Haber, Manşet, Yaşam

Tam kapanmada Üsküdar manzaraları

Tam kapanma sonrası Üsküdar halkı evlerine çekildi, sokaklar sessizleşti. Bir yanda sokaklarda elinde ekmekle gezenleri diğer yanda hastaneden randevu alıp gezenleri görüyoruz. Ben de sizler için Üsküdar’da devrialem yapıp durumu gözlemledim.

Gezimin rotası Üsküdar-Kuzguncuk-Beylerbeyi-Çengelköy şeklinde. İlk olarak Rasathane’de bulunan evimden durağa doğru yola çıkıyorum. Yollarda çevik kuvvet ve polisler var, yanıma gelip belge soracak diye basın kartını hazırlıyorum ama yüzüme bile bakmadan yanımdan geçiyorlar. O anda 15R numaralı Üsküdar-Rasathane hattında görev yapan otobüs geliyor. “Otobüsün şoförüne belge sormuyor musunuz?” diye sormamla “O bizim işimiz değil,” cevabını alıyorum ve Üsküdar’a doğru kısa bir yolculuk yapıyorum. Normalde 45 dakikada gittiğim yolu 20 dakikada tamamlamanın mutluluğu ile Üsküdar’da iniyorum.

Fotoğraflar: Melek Bölükbaşı

Üsküdar’da otobüs duraklarının olduğu bölge normale göre çok sessiz.

Çarşıya doğru biraz ilerleyince bir marketin köşesinde soluklanan kargo çalışanlarını görüyorum. Yanlarına doğru yürüyüp kargo görevlisi Orhan Bey’e Üsküdar’la ilgili gözlemlerini soruyorum.

Orhan Bey “Ben hatırı sayılır bir değişiklik göremiyorum. Normal trafik devam ediyor. Şu anda insanlar evlerinde gibi gözüküyorlar ama kimse evinde falan değil. Marketlerde, ara sokaklarda hareketlilik var; parklar ise çocuklarla dolu. Genel olarak Üsküdar’ın merkez bölgesi diğer bölgelere nazaran çok daha yoğun. Polisler sanki göstermelik olarak 5-10 kişiye ceza kesip onun dışında esnek davranıyorlar gibi geliyor,” diyor.

Çarşıya doğru hareketlenme başlıyor.

Halk ekmek büfelerinin kaldırıldığı ve yakıldığı bugünlerde Üsküdar’da İstanbul Halk Ekmek sırası oluşmuş durumda. Vatandaşlar uygun fiyata sıcak pide almak için İstanbul Halk Ekmek büfelerini tercih ediyor. Konuştuğum kişilerden biri “Fırınlarda pide ateş pahası, biz altı kişilik bir aileyiz. En az üç ekmek lazım, bu da fırından alsak günde 18 lira eder. Burada pide 1.5 lira yani 4.5 liraya karnımız doyuyor. Geriye kalan 13.5 lira ise günlük aş paramız oluyor,” diyor.

Bankalarda ise sosyal mesafe önlemlerinin zaman zaman yok sayıldığı kuyruklar oluşmuş. Kimi bankalar tam kapanma sırasında yoğunluk olmayacağını düşünüp çalışan personel sayısını azaltmış. Vatandaşlar uzun bekleme sürelerinden şikayetçi.

Üsküdar Balıkçılar Çarşısı, Osmanlı’dan günümüze süregelen tarihiyle Üsküdar’da en çok ziyaretçisi bulunan çarşıların başında geliyor. Çarşı her zaman olduğu gibi bu süreçte de Üsküdar halkının uğrak mekanlarından. İnsanlar çarşıya ya alışveriş yapmak için geliyorlar ya da gidecekleri yere en kestirme yol olduğu için burayı tercih ediyorlar.

Eskiden daha fazla balıkçı bulunan çarşıda önceden balıkçı olarak faaliyet gösteren iş yerleri şimdilerde şarküteri, manav, tavukçu, kebapçı, tatlıcı gibi kollarda hizmet veriyor. Tam kapanma döneminde bu dükkanlarda, özellikle de balıkçı ve kasaplarda hareketlilik var. Genel olarak esnafın dikkatli olduğunu söyleyebilirim. Lakin gittiğim saatte çoğu balıkçının maskesi ya takılı değildi ya da burunları kapalı değildi.

Çarşı çıkışından genel olarak turşucu, kuruyemişçi ve fırınların olduğu sokağa doğru ilerliyorum. Bayram hazırlıkları için herkesi bir alışveriş telaşı sarmış durumda. Dükkan sahiplerinin yüzü gülüyor.

Sokakta ilerlemeye çalışırken trafiğe takılıyorum. Bu sokağın gerçekten de kalabalık konusunda Eminönü’nden aşağı kalır yanı yok. Özellikle de sokağın ortasında durup el arabalarından alışveriş yapan kişiler yolu tıkayarak sosyal mesafenin korunmasını engelliyor.

Bizi gören bir vatandaş maskesini takıyor. Fotoğraflardan da fark edeceğiniz üzere yaş ortalaması hayli yüksek. Evde oturmak istemeyen 65 yaş üstü vatandaşlar alışveriş yaparken bir yandan da hava alıyor gibi görünüyorlar.

İşyerlerinin ara tatile girmesiyle birlikte çarşıda kalabalık artıyor.

Sahile doğru indikçe burnuma mis gibi deniz kokusu gelmeye başlıyor.

Üsküdar halkının soluklanma molası verdiği, İstanbul’un eşsiz deniz manzarasının izlendiği Üsküdar Sahili ise görmeye alışık olmadığımız bir şekilde boştu. Bu durumda polislerin de etkisi büyük. Polisler bu alanda devamlı arama yapıyor ve alanı motosikletleriyle gezip halkı uyarıyor.

Üsküdar’dan minibüse binip beş dakikalık bir yolculuğun ardından Kuzguncuk’a gidiyorum. Minibüsteki tek yolcu benim. Kuzguncuk’ta ilk ziyaret edilen yer genelde sahildir. Kuzguncuk sahiline geldiğinizde kıyıdaki evlerin arasından bir minik meydan çıkar karşınıza, denizle sarmaş dolaş ve yemyeşil ağaçlarla çevrili Çınaraltı…  Kuzguncuk’a gelenlerin fotoğraf çektirmeden gitmediği, çay ve deniz keyfi yapmak için onlarca dakika bank sırası bekledikleri bu keyifli meydan her zamankinden daha boş. Yine de güzel havanın tadını çıkarmak isteyen yerel halkı görebiliyoruz.

Kuzguncuk’un bir başka güzelliği de minik, rengarenk vitrinli esnaf dükkanları, kafeleri, bakkal ve manavları. Bu dükkanların çoğu açılmak için 17 Mayıs’ı bekliyor.

Üçüncü durağımız Beylerbeyi. Kronikleşen Beylerbeyi, daha doğrusu köprü trafiği her Üsküdarlının korkulu rüyasıdır. Bu manzara ile normalde imkansız olarak nitelendirebileceğim bir ‘an’ ı ölümsüzleştirdiğimi düşünüyorum.

Amatör balıkçıların uğrak noktası olan, çimlere serilen piknik örtüleri ile keyifli pikniklere ev sahipliği yapan, özellikle gündüzleri oyun alanında oynayan çocukların seslerinin eksik olmadığı Beylerbeyi Parkı’nın tek ziyaretçisiyim. Beylerbeyi halkı tam kapanmaya uyum sağlamış gibi görünüyor.

Öyle bir yer düşün ki, tarih koksun, yanında deniz olsun, boğaz manzarası gözünü doyursun küçük bir sahili olsun esnafı, balıkçıları, kafeleri ile herkese hitap etsin dediğiniz bir yer Beylerbeyi… Beylerbeyi’ndeki durum Kuzguncuk’tan farksız. Hem sahildeki hem de caddedeki kafeler, restoranlar ve meyhanelerin kilitli kapılarıyla Beylerbeyi oldukça ıssız.

Beylerbeyi Sahili’nde de banklarda oturan 65 yaş üstü vatandaşları görüyoruz. Emekli olduğunu söyleyen bir vatandaş “Camiden çıktım, eve gitmeden biraz deniz havası alayım istedim. Birazdan da markete uğrayacağım,” diyor.

Beylerbeyi’nden otobüse binip bir durak sonra Çengelköy’de iniyorum. Normalde onlarca yolcunun otobüs beklediği bu durakta bekleyen sadece bir kişi var. Genel olarak da otobüslerde yolcu sayısı az. İnsanlar HES kodu sorulmadığı için genellikle minibüslere biniyor.

Boğaz’ın en güzel manzaralarından birini barındıran, irili ufaklı balıkçı teknelerine ev sahipliği yapan bu koy genelde gençlerin ve turistlerin favori selfie mekanlarından. Şu anda ise sadece tekne sahipleri burada.

Çengelköy’e gelen kişilerin genellikle yakındaki mekanlardan waffle, midye ve kokoreç gibi yiyecekleri alıp oturduğu Çengelköy Sahili’nde de az sayıda insan var. Sahilin girişinde bulunan ve Çengelköy’ün en çok tercih edilen mekanlarından biri olan Midyeci Ahmet’in çalışanları satışlarda azalma olduğunu ama bu durumdan çok etkilenmediklerini ifade ediyor.

Ara sokaklarında ilerliyorum. Çengelköy’de sokak aralarındaki mekanların çoğu kapalı. Açık bir börekçide oturan tatlı bir teyzeyle karşılaşıyorum. Kendisi börekçinin sahibiymiş. Ulviye teyzeye tam kapanmanın getirdiği ekonomik sıkıntıları ve Çengelköy’deki etkilerini şöyle anlatıyor:

“Çengelköy’de akşam üzeri beşten sonra sokaklar ıssızlaşıyor, burada genel bir sakinlik var. Lakin Üsküdar çok kalabalık. Madem ki yasak Üsküdar’da da var, o zaman oradakiler niye geziyor? Burada biri yanarken diğeri de kanıyor. 13 Nisan’da kapattığımız dükkanımızı 5 Mayıs’ta açtık. Evlere servisi olan işletmeler tam kapanmaya uyum sağladı. Bizim böyle bir hizmetimiz yok, bu nedenle tek yapabileceğimiz dükkanımızı açıp müşteri gelmesini beklemek. Belki biri yolunu şaşırır, gelir bir şey alır da ekmek parası çıkar. Hazırdan yiyoruz, borçlandık da. Eskiden bayramlarda işlerimiz çok olurdu, kilolarca dolma sarardık, tatlı yapardık. Bu sefer bayram normal bir gün gibi geçecek.”

Şu ana kadar bindiğim hiçbir otobüste herhangi bir izin belgesi sorulmadı ve polis tarafından durdurulmadım.

1999, İstanbul doğumlu. Çocukluk hayali olan gazetecilik mesleğini Gazete Üsküdar, Journo, Dokuz Eylül Gazetesi gibi birçok kuruluş için freelance olarak; araştırma, söyleşi gibi içerikler üreterek sürdürüyor. Aynı zamanda sosyal medya yöneticiliği ve eğitmenliği yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend