöyle anlattı:

‘‘Dün Selimiye’deydim. Parka geldim ve gördüğüm manzara ile başımdan aşağı kaynar suların döküldüğünü hissettim. Kıble taşı yerinde değildi. Hemen aynı parkın içinde yer alan muhtarlık binasına gittim. Kapanmıştı. Çevredeki esnaflar ile konuştum. İçlerinde taşın varlığından hiç haberi olmayanlar da vardı, aslı astarı olmayan bazı yanlış bilgilerle mukabele edenler de. Bugün yeniden gittim ve muhtarla görüşmeyi başardım. Muhtar, bu taşın aslında bir mezar taşı olduğunu, bu parka Karacaahmet’ten getirildiğini söyledi. Şaşırdım ve kendisine işin doğrusunu anlattım. Hatta yanımda taşıdığım kitabı açıp ilgili sayfayı gösterdim. İkna edemedim. Muhtar, ısrarla taşın Karacaahmet’ten getirildiğini, getiren kişiyi yanımıza çağırabileceğini söyledi. Telefon açtı ve bahsettiği kişi geldi. Kendince bir şeyler anlattı. Uydurmuş, uydurduğuna da şimdiye dek hiç itiraz gelmediği için zamanla kendisi de inanmış. Taşın 1965 yılında yine bu noktada olduğundan İstanbul Ansiklopedisi sayesinde eminiz. Mezarlıktan buraya taşıdığını iddia eden kişi, bu işi 1977 yılında yaptığını iddia ediyor. Bu bir mezar taşı değil zaten, üzerinde mihrap ayetinin de olduğunu bildiğimiz namazgâh (kıble) taşı. 1239 (1823-24) tarihli bir taştan söz ediyoruz. Yaklaşık iki yüz yıl öncesine ait bir namazgahtan günümüze intikal edebilmiş tek hatıra. O gittikten sonra muhtarla biraz daha konuştum, Sanırım biraz olsun fikirleri değişti. Ya da ben öyle ümit etim. Öyle anlaşılıyor ki bu işte bana anlatılmayan şeyler de var, bilemiyorum. Muhtarın bana söylediği şu: ‘Taş, @uskudarbld Park ve Bahçeler Belediyesi ekipleri tarafından Karacaahmet’e götürüldü.’ Evet, bana söylenen bu.”

Mezar taşı sanılan namazgah taşında şu ibare yer almaktadır:

KÜLLEMA DEHALE ALEYHA ZEKERİYYA-L MİHRAB SENE 1239 H.(1823) SAHİB-UL HAYRAT MERHUM EL HAC MUSTAFA AĞA RUHU İÇİN FATİHA

Haber Merkezi

İBB Şemsi Paşa Camii tartışmasında geri adım attı

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat twitter hesabından yaptığı paylaşımlar ile Şemsi Paşa Camii önüne yapılan tartışmalı çelik yapı ile ilgili İBB’nin geri adım attığını duyurdu.

Mahir Polat tarafından yapılan açıklama şöyle:

”2017 yılında Kültür Bakanlığı Koruma Kurulları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün onayı, dönemin iBB yönetiminin uygulaması ile Üsküdar kıyısında denize 12bin m2 dolgu yapıldı, 960 kazık çakıldı. Tarihi cami duvarları bu kazık çakma işi nedeniyle çatladı. Uygulama tüm Üsküdar tarihi kıyı bandını zalimlik düzeyinde geri dönüşsüz bir şekilde yok etti.

Üsküdar’ı pervasızca tanınmaz hale getiren bu uygulamalar için yoksul İstanbullunun cebinden yaklaşık 52 milyon lira “denize atıldı”. Kuşkonmaz Cami iki yönden beton dolgunun kıskacına alındı.

12.000 m2 dolgu çalışması sonunda bu alanda neredeyse özgün kıyı dokusu ve karakteri bırakılmadı. Bu uygulamaların tamamı Kültür Bakanlığı Koruma Kurulları ve VGM onayı ile dönemin İBB yönetimi marifeti ile gerçekleştirildi.

Salacak ile Üsküdar arasında oluşturulan yaya yönlendirmesi sonucunda Kuşkonmaz Cami’nin deniz ile arasındaki 3 metre yoldan günlük onbinlerce insanın geçeceği bir yönlendirilmiş yaya yolu ortaya çıkarıldı. Yıllardır şantiye halinde duran ve 2019 yılında %98’i bitmiş meydanın artık toparlanması sürecinde İBB olarak günlük 30bin yayanın yönlendirildiği önceden yaya yolu olmayan 3 metrelik cami deniz arası iskele noktasına 2.5 metrelik sonradan kaldırılabilir güvenli geçiş konsolu yaptık.

Bu konsol tarihi kıyı çizgisini koruyan, denize temas etmeyen, kazık çakmayan, beton dolgu yapmayan, altından dalganın geçip cami duvarına vurduğu, sonradan kaldırılacak ve insan güvenliği için yapılmış, insanların bu dar noktada kalabalık içinde denize düşmesi riskine karşı yapılmış sadece 2.5 metrelik bir güvenlik önlemi.

En önemli özelliği ise geriye kalan tek orijinal kıyı bandını bir örtü şeklinde koruyarak, gerçekleşecek Üsküdar kıyı restorasyonu çalışmasına kadar muhafaza etmesi.

Bu konsol, caminin kara tarafında bulunan yaya yollarının düzenlenmesi ile güvenli bir geçiş alanı oluşturulacak çalışma yapılarak kaldırılacaktır. Şimdi önemli olan binlerce insanın geçeceği bu alanda bu süre içinde bir can kaybı yaşanmamasıdır.

Osmanlı İstanbul’u kimliğinin en değerli noktası Üsküdar kıyısında 2017-2019 yılları arasında gerçekleşen dolgu projesi adı verilen, tüm koruma kurumları tarafından onaylı vandalizm nedeniyle Üsküdar kimliği tahrip edilmiştir.

Bu tahribattan sonra yapılması gereken gerçek görev Üsküdar kıyısı boyunca uzanan bu ağır tahribatın restore edilmesidir. İBB olarak tarihi kentin kimliği ve bu kentte yaşayan insanların korunmasını sağlamak her zaman olduğu gibi asli görevimizdir.”

Haber Merkezi

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden Şemsi Paşa Camii için açıklama

Üsküdar’daki tarihi Şemsi Paşa Camii’nin önüne yapılan tartışmalı çelik yapı ile ilgili Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy açıklama yaptı.

Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, “İBB tarafından yapılmaya çalışılan yaya yolu uygulamasından ivedilikle vazgeçilmesini, vazgeçilmediği takdirde camiimizin kimliğini korumak açısından Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu nezdinde gerekli girişimlerde bulunacağımızı belirtmek istiyorum.” dedi

Tüm tepkilere rağmen Şemsi Paşa Camii önündeki çalışma devam ediyor

Sokağa çıkma kısıtlaması ve yağışlı havaya rağmen İBB Şemsi Paşa Camii önündeki tartışmalı zemin çalışmasına devam ediyor.

Bir grup üsküdarlı pandemi koşullarına rağmen dün alanda protesto eylemi düzenlemişti. Söz konusu çalışma ile ilgili tartışmalar devam ederken sokağa çıkma kısıtlamasında çalışmanın devam etmesi “oldu bittiye getirme” olarak yorumlanıyor. Aldığımız bilgiye göre bu gece çelik platformun bağlantı yerlerinin üzerine beton dökülecek. Bu durum geri dönülemez sonuçlar yaratacak. İBB platformun takılıp sökülebilen, denizin üzerinde yüzen ve gerektinde uzaklaştırılabilen bir yapı olduğunu iddia ediyor. Platformun üzerine beton döküldüğünde İBB’nin iddia ettiği “portatif” durumdan çıkacak. Kalıcı bir yürüyüş yoluna dönüşecek.

Haber Merkezi

İBB’den Şemsi Paşa Camii açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan basın açıklamasında Şemsi Paşa Camii önüne yapılacak 2,5 metrelik yolun caminin yalı cami özelliğini bozmayacağı iddia edildi.

İBB tarafından yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle;

Üsküdar Şemsi Paşa Camii’nin denizle ilişkisini koparan, 2015 tarihli projeyi iptal etti. Bunun yerine, caminin ‘yalı cami’ özelliğini sürdürebilmesi amacıyla deniz yönünde, sökülüp takılabilen çelik konsol sistemi uygulaması başlatıldı.

İstanbul’un yalı camilerinden olan tarihi Şemsi Paşa Camii’nin deniz tarafında, 2015 yılındaki İBB yönetimi tarafından dolgu yapılması kararlaştırılmış, kurul onayı ile 2016 yılında çalışmalara başlanmıştı. Yine o dönem, uygulama sırasında denize çakılan kazıklar nedeniyle, tarihi caminin beden duvarlarında çatlaklar oluşmuş, yapı hasar görmüştü. Proje, deniz yönündeki dolgu ve camide meydana gelen hasarlar nedeniyle oluşan kamuoyu tepkisi üzerine durdurulmuştu.

Ardından meydanın, şantiye görünümünden kurtulması amacıyla, revize projeler hazırlanmış ve 20 metrelik deniz dolgusu, 10 metreye düşürülmüştü. Bu proje de 8 Ocak 2020 tarihinde koruma kurulu tarafından onaylanmıştı. Ancak yeni İBB yönetimi, bu projeyi, denize dolgu yapılması ve tarihi caminin denizle ilişkisini bozması nedeniyle devam ettirmedi.

İBB bu projenin yerine, deniz dolgusu yapılmadan, yayaların deniz yönünden geçişlerini emniyetli şekilde sağlayacakları, aynı zamanda caminin yalı özelliğini sürdürecek çelik konsol sistemi uygulamasını başlattı.

Deniz yönünde sökülüp takılabilen, istenildiği zaman yapıdan uzaklaştırılabilen çelik yapı sayesinde, tarihi caminin başlangıçta 10 metre olan dolgusu yapılmamış, sadece 2.5 metrelik ahşap yüzeye sahip, güvenli yaya geçişini sağlayacak bir uygulama amaçlanıyor. Bu uygulama sayesinde, tarihi dokuya, ağır ve sert zemin uygulaması yapılmayarak doku bütünlüğü de sağlanıyor. Ayrıca, denizin dolgulanması için kazık sistemi yapılmayarak, tarihi caminin daha önce yaşadığı gibi sarsıntılarla çatlaması ve geri dönüşü olmayacak hasarlar da engellendi.