editor

editor

”Üsküdar’da Mimar Sinan’ı Anmak” güzel sanat eserleri yarışması başladı

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) desteğiyle İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından açılan; Şemsi Ahmet Paşa Camisi, Mihrimah Sultan İskele Camisi ve bugün Mimar Sinan Çarşısı diye anılan Sinan hamamından oluşan “Sinan Üçgeni” ve yakın çevresini ele alan “Üsküdar’da Mimar Sinan’ı Anmak” yarışması başladı. Tasarımlar için son teslim tarihi 6 Ocak 2021, posta ile teslim alımı için son gün 13 Ocak 2021.

Yarışmanın Şekli, Türü ve Dili

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 23. maddesi ile Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği doğrultusunda açılan yarışma; serbest, uluslararası, güzel sanat eserleri yarışmasıdır.

Yarışmanın dili Türkçe ve/veya İngilizce’dir.

Yarışmanın Yeri ve Konusu

Yarışmaya konu olan alan, İstanbul İli, Üsküdar ilçesinde; Şemsi Ahmet Paşa Camisi, Mihrimah Sultan İskele Camisi ve bugün Mimar Sinan Çarşısı diye anılan Sinan hamamının tanımladığı “Sinan Üçgeni” ve yakın çevresinde özel mülkiyete konu olmayan alanlardır. Yarışmanın konusu bu alan içinde Mimar Sinan’ı anmak için yapılacak tasarımdır. Yarışmaya Katılma Koşulları Yarışmaya katılacakların aşağıdaki koşulları yerine getirmesi zorunludur. Ekip olarak katılanların her birinin koşulların tamamına uymaları zorunludur. Ekip olarak katılanların idareyle ilişkilerin yürütülmesiyle sınırlı olmak üzere bir kişiyi ekip temsilcisi olarak belirtmesi gerekir. Yarışmaya ekip olarak katılan ortakların her biri idareye karşı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

Yarışmaya katılacaklarda aranacak koşullar şu şekildedir:

– Sanat, Tasarım veya Mimarlık alanında lisans eğitimi almış olmak.
– Jüri üyelerini ve raportörleri belirleyenler ve atayanlar arasında olmamak.
– Jüri üyeleri (danışman, asli, yedek) ve raportörlerle bu kişilerin 1. dereceden akrabaları, ortakları, yardımcıları ve çalışanları arasında olmamak.
– Jüri çalışmalarının herhangi bir bölümüne katılmamak.
– Şartname alıp isim ve adreslerini yarışma raportörlüğüne kaydettirmek (Ekip olarak katılanlardan bir kişinin bu şartı yerine getirmesi yeterlidir).
– Yarışmayı açan idarede, yarışma ile ilgili her türlü işlemleri hazırlamak, yürütmek, sonuçlandırmak ve onaylamakla görevli olmamak.
– Yarışmayı açan idare adına hareket eden danışmanlar ile bunların çalışanları arasında olmamak.

Yarışmaya katılmak isteyenler 120 TL (Yüz Yirmi Türk Lirası) veya 15 Euro (On Beş Euro) karşılığında kayıt yaptıracaklardır. Şartname bedeli “MİMAR SİNAN 99010 EDTS” açıklaması ile idareye ait banka hesabına, müelliflerden birinin ismi ile yatırılacaktır. Dekont, isim ve iletişim bilgileri ile raportörlük adresine e-posta yoluyla gönderilecektir. Yarışmaya kayıt için son tarih yarışma takviminde projelerin teslimi olarak belirtilen gündür. Bu şartlara uymayanlar yarışmaya katılmış olsalar da tasarımları yarışmaya katılmamış sayılır.

Yarışma Takvimi

Yarışmanın İlanı: 22 Eylül 2020, Salı
Son Soru Sorma Tarihi:
21 Ekim 2020, Çarşamba
Soruların Yanıtlarının İlanı:
26 Ekim 2020, Pazartesi
Tasarımların Son Teslim Tarihi:
6 Ocak 2021, Çarşamba; 23:59 GMT+3
Posta ile Teslim Alım için Son Gün:
13 Ocak 2021, Çarşamba
Jüri Değerlendirmesi Başlangıç Tarihi:
16 Ocak 2021, Cumartesi
Kolokyum ve Ödül Töreni:
30 Ocak 2021, Cumartesi; 14:00

Jüri Üyeleri

Danışman Jüri Üyeleri

Mahir POLAT, İBB Genel Sekreter Yardımcısı
Oktay ÖZEL, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı
Cemal KAFADAR, Tarihçi
Gülru NECİPOĞLU, Mimarlık Tarihçisi
Baha TANMAN, Sanat Tarihçisi
Uğur TANYELİ, Mimar & Mimarlık Tarihçisi
Ömer YILMAZ, İPA Yarışmalar Koordinatörü

Asli Jüri Üyeleri

Rahmi AKSUNGUR, Heykeltıraş
Emre AROLAT, Mimar
Levent ÇALIKOĞLU, Sanat Tarihçisi
Nilüfer ERGİN DOĞRUER, Heykeltıraş (Jüri Başkanı)
Kerem ERGİNOĞLU, Mimar
Neslihan PALA, Heykeltıraş
Han TÜMERTEKİN, Mimar

Yedek Jüri Üyeleri

Güler GÜÇLÜ, Heykeltıraş
Ömer PEKİN, Mimar & Heykeltıraş
Firuzan Melike SÜMERTAŞ, Mimar & Mimarlık Tarihçisi
Selahattin TÜYSÜZ, Mimar

Raportörler

Raportör Yardımcısı

Başak ÇELİK, Mimar – İPA Yarışmalar
Kübra Elif DURĞUN, Mimar – İPA Yarışmalar
Hürşah Utku KAYA, Mimar – İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı

Vildan Gizem MENTEŞE, İnşaat Mühendisi – İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı
Benan KAYA, Şehir Plancısı – İPA Yarışmalar
Gülizar YAŞAR, Sanat Tarihçisi – İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı

Ödüller

Eşdeğer ödül (3 adet): 20.000 €
1. mansiyon: 15.000 €
2. mansiyon: 12.500 €
3. mansiyon: 10.000 €
4. mansiyon: 7.500 €
5. mansiyon: 5.000 €

Değerlendirme sonuçlarının ilanından sonra, yukarıda yazılı ödül ve mansiyon tutarları, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 29. maddesine göre, yarışmacılara en geç 30 gün içinde net olarak ödenecektir.

Şartname ve Eklerinin Temini

Şartname ve ekleri yarışmanın web adresinde yarışma süresince bulundurulacaktır. Yarışmaya katılmak isteyenler 120 TL (Yüz Yirmi Türk Lirası) veya 15 Euro (On Beş Euro) karşılığında kayıt yaptıracaklardır.

Banka Hesap Bilgileri: TRY hesabı; IBAN TR47 0009 9004 5746 4000 100008 ING Bank (TC kimlik no. belirtilerek “99010 EDTS” açıklamasıyla yatırılacaktır) EUR hesabı; IBAN TR39 0001 5001 5804 8018 381048 VAKIFBANK – Valide Sultan Şubesi – (BIC) →TVBATR2A Banka alıcı adının gerektiği durumlarda “İstanbul Büyükşehir Belediyesi” yazılabilir.

Yer Görme

Bu yarışmada yer görme zorunlu değildir.

Üsküdar’da Bekir Sıdkı Sezgin’i anma konseri

Bekir Sıtkı Sezgin

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği “Besteleriyle Bekir Sıdkı Sezgin’i Anma Konseri” 23 Eylül 2020 tarihinde Üsküdar Altunizade Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek.

Solistliğini Bekir Sıdkı Sezgin’in oğlu Hüseyin Kudsi Sezgin yapacak. Üsküdar Altunizade Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek olan konserin 75 dakikadan oluşması bekleniyor.

Bilet almak için; https://biletinial.com/muzik/besteleriyle-bekir-sitki-ittmt

Üsküdar Üniversitesi Siberkondri araştırmasında Z kuşağı

z kuşağı

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal, Z kuşağının internet üzerinden hastalık araştırmasını değerlendirdi. Durumun riskli olduğunu söyleyen Tutgun, Siberkondri hakkında detaylı açıklamalar yaptı.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi yaptığı yeni bir araştırmada, Siberkondri’nin internet bağımlısı kişilerde görüldüğünü ve bunun sıklıkla Z kuşağını kapsadığını açıkladı. Araştırma sonuçlarına ilişkin açıklama yapan Dr.Öğretim Üyesi Aylin Tutgun, hasta kişilerin uzmana başvurmak yerine internetten araştırma yaptığını ve kendi kendilerine tanı koyduğunu belirtti. Geçmişte yapılan araştırmalara göre 2000 yılı ve sonrasında doğanların Siberkondri seviyeleri yüksek çıktı.

Tutgun, salgın döneminde evde geçirilen zamanın arttığını belirterek, internet kullanımının da yoğunlaştığını söyledi. 18-75 yaş arasında değişen tüm kuşaklarda orta seviyede Siberkondri görülmesini tehlike olarak nitelendirirken, araştırmaya katılan çoğu kişinin hekim tavsiyesi dışında ilaç kullandıklarını belirtti. Aile hekimi yerine interneti tercih eden bireylerin belirti ve bulgularına göre tanı koyup ilaca başlamasını Siberkondri olarak ifade eden Tutgun, bu durumun tehlikeli olduğunu ve gelecek kuşakların da risk altında olduğunu söyledi.

Kaynak: t24.com.tr

Üsküdar’da kamu kurum ve kuruluşlarına HES kodu ile girilebilecek

Hes kodu

Pandemi sürecinde takip amaçlı kullanılan Hayat Eve Sığar uygulaması, 21 Eylül 2020 tarihinden itibaren Üsküdar kamu kurum ve kuruşlarında kullanılacak. Belirilen kuruluşlara HES kodu olmadan giriş yapılamayacak.

Şehirlerarası ulaşımın takibi için oluşturulan HES kodu, mevcut halinde birçok özelliği barındırıyor. Haritada görülen Covid-19 yoğunluk oranlarından ziyaret sistemine kadar uyarı bulunduran uygulama, Üsküdar ilçesinde de kullanılacak. Üsküdar Kaymakamlığı sosyal medyadan paylaşmış olduğu bir tweet ile yaptığı açıklamada; 21 Eylül 2020 tarihinden itibaren Valilik, Kaymakamlıklar, Nüfus ve Tapu Müdürlükleri’ne girişte HES kodu şartı aranacağını duyurdu.

Paylaşmış olduğu tweet ile HES kodu alma sürecini aktaran Üsküdar Kaymakamlığı, belirtilen kuruluşlarda HES kodu olmadan giriş yapılamayacağını açıkladı.

Üsküdar’da tesisler öğrenciler için çalışıyor

Üsküdar eba tv

Üsküdar Belediyesi pandemi nedeniyle yapılan uzaktan eğitim sürecinde bilgisayar gereksinimini karşılayamayan öğrencilerin ihtiyacını karşılamak için hafta sonu Üsküdar Belediyesine ait bütün tesislerinin cirosunu öğrencilere bağışlıyor.

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen Twitter üzerinden yaptığı paylaşım ile bugün ve yarın Üsküdar Belediyesi tesislerinde ödenen yiyecek ve içeceklerin tutarlarının öğrencilere bağışlanacağını duyurdu. Üsküdar Belediyesi bu paylaşıma ek olarak tesisleri de paylaştı; Nevmekan Sahil, Nevmekan Bağlarbaşı, Tebessüm Kahvesi, Nakkaştepe Millet Bahçesi. Bu mekanlar hafta sonu boyunca Üsküdar’daki öğrencilere destek olmak amacıyla çalışacak.

TRT EBA Kanalları yeni yayın dönemi Lansmanı Üsküdar’da düzenlendi

trt eba tv gazete üsküdar

TRT Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren, Üsküdar Adile Sultan Kasrı Validebağ Öğretmenevi’nde düzenlenen “TRT EBA Kanalları Yeni Yayın Dönemi Lansmanında yeni eğitim yılı ve pandemi sürecine dair açıklamalarda bulundu.

TRT Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren planlamalarını şu şekilde anlattı: “Şu an itibarıyla da 10 stüdyoda günde 60 ders çekiyoruz. 6 stüdyoda etkinlik ve aktivitelerimiz aynı anda devam ediyor. Çekimden kurguya, planlamadan yayına kadar 200’den fazla çalışma arkadaşım da TRT EBA TV kanallarında görev yapmakta.”

Adile Sultan Kasrı Validebağ Öğretmenevi’nde düzenlenen lansmanda, yeni tip koronavirüs salgınının çevre ülkelere yayıldığı şubat ayından itibaren TRT olarak en üst düzey tedbirleri almaya başladıklarını söyleyen Eren, bu tedbirleri alırken iki ana stratejileri olduğunu belirtti. Birincisinin çalışanların sağlıklarını koruyabilmek, ikincisinin ise kamu yayıncısı olarak böyle zor günlerde hizmete devam edebilmek olduğunu aktardı. 

“Kamu yayıncısı olarak böyle zamanlarda tüm gayreti göstermemiz gerekiyordu.”

İbrahim Eren, bu tedbirleri aldıkları günlerde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan kendilerine bir telefon geldiğine değinerek, “İki günde 6 kanal diye başladık pazarlığa. En sonunda gerçekten çok kısa bir sürede 3 haftada, 3 kanalı gerçekleştirdik. Bizlere ‘Bu kanalı yapabilir misiniz?’ diye sorduklarında şüphesiz ‘Evet.’ dedik, kapasitemize bakmadan. Çünkü kamu yayıncısı olarak böyle zamanlarda tüm gayreti göstermemiz gerekiyordu.” diye konuştu.

TRT ve EBA’yla ilgili açıklamalar yapan Eren, çalışanların yoğun çabaları sonucunda 14 gün evlerine gitmeyerek, kümeler halinde çalışarak bu projeyi hayata geçirmek için ellerinden geleni yaptıklarını ve sınıfları stüdyoya haline çevirirek 18 milyon öğrenciyi EBA TV kanallarıyla buluşturduklarını söyledi. .

İbrahim Eren, yeni eğitim öğretim yılına karşın olan hazırlıklarını, 10 stüdyoda günde 60 ders çektiklerini belirterek, “6 stüdyoda etkinlik ve aktivitelerinin devam ettiğini belirtti.

Yeni yayın dönemi için 4 bini aşkın video çekimi tamamlandı

Bugüne kadar 3 bin 344 ders ve etkinlik yayınlayan TRT EBA, 21 Eylül’de başlayacak yeni dönem yayınlarında kullanılmak üzere 4 bini aşkın video çekimini tamamladı. TRT EBA kanallarında ders yayınları dışında, öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik eğitici ve ilgi çekici içerikler sunan “Tasarım ve Beceri Atölyeleri”, “Özel Eğitim Programları”, “Bizden” ve “Öğretmenler Odası” programlarının yayınları da devam edecek. Dersler ve programlar işaret dili ile de yayınlanacak.

Üsküdar Tekel Sahnesi “Bir Nefes Dede Korkut” oyunu ile buluşuyor

Dede Korkut Masallarının yer aldığı oyun, Gökçe Kurt Elitez’in yönetmenliğinde Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyircilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Oyun yönetmeni Gökçe Kurt Elitez’in derlediği oyun, 15-17-19-22-24 ve 26 Eylül 20.00 tarihlerinde Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyircilerle buluşacak. 1 perdenin 1 saat 10 dakikadan oluştuğu oyun, Dede Korkut Masallarını barındırıyor. Oyunda aynı zamanda Ziya Serkan Doğan, Fuat Yıldız ve Bahri Çakır da yer alıyor.

7. Art Ordo Uluslararası Tiyatro Festivali’nde En İyi 3. Oyun ödülünü kazanan sahneye bilet bulmak pek mümkün değilken, pandemi dolasıyla şu an çok kolay bilet bulunuyor.

Bilet ve iletişim bilgileri için http://www.devtiyatro.gov.tr/DevletTiyatro/tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Üsküdar Belediyesi’nden üniversiteye hazırlanan gençlere hazırlık modülü desteği

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, sosyal medya hesabından paylaştığı bir tweet ile, üniversiteye hazırlanan öğrencilere online üniversite hazırlık modülü hediye edeceklerini duyurdu.

Mart ayından itibaren pandemi nedeniyle eğitimin dijital devam etmesi, birçok öğrenci ve velinin aklında soru işareti yarattı. Koronavirüs’ün etkisi hala devam ederken yeni eğitim modeli, aşamalı yüzyüze eğitim şeklinde planladı. Ders yoğunluğu en fazla olan ve üniversiteye hazırlanan 12 sınıflar şu an sadece destek kurslarında eğitim görüyor.

Hilmi Türkmen, Üsküdar’da yaşayan ya da ilçede eğitim gören 12. sınıf öğrencilerine 8 farklı yayın evinden soru çözümlü, konu anlatımlı ve daha fazlası ile online eğitim seti vereceklerini duyurdu.

Başvuruların http://usgem.org/ adresinden yapılacağı hizmette iki şart aranıyor:

•Üsküdar’da ikamet ediyor veya Üsküdar’da eğitim görüyor olmak. •2020-2021 eğitim döneminde 12. sınıf öğrencisi olmak.

Haber Merkezi

Mustafa Düzgünman’ın doğumunun 100. yılı

Necmeddin Ebrusunu geliştirerek daha estetik bir boyuta taşıyan ve papatya motifi ekleyen Mustafa Düzgünman Türkiye’de ebru sanatının önünü açan isimlerden biri. Doğumunun 100. yılı vesilesiyle Kubbealtı Neşriyat, onun hayatını anlatan Ahmed Yüksel Özemre’nin “Üsküdar’da Bir Attâr Dükkânı” adlı eserini, özel bir baskı ile yeniden okuyucularla buluşturdu.

Üsküdar Sultantepe Mahallesi’nde 9 Şubat 1920’de dünyaya geldi

Abdülbaki Efendi ve Aziz Mahmud Hüdayi camilerinin imamlığını yapan Saim Efendi ile Şükriye Hanım’ın ikinci çocuğu olan Düzgünman, Üsküdar Sultantepe Mahallesi’nde 9 Şubat 1920’de dünyaya geldi. Usta sanatçı, ilkokulu Ayazma Mektebinde okuduktan sonra babasının yanında aktarlık yapmaya başladı. Aktar dükkanında, dönemin meşhur sanatkarları, arif ve sufileriyle tanışma imkanı bulan sanatçı ayrıca Prof. Dr. Ali Alpaslan, Uğur Derman, Nezih Uzel, Ahmed Yüksel Özemre ile babası Hafız Nurullah Bey ile de Üsküdar‘daki aktar dükkanındaki sohbetlerde bir araya geldi. Bir taraftan ciltçilikle de ilgilenen Düzgünman, hocası Necmeddin Okyay’ın himayesiyle 1938’de Güzel Sanatlar Akademisi’nin Türk Tezyini Sanatları Bölümü’ne kaydoldu. Sanatçı, Okyay’dan eski tarz cilt ve ebru öğrendi. Daha sonrasında savaş şartları yüzünden okulu bırakan Düzgünman, baba mesleği olan aktarlığa geri döndü.

TRT’ye verdiği bir röportajda çocukluğunu şu sözlerle anlatmıştı:

“Babam Üsküdar‘da Aziz Mahmud Efendi Cami imamı ve hatibiydi. Tabii biz de o muhitte yetiştiğimiz için, camide musiki muhakkak lazımdır. Oradan bir merak oluştu. Ezan okumak, müezzinlik etmek filan derken, dini musikiyi çok merak ettim. O zaman Mızıkalı Hafız Muhiddin Efendi vardı Üsküdar’da. Ondan ve Çarşamba Tekkesi Şeyhi Hayrullah Efendi’den dini eserler geçtim. Mevlid tevşihleri, ramazan ve devran ilahileri… Bu şekilde epey yol almış olduk.” ifadelerini kullanmıştı.

Ebru dersi verdi

Mustafa Düzgünaman bir röportajında şunları söylemişti: “Ebru, tükenmeyen bir hazinedir. Bu kendi içinde, kendi kendini karakterini hiç bozmadan zaten tekamül ediyor. Bunun haricinde, modernizasyon gibi bir şey olamaz. Çünkü bu ecdat yadigarını, bunun tarihini yaşatmak mecburiyetindeyiz. Niye modernizasyon olsun? Bu nihayeti olmayan bir renk cümbüşü. Güzelliği tükenmiyor ki yeniden bir şeyler icad edilsin. Şimdi, zamanımızda resme kayan bir ebru tavrı görüyoruz. Onlara bakıldığı zaman bir yağlıboya manzarası, tablosu gibi bir şey oluyor, yani ebrunun dışına çıkılıyor. Aslında onlar da ebrudan yapıyorlar ama bakıldığı zaman yağlıboya manzarası izlenimini veriyor. Biz buna pek Türk Ebrusu filan diyemeyiz. ‘Çağdaş Ebru’ diyebilirler. Bizim ebrumuz karakterini bozmamalıdır hiç.” Düzgünman, Alparslan Babaoğlu, Fuat Başar, Aydın Gülan ve Sabri Mandıracı’nın da aralarında bulunduğu pek çok isme, ebru dersleri verdi. Ebru sanatında klasik anlayışa bağlı kalan sanatçı ayrıca “Tarz-ı Kadim” cildin örneklerini verdi, tesbihçiliğe, fotoğrafçılığa merak sardı ve dini musiki meşk etti.

Düzgüman çok sayıda şiir kaleme aldı

Düzgünman, bir kısmının güftesi kendisine ait olmak üzere farklı makamlarda yirmi kadar ilahi besteledi. Klasik ebruyu “Ebruname” adlı 20 kıtalık bir şiirle nazma aktaran Düzgünman, yazdığı bir mihrabiyede Aziz Mahmud Hüdayi’ye olan sevgisini şu dizelerle dile getirdi:

“Kıble-i mihrabımızdır, Hazret-i Pir Hüdai;

Sinede mehtabımızdır, Hazret-i Pir Hüdai;

Canda cananımızdır, hem dilde de imanımız,

Gönlümüzde sultanımız, Hazret-i Pir Hüdai”

Düzgünman ile hatıralarını “Üsküdar’da Bir Attar Dükkanı” adlı kitapta topladı.

Ahmed Yüksel Özemre 1996 yılında, 53 yıllık dostu Düzgünman ile hatıralarını “Üsküdar’da Bir Attar Dükkanı” adlı kitapta topladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. “Geleneksel Sanatlar Serisi” kapsamında “Mustafa Esat Düzgünman ve Ebru” adlı prestij kitabı 2007’de okurların beğenisine sundu. Mustafa Düzgünman’ın doğumunun 100. yılı vesilesiyle Kubbealtı Neşriyat, onun hayatını anlatan Ahmed Yüksel Özemre’nin “Üsküdar’da Bir Attâr Dükkânı” adlı eserini, özel bir baskı ile yeniden okuyucularla buluşturdu.

Üsküdarlılar İstanbul Sözleşmesi hakkında ne düşünüyor?

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında kabul edilen İstanbul Sözleşmesi, son günlerin en çok tartışılan konuları arasında. Toplumun bir kesimi İstanbul Sözleşmesi’ni savunurken bir kesimi kaldırılmasını istiyor. Üsküdar meydanda vatandaşlara İstanbul sözleşmesi hakkında ne düşündüklerini sorduk.

Sokak röportajımızda üç farklı söylem öne çıkıyor. Bunlar; sözleşmeye dair bilgisini olmadığını belirtirtenler, bir kısım medya tarafından aktarılan olumsuz söylemler nedeniyle sözleşmeyi hoş karşılamadıklarını ifade edenler ve kadın haklarının tartışma konusu olamayacak kadar değerli olduğunu söyleyip sözleşmeyi destekleyenler olduğunu görüyoruz.

“Hiçbir fikrim yok.”

Üsküdar meydanında mikrofon uzattığımız ve konuşmayı kabul eden insanların çoğu sözleşme hakkında yeterli bilgisi olmadığını söyleyerek fikir beyan etmedi.

” Çok hoş şeyler söylenmiyor.”

İstanbul Sözleşmesi hakkında konuştuğumuz bazı vatandaşlar, bir kısım medyanın ve televizyon yorumcularının söylemlerinin yansıttığı eşcinsellik olgusu nedeniyle sözleşmenin gereksiz olduğunu düşünüyor. Kadın cinayetleri ve ötekileştirme boyutunu sorduğumuz zaman ise; ”Bizim kültürümüz zaten kadına şiddete karşı.” söylemiyle sözleşmenin gereksiz olduğunu ifade ediyor.

” Kadına Şiddete Hayır! “

Sözleşme hakkında sorularımızı cevaplamayı kabul eden ve İstanbul Sözleşmesi’ni destekleyen vatandaşlar, kadına şiddetin polemik haline getirilmeyecek bir konu olduğunu ifade ediyor. “Benim de başıma gelebilir” endişesi taşıyan bazı kadınlar, sözleşmeye karşı çıkanlara sitem ediyor. En çok öne çıkan söylem ise “Kadına şiddete hayır!” oluyor.

İstanbul Sözleşmesi nedir?

İstanbul Sözleşmesi 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldığı için kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi ismiyle yer alıyor.

Resmi Gazete’de 8 Mart 2012’de yayımlanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), Avrupa Konseyi üye devletleri ile bazı ülkeler tarafından imza altına alındı. Sözleşme, onay yeter sayısına (10) ulaştığı 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi.

Sözleşme kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, kadınlara yönelik şiddetin faillerinin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması için titizlikle hazırlanmış bir metin. Sözleşme çerçevesinde ev içi şiddet, aynı evde yaşıyor olsun ya da olmasın mevcut ya da eski eş ya da partnerler arasında yaşanan her türlü şiddet edimini içerecek şekilde anlaşılıyor. Sözleşmenin getirdiği yükümlülükler o denli önemli ki; silahlı çatışma durumlarında bile geçerliliğini koruyor ve taraf devletlerin bunu garanti altına alması gerekiyor.