editor

editor

İnsan Hikayeleri: Üsküdar’da yorgancı olmak – Saffet Uzun

gazete üsküdar yorgancı

Üsküdar Bağlarbaşı’nda uzun yıllardır yorgancılık yapan Saffet Uzun ile mesleğini ve yorgancılığa bakış açısını konuştuk. Yaptığı işten yorgan türlerine kadar birçok konuyu anlattı.

Bağlarbaşı’nda yorgancı dükkanı olan Saffet Uzun, mesleğinin geçmişte ve şu an nasıl olduğunu anlatırken insanların yorgancılığa bakış açısını, kimlerin alışveriş yaptıklarını ve kaybolmakta olan mesleklerine dair pek çok konuyu anlattı.

“Sanatımız teknolojik çağa yenik düştü”

Mesleğinin aile gelenekleri nedeniyle devam ettiren Saffet Uzun, bu alışkanlığın yeni nesilde artık kalmadığını da söylüyor. Çırak-kalfa ilişkisinin giderek azaldığını ve en önemlisi yorgancılığın giderek değer yitirdiğini ifade eden Uzun, durumu şöyle özetliyor: “Sanatımız teknolojik çağa yenik düştü.”

Neden Üsküdar?

Üsküdar İstanbul’un tarihinde en eski yerlerden biri olma özelliğini taşırken birçok meslek grubu geçmişten geliyor. Saffet Uzun’a “Neden Üsküdar’ı tercih ettiniz?” sorusunu yönelttiğimizde: “Üsküdar zaten ikamet ettiğimiz ilçe, burası benim eski bir akrabamındı fakat yaşlanıp bırakacağını söyleyince ben devraldım. Ben 12 yıldır buradayım ama burası eski bir dükkan.” şeklinde cevaplıyor.

“Kafadan yapılan bir şey değil”

Saffet Uzun, yorgan yapım teknikleri hakkında bilgi verirken öncelikle pamuk ve kumaşın bilinmesi gerektiğini ifade ediyor. Pamuk ve kumaşın dikilmesiyle oluşan yorganın bilinmeden yapılacak bir iş olmadığını “Kafadan yapılan bir şey değil.” şeklinde ifade ediyor. Eski zamanlarda çok sık kullanılan yün, elyaf ve benzer türlere göre çok daha sağlıklı olarak nitelendiriyor. Eskiden insanların ağrılarını kesmesi için yün kullandığını belirten Uzun, pamuk ve yünün sararıyor olmasını şu şekilde açıklıyor: “Yün ve pamuk sağlıklı bir araçtır ve zamanla sararır çünkü naylon ya da elyaf gibi değildir, sizin terinizi çektiği için zamanla rengi değişir.”

Bu konu hakkında insanların bir algısı olduğunu söyleyen Saffet Uzun, yorganların geçmişteki gibi kalın ve ağır olmadığını da belirtiyor. Kaliteli yorganların 250-300 ₺ olduğunu ve 20-30 sene kullanıldığını ifade eden yorgancı Saffet Uzun, aslında bunun dayanıklık süresine göre pahalı olmadığını ifade ediyor.

“Bir elin parmağını geçmeyecek kadar yorgancı kaldı”

Yorgancıların değersizleştiğini belirtirken sözlerini şu şekilde devam ettiriyor: “Yorgancı deyip geçmemek lazım tabi. Kala kala bir elin parmağını geçmeyecek kadar kaldık şurada. Müşterilerimizin sahip çıkmasını bekliyoruz. Bir yorgan yaptırdığı zaman sadece ürüne değil esnafa da sahip çıkmış oluyorlar aslında. Bu teknolojik çağın altında eziliyoruz ama yapacak bir şey yok.”

Nevmekan Selimiye restorasyon çalışmaları devam ediyor

selimiye- gazete üsküdar

Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen Twitter’da paylaştığı tweet ile Nevmekan Selimiye görsellerine ait fotoğraflar paylaştı.

1802 yılında Nizam-ı Cedid askerlerinin yıkanması için Selimiye Kışlasıyla beraber yapılan hamam, Sultan III. Selim tarafından inşa edilmişti. Zamanla bakımsız kalarak kullanılmayan tarihi mekan, restorasyon çalışmaları altına alınarak Nevmekan Selimiye olarak dönüşüme girdi. Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen bununla ilgili şöyle bir tweet paylaştı:

Büfeler yıkıldı: Üsküdarlılar ne düşünüyor?

Geçtiğimiz haftalarda Salacak Kentsel Tasarım projesi kapsamında Kız Kulesi’nin karşısındaki büfeler yıkılmıştı. Üsküdarlılara büfelerin yıkılmasıyla ilgili ne düşündüklerini sorduk.

Üsküdarlılar, büfelerin kaldırılmasıyla ilgili fikirlerini belirtti. Vatandaşların bir kısmı, işini kaybeden veya zarara uğrayan insanları etkilediği için kötü bir durum olduğunu söylerken bir kısmı ise büfelerdeki fiyatların yüksek, sahilin de düzensiz olduğunu düşündükleri için büfelerin yıkılmasıyla alakalı “iyi oldu” dedi.

“Hem iyi oldu hem kötü oldu”

Salacak sahilinde mikrofon uzattığımız bir vatandaş, durumu hem iyi hem kötü olarak değerlendirirken kimisinin buradan ekmek parasını çıkarttığını ama bunu yaparken fiyatları fazla tuttuğu için büfelerin yıkılmasının iyi olduğunu da söyledi.

“Akşam hep tinerci doluyor”

Salacaktaki büfelerin zamanında orada satış yapan vatandaşlar, büfeler kaldırıldığından beri geç saatlerde tinercilerin meydanı işgal ettiğini vurgulayarak eskisi gibi aile düzeni kalmadığını belirtirken çok fazla kişinin buradan geçim sağladığını ve artık o insanların işsiz kaldığını söylediler.

“Gayet yerinde bir karar”

İstanbul’da uzun zamandır yaşadığını ve Salacak sahilinde sık sık vakit geçirdiğini belirten bazı vatandaşlar, büfe ve minder görüntüsünün mekana zarar verdiğini ve büfelerin yıkılmasının iyi olduğunu vurguladılar.

Vatandaşlara büfelerin kaldırılmasıyla ilgili sorduğumuz soruların devamında, kentsel tasarım yarışması yapıldığını ve belli projeler doğrtusunda Salacak sahilinin dönüşeceğini söylediğimizde vatandaşların çoğu bu durumu onaylıyor. Yapılması planan projeler beğeni toplarken alanın tekrar kamusal hale getirilmesini onaylıyor. Fakat bazı vatandaşlar ise tamamen büfeler bazında düşünerek büfelerin geri getirilmesini istiyor.

Üsküdar’da 11 saatlik su kesintisi

gazete üsküdar

Elmalı–Üsküdar İsale Hattı’nda zorunlu olarak yapılacak deplase bağlantı ve vana değişimi sebebiyle İski, 20 Ekim Salı günü ve 21 Ekim Çarşamba günleri arasında su kesintisi olacağını bildirdi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden paylaştığı bir duyuru ile Üsküdarlıları uyardı. Elmalı-Üsküdar İsale Hattı’nda yapılacak olan bağlantı ve vana değişimi çalışmasının, 11 saat süreceği belirtildi.

Hangi mahallelerde su kesintisi olacak?

Ahmediye, Beylerbeyi, Çengelköy, Kandilli, Kuleli, Kuzguncuk, Küçüksu, Mimar Sinan, Selami Ali, Sultantepe ve Validei Atik mahallerininde yaşanacak olan su kesintisinin 20 Ekim Salı 10.00 ile 21 Ekim Çarşamba 02.00 saatleri arasında olacağı duyuruldu.

Kirazlıtepe Mahallesi kentsel dönüşüm sürecinde yeni dönem

gazete üsküdar

Üsküdar Kirazlıtepe Mahallesi’nde yapılacak olan kentsel dönüşüm projesi kapsamında, mahalle sakinlerinin yaşadığı mağduriyet ve belediye uyuşmazlıkları ile ilgili mahalle avukatı Onur Cingil Üsküdar Belediye Binası önünde basın açıklaması yaptı.

Bu toplanmamız son üç yılda belki 33 belki 43 defa oldu.”

Basın açıklamasında Avukat Onur Cingil, üç yıllık süreç içerisinde verdikleri mücadeleyi “Bu toplanmamız son üç yılda belki 33 belki 43 defa oldu” diyerek belirtti. Devam edecek süreç hakkında bilgiler paylaşan Cingil, 800’ün üzerinde hak sahibinin bezdiğini belirtti. Cingil: “Her gün çevik kuvvet getirildi, bütün basın ve Üsküdar buna şahit.” dedi.

Basın açıklamasının tam metni:

Kirazlıtepe’de tam 3 yıldır kentsel dönüşüm çilesi yaşanıyor.

Tam 3 yıl önce, riskli olmayan bir mahalle riskli alan ilan edildi, riskli olmadığı belgelenince bu sefer İmar Mevzuatına aykırılıkta da riskli alan olacağı torba yasa ile eklendi, 2/3 çoğunluk sağlansın diye parseller hukuksuzca bölündü, böl – parçala –yut taktiği uygulandı, bunlar tutmayınca halk korkutuldu, kandırıldı, bıktırıldı, bezdirildi. Her gün tebligat, zabıta, polis, çevik kuvvet gönderen Üsküdar Belediyesi ve Bakanlık insanları bezdirdi.

Evlerini yıktıkları yurttaşların molozlarını kaldırmadılar, molozlardan yayılan asbesti halka soluttular, çöp toplamadılar, çevik kuvvetleri halkın üstüne saldılar.

Çocuklar molozların üstünde oynadılar, okullarına molozların üstünden gittiler.

İlk yıkıma cami ile başladılar. AKP’li Üsküdar Belediyesi mahallesinin camisini bile yıktı.

Son süreçte, hepinizin şahitliğinde, evlerinde yaşayan insanların elektriklerini, sularını, doğalgazlarını kestiler.

82 yaşındaki Naci amcanın elektriğini ketsiler, Naci amca karanlıkta düşütü kalçasını kırdı. 60 yaşındaki Koah hastası Avni abi makinesini bağlayacağı bir elektrik bulamadı.

Gelinen son noktada artık Kirazlıtepe’de kalan son hak sahipleri de bıktı, illallah etti.

Buraya dualarla değil, beddualarla geldiler, bela okuyarak geldiler.

Buradan örnek bir dönüşüm, gerçek bir kentsel bir dönüşüm bu anlayışla çıkmaz.

Kentsel dönüşüm rant için, müteahhit için değil halk için yapılsın diye uğraştık, uğraşmaya devam edeceğiz.

Mücadelemizin ilk bölümü bu şekilde sonlandı.

Şimdi Üsküdar Belediye Başkanı’nın, kentsel dönüşüm sürecinde 2/3 çoğunluğu sağlayamadığı dönemde attığı imza ile oluşan ve basın açıklamamız ile dağıttığımız mutabakat metninin takipçisi olacağız

Hiç kimse merak etmesin, Kirazlıtepe, Kirazlıtepelilerin kalacak.

Herkes evine kavuşana kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Saygılarımızla.

Av. Onur CİNGİL

Kirazlıtepe Kentsel Dönüşüm Mağdurları Avukatı

Üsküdar Belediyesi tabelasına T.C. ibaresi eklendi

Üsküdar Belediyesi tabelasına eklenmesi istenen T.C. ibaresi, 1 yıl önce Üsküdar Belediyesi Meclis Üyesi İbrahim Giritoğlu tarafından önerge olarak sunulmuştu. Birkaç gün önce herhangi bir açıklama yapılmadan ibarenin belediye binası tabelasına eklenmesi üzerine Giritoğlu’na mikrofon uzattık.

Üsküdar Belediyesi Meclis Üyesi İbrahim Giritoğlu, aradan geçen süre içinde bu konu hakkında yaptığı çalışmaları Gazete Üsküdar’a anlattı.

Öncelikle verdiğiniz önerge ile ilgili biraz konuşabilir miyiz? Bu İyi Parti’nin meclise sunduğu ilk önerge olarak biliniyor doğru mudur?

Tabi doğrudur, meclis çalışmalarına başlar başlamaz belediye binasında T.C. ibaresi olmadığını gördüm ve bu konuyla ilgili belediye meclisinde bir konuşma yaptım; aynı gemide olduğumuzu söylüyorsunuz, bunu biz de görelim ve böyle bir uygulama yapalım dedim. Sonrasında önergeyi başkanlık makamına verdim. Önergenin belli bir yasal süresi vardı bu da 15 gündü. Yani, 15 gün içinde cevaplanması gerekiyordu. 15 gün içinde herhangi bir resmi cevap almadım. Ben de her ay meclis gündeminde bunu dile getirdim ve rica ettim, bugün de bu sonuca ulaştık.

Süreçle ilgili bilginiz var mıydı? İbare asılmadan önce size bilgi verildi mi?

Verilmedi ama başkana teşekkür ediyorum. Sonuç olarak doğru olan yapıldı. Biz İYİ Parti olarak kavga peşinde değiliz doğrunun peşindeyiz. Haklı ve desteklenmesi gereken önergelere her zaman destek veriyoruz. Ama yanlış olan şeylere de karşı çıkıyoruz.

Önerge üzerinden bir yıl geçmiş. Aradan geçen bir yılla ilgili neler söylemek istersiniz?

Doğru yaptığınız işi takip ederseniz sonuç alırsınız diye düşünüyorum. Sonuç aldık. Ben AK Parti grubundaki üyelerle de görüşüyorum; çoğunun buna sıcak baktığını da biliyorum. Fakat gruba gelince grup başkan vekiline bakarak oy verme gibi bir pranga oluşuyor, bu da aşılamıyor. Ama görüştüğüm kişiler T.C’ye inandığını ve asılması gerektiğini düşünüyor. Belediye başkan yardımcısını da ziyaret ettim; arkadaşlarla görüştüm, onlar da böyle düşünüyor neden siz böyle yapıyorsunuz? diye sordum. O da karşı olmadığını söyledi. T.C’nin çok büyük olduğunu ve iki harfle simgeleştirmeye çalışmanın gereksiz olduğunu söyledi. Hayır, gerekli bence deyince bunun ekonomik olarak masraf çıkaracağını söyledi. Hatta ben de bunu karşılayabileceğimi söyledim. Altı ay önce böyle bir konuşma geçmişti.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben, AK Parti grubuna da teşekkür ediyorum, başkana da teşekkür ediyorum. Çünkü siyaset savaş demek değil. Ortak noktada buluşmamız gerekiyordu bu ortak nokta da benim için Türkiye Cumhuriyetidir. Ben T.C.’ye ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktıklarına inanıyorum.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Üsküdar’da mezuniyet töreni gerçekleştirdi

gazete üsküdar

Kuruluşunun 10’uncu yılını kutlayan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 7’nci mezuniyet törenini Kovid-19 salgını nedeniyle sınırlı sayıda katılımla ve yoğun hijyen önlemleriyle gerçekleştirdi. 

FSMVÜ’den yapılan açıklamaya göre, salgın nedeniyle eğitim ve yüz yüze faaliyetlerini çevrimiçi platformlara taşıyan Üniversite, 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni’ni fiziksel mesafe, maske kuralı ve hijyen önlemlerine uygun olarak 14 Ekim’de Üsküdar Yerleşkesi avlusunda düzenledi.

Öğrencilerin ve ailelerinin sağlığını korumak amacıyla öğretim üyeleri, bölüm birincileri ve sınırlı sayıda aile üyesinin katıldığı tören, üniversitenin sosyal medya hesaplarında canlı yayınlandı. Törende, 2019-2020 Eğitim Öğretim Dönemini başarıyla tamamlayan 1.376 mezunu temsilen bölüm birincileri diplomalarını ve hediyelerini aldı. 

Üsküdar pazarında enflasyonun izini sürdük

gazete üsküdar

Mart ayından itibaren Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüsle birlikte, birçok sektör ve kurum büyük zarara uğradı. Her geçen gün değişen döviz kurları ve artan fiyatlar gıdada nasıl etki gösterdi? Üsküdar semt pazarında vatandaşa ve pazarcıya fiyatları sorduk.

“Türkiye bitik durumda”

Pazarcılara yönelttiğimiz satışlarının nasıl gittiği ve insanların alım gücüyle ilgili gözlemlerine dayalı aldığımız cevaplar, pek farklılık göstermiyor. Semt pazarında satış yapan bir pazarcı durumu şöyle ifade ediyor: “Her şey pahalı, insanlar da maalesef alışveriş yapamıyor. Türkiye, bitik durumda.” Esnaf, yükselen fiyatları ülke ekonomisine bağlarken pandemi nedeniyle de insanların eskisi kadar pazar alışveriş yapmadığını dile getiriyor. Geçimlerini “günlük” kazançlarıyla devam ettirmeye çalıştıklarını söyleyen pazarcılar, bireysel yatırım ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, ancak günü çıkartabildiklerini ifade ediyor. Farklılık gösteren cevaplar arasında yer alan bir başka düşünce ise; pazarda patates, üzüm, limon gibi gıdaların uygun fiyatta satıldığı yönünde oluyor. Gıda yelpazesinde et, peynir ve şampuan gibi ihtiyaçların çok daha pahalı olduğunu ifade eden bir pazarcı, satış yapmak için harcadıkları vergi ve benzin tutarlarının sadece zarar olduğunu ifade ediyor.

“Pazardan 1 ₺ ile geri dönüyorum

Üsküdar semt pazarında vatandaşa yönelttiğimiz fiyat ve bütçe ilişkisinde çoğunluk zar zor geçindiğini ve tutumlu olmaya çalıştığını ifade ediyor. 150-200 ₺ ile haftalık pazar alışveriş yapan vatandaşlar, istedikleri her şeyi değil daha çok ihtiyaç temelli ilerlediklerini vurguluyor. Üsküdar pazarında mikrofon uzattığımız başka bir vatandaş ise: “Çok pahalı, geçinemiyoruz. Emekli maaşı yetmiyor, zor şartlarda yaşıyoruz. Beş liranın altında hiçbir şey yok. Domates salatalık bile pahalı, eve 1₺ ile geri dönüyorum.” şeklinde cevap veriyor. Durumun ülke gelir düzeyini açık eden başka bir boyutu ise kimi vatandaşın zorlanmadan alışveriş yapabildiği oluyor. Fiyatlarda herhangi bir yükseklik görmeyen vatandaşlardan bazıları, ekonominin iyi olduğunu vurguluyor.

Üsküdar Küçüksu Mahallesi’ne çocuk köyü yapılıyor

gazete üsküdar

Üsküdar Belediyesi tarafından Küçüksu Mahallesi’nde yapılması planlanan Çocuk Köyü projesi, Üsküdar’da çocukların doğal hayatı tanımasını hedefliyor.

81 dönümlük arazi üzerine yapılması planlanan Çocuk Köyü’nde, tarlalardan küçük ve büyükbaş hayvana kadar birçok unsurun bulundurulması planlanıyor. Meyve sebze ağaçları ile desteklenen proje çocukların şehir hayatından bir nebze olsun uzaklaşıp köy yaşamına dair bilgiler edinmesini hedefliyor. Tamamen kendi emekleriyle yaptıkları eylemlerin karşılığını almaları, çocukların eğitim ve özgüveni için yararlı olacağı düşünülüyor.

Sosyal medya hesaplarından projenin ilk taslak görsellerini paylaşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Küçüksu Mahallemizde 81 dönümlük büyük bir arazi üzerine kuracağımız Çocuk Köyü’nün ilk taslak proje görsellerini Dünya Çocuk Günü’nde paylaşalım istedim. Şu kadarını söyleyeyim; dünyada eşi benzeri olmayan bir proje üzerine çalışıyoruz. Çocuklarımıza rüya gibi bir yer yapacağız.” diyerek projenin ilerleme kaydettiğini paylaştı.