Kültür Sanat, Manşet

Üsküdarlı bir gazeteci: Burhan Felek

“Ben Üsküdar’ı, başı Yuşa tepesi ve memeleri küçük ve büyük Çamlıcalar olmak üzere, Boğaz’ın asya yakasına yatmış, ayaklarını Üsküdar ve Fenerbahçe’den denize salmış bir deve benzetirim.. Hayal bu ya..”

Köklü tarihi, coğrafyası ve kültürü ile İstanbul’un en gözde yerlerinden biri olan Üsküdar,  geçmişten günümüze çok sayıda değerli isimler yetiştirmiş ve hala yetiştirmeye devam etmektedir. Bu önemli isimler arasında yer alan ünlü gazeteci, yazar ve spor adamı Burhan Felek’ten bahsetmemek elbette mümkün değil. Bu yazımızda Burhan Felek, hayatı ve Üsküdar ile olan bağını siz değerli okuyucular için derlerdik. Keyifli okumalar…

Ailesi yedi göbek Üsküdarlı olan Burhan Felek’in tam adı Mehmet Burhanettin’dir. Şûrâyı Devlet üyelerinden biri olan Ziyaeddin Bey’in oğlu olarak 11 Mayıs 1889 tarihinde Üsküdar’ın İhsaniye mahallesinde doğdu. Ravza-i Terakki özel okuluna 6 yaşında başlayan Burhan Felek, 1902 yılında mezun olarak aynı yıl Üsküdar Mülkiye İdadisi’nde gerçekleşen sınavda başarılı oldu ve ikinci sınıfa başladı. Okulunu başarı ile bitiren Burhan Felek 1907’de İstanbul Hukuk Mektebi’ne girdi ve eğitimi sırasında Talebe-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluş çalışmalarına katılmıştır. İlerleyen yıllarda Evkaf İnşaat Başkâtipliği, Ticaret Vekâleti Hukuk Müşavir Muavinliği, İstanbul İaşe Müdürlüğü gibi görevlerde yer aldı.

Eğitimi sırasında spora da ilgili olan Burhan Felek futbol, atletizm ve güreş etkinliklerine de aktif olarak katıldı. Spora olan sevgisi sonucu Hukuk Mektebi’nde eğitimini sürdürürken Üsküdarlı arkadaşları ile birlikte Anadolu Spor Kulübü’nü 1907 yılında kurdu ve 1920’li yıllara kadar da İstanbul liglerinin gözdesi olan kulübünde futbolcu olarak aktif yer aldı. Aktif futbol hayatı çok uzun sürmeyen Burhan Felek spor camiasına daha çok spor hakkında yazdığı makaleler ve yazılar ile katkısını sürdürdü. Spora olan ilgisi devam etti ve 1923 yılında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kurucuları arasında yer almakla birlikte Millî Spor Teşkilatı’nı (1924) ve Balkan Oyunları’nı kurdu (1930).

Öğrenciliği esnasında amatör olarak spor muhabirliği yapan Burhan Felek, 1909 yılında İdman Dergisi’nde çalışmaya başladı. 1918 yılına geldiğinde ise Tasvir-i Efkar gazetesinde spor ve foto muhabirliği yaptı. Tasvir-i Efkar gazetesi dışında Tevhîd-i Efkar, Vakit, Vatan, Yeni Ses, Milliyet ve Tan’da da çalıştı. Cumhuriyet ve Milliyet Gazetelerinde de uzun süre faaliyet gösteren Felek, belirli bir süre Gazeteciler Cemiyeti’nde başkanlık yaptı. Cemiyetin 1976 yılında gerçekleşen kongresinde Burhan Felek’e “Şeyhü’l- Muharririn” ünvanı verildi.

Gazeteci yazar ömrüne oldukça fazla eser sığdırdı. Hint Masalları (1943), Felek (1948), Vatandaş Ahmet Efendi (1957), Eski İstanbul Hikayeleri (1971), Yaşadığımız Günler (1974), Nasreddin Hoca Fıkraları (1982) bu eserler arasında bulunmaktadır. 4 Kasım 1982 yılında vefat eden Burhan Felek’in ölümünden sonra ise tüm yazıları yeniden derlendi ve eski basım halinde olan kitapları yeniden yayımlandı. Bu eserler arasında Felekten Dostlara I (1984), Kırk Yıllık İstanbul Hikâyeleri (1984), Vatandaş Ahmet Efendi (1984), Biraz da Yarenlik (1984), Receb’in Kahvesi I (1984), Geçmiş Zaman Olur ki (1985) ve Hayal Belde Üsküdar (1987) bulunmaktadır. Yaşamı boyunca oldukça fazla kesimlere ulaşan bir dili olan Burhan Felek, sahip olduğu mizah anlayışı ile de adından sıkça söz ettirmiş ve bilinir bir fıkra yazarı olmuştur. Yazı ve sporun yanı sıra tiyatro ile de ilgilenen Felek, Tırnakçızâde Baha Bey’den ortaoyunu öğrenmiş ve Üsküdar’da bir grup ile saray dışında gerçekleşen ilk ortaoyununu kurmuşlardır.

Hayata gözlerini Üsküdar’da açan ve yaşamının çoğunu Üsküdar’da geçiren gazeteci yazar Üsküdar hakkındaki görüşlerini sık sık dile getirmiştir. Üsküdar ile arasında oluşan bu bağ nedeniyle gençlik yıllarında kaleme aldığı yazılarında sürekli “Üsküdarlı” sıfatını kullanmıştır. Yayınlanan kitaplarında sık sık İstanbul ve Üsküdar’dan bahsetmiştir. Özellikle Hayal Belde Üsküdar eserinde çocukluk ve gençlik yıllarında Üsküdar ile olan anılarını işlemiş, yaşadığı yıllara dair anılarını kaleme almıştır. Hayatını geçirdiği mahalleden, insanlardan, Üsküdar’ın sosyal hayatından ve Üsküdar’a sinmiş olan tarihi mekânlarından bahsetmiştir. Eserinde Üsküdar’ın kendisine olan etkisi için şu satırları yazmıştır:

“İlk, orta ve lise tahsilimi oradaki mekteplerde yaptım. İstanbul’un bizim yakadan görünen 41 minareli emsalsiz silüetini, yıllarca oradan seyrettim, oranın kaldırımlarını aşındırdım. Dilimi orada öğrendim. Şiire kabiliyetimi orada geliştirdim. Orta oyunu, taklit, karagöz gibi millî temâşâ kültürünü orada topladım. Mûsıkîye kulağım orada alıştı. Hatta gençliğimde, bıçkınlık hevesim orada doğmuştu. Her gün Asyadan Avrupaya oradan gittim, akşamları oraya döndüm. Rüyalarımı orada gördüm. Orada sünnet oldum. Orada akıl bâliğ, orada asker oldum. Orada iken sürgüne gittim. Ve orada iken devlete kapılandım. Bugün nem varsa, onu Üsküdar’ın havasına ve feyzine borçluyum.”

Ölümünden sonra ise ismi Üsküdar’ın pek çok yerinde yaşatılmaktadır.

Kaynakça: Üsküdarlı Meşhurlar Ansiklopedisi, 1. Baskı, İstanbul, Ocak 2012

Elif Solmaz
1997 yılında İstanbul'da doğdu. Lise eğitimini Tuncay Azaphan Anadolu İletişim Meslek Lisesi, Radyo ve Televizyon bölümünde tamamladı. 2015 yılında İstanbul Üniversitesi, Gazetecilik bölümüne başlayıp 2020 yılında mezun oldu. Şu anda İstanbul Üniversitesi'nde açıktan İnsan Kaynakları Yönetimi bölümünde eğitimine devam ediyor. Eğitim hayatı boyunca özel bir medya kuruluşunda çalışmakla birlikte web siteleri için içerik üretti. Hobileri arasında farklı ülkeler ve kültürlerle ilgili araştırma yapmak var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend