Avatar

Mehmet Emin İlbeyli

İletişim Fakültesi mezunu, çeşitli STK’larda proje koordinatörlüğü yaptı. İstanbul Şehir Üniversitesi ve Medya Derneği’nin düzenlediği Medya Okulu projesinde yer aldı. Yeni medya üzerine çalışıyor ve çeşitli yayınlar için freelance içerik üretiyor.

Katılımcı Salacak Kentsel Tasarım Yarışması

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin “İstanbul Senin – Geleceğine Birlikte Karar Verelim” sloganıyla düzenlediği Üsküdar Salacak kıyısı kentsel tasarım yarışması sonuçlandı. 60 projenin katıldığı yarışmada uygulanacak projeyi, eşdeğer projeler arasından İstanbullular belirleyecek.

PROJE RAPORU

“Tarih boyunca birçok uygarlığın geçtiği Üsküdar, merkezi konumundan ötürü ulaşım ağlarının kesiştiği önemli bir durak noktasıydı. Boğaz’ın güney kapısı Salacak ise kentin seyir terası ve rekreasyon alanı…”

Günümüzde ise sahip olduğu kültürel mirasa rağmen ulaşım ağlarının yoğunlaştığı bir transfer noktası haline gelen Üsküdar’da kamusal mekanlar birer geçiş alanına dönüşmüş ve sosyal yaşam da etkisini yitirmiştir. Salacak ise özellikle 1950’li yıllardan itibaren yaşadığı değişim ve dönüşümlerle özgün yapısının ve niteliklerinin bir kısmını kaybetmiştir.

YERİN RUHU VE SALACAK

Bir mekanın algılanması kişinin kendi izlenimleri ve deneyimlerini yorumlama sürecine dayansa da birlikte yaşayabilme, ortak değer ve hafızayı paylaşabilme pratiğine dayalı kimi yerler kendi anlamlarını inşa eder ve böylelikle fiziksel varoluşunun ötesine geçer. Öyle ki yerin ruhu olarak isimlendirilen bu anlam, yereli var eden ve anlamlandıran, yere ait hissettiren, katılımı ve öğrenmeyi teşvik eden ilişkiler bütünüdür.

TASARIM STRATEJİLERİ VE YÖNLENDİRİCİLER

“Yerin Ruhu” fikri ile Salacak kıyısını ele alan tasarımda, geçmişle geleceğin sentezlenmesi; insan, mekân ve doğa arasındaki bozulan dengenin yeniden kurgulanması hedeflenmektedir.

  • Yeşilin Sürekliliği
  • Yaya Hareketinin Sürekliliği
  • Denizle Kesintisiz Temas
  • Doğu ve Batı Arasında Güçlü Bağlantı
  • Sakinlik ve Hareketlilik Arası Uyum
  • Geçmişteki Anıları Bugüne Taşıma
  • Gelecekte Geçmişe Dair Anı Oluşturma
  • Ekolojik Farkındalık
  • Günlük Hayat İçinde Kesintisiz Öğrenme
  • Herkes İçin Her Zaman Her Yerde Etkinlik
  • Toplum Sağlığına Doğrudan ve Dolaylı Katkı
  • Dönüştürülebilen, Esnek Mekânlar

Geçirgenlik

Tasarımın temel yönlendiricilerinden biri olan doğu-batı yönünde uzanan akslar, kıyının geçirgenliği arttırırken geri planda kalan konut bölgelerinin erişilebilirliğini sağlamaktadır. Geçmişte Salacak’ı doğrudan denizle buluşturan, yeşile ve maviye açılan bu aksların zaman içinde gri yüzeylerin baskınlık kuracak şekilde değişim geçirmesi yeniden değerlendirilerek ve tasarımda bu aksların sayıları arttırılarak Salacak’ın kaybolan karakterinin yeniden canlandırılması ilke edinilmiştir.

Modüller

Zaman içinde radikal değişimler yaşayan Salacak için plaj, Salacak Bahçesi ve gazinolar, Salacak İskelesi ve kafe ve falezler en önemli kimlik elemanlarıdır. Sahil yolunun açılması, dolgu alanı ve iskelelerin yapılması sonucunda kaybolan bu değerlere geleceğin şartları ve ihtiyaçları dikkate alınarak referans verilmesi tasarımı yönlendirici bir etken olarak kabul edilmiştir.

Yönlenme

Kıyıya uzanan aksların şekillendirdiği modüller, mevcut peyzaj karakterleri de güçlendirilerek iç bölgelerdeki konut bölgelerinin kıyıya uyguladığı baskıyı azaltacak ve kıyı ve konutlar arası bir tampon bölge görevi gösterecek şekilde yeniden tasarlanmıştır.

Geçmiş Kimlik Ögeleri

Zaman içinde radikal değişimler yaşayan Salacak için plaj, Salacak Bahçesi ve gazinolar, Salacak İskelesi ve kafe ve falezler en önemli kimlik elemanlarıdır. Sahil yolunun açılması, dolgu alanı ve iskelelerin yapılması sonucunda kaybolan bu değerlere geleceğin şartları ve ihtiyaçları dikkate alınarak referans verilmesi tasarımı yönlendirici bir etken olarak kabul edilmiştir.

Yeşil Senaryo

Yeşil alanların kamusallığını ön planda tutan tasarımda, hem kuzey-güney hem de doğu-batı yönünde yeşilin sürekliliğinin sağlanması esas alınırken geçmişte Üsküdar’ın yeşil dokuyla kurduğu güçlü diyalog referans alınmıştır.

Fonksiyonel Dağılım

Tanımlanan referans çizgilerinin oluşturduğu modüller hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle tutarlı olacak şekilde yeniden işlevlendirilmiştir. Tasarım, spesifik fonksiyonel karaktere sahip 10 modülün ve bu modülleri birbirine bağlayan, yaya promenadı ve tramvayı da kapsayan aktivite omurgasının entegrasyonuna dayanmaktadır.

ULAŞIM STRATEJİLERİ

Üst Ölçek Odaklar Arası Erişim

Kuzey-Güney doğrultusunda kıyı boyunca tanımlanan Üsküdar, Kadıköy ve Harem kültür odaklarını takip edecek şekilde devam eden yaya promenadı önerisi kentlilere kesintisiz bir kıyı deneyimi sunarken bu promenadın dik kesen ve halihazırda yoğun olarak kullanılan otobüs, marmaray ve metro gibi toplu taşıma modlarıyla entegrasyonu ile iç bölgelerdeki odakların kıyıya olan erişilebilirliğini arttırması hedeflenmektedir.

  • Üsküdar-Kadıköy: Yaya Promenadı, Tramvay (Haydarpaşa Limanının kaldırıldıktan sonra), Marmaray, Doğancılar Yokuşu üzerinden Otobüs Seferleri
  • Üsküdar-Kuzey Aksı: Yaya Promenadı, Paşalimanı Caddesi üzerinden Otobüs Seferleri
  • Üsküdar-Doğu Aksı: Selami Park Caddesi üzerinden Otobüs seferleri, M5 Üsküdar-Çekmeköy Metro Hattı
  • Ayrıca kıyı boyunca küçük teknelerle odaklar arası ulaşım önerisi getirilmiştir.
  • Yaya Hareket Sistemi

Yaya erişilebilirliğinin öncelikli tutulduğu tasarımda kıyıdıdaki promenad ve doğu-batı yönünde geçirgenliği sağlayan ve sayıları arttırılan bağlantılar ana yaya aksları olarak tanımlanmıştır. Bu aksa asılı ikinci ve üçüncü derece akslar, meydanlar ve patikalar iç bölgelerle bulunan fonksiyonlarla etkiletişimi güçlendirmektedir. Ayrıca kuzeyde promenad üzerinde başlayan, kültür merkezine gelindiğinde yağmur bahçesiyle bütünleşen koşu ve yürüyüş parkuru önerisi getirilmiştir.

Bisiklet Dolaşımı Sistemi

Kıyı boyunca Kadıköy’e kadar kesintisiz devam eden ve iskelelerle bağlantılı olarak park yerleriyle birlikte tasarlanan bisiklet dolaşımı sistemi, kullanıcılara odaklara erişimde ekolojik ve sağlıklı bir alternatif Sunar.

Tramvay Hattı

Mevcut tramvay projesinin kıyıyla olan ilişkisinin arttırılarak tasarlanan yeni tramvay hattı, Üsküdar ve Harem arası bağlantıyı nostaljik ve keyifli bir hale getirecektir. Gelecekte limanın kalkmasıyla birlikte hattın Kadıköy’e uzanarak Üsküdar-Kadıköy arası yaya akışını kolaylaştırması planlanmaktadır.

Taşıt Ulaşım Sistemi

Kıyıya olan erişimi engellediği ve doğal ve fiziksel mekansal kaliteyi olumsuz etkilediği tespit edilen Harem-Üsküdar arası taşıt yolu kaldırılarak günün sadece belirli saatlerinde fonksiyonlara hizmet eden ve acil durum güzergahı olarak kullanılan yaya öncelikli servis yolu önerisi getirilmiştir. Üsküdar-Kadıköy arası yaya erişiminin kıyıdan tramvay ile taşıt erişiminin ise Hakimiyeti Milliye, Gündoğdu ve Tıbbiye Caddeleri üzerinden sağlanması planlanmaktadır.

Verilen analizlerde alanda toplam 837 araçlık otopark alanı belirtilmesine rağmen Selimiye Kışlası’nın önündeki 550 araçlık alanın mevcut durumda otobüs deposu ve durak olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca özellikle yoğun saatlerde kıyıda gerçekleşen yol üstü parklanmalar sonucu yaklaşık 600 araçlık bir yasadışı park sorunu bulunmaktadır. Buna karşılık alanın kuzeyinde 769 ve güneyinde 399 olmak üzere toplam 1168 araçlık iki adet yer altı otoparkı önerisi getirilerek hem talebin karşılanması hem de yasadışı parklanmanın önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Yer altı otoparklarına ek olarak Öğdül Sokak üzerinde yol üstü ve Salacak İskele Caddesi’nin sonuna açık otopark tasarlanmıştır. Güneyde bulunan otobüs durakları kuzeydeki yer altı otoparkına entegre edilerek toplu taşıma odağı oluşturulmuştur.

HAREM KÜLTÜR ODAĞI’NIN KENTE KATILIMI

Boğazın güney kapısından biri olan ve göç hafızasında önemli bir yere sahip Harem’in yeni işleviyle kentteki diğer odak noktalarına ve boğaz rotasına deniz yoluyla entegre olması ve kapsadığı fonksiyonlara bağlı olarak kent sakinleri ve misafirleri için bir çekim merkezi haline gelmesi hedeflenmektedir.

Göç Anıtı

Harem, kente yeni geleni eşsiz Tarihi Yarımada silüetiyle karşılar ve zihninde İstanbul ilk buradan gördüğü imgeyle yer alır. Yeni düzenlemesiyle Harem’deki İstanbul silüetini fon alan Göç Anıtı, göçle gelenin kente karıştığı ve artık bir silüete dönüştüğü Yer’in hafızası olarak; göç edenlerin imgelerini Harem’e ziyarete gelenlerle buluşturur.

TİCARİ BİRİMLER

Modüler sistemle tasarlanan ticaret birimleri açık, yarı-açık ve kapalı mekanlarla, tek katlı, doğal peyzajla çevrelenmiş şekilde kurgulanmıştır. Güneşin etkisini azaltmak üzere düşey ahşap elemanlarla gölgeli hacimler tasarlanmış, topoğrafyanın elverişli olduğu yerde ise ticaret birimleri zemine gömülerek çatı bahçesi oluşturulmuştur. Kentlerin yatay yüzeyleri geçirimsiz ve ısı sığası yüksek yerlere dönüştürmesiyle; ısı adası etkisi, yağış sularının yer altına gidememesi, birçok hayvan türünün habitatsız ve besinsiz kalması gibi önemli sorunlar ortaya çıkar. İşte yeşil çatılar tam da bu nedenle kentsel alanlar için bir kurtarıcı rolü üstlenirler. Her yeşil çatı daha zengin kentsel biyoçeşitlik, daha nitelikli kent ekolojisi ve daha sağlıklı nesillere önemli bir adımdır.

KIZ KULESİ MODERN SANAT ADASI

Kız Kulesi Modern Sanat Adası kara tarafındaki Modern Sanat Korusu ile birbirini tamamlayacak şekilde kurgulanmıştır. Modern sanat eserlerinin sergileneceği Koru’da aynı zamanda Kız Kulesi Modern Sanat Adası’nda yer alacak dönemsel sergilerin tanıtımını yapmak üzere referans eserlere de yer verilecektir.

4 Sıra Numaralı Proje

42 Sıra Numaralı Proje

53 Sıra Numaralı Proje

Kaynak: Arkitera

Kadim Sahaf ile Röportaj

Üsküdar Bağlarbaşı’nda yer alan Kadim Sahaf’ın sahibi Ömer Çakır ile Üsküdarlıların okuma alışkanlıkları üzerine konuştuk. Çakır, sahaf açma aşamasından bahsederken ”20 yıldır Üsküdar’da yaşıyorum ayrıca Üsküdar’ın insan profilinin kitaplar ile alakadar olduğunu düşünüyorum.” diyor.

Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

İsmim Ömer Çakır Sosyoloji bölümünü bitirdim şu anda da Yüksek lisans yapıyorum. Üsküdar Bağlarbaşı’nda Kadim Sahhaf’ı eşim Kübra Çakır ile birlikte işletiyoruz. 2017 yılında online olarak sosyal medya üzerinden Kadim Sahhaf’ı açtık. Ocak ayında ise bir mekan açma kararı aldık. 3 yıldır Sahhaflık yapmaktayım. Üsküdar’da açmamızın en önemli sebebi, uzun zamandır burada yaşıyor ve buradaki okuma potansiyelini biliyor olmamız.

Üsküdarlılar en çok ne tür kitapları tercih ediyorlar?

Genel olarak konuşmak oldukça iddialı olur benim için, fakat müşteri kitleme bakacak olursak eğer öğrencilerin daha çok roman, akademik kitaplar ve tarih kitaplara ilgisi var. Buraya gelen kişilere karşılık olarak nitelikli kitaplar bulmaya özen gösteriyorum çünkü müşterilerimin böyle bir talebi var.

Kitabı bilmek için kitaba emek vermek gerekir.

Ben Üsküdarlıların kitap okuma alışkanlığının olduğunu ve belli bir kaliteye sahip olduklarını düşünüyorum. Edebiyat anlamında okuyucular risk almıyorlar örneğin; Ahmet Hamdi Tanpınar Türk klasiklerini tercih ediyorlar. Sosyoloji bölümü okuduğum için kitaplar ile haşır neşir olmak zorunda kalıyordum, fakat her eğitim görmüş insan kitabı tanıyıp bilemez. Kitabı satarak öğrenirsin, kitabı paylaştığın zaman aldığın talebe göre anlarsın değerini. Kitaplar ile meşgul olmak lazım. Yazarlarına ve içeriğine dair bir bilgi sahibi olmak gerekiyor. Kitabı bilmek için ise kitaba emek vermek gerekir.

Kitabı kıymetli yapan şey nedir?

Kitabı kıymetli yapan şey, kitabın içeriği, yazarı veya hikayesidir. Bunlar kitabı kıymetli yapabiliyor. Benim için kitabı kıymetli yapan şey yazarı ve içeriğidir.

Sizi şaşırtan keşifler oluyor mu?

Bir Sahhaf’ın kitaba hakimiyeti çok yüksek olmalı. Öbür türlü baktığımızda bir eskiciden farkınız kalmıyor. Kitabı bilmenin verdiği avantajlar da var. Mümkünse Türkçe, İngilizce, Osmanlıca, Arapça gibi diller keşfedilmeli. Kitabı bilmek Sahhaf için de iyi bir şey, belki kitabın kıymetini bulabilecek şekilde satabilir.

Değerli dediğim bir kitap elime ulaşmıştı, fakat bir arkadaşa o kitabı satmıştım. Kitabın adı Walt Whitman’nın Leaves of Grass 1900 Amerika baskısı, ve Türkçeye çevrilmemiş hali elime geçmişti. Şimdilerde ise değerli olarak gördüğüm İsmet Özel’in Bir Yusuf Masalı var elimde.

Bir parkın yok edilme hikayesi

Gazete Üsküdar olarak Üsküdar’da İmam Nasır ve Eski Keresteciler sokaklarının kesişimi ve Yalı Kahvesi ile Mihrimah Kahve’nin tam karşısında yer alan küçük bir park alanının 2015’ten bu yana uğradığı usulsüz değişimin izini sürdük.

Bir kent suçunu ortaya çıkardık

Üsküdar Mimar Sinan Mahallesi İmam Nasır ve Eski Keresteciler sokaklarının kesişiminde bulunan bir parkın aşama aşama nasıl yok edildiğini araştırdık. Yaptığımız araştırma sonucu, Üsküdar merkezde bugün Kafe Suppa tarafından işgal edilen yerde 2015 yılında Üsküdar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelasının olduğu açık biçimde görülmekte. 2019 yılında ise çim alana söz konusu işletme tarafından masa ve sandalye koyması sonucu çimlerin kuruduğunu ve Park Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelasının da kaldırıldığını doğruladık. Bu alanı araştırırken imar planlarında park alanı olarak işlendiğini ve mevcut halinde park alanının işgal edildiğini gördük.

Üsküdar Merkez, Mimar Sinan Mahallesi, 422 Ada, 3. Parselin Batısında Bulunan Yeşil Alan

İsmini vermek istemeyen bir bölge sakini, 24 Haziran 2020’de parkta bulunan toprak alanın taşlar ile kaplanması ile ilgili şikayette bulunduğunu, belediye ekiplerinin olay yerine gelerek toprak alanı kaplayan taşları sökmeye başladığı bilgisini bizimle paylaştı. Bölge sakininin ifadelerine göre, işletme sahibinin telefon görüşmelerinden sonra belediyeden gelen ekipler taşları yerine koyup olay yerinden uzaklaşıyor.

Google Street View‘in sunduğu hizmetten faydalanarak ve imar planlarını inceleyerek ilgili alanın hangi aşamalardan geçtiğini takip ettik ve süregelen bir kent suçunu ortaya çıkardık.

Yeşil alanların taş ile kaplanarak adım adım nasıl yok edildiğine dikkat çeken bu araştırmayı siz okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz

İmar planlarına göre Üsküdar merkezdeki tek yeşil alan olan parkın 2015 yılındaki Google Street View görüntülerine baktığımızda Üsküdar Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelası yer almakta. Fakat aşağıdaki görselde görüldüğü üzere imar planlarına göre yeşil alan olması gereken parselde kafenin kaçak inşaatı görülüyor.

2019 yılında çim alana kafenin usulsüz olarak masa sandalye koyması sonucu çimler kuruyor ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün tabelası kaldırılıyor.

2020 yılı 23 Haziran günü toprak alanın üzeri taş ile kapatılıyor.

Tüm bu bilgileri Google Street View ve imar planları üzerinden doğruladık.

  • Şikayet üzerine Üsküdar Belediyesi ekipleri alana gidip taşları sökmeye başlıyor ve kafe sahibi telefon görüşmeleri yaparak belediye ekiplerini geri gönderiyor.
  • Alanı araştırdığımızda söz konusu bölgenin imar planlarında da park olarak işlendiğini öğrendik.
  • Dahası imar planlarını incelediğimizde bugün Kafe Suppa’nın ve işgal edilen parkın içinde bulunduğu parselin tamamının yeşil alan olduğunu öğrendik. Dolayısıyla imar planlarına göre Kafe Suppa’nın olduğu alanda herhangi bir yapı olmaması gerekiyor.
  • Sonuç olarak Kafe Suppa’nın kapalı alanının ve eskiden park olan ve bugün işgal edilen açık alanın aslında yeşil alan olduğu görülmektedir. Bu durum hem imar planlarından hem de Google Street View’in görüntülerinde yer alan Park ve Bahçeler Müdürlüğü tabelasından ispat edilmektedir.

Yasa park işgaline izin vermiyor

Yasada görüldüğü üzere sosyal donatı alanı olan park ve bahçelerin işgal edilmesi mümkün değil. Buna göre Üsküdar Belediyesi’nin parkı işgal eden özel işletmeyi derhal yıkarak parkı eski haline getirmesi gerekiyor.

Yasanın ayrıntıları şöyle:

  • 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52. maddesi belediye sınırları içinde bulunan aşağıdaki yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla ve yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınarak geçici olarak işgal edilmesi işgal harcına tabi.
  • Pazar veya panayır kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin her türlü mal ve hayvan satıcıları tarafından işgali, yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için geçici işgali durumunda işgal harcı alınır.

İBB: Üsküdar Acıbadem’deki kaçak yapıya ilişkin tüm yasal haklarımızı kullanacağız

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada (İBB) deprem tehdidi altındaki kentte, kaçak yapılaşmaya göz açtırmamak için denetimlerini büyük bir hassasiyetle yürütüyor. Son olarak, Üsküdar Acıbadem’de mülkiyeti ilçe belediyesine ait olan ve 49 yıllığına Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na tahsis edilen parseldeki inşaatta planlara aykırılıklar tespit edildi.

Konuya ilişkin inceleme tutanaklarını ilçe belediyesi ile paylaşan İBB, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca tüm bilgi ve belgelerin İBB Başkanlığı’na gönderilmesini talep etti.

İLÇE BELEDİYESİ 3 KAT DEDİ, YAPI 4 KAT ÇIKTI

İlçe belediyesinin 30 Eylül 2019 tarihli yazısında, inşaata 3 bodrum kat + zemin kat + 3 normal kat + çatı katı olarak yapı ruhsatının verildiği, inşaatın onaylı projesi doğrultusunda devam ettiği ifade edildi.

Ancak İBB İmar Müdürlüğü ekiplerinin yerinde incelemesinde yapının, 3 bodrum kat +  zemin kat +  4 normal kat + çatı seviyesinde betonarme karkasın tamamlandığı, ince işlerin de devam ettiği tespit edildi.

KAÇAK YAPILAŞMAYA İZİN VERİLMEYECEK

İBB, inşaatın 4. normal katının, 1/1000 ölçekli Üsküdar ilçesi Acıbadem Mahallesi 1093 Ada, 28 Parsel ve Doğusundaki Tescil Dışı Alana ait Uygulama İmar Planına ve 23.06.2007 tarihli İstanbul İmar Yönetmeliğine aykırı olduğundan yapı ruhsatının iptal edilmesi; inşai faaliyetin durdurulması ve ruhsata bağlanması mümkün olmayan son katın yıkımına ilişkin encümen kararı alınması yönündeki yazısını ilçe belediyesine iletti. İBB ekipleri, ilçe belediyesinden yanıt alınamaması üzerine, gerekli yasal süre tanındıktan sonra, 10 Ocak 2020 tarihinde yapıyı mühürledi.

Ancak mührün sökülerek inşaata yeniden devam edildiğinin tespiti üzerine, 31 Ocak 2020 tarihinde İBB tarafından tutanak düzenlendi. İBB Başkanlığı, kaçak yapılaşmaya izin verilmeyeceğini, bu konuda tüm yasal hakların kullanılacağını bildirdi.

Haber Merkezi