editor

editor

İBB’den Şemsi Paşa Camii açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan basın açıklamasında Şemsi Paşa Camii önüne yapılacak 2,5 metrelik yolun caminin yalı cami özelliğini bozmayacağı iddia edildi.

İBB tarafından yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle;

Üsküdar Şemsi Paşa Camii’nin denizle ilişkisini koparan, 2015 tarihli projeyi iptal etti. Bunun yerine, caminin ‘yalı cami’ özelliğini sürdürebilmesi amacıyla deniz yönünde, sökülüp takılabilen çelik konsol sistemi uygulaması başlatıldı.

İstanbul’un yalı camilerinden olan tarihi Şemsi Paşa Camii’nin deniz tarafında, 2015 yılındaki İBB yönetimi tarafından dolgu yapılması kararlaştırılmış, kurul onayı ile 2016 yılında çalışmalara başlanmıştı. Yine o dönem, uygulama sırasında denize çakılan kazıklar nedeniyle, tarihi caminin beden duvarlarında çatlaklar oluşmuş, yapı hasar görmüştü. Proje, deniz yönündeki dolgu ve camide meydana gelen hasarlar nedeniyle oluşan kamuoyu tepkisi üzerine durdurulmuştu.

Ardından meydanın, şantiye görünümünden kurtulması amacıyla, revize projeler hazırlanmış ve 20 metrelik deniz dolgusu, 10 metreye düşürülmüştü. Bu proje de 8 Ocak 2020 tarihinde koruma kurulu tarafından onaylanmıştı. Ancak yeni İBB yönetimi, bu projeyi, denize dolgu yapılması ve tarihi caminin denizle ilişkisini bozması nedeniyle devam ettirmedi.

İBB bu projenin yerine, deniz dolgusu yapılmadan, yayaların deniz yönünden geçişlerini emniyetli şekilde sağlayacakları, aynı zamanda caminin yalı özelliğini sürdürecek çelik konsol sistemi uygulamasını başlattı.

Deniz yönünde sökülüp takılabilen, istenildiği zaman yapıdan uzaklaştırılabilen çelik yapı sayesinde, tarihi caminin başlangıçta 10 metre olan dolgusu yapılmamış, sadece 2.5 metrelik ahşap yüzeye sahip, güvenli yaya geçişini sağlayacak bir uygulama amaçlanıyor. Bu uygulama sayesinde, tarihi dokuya, ağır ve sert zemin uygulaması yapılmayarak doku bütünlüğü de sağlanıyor. Ayrıca, denizin dolgulanması için kazık sistemi yapılmayarak, tarihi caminin daha önce yaşadığı gibi sarsıntılarla çatlaması ve geri dönüşü olmayacak hasarlar da engellendi.

Üsküdar Şemsi Paşa Camii önüne yapılan zemin çalışması protesto edildi

Mimar Sinan eseri Şemsi Paşa Külliyesi’nin önüne, Boğaziçi kıyısına yaya yolu yapmak için yerleştirilen çelik platform vatandaşlar tarafından protesto edildi.

8 Ocak Cuma günü saat 16:00’da Şemsi Paşa Camii önünde açıklama yapan grup “Şemsi Paşa Külliyesi’nin denizle bağlarını koparacak, yapının bir yalı külliyesi olma özelliğini yok edecek bu projeyi istemiyoruz. Bir Mimar Sinan eserini dahi görmezden gelebilen, aklına eseni yapan bir mimari ve şehircilik anlayışını kabul etmiyoruz” dedi.

Şemsi Paşa Külliyesi önünde yürütülen projeye 2017 yılında, külliyenin önüne çakılan kazıklar ve sebep oldukları tahribat yüzünden büyük tepki gösterilmişti. İtirazlar üzerine Üsküdar Meydan Projesi’nin Şemsi Paşa Camii’ni ilgilendiren bölümünde revizyona gidileceği açıklanmıştı. Planın tümden iptal edilmesi beklenirken tam dört yıl sonra çelik platform ile aynı projeyi karşılarında bulduklarını söyleyen protestocular İBB’yi bu karardan vazgeçmeye çağırdı.

Söz konusu açıklama şöyle:

“ Sevgili İstanbullular, Üsküdarlılar ve Değerli Basın Mensupları,

Şemsi Paşa Külliyesi, bir Mimar Sinan eseri ve bir yalı külliyesidir. Beş yüz yıldır koruduğu bu özelliği son dört yıldır tehlike altındadır. Bu nadide eseri koruması gerekenler, karar alıcılar görevlerini yerine getirmedikleri için bugün burada onlara vazifelerini hatırlatmak için toplandık. Mimar Sinan’ın Üsküdar sahiline ustalıkla yerleştirdiği bu özel yapının denizle olan bağlarını kesmek kabul edilemeyecek bir kent suçudur. İstanbul gibi bir şehrin tarihi topografyasını böyle pervasızca değiştirme cüreti ürkütücüdür.

Şemsi Paşa Külliyesi’nin denizle bağını kesmemek, hususiyetini korumak için tam dört yıldır mücadele ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘Üsküdar Meydan Düzenleme’ projesi kapsamında Şemsipaşa Camii’nin önüne evvela demir kazıklar çaktı. Bu kazıklar yapıda çatlaklara, tahribata yol açtı. Bugün burada toplananların tepkisi yeni değil, dört yıl önce de buradaydık. Bu betondan ibaret projenin başladığı günden itibaren vicdan sahibi herkes itiraz ediyor, sesini yükseltiyor. Fakat yetkililer, tepkilere rağmen Şemsi Paşa Külliyesi’ni görmezden gelmeye devam etti, ediyor. Şehrimizi bu örnekte de görüp yaşadığımız “oldu bitticilik” ve “bizden iyi mi bileceksiniz” tavrı, bitirme noktasına getirmiştir. İstanbul, keyfe keder şekillendirilecek bir şehir değildir.

Tarihi, insanı, Üsküdar’ın dokusunu, bir semtin kendine has kimliğini hiçe sayan bu meydan projesi bize dayatıldı. Hiç değilse Şemsi Paşa Külliyesi’ni bunun dışında tutun. Bir Mimar Sinan eserini dahi görmezden gelebilen, aklına eseni yapan bir mimari, şehircilik ve belediyecilik anlayışını kabul etmiyoruz. İstediğim yere istediğimi yaparım diyerek şehircilik olmaz. İstanbul gibi bir şehirde geçmişi, kültürü, tarihi silip, yok edecek böylesine radikal kararlar, birkaç kişinin iradesine bırakılamaz. Böyle kararlar, evvela işin uzmanlarının görüşüyle, sonra halkın katılımıyla ve desteğiyle alınmalıdır. Şehirde yaşayanlar şehir hakkında söz sahibi olmadıkça bu sorunların üstesinden gelemeyiz.

Şemsi Paşa Külliyesi için yükselen sesimizi duyun, oldu bittiye getirmeyin, bu yanlıştan dönün. Bu proje revize edilmeli, Şemsi Paşa Külliyesi denizden koparılmamalı, beton ile kuşatılmamalıdır. Eğer bu projede inat edilirse Üsküdar’ın kültürüne, mimarisine, geçmişine telafisi olmayan bir zarar verecektir. Buradan yetkililere sesleniyoruz: Gelin bu yanlıştan vazgeçin. Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz.”

Haber Merkezi

Şemsi Paşa Camii için basın açıklaması çağrısı yapıldı

Mimar Sinan’ın 1580 yılında inşa ettiği Üsküdar’da bulunan Şemsi Paşa Camii, önüne yapılan zemin çalışması ile yeniden gündemde. 

Şemsi Paşa Camii 2017 yılında önüne deniz dolgusu yapılması için çakılan kazıklar nedeniyle tahribata uğramış, duvarlarında çatlaklar oluşmuştu. 2017’de durdurulan zemin çalışmasının tekrar başlaması üzerine basın açıklaması çağrısında bulunuldu.

Basın açıklaması 8 Ocak 2021 Cuma günü saat 16:00’da Şemsi Paşa Camii önünde yapılacak.

Açıklamada: ”Şemsi Paşa Camii önünde zemin çalışması tekrar başlatıldı. Camiyi denizden koparacak ve yalı cami olma özelliğini bozacak olan çelik yığını tarihi mirasa zarar veriyor. Şemsi Paşa Camii’ne 16 milyon İstanbullu olarak sahip çıkalım. Üsküdarlıları tarihimizi ve kültür varlıklarımızı korumaya çağırıyoruz.” denildi.

Haber Merkezi

 

Üsküdar Şemsi Paşa Camii önünde 2017’de durdurulan zemin çalışması tekrar başladı

Üsküdar Şemsi Paşa Camii önünde 2017’de gelen tepkiler üzerine durdurulan zemin çalışması tekrar başladı.

Şemsi Paşa Camii 2017’de önüne denizin doldurulması için çakılan kazıklar nedeniyle tahribata uğramıştı.

Üsküdarlılar denizi doldurma çalışmalarını protesto etmişti.

Dönemin İBB başkanı Kadir Topbaş cami önündeki kazıkların tıraşlanacağını ve projenin tekrar değerlendirileceğini açıklamıştı.

Aradan 3,5 yıl geçmesine rağmen kazıklar tıraşlanmadı.

Şimdiki çalışmada kazık yerine çelik konstrüksiyon sistemi kullanılsa da caminin doğal kıyı dokusu yine bozulacak.

Çalışma tamamlanırsa Şemsi Paşa Camii “yalı cami” özelliğini kaybedecek.

Üsküdar’da çalışma yapılırken su borusu patladı

Üsküdar’da çalışma yapıldığı sırada iş makinası su borusunu patlattı. Patlayan borudaki su metrelerce yükseğe çıkarken, o anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.

Olay dün 15:30 sıralarında Üsküdar Hakimiyeti Milli Caddesi üzerinde meydana geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri ve İSKİ çalışma yaptığı sırada, iş makinesi su borusunu patlattı.

DHA’nın haberine göre, patlamanın etkisiyle basınçlı su metrelerce yükseldi. Çevredeki esnaf, ilk şoku atlattıktan sonra dükkanlarının kepenklerini kapatarak dükkanlarını korumaya çalıştı. Akan su, ekipler tarafından kesildi ve tamir işlemi yapıldı.

“KABUSU YAŞADIK”

Borunun patladığı sırada dükkanda çalışan Selçuk Yıldız, “Bir anda su havaya fırlamasıyla korktuk.Herhalde ana boruyu patlattı. Biz 20 dakika kabus gördük vallahi. Çünkü göz gözü görmedi felaket fırtına şeklinde böyle sanki üstümüze geliyordu. Sanki böyle bir anda gökyüzü simsiyah gibi oldu. Bayağı yükseldi. Hatta esnaflarımız kepenklerini kapattılar hemen. Ne olur ne olmaz diye. Tabii on beş yirmi dakika falan sürdü sonradan suyu kestiler.

İtfaiye falan da geldi zaten. Buradaki kepçenin operatörü hemen uyanıklık yaptı. O kepçenin ağzıyla hemen suyun üstüne koydu kepçeyi. Yoksa daha çok büyük sıkıntı olacaktı burada. O suyun çıkmasıyla beraber sağa sola taş parçaları falan fırlattı. Biz burada afet gibi sanki. İlk olarak biz ne olduğunu anlamadık. Sonradan fark ettik ana borunun patladığını. Burada dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ’nin çalışması vardı” şeklinde konuştu.

Üsküdar’da kumar oynayan 21 kişiye 72 bin 849 lira ceza

Üsküdar’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19)  tedbirlerine uymayarak ruhsatsız bir işyerinde bir araya gelip kumar oynadıkları belirtilen 21 kişiye 72 bin 849 lira para cezası kesildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Kovid-19 tedbirleri kapsamında yapılan çalışmalarda, Üsküdar Küplüce Mahallesindeki bir adreste kumar oynandığı ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti.

Söz konusu adresin dernek olarak faaliyet gösterdiğine dair tabelasının olduğu ve çok sayıda kişinin içeri girip çıktığını belirleyen ekipler, yaptıkları baskında ruhsatsız olduğu tespit edilen iş yerindeki 21 kişi hakkında işlem yaptı.

Buradaki 21 kişiye  1593 Sayılı Umum Hıfzıssıhha Kanununa uyarınca 72 bin 849 lira para cezası kesilirken, baskın yapılan yer mühürlenerek faaliyetlerine son verildi.

Üsküdar okullar arası online satranç turnuvası

Türkiye Satranç Federasyonu Üsküdar İlçe Temsilciliği ilçe geneli ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerimizin katılımına yönelik okullar arası online satranç turnuvası düzenliyor. Okullar Arası Online Satranç Turnuvasıyla Eğitim, antrenman ve centilmenlik esaslarında dönem sonu satranç etkinliği yapılması planlanıyor.

Turnuva 7 Şubat 2021 Pazar günü saat 14:00’te düzenlenecek.

Turnuvalar chess.com platformu üzerinden 5 dakika+2 saniye düşünme süresinde ve 8 tur düzenlenmesi planlanmıştır. Turnuva sonunda yaş kategorilerinde bireysel sıralamalar yapılacak olup, her ilçe düzeyinde okulların turnuvaya katılan öğrenci dağılımlarına göre yönergede belirtilen Okul Satranç Derecelendirme Endeksi (OSD) ilkokul, ortaokul ve lise düzeyine göre ayrı ayrı hesaplanarak, ilçe düzeyinde ve il düzeyinde dereceye girecek okullara yönergelerde belirtilen kupa ödülleri verilecektir.

Online kayıt için tıklayınız.

Daha fazla bilgi ve satranç turnuvası yönergesi içim: istanbul.tsf.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Üsküdar Kısıklı’da 19 milyon TL’ye arsa satışı

İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü, Üsküdar Kısıklı’da bulunan 1.645 metrekarelik arazisini 18 milyon 950 bin TL tahmini bedelle satışa çıkardı. 

Üsküdar Kısıklı Mahallesi 785 ada, 82 parselde bulunan, 1645 metrekare yüzölçümüne sahip arsa, İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü tarafından “gayrimenkul karşılığı trampa” yöntemiyle satışa çıkardı. Cumhuriyet’te yer alan habere göre; taşınmaz için 18 milyon 950 bin TL tahmini bedel belirlendi. Satış duyurusunda ihalenin açık teklif usulü ile 25 Aralık 2020 Cuma günü saat 10.30’da yapılacağı, dosyaların aynı gün saat 16.00’ya kadar teslim edilebileceği bildirildi. İhaleye yabancılar da katılım sağlayabilecek. 

TAKAS EDİLECEK ARAZİ DE İSTANBUL’DA OLACAK 

Trampaya teklif edilecek gayrimenkulün İstanbul sınırları içinde yer alması, imarının bulunması, tapusunda şerh ve vergi/harç borcu olmaması, üzerinde işgal bulunmaması şartı koşuldu. Ayrıca, teklif edilecek arazinin değerinin, aynen satılacak olan gibi belediye emlak değerinin yüzde 20 fazlası ederinde olması gerektiği aktarıldı.

Boğaziçi öngörünüm alanını imar barışı kapsamına alan düzenlemenin iptali Resmi Gazete’de yayınlandı

Anayasa Mahkemesinin, Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesindeki bazı alanların imar barışından yararlandırılmasına, bu bölgelerde daha önce alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen para cezalarının iptal edilmesine olanak tanıyan kanun hükmünün iptaline ilişkin kararının gerekçesi Resmi Gazetede yayımlandı.

TBMM’de 27 Aralık 2018’de çıkarılan 7159 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile İmar Kanununa ekleme yapılmış, Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içerisinde belirlenen alanlarda yer alan taşınmazların maliklerinin yapı kayıt belgesinden yararlanmasının önü açılmıştı. Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait kroki ile sınır ve koordinat listesinde değişiklik yapan kanun ile Sarıyer, Beykoz ve Üsküdar‘daki bazı bölgeler bu kapsama dahil edilmişti. Düzenlemeyle bu bölgelerde daha önce alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen para cezaları da iptal edilmişti.

CHP, kanunun buna olanak tanıyan hükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açtı. Anayasa Mahkemesi, düzenlemeyi oy birliğiyle iptal etti. Yüksek Mahkemenin gerekçesi Resmi Gazetede yayımlandı. 

Gerekçede, teklif sahibinin TBMM Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri sırasında, “imar barışı uygulamasıyla hem vatandaşın mağduriyetinin giderildiği hem de yapıların kayıt altına alındığı, Boğaziçi bölgesinin sadece yapılaşmanın olduğu bir kısmının imar barışı kapsamına alındığı” şeklinde açıklama yaptığı hatırlatıldı. 

Düzenleme ile afet risklerine hazırlık gerekçesiyle ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31 Aralık 2017’den önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesinin verilmesinin öngörüldüğü belirtilen gerekçede, bu belgenin ruhsata aykırı yapıya, su, elektrik, doğal gaz bağlayabilme imkanı ile yapıyı kullanabilme hakkı sağladığı aktarıldı. Gerekçede, düzenleme ile ayrıca bu bölgelerde daha önce alınmış yıkım kararları ve tahsil edilemeyen para cezalarının iptal edilmesinin de öngörüldüğü hatırlatıldı.

– “Düzenleme yapılırken çevre ile kültür ve tabiat varlıklarına vereceği zarar da gözetilmeli” 

Kanun koyucunun, Anayasadaki görevlerini yerine getirmek amacıyla ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu vurgulanan gerekçede ancak bu yapılırken düzenlemeyi gerekli kılan kamu yararı ile bölgedeki doğal güzellikler, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesi biçimindeki kamu yararı arasındaki makul dengenin kurulması gerektiği ifade edildi.

Gerekçede, düzenleme yapılırken, kurallarla Boğaziçi Alanında yapılan imara aykırı yapıların yıkılmasının önlenmesinin ve bu alana yapılan imara aykırı yapılar nedeniyle verilen idari para cezalarının iptal edilmesinin, çevre ile kültür ve tabiat varlıklarına vereceği zararın da gözetilmesi gerektiği kaydedildi. 

Medeniyetlerin beşiği İstanbul’un Boğaziçi Alanının, içerdiği doğal güzellikler, tarihi, kültür ve tabiat varlıklarıyla önemli bir değer olduğu ve bu alana tarihin her döneminde büyük önem atfedildiği belirtilen gerekçede, bu eşsiz bölgenin, doğal güzelliğinin yanı sıra milli tarih ve kültür açısından da çok önemli eser ve değerleri barındırdığına işaret edildi. 

– Çevre, kültür ve tabiat varlıkları yönünden neden olunacak zarar ile sağlanacak yarar dengesi 

Türkiye’de en çok kayıtlı tescilli kültür varlığı bulunan şehir olan İstanbul’da Boğaziçi’nin, tescilli binaların en yaygın bulunduğu bölgelerin başında geldiği de belirtilen gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Bölge, insanlığın ortak mirasını oluşturan önemli kültür ve tabiat varlıklarına sahiptir. Bundan dolayı Boğaziçi sahil şeridi ve öngörüm bölgesinin korunması, hayatta olan bireylerin yanı sıra gelecek kuşakları da ilgilendirmektedir. Bütün bu nedenlerle Boğaziçi sahil şeridi ve öngörüm bölgesinin doğal güzellikleri ile kültürel ve tarihi değerlerinin korunması ve geliştirilmesinde önemli bir kamu yararı bulunduğu aşikardır. 

Bu çerçevede kurallarla öngörülen şehirlerin yeniden inşası ve imarı açısından kaynak temininin başka yöntemlerle elde edilmesinin mümkün olduğu, bunun için ender bir doğal güzellik ile tarihi ve kültürel değerlere sahip Boğaziçi Alanının korunmasıyla bağdaşmayacak düzenlemeler getirilmesinin menfaatler arasında makul bir denge kurulmasını engellediği anlaşılmaktadır. Çevre ile kültür ve tabiat varlıkları yönünden neden olunacak zarar ile sağlanacak yarar gözetildiğinde kurallarda çevre ile kültür ve tabiat varlıklarını koruma ve geliştirmeye ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri arasındaki adil dengenin kurulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasanın 56 ve 63. maddelerine aykırıdır.”