Berrak Ertörer

Berrak Ertörer

Berrak Ertörer. Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Öykü ve şiir yazıyor. Üsküdar'da yaşıyor.

Kültür Envanteri Atlası Üsküdar’daki 400 kültür varlığını haritada tanımladı

Bilirsek koruruz” söylemiyle hareket eden Kültür Envanteri Atlası, Üsküdar’daki 400 kültür varlığını, isim, konum ve mahalleleriyle haritada tanımladı. Platformun kurucularından Caner Cangül’le hem proje hakkında konuştuk hem de Üsküdar özelinde değerlendirmelerini aldık. Cangül’e göre Üsküdar, kültür varlıklarını inceleyen kitapları bakımından oldukça zengin olaması itibariyle diğer ilçelere göre çok daha şanslı.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ben Caner Cangül, Endüstri Mühendisiyim. Yedi yıldır Ukrayna, Kiev’de yaşıyorum. Öncesinde İstanbul ve Ankara’da yaşadım.

Caner Cangül

Bilmeyenler için bize Kültür Envanteri Atlası’nı anlatır mısınız?

Türkiye ve yakın coğrafyada, Türkiye dışındaysa Osmanlı, Selçuklu ve Karahanlı gibi Türk dünyasını ilgilendiren kültür varlıklarının harita üzerinde işaretlenmesi ve hakkındaki bilgilerin paylaşılmasını amaçlıyoruz.

İnternet sitemizde detaylı arama imkanı sağlıyoruz. Öncelikle, anasayfadaki harita bölümünden bölge, ilçe gibi alt başlıklara gidiliyor. Türkiye, Marmara bölgesi, İstanbul, Üsküdar ve hatta mahalle bazına kadar inebiliyoruz. Uzun açıklamalardansa yapının kimin tarafından yaptırıldığı, ne olduğu, kaçıncı yüzyıla ait olduğu, ne zaman onarıldığı gibi bilgilere kolaylıkla ulaşılmasını istiyoruz. “Etrafta” bölümümüzden konum bazlı olarak bulunduğunuz yerde ve çevresinde neler olduğunu görebiliyorsunuz. Kilometreyi artırıp daha geniş kapsamlı da inceleyebilirsiniz. Örneğin Üsküdar’dan Sarıyer’e gitmek isterseniz orada bir noktayı belirleyerek ne gibi eserler olduğunu önceden görebilirsiniz. Aynı işlemi Türkiye içinde herhangi bir noktada, Balkanlar ve İran’da da yapabilirsiniz. Tamamı olmasa da İran’daki Türk eserlerini de işaretlemeye başladık. 

Proje nasıl ortaya çıktı?

Ben ve benim gibilerin ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıktı diyebiliriz. Gideceğiniz ya da bulunduğunuz bölgede hangi tür kültür varlıkları ya da tarihi eser bulunuyor sorusunun cevabı her zaman yanıtsızdı. Son yıllarda tabelalar eklense de çoğu zaman “Bu nedir?” sorusunun cevabı yok ya da yeterli değil. Bunu özellikle İstanbul’da yaşarken çok hissediyordum. Projenin başlangıcı da o döneme, on küsür sene öncesine dayanıyor. Bir çeşme gördüğünüzde adını, kimin çeşmesi olduğunu, kitabesinde ne yazdığını bilmek güç olabiliyor. Süleymaniye Camii gibi temel yerler için böyle değil elbette ama özellikle Anadolu’da gezerken ne olduğuna dair fikrinizin olmadığı tarihi kalıntılar var. Belki sanat tarihçileri gibi eğitimli kişiler sorun yaşamayacaktır ama bu projede bizim gibi normal vatandaşı hedefliyoruz. 

Daha detaylı anlatacak olursam, çalışmamız harita konumunu temel alıyor. İlk olarak grup parametresi var, sivil yapı mı askeri yapı mı, antik yapı mı bunu ayırıyor. Daha sonra türler var; çeşme, camii, medrese, antik tiyatro, heykeller… Sürekli olarak yeni türler eklenmeye devam ediyor. Sonrasında kültür dönemleri var; Hitit, Memlük, Osmanlı, Selçuklu gibi. Bunları konum ve “Mimar Sinan Eserleri”, “Çanakkale 1915” gibi tematik haritalar takip ediyor. Mimar Sinan eserlerinin oluşturduğu gezi yolu, Üsküdar merkezde Mihrimah Sultan Külliyesi’yle başlayıp sahilden Şemsi Paşa Külliyesi’ne doğru devam ediyor. Yeniden Üsküdar içine girerek tekrar Valide-i Atik Camii’nin orada bitiyor. Böylece toplamda yaklaşık 20 Mimar Sinan eserini görmüş oluyoruz. Valide-i Atik’e ilk gittiğimde içerisindeki yapıları gördüm ama ne olduğunu bilmiyordum. Şimdiyse külliyenin imaret, medrese, tekke, darüşşifa, gibi yapılarını tanımlamak da mümkün.

Üsküdar için farklı gezi yolları da hazırlamak isteriz. Bunun için kültür elçilerinin çalışmalarını ya da Üsküdar Belediyesi’nin hazır gezi yollarını da kullanabiliriz. Haritaya işlediğimiz zaman konumunuza göre hangi yöne gideceğinizi görebiliyorsunuz. Yol boyunca karşılaşacağınız eserler hakkında bilgi de alabiliyorsunuz.

Kaç kişilik bir ekipsiniz?

Aslında başlangıçta iki kişiydik. İlk açıldığımızda yaklaşık yedi bin nokta, çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere, zaten işaretliydi. Projenin çıkış noktası da İstanbul’du.

Kültür elçileri diye tanımladığımız bir grubumuz var, bize katılmak isteyen herkesi içimize katıyoruz. Şu ana kadar ellinin üzerinde kişiye yetki verdik. Beklentimiz her katılımcının daima aktif olması değil elbette. Mümkün oldukça her türlü güncellemeyi yapabilirler. 

Siteyi aralık ayında açtık, üzerinden yaklaşık yedi ay geçti. Ayda ortalama bin tane yeni varlık tanımlaması yaptık. Bununla birlikte mevcut varlıklar üzerinde sık sık güncelleme oluyor. Fotoğraflar ekleniyor. Elbette noktaların tespit edilip doğru fotoğrafların bulunması yorucu olabiliyor. Bu yüzden kültür elçilerimizin zaman ayırabilecek kişiler olması da önemli.

Üsküdar Kültür Envanteri haritası için tıklayınız.

Biraz Üsküdar’dan konuşalım istiyoruz. Üsküdar Kültür Envanteri Atlası hakkında neler söylersiniz?

Üsküdar’da halen eksiğimiz çok fazla ama yavaş yavaş tamamlamaya devam ediyoruz. İstanbul’da ağırlıklı olarak Tarihi Yarımada’yı çalıştık. Geçmişte benim çalışmalarım da bu yönde olmuştu. Şu anda Üsküdar’da yaklaşık bin tane kültür varlığı vardır diye düşünüyorum. “Üsküdar” olarak arattığımızda 418 tane kültür varlığı işaretli gözüküyor. Ayrıca Acıbadem, Ahmediye, Aziz Mahmud Hüdayi gibi mahalle bazında da görüntüleyebiliyoruz. Elbette eksiklerimiz var, özellikle mahalle kısmında. Bu noktada da kültür elçileri devreye giriyor. Örnek verecek olursak, Şehzade Seyfettin Çeşmesi, Üsküdar’da Mimar Sinan Mahallesi’nde ve Osmanlı dönemine ait. Şimdilik elimizdeki tek bilgi bu. Daha detaylı bilgiyi başka biri sağlayabilir. Aynı şekilde hatalı bir bilgiye rastlanırsa bunun düzeltmesi de yapılabilir.

Zaten en önem verdiğimiz nokta enlem boylam olarak konumun belirlenmesi çünkü konumun aksine sokak, mahalle bilgisi çok değişken. Üsküdar’da da mahalle değişikliği yaşandı. Eski bir kaynakta aradığınız mahalleyi artık bulamayabilirsiniz. O yüzden şu an güncel, Büyükşehir ya da Üsküdar Belediyesi’nin sınırlarını çizdiği mahalle isimlerini kullanıyoruz.

Emetullah Gülnuş Valide Sultan Çeşmesi
(3. Ahmet Çeşmesi)
Ali Osman Dilekoğlu/2019

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Türkiye içinde ve dışında her türlü kültür varlığını ve kaybolan eserleri işaretliyoruz. Örneğin İstanbul’da 208 tane kaybolan eser var. Üsküdar’daysa kayıtlı 5 tane gözüküyor. Bu eserleri işaretlerken genelde eski fotoğraflarını da ekliyoruz. Geçmişte ve günümüzde mevcut olanların hepsini işaretlemek istiyoruz. “Bilirsek koruruz!” diyoruz, sloganımız bu. Özellikle daha genç kuşakların çevresinde ne olduğunu öğrenmesini istiyoruz. İnsanlar isimlendiremedikleri şeyi korumuyor. Bu merak duygusunu kaşımak ve daha detaylı bilgiye ulaşmanın yolunu açmak istiyoruz. Çıkış noktamız da çabuk ulaşılıp fayda sağlamaktı. Amacımız sitede fazla ziyaretçi olmasından ziyade kişilerin ihtiyacının karşılanması. Elbette başka kanallardan, ansiklopedilerden bu bilgilere ulaşılabilir ama günümüzde telefon kullanmayan neredeyse kalmadı. Anlık bilginin kitaba ulaşamayacağımız zamanlarda da bulunmasını istiyoruz. Bir yapıyı internette araştırabilmek için önce yapının ne olduğunu bilmek gerekiyor. Bunu sağlamak istiyoruz. 

Üsküdar kültür varlıklarını inceleyen kitaplar bakımından zengin, ulaşılabilecek pek çok kaynak mevcut. Bizim isteğimiz Üsküdar’daki eksik kültür varlıklarının da nokta nokta tanımlanması. 

Kültür Elçileri sayımızı olabildiğince artırmayı, hatta mümkünse yıl sonuna kadar iki yüz kişiye ulaşmayı umuyoruz. Eksik parametre kalmadan, geçmişten günümüze dek fotoğraflarla birlikte tamamlamak istiyoruz. Uzun soluklu bir proje. Yanlış bilgiye sebebiyet vermemek adına bilgi girişi halka açık değil ama kültür elçisi olmak isteyen herkes destek olabilir. Özellikle Üsküdar’ı bilen arkadaşların bize katılmasını isteriz. Bize ulaşırlarsa Üsküdar Belediyesi’yle de ortak çalışabiliriz. 

Geçmişe yolculuk: Üsküdar Antikacılar Çarşısı

Eski zamanlara ait, nadir bulunan ve yıllar geçtikçe değeri artan eşyalar onları toplayan ve ticaretini yapan antikacılar sayesinde koleksiyonerlerle buluşuyor. İşte bu buluşma yerlerinden biri de Üsküdar Meydanı’na yürüme mesafesinde bulunan Üsküdar Antikacılar Çarşısı. Mimar Sinan Mahallesi’nde geçmişin ruhunu canlı tutan onlarca dükkân asıl olarak Büyükhamam Sokak’taki Kıroğlu Hanı’nda yer alıyor. Devamındaki sokakta da çeşitli dükkânlar görmek mümkün. Bu dükkânlara spotçular ve ikinci el mobilyacılar eşlik ediyor.

Burada geçmiş, kapının önüne taşıyor sanki. Madeni paralar, kartpostallar ve daha nicesi yanından geçenleri adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Eğer pasajın içine adım atarsanız hem maddi hem manevi pek çok kıymetli eşyayla karşılaşabilirsiniz. 

Üsküdarlılar için kuşkusuz ayrı bir yeri olan Antikacılar Çarşısı’nda birçok kıymetli eşya var. Bunlardan bazıları Osmanlı dönemine ait olsa da, aralarında Avrupa’dan getirilmiş olanları bulmak mümkün. Çarşının müdavimleri pek çok eşya arasında kaybolup kendine uygun olan parçayı arıyor. Özellikle meraklıları için bu rutinin önemi büyük. Onlar nadide eşyaları koleksiyonlarına katmak üzere araştırma yapıyorlar. Bir beyefendi alıcı gözle oyma ağaç sandalyenin kıvrımlarını incelerken, diğer yandan göz ucuyla bakan biri de ilgisini çekecek eşyalar bulabiliyor. Büyük annelerimizden kalma dikiş makinesi, hemen hepimizin evini ısıtmış soba, merdaneli çamaşır makinesi, belki de bir hevesle alınıp sonra yüzüne bakılmamış bisiklet, envaiçeşit porselen bardaklar, tabaklar ziyaret eden herkesi bir an bile olsa gülümsetiyor. 

Eski olan her şey antika değil. Antika incelikli ve ustasının kıymet biçtiği oranda ender bulunan parçalardır

Binbir Çeşit Antika’dan Mustafa Eroğlu 1977 yılından beri bu işle uğraşıyor. Geçmişe kıyasla yoğunluk azalmış olsa da bu işin bir devir daim işi olduğunu ve ilgilisi olduğu sürece devam edeceğini söylüyor. Ziyaretçi skalası meraklı gençlerden eski günleri yâd eden büyüklere kadar değişiyor. Özellikle bahsetmek istediği bir parça olup olmadığını sorduğumda Mustafa Bey öncelikle antikanın anlamına dikkat çekmek istiyor. “Eski olan her şey antika değil. Antika incelikli ve ustasının kıymet biçtiği oranda ender bulunan parçalardır. Ama ne yazık ki artık o mühim parçaları yapan ustaların çoğu hayatta bile değil. Aile yadigârı olan, ancak çeşitli sebeplerle elden çıkarılan, alıcıya göre değeri değişebilen pek çok parça bulmak mümkün,” diyerek anlatıyor. Binbir Çeşit’teki eşyalar porselen ağırlıklı.  “Porselenin kalitesini eline alınca anlarsın, ağırlığından belli eder kendini, canlıymış gibi hissedersin.” diyen Mustafa Eroğlu müşterilerinden birinin yakınlarda porselen fincan takımının tamamını bağışladığını ama son ziyaretinde dayanamayıp bir fincan aldığını da söylüyor.

 “Antika meraklısı için hastalık derecesine ulaşabiliyor. Şimdilerde gençler daha sade yaşamak istiyor. Şehir hayatının kalabalığından bunalan birçok insan evlerinde az eşyayla yaşamayı tercih ediyor. Ancak yine de meraklılarının teneke araba, saat, oyuncak, gemi maketi, kumbara, biblo, radyo, plak gibi birçok eşyayı bu çarşıda bulmaları mümkün.” diyor Mustafa Eroğlu.

Zaman geçtikçe ihtiyaçlarımız ve isteklerimiz değişse de eskiye duyulan merak ve özlem devam ediyor. Yaşanmışlıklara şahitlik eden her bir kıymetli parça bu çarşıda yeni sahiplerini bekliyor. 

Berrak Ertörer