Haber, Röportaj

Üsküdar ve olası deprem senaryoları

Yıllardır dillendirilen ve beklenen büyük İstanbul depremi, bölgenin jeolojik yapısına ve deprem riskine göre depreme karşı önlem almamız konusunda bizi uyarıyor. Biz de Üsküdar’ı olası bir İstanbul depreminde nelerin beklediğini Jeolog/akademisyen Prof. Dr. Okan Tüysüz ile konuştuk.

Tüysüz; İstanbul Avrupa yakasına oranla daha sağlam olarak addedilen Anadolu yakasında yer alan ilçemiz Üsküdar’ın jeolojik olarak sağlam bir bölgede konumlandığını söylüyor ve ekliyor: “Üsküdar İstanbulun güneyinde yer alması nedeniyle Marmara Denizi içerisinde bulunan ve olası büyük İstanbul depreminin kaynağı olan Kuzey Anadolu Fayı’na en yakın ilçelerden biri.”

“İlçe sınırları içerisinde yumuşak zeminler son derece sınırlı.”


Jeolojik yapı olarak Üsküdar büyük ölçüde “İstanbul Paleozoyik İstifi” adı ile bilinen kayalar üzerinde oturuyor. İlçe sınırları içerisinde yumuşak zeminler son derece sınırlı. Bu nedenle bir deprem durumunda önemli bir heyelan ya da zemin sıvılaşması beklenmemekte. İlçe içerisinde aktif bir fay yok. İlçede sadece Istavroz Deresi, Bekar Deresi ve ilçenin Beykoz ile sınırını oluşturan Küçüksu deresi vadileri boyunda sınırlı alanda alüvyonlar bulunuyor.”

Jeolojik yapının önemi kadar aktif faylara yakınlığın da deprem riski hususunda büyük önem arz ettiğine değinen Tüysüz, Üsküdar’ın Kuzey Anadolu fayına ne kadar yakın olduğunu şekiller ile gösteriyor: “Bilindiği gibi kaya ortamları deprem dalgalarını özümsemekte ve hızını yavaşlatmakta, buna karşılık alüvyon gibi gevşek ve gözeneklerinde su olan zeminler deprem dalgalarını büyütmekte ve yüzeydeki sarsıntısının artmasına neden olmakta. Tüm bu olumlu durumlara rağmen Üsküdar İstanbulun güneyinde yer alması nedeniyle Marmara Denizi içerisinde bulunan ve olası büyük İstanbul depreminin kaynağı olan Kuzey Anadolu Fayı’na en yakın ilçelerden biri. İlçenin Kuzey Anadolu Fayı’na olan uzaklığı 17 ile 27 km civarında değişmekte. 

Solda-Üsküdar İlçesi kaya ve yumuşak zemin haritası: Kahverengi alanlar kaya, sarı alanlar ise yumuşak zemin (alüvyon) üzerinde oturmaktadır. Sağda- Marmara Denizi içerisinde Kuzey Anadolu Fayı’nın Üsküdara en yakın parçası olan Adalar segmenti.”

7.5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmesi durumunda Üsküdar için senaryo: 95 can kaybı, 42 ağır yaralı”

Büyük İstanbul depreminin neredeyse kaçınılmaz olduğunu belirten Tüysüz, depremin şiddetinin ve zamanlamasının tam olarak kestirilemediğini fakat hazırlık senaryolarının en kötü ihtimal olarak kabul edilen 7,5 şiddetinde bir depreme göre oluşturulduğunu belirtiyor ve Üsküdar için ortaya çıkan sonuçları bizimle paylaşıyor: “İstanbulda büyük bir deprem olasılığı olduğu bilim camiasında yıllardır bilinir, ancak bu olasılık 17 Ağustos 1999 depreminden sonra kamuoyunda da yakından takip edilmektedir. Bazı farklı görüşler olsa da Marmara Denizi içerisinde 7den büyük bir deprem olma olasılığı oldukça fazladır. Her ne kadar zamanı konusunda güvenilir bir yaklaşımda bulunmak mümkün değilse de bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda nerelerin ne şiddetle sarsılacağı ve bu sarsıntı durumunda ne tür hasarların meydana geleceği konusunda oldukça çok araştırma ve rapor bulunmaktadır. En kötüye hazır olmak gerektiğinden İstanbul ve Marmara çevresini etkilemesi olası depremin büyüklüğü M=7.5 olarak kabul edilmekte ve hazırlık senaryoları buna göre yapılmaktadır. Bunlardan en son senaryo Haziran 2020 de İBB Deprem ve Zemin Araştırma Birimi (DEZİM) tarafından ilçe bazında yayınlanmıştır. Her ne kadar senaryo depremi büyüklükleri aynı olsa da bu rapor kayıplar açısından 2002 de Japon International Cooperation Agency (JICA) tarafından hazırlanan çalışmaya göre çok daha iyimser bir senaryo içermektedir.

İBBnin bu raporuna göre (https://depremzemin.ibb.istanbul/calismalarimiz/tamamlanmis-calismalar/istanbul-ili-olasi-deprem-kayip-tahminlerinin-guncellenmesi-projesi/) İstanbul için en kötü senaryo olarak bilinen 7.5 büyüklüğünde bir deprem olması durumunda en çok sarsılması beklenen yerler ilçenin güney yarısında yer alır. Aşağıdaki harita böyle bir depremde beklenir en yüksek yer ivmesi dağılımını göstermektedir (ivme ne kadar büyük ise depremin yaratacağı sarsıntı da o kadar büyük olacaktır, ivmenin yer çekimi ile eşit olması durumunda ise (~1 g) taş üstünde taş kalmaz, nesneler havada uçar.” 

Bina ve altyapı durumu

İlçenin kentleşme karakterine bakıldığında, Üsküdar’da yapıların büyük oranda 1-4 kat aralığında yer aldığı görülmektedir. Bunda ilçenin çok eski yerleşim yerlerinden olması rol oynamaktadır. Yapı yaşları baz alındığında ise yapıların %85’inin 2000 ve öncesi yıllarda inşa edildiği tespit edilmiştir. Deprem kaynaklı riskin azaltılmasına yönelik eylemlerde, önceliğin bu yapı grupları olması gerektiği düşünülmektedir.



Kentlerde depremler; sadece can kaybına ya da bina, köprü vb. üstyapıda hasarlara neden olmazlar. Olası büyük depremler kentlerde kritik öneme sahip doğal gaz, içme suyu ve atık su şebekeleri gibi altyapıda da hasar oluşturma potansiyeline sahiptirler. 

İstanbul İGDAŞ doğal gaz şebekesi, İSKİ içme suyu ve atık su şebekelerinde senaryo depremi sonucu beklenen hasarların tahmini, bu şebekelerin, coğrafi ölçekte noktasal (dağıtım istasyonları) veya yayılan/uzayan (boru hatları) unsurları için başlıca iki grupta yapılmıştır. 

İGDAŞ boru hatlarında, Üsküdar ilçesinde 6 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği tahmin edilmektedir. Bu rakam, doğalgaz boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir. 3.980 civarında orta ve daha üst seviyedeki hasarlı binalarda bulunan doğal gaz servis kutusunu devre dışı kalması olasılık dahilindedir. İSKİ içme suyu şebekesinde senaryo depreminde 6 noktada, atık su şebekesinde ise 15 noktada onarım ihtiyacının oluşabileceği hesaplanmıştır. Bu değerler, içme suyu veya atık su boru hatlarında meydana gelecek tekil sızıntı veya kırılma vakalarının sayısından ziyade hücre başına hesaplanan onarım ihtiyacı sayılarının toplamını ifade etmektedir.

“Üsküdar’da yaşayanlar görece şanslı

“Aynı raporda M=7.5 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmesi durumunda Üsküdar için tahmin edilen senaryo ise şöyle: 146 çok ağır hasarlı, 493 ağır hasarlı, 3341 orta hasarlı, 9610 hafif hasarlı bina; 95 can kaybı, 42 ağır yaralı, 365 hastanede tedaviye muhtaç, 849 hafif yaralı; 15.087 hane için geçici barınma ihtiyacı. Bu tahminler 2002 tarihli JICA raporunda ise 1301 ağır hasarlı bina, 3477 Ağır-Orta hasarlı bina, 10361 Hafif-Orta hasarlı bina, 1803 Ölü, 3516 ağır yaralı olarak verilmişti.” 

Prof. Dr. Okan Tüysüz yorumlarına bakılırsa büyük İstanbul depreminin kaçınılmaz olduğunu, Üsküdar’da yaşayanların görece şanslı olduğunu fakat bu muhtemel deprem için hazırlıklı olmamız gerektiğini görüyoruz. Bu hususta olası bir deprem senaryosunda Üsküdar bölgesindeki toplanma alanlarını, tahliye planlarını ve çadır alanlarını göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Üsküdar toplanma alanları

İBB tarafından hazırlanan Üsküdar Olası Deprem Kayıp Tahminleri Kitapçığı’na göre olası bir 7,5 şiddetinde depremde ortaya birçok sebepten dolayı barınma ihtiyacı çıkacaktır: “Deprem nedeni ile meydana gelen bina hasarlarının önemli bir etkisi de binaların barındırma özelliğini kaybetmesidir. Acil barınma ihtiyacının belirlenerek, bunun karşılanması için gerekli ön planlama ve çalışmaların yapılması, özellikle yoğun yapılaşmaya maruz metropol alanlarda beklenen depremler için kritik önemdedir. Deprem sonrası insanların, hasarlı olmasa da binalara girmeyip bir süre dışarda olmayı tercih etmeleri de genel resmi ağırlaştıran bir durumdur. Üsküdar’da Mw=7.5 senaryo depremi sonrasında yaklaşık 15.087 hanelik acil barınma ihtiyacının ortaya çıkacağı tahmin edilebilir. Hane başına 3 kişilik nüfus kabulüyle, yaklaşık 45.261 kişinin acil barınma ihtiyacı olacağı beklenmektedir. Bu tahminlerde de depremin oluş şekline göre, hasarlarda gördüğümüze benzer belirsizlikler bulunmakta olup, deprem sonrası gerçekleşen acil barınma ihtiyacı içindeki nüfus verilen değerin altında ya da üstünde gerçekleşebilir.” Bu gibi miktarlar göz önüne alındığında Üsküdar’daki toplanma/barınma alanlarının ne durumda olduğunu değerlendirmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda 2019 yılı sonlarında Üsküdar Belediyesi tarafından belirtildiği üzere tam 203 adet toplanma/çadır alanı mevcut. Toplanma alanlarının detaylı listesi aşağıdaki gibi: 

Olası tsunami riski ve tahliye planı

Marmara Denizi’nde sismik aktiviteye bağlı oluşabilecek bir tsunaminin Üsküdar İlçe sahillerindeki etkisinin genel olarak sınırlı kalacağı ancak deniz altı heyelan etkisine bağlı bir tsunamide farklı miktarda da olsa tüm sahil şeridinin etkilenebileceği hesaplanmıştır. Bununla birlikte ilçede tsunamiden etkileneceği hesaplanan alanların arazi kullanım türüne bakıldığında yalılar bölgesi ve sahil yolu kullanımı olmak üzere iki özellik ön plana çıkmaktadır.

Üsküdar Meydanı dahil olmak üzere Hacıbaba Parkı’ndan başlayarak Harem Otogarı’na kadar olan bölgeyi birbirine bağlayan tüm kıyı şeridi Harem Sahil Yolu Caddesi’nden oluşmaktadır. Bu bölgede, Salacak Balıkçı Barınağı ile Harem Otogar arası, Kız Kulesi önündeki burun, Üsküdar Evlendirme Dairesi önünden başlayarak Hacıbaba Parkı’na kadar olan alan ve özellikle Üsküdar Meydanı’nın tsunami etkisine maruz kalacağı hesaplanmıştır. Bununla birlikte karadaki su basma alanlarının sınırlı olacağı düşünüldüğünde riskin azaltılması için alınabilecek etkin ve öncelikli önlemlerden biri tehlike öncesinde kıyı şeridinin hızlıca tahliyesi olacaktır.

Üsküdar İlçesi sahilinin kuzey kesimini Küçüksu Deresi’nden başlayarak Hacıbaba Parkı’na kadar bu bölge oluşturmaktadır. Bu bölgeyi güney sahilinden ayıran önemli bir özellik tüm kıyı şeridinin devam eden yalılar, köşk ve saraylardan oluşuyor olmasıdır. Dolayısıyla bu bölgede gerçekleştirilecek tüm uygulamalarda özgün koşullara uygun yapısal önlemler geliştirilebileceği gibi, işletme sahipleri ve sorumlu kurum/kuruluşlar ile birlikte acil durumlarda alanı kullanan kişilerin güvenli bölgeye yönlendirilmeleri konusunda gerekli planlamaların yapılması sağlanmalıdır. Yine bu bölgede yer alan parklarda da uygulanabilecek en uygun ve pratik önlem tahliye çalışması olacaktır. Tüm parklar için güvenli bölge sınırı ve tahliye alanı parklara erişimin sağlandığı sahil yolu caddesi ve bu caddeye dik açılan tüm yollardır.

Her iki bölgede de başarılı bir tahliye için öncelikle bölgeyi kullanan kişilerin farkındalık düzeylerini arttırıcı bilgilendirmelerin yapılması, daha sonra ise belirli aralıklar ile bölgede tatbikatların düzenlenmesi gerekecektir. Farkındalık düzeyinin arttırılması için etkili yöntemlerden birisi uyarıcı, yönlendirici ve bilgilendirici amaçlar ile hazırlanmış tabelaların bölgede uygun alanlara yerleştirilmesidir. Sahil yolu üzerine ve park alanlarına uygun aralıklar ile bu tabela ve işaretçiler konulmalıdır. Bilgilendirici ve farkındalık sağlaması amaçlanan tabelalarda, olası tsunami riski hakkında bilgiler verilirken hangi durumlarda harekete geçileceği ve bölgenin hangi yollar kullanılarak hızlıca terk edilmesi gerektiği aktarılmalıdır. Oluşabilecek panik ortamı düşünülerek en yakın tahliye koridoruna doğru yönlendirici tabelalar yerleştirilmeli, tahliye koridorları üzerine güvenli bölgeye erişildiğini gösteren işaretler konulmalıdır.

***İstanbul Üsküdar İlçesi Tsunami Risk Analizi ve Eylem Planı Kitapçığı’ndan alıntılanmıştır.


Dilan Karacan
İZ TV’de belgesel yapım asistanlığı, Cumhuriyet’te stajyer muhabirlik, Artı Bir TV’de editörlük, Star TV’de muhabirlik ve Kanal D’de prodüksiyon asistanlığı yaptı. Freelance olarak röportaj, araştırma ve söyleşi gibi içerikler üretiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend