Kültür Sanat, Manşet

Geçmişten bugüne Üsküdar’da sinema anıları

Üsküdar tarihi yapısını muhafaza etmesiyle biliniyor. Lakin Üsküdar bir şeye karşı oldukça hoyrat davranıyor: Sinema. Üsküdar’da geçmişte açılmış birçok sinema olsa da günümüzde alışveriş merkezi haricinde Üsküdar’da sinema bulunmuyor.

1920’den bu yana Üsküdar’da birçok sinema faaliyet gösterdi. 1921 başlarında Sinemacı Abidin Bey; Üsküdar Belediyesinden kiraladığı bir mekânda ilk sinema faaliyetini başlatmıştı Abidin Bey, bu sinemada bastığı el ilanı broşürleri dağıtarak gösterimler düzenledi. Tek tük de olsa gösterme şansı yakaladığı filmlerle Üsküdar’da bilinen en eski sinemacı ünvanına sahip oldu. 1922 yılına gelindiğinde sinemacıların sayısı çoğalmıştı. Hatta o günlerde Üsküdar’da bir sinemada müdürlük yapan bir kişi, polis tarafından dövüldüğünü ve sinemasının kapatıldığını devlete bildirmişti. Bu kişinin ismi kayıtlara geçtiyse de bizim kaynaklarımızda yer almıyor. O günlerde, sinemalara gelen filmler sansür memurları tarafından onaylanır, filmlerin fiyatları devlet tarafından belirlenirdi.

Üçgen biçimli Çeşme Meydanı, Üsküdar’ın en şenlikli yeriydi.

Besim Çeçener’in Üsküdar Anıları’nda Cumhuriyet Dönemi yazılarında şu satırlar geçmektedir. “Üçgen biçimli Çeşme Meydanı, Üsküdar’ın en şenlikli yeri idi. Çünkü mevcut iki kapalı sinema da bu meydandaydı. Çeşme Meydanı denince bıçkın insanlar akla gelirdi. O devir, kabadayılar devri idi. Ün yapmış kabadayıların öyküleri dillerde dolaşırdı. Kabadayıların tayfaları da olurdu. Aynı Amerika’daki gençlerin kurduğu çeteler gibi. Bu ayrı bir öyküdür. Hale Sineması bugün Ziraat Bankası’nın bulunduğu parselde idi. Üsküdar’ın ilk sinemalarındandı. Üsküdar’ın köklü aileleri gündüzden çocuklarını yollayıp en iyi locaları tutmaya çalışırdı. Çeşme Meydanındaki ikinci kapalı sinemanın adı “Bizim Sinema” idi. 1940 yılında açılmıştı. Bu sinemanı eski araba atlarının barındırıldığı bir ahırdan bozma olduğu söylenirdi.” diye anlatmaktadır. Bu bilgilerin kesinliğinden emin olmasak da kitapta belirtilenler okuduğunuz bilgilerdir.

Lakin kitapta yer alan “Çeşme Meydanı” tabirinin geniş bir alanı kapsadığı, Halk Caddesi, Doğancılar gibi yerleri de anlattığını belirtelim.

Şüphesiz Üsküdar’ın sinema tarihi o günlerde başlamış ve kapalı sinemalarla devam etmişti. Üsküdar’ın diğer bir sineması 1950’lerde Doğancılar tarafında açılan Sunar Sineması’ydı. Çok geçmeden Hale Sineması kapandı ve yerine Lale Sineması açıldı. Onun kapanmasıyla yerine Ziraat Bankası açıldı.  Çırağan, Yeni Sinema, İnkilap Sineması yine o yıllardan 1960’lara kadar açılan sinemalardı. 

Lale Sineması, Üsküdar – 1960’lar.

1960’lara gelindiğinde sinemalar kışlık ve yazlık sinemalar olmak üzere açılıyordu. Kışın gidilen sinema Sunar, yazın gidilenlerin ilk açılanı ise Aypark sinemasıydı. Sunar sineması, o yıllarda diğer sinemalara göre daha farklı bir yerdi. Doğancılar’da bulunan Sunar, zellikle koltuklarının rahat olması sebebiyle, Hale sinemasından ayrılıyordu. Hale sineması demir sandalyelerle film gösterir, fareler bu sinemada cirit attığı söylenirdi. Bizim Sineması  ise o dönemlerde Hale’den daha iyi Sunar’dan daha kötü olduğundan, halk tarafından tercih edilirdi. 30 filmin hepsinin sırayla gösterildiği rivayetlerden biriydi. Sunar Sineması ise zenginler tarafından tercih edilirdi. Bu sinema o dönem Üsküdar’ın en zengin sinemasıydı. Başka yerlere gelmeyen filmler o sinemada oynatılırdı. Hatta o dönemlerde  Hale ve Bizim Sinemaları daha eski dönemlerde tiyatro olarak kullanılmış, İsmail Dümbüllü ve arkadaşları bu tiyatrolarda sahne almışlardı.

Yazlık sinemalar ise bu sinemalara rakip değildi. Ancak yazın, çok az kişiyle film gösterileri yapılırdı. Bu yazlık sinemaların en ünlüleri, Doğancılar Parkı’nın karşısındaki Aypark yazlık sineması ile Bizim Sinema, Ahmediye, Tunusbağı ve Duvardibi’ndeki yazlık sinemalardı. Yazlık sinemaların oturacak sandalyeleri tahta olduğundan evlerden sandalye yastığı götürülürdü.

Acıklı filmlerin iş yaptığı düşüncesiyle, yazlık sinemalar yalnızca acıklı filmleri oynatırlardı. Bu sinemalar arasında acıklı film rekabeti doğmuştu. Kapalı sinemalar yazlık sinemalarla rekabet etmese bile yazlık sinemaların sayısı arttıkça, en azından ikram servisi başlar olmuştu. Bu sebeple sinemalar müşterilerine içecek servisine başlamıştı. Bu fikri bulan ilk sinema Üsküdar’da Gazino sinemasıydı. Aypark ise Fruko dondurması adı verilen dondurmaları bedava dağıtmıştı. 

Ferah sineması ise Ferah sokağında bulunan, yazlık sinemalardandı. 

Yazlık sinema önlerinde seyyar el arabalarında külah içinde leblebi, çekirdek, koz helva, susam helva, kâğıt helva satan satıcılar bulunurdu. Aypark sineması Amerikan filmleri oynatırdı. Üsküdar’da açılmış bu sinemalarla ilgili farklı kaynaklarda bilgiler var. Yine de geçmişte Üsküdar’da birçok sinema olduğunu biliyoruz. Lakin bu eski ve tarih kokan semtte artık “gerçek bir sinema” bulunmuyor. Kesinliğinden emin olduğumuz sinema gerçeği artık hikayelere sahip güzel sinemaların çok geçmişte kaldığıdır…

Mustafa Gökmen’in Türk Sinema Tarihi kitabına göre Üsküdar’da açılan kapalı sinemalar yıllarına göre aşağıda belirtilmiştir:

BİZİM SİNEMASI – 1940

ÇIRAĞAN SİNEMASI – 1943 

YENİ SİNEMA – 1944

İNKİLAP – 1946

SUNAR SİNEMASI – 1947

ESER – 1949

Mert Erez
1993 yılında doğdu. Radyo, Tv, Sinema ve gazetecilik eğitimleri aldı. Senaryo yaazarlığı, gazetecilik ve yönetmenlik yapıyor. Şerefli Mağlubiyetler Antolojisi isminde bir kitabı var ve Fitbol Dergi'de yazıyor. Yönetmenliğini yaptığı kısa filmler ve belgesellerle yönetmenlik kariyerine de devam ettiriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend